Bugün 11 Eylül. Tarihin en kanlı terör saldırısı havada neleri değiştirdi?

  • Son Güncelleme: 11/09/19 07:40:42
  • 3

11 Eylül 2001 yılı uçakların ilk kez terör silahı olarak kullanıldığı, binlerce kişinin hayatına mal olan, havacılık güvenliğinde radikal adımların atılmasını sağlayan bir tarih oldu.

Teröristler daha önce hiç kimsenin aklına gelmeyen canice bir eylem planını yürürlüğe koymuy, kontrolünü ellerine aldıkları dört sivil yolcu uçağı ile Dünya Ticaret Merkezi, Pentagon ve Kongre binasını hedef almıştı. Üç uçak bu hedeflerine ulaşırken,  kongre binasına doğru giden dördüncü uçaksa Pensilvanya açıklarında yolcular kokpiti teröristlerden geri almaya çalışırken düşmüştü. Tüm bu saldırılarda toplam 3 bine yakın masun insan hayatını kaybetmişti.

Saldırının şoku uzun yıllar geçsede hafızalarda silinmedi zira ikiz kulelere çarpan uçaklar milyonlarca insan tarafından canlı yayınla izlenmişti. Tüm dünya canların kurtarmak için insanların kulelerden atlayışına, saatler içinde dev gökdelenlerin çöküşüne şahit olmuştu. Yaşanan bu terör saldırıları sivil havacılık güvenliğinde milyarlarca dolar harcanmasına, yeni teknolojiler geliştirilerek, çok köklü değişikliklerin yaşanmasına neden oldu.

Terör saldırısı sonrası yapılan ilk iş, önemli bir güvenlik zafiyetine neden olan ABD’de federal kurumlar arasındaki iletişim eksikliğinin ortadan kaldırılması olu. Kasım 2001'de ise Transportation Security Administration (Ulaşım Güvenlik Dairesi)  kuruldu ve 2002 yılı Şubat ayından itibaren havalimanı güvenliğini havayollarından devraldı. TSA’nın kuruluşuyla birlikte özel sektör havalimanı güvenliğinden tamamen çekildi ve federal hükümet tüm sorumluluğu devraldı.

11 Eylül saldırılarının en maliyetli güvenlik önlemlerinden biri de kokpit kapılarının izinsiz girişleri engellemek amacıyla güçlendirilmesi oldu. 2002 yılının Mart ayında ICAO 60 yolcudan fazla taşıma kapasitesi olan uçaklar için kokpit kapılarının güçlendirilmesini standart haline getirdi.

TSA, 16 Ocak 2002’den itibaren bagajların taranmasında Patlayıcı Tespit Sistemi (EDS), Patlayıcı İz Dedektörü (ETD), Patlayıcı Dedektör Köpekleri veya elle fiziki aramadan mutlaka birinin uygulanmasını şartını getirdi.  11 Eylül saldırılarından önce uçakaltı bagajları konvansiyonel x-ray cihazlarıyla taranırken 2003 yılına gelindiğinde Amerika’daki havalimanlarının % 90’ında EDS ve ETD teknolojisiyle uçakaltı bagajları taranmaya başlanmıştı.

11 Eylül Saldırılarından sonraki bir ay içerisinde 600 yeni hava aracı güvenlik memuru işe alındı. Bu sayı 2005 yılına gelindiğinde 5 bine ulaştı. Direkt 11 Eylül saldırılarıyla ilgili olmasa bile sıvı kısıtlamaları, ayakkabı kontrolü ve vücut tarayıcıları gibi tüm önlemler 11 Eylül sonrası uygulanmaya başlandı.

11 Eylül’ün havacılık sektörünün bilançolarına yansıyan zararı 50 milyar doları aştı. Havacılık tarihinin en büyük ekonomik kırımı yaşandı. Swissair, Sabena gibi devler battı. Toparlanma dört yıl sürdü. Havayolları 2001’de 13 milyar, 2002’de 11 milyar dolar para kaybetti.

11 Eylül saldırılarının bir kaç ay sonrasında ayakkabı bombası, 2004’te Çeçenlerin Rus uçağını bomba ile düşürmesi, 2006’da sıvı patlayıcılar, geçen yıl da kargoda yazıcı kartuşlarına yerleştirilen bombalar yeni güvenlik kurallarını yanında getirdi. Havacılık endüstrisinde ‘güvenlik sektörü’ oluştu. Sadece geçen yıl güvenliğe 7.4 milyar dolar harcandı.

 

Kaynak: www.kokpit.aero

Kokpit Aero

Yorum Yap