Metehan Timur

5. Nesil Altyapının Görünmez Kuvvetleri

  • Son Güncelleme: 10/04/18 17:00:56
  • 3

Yeni yazarımız Metehan Timur, savunma ve havacılık konularında farklı bakışı ile gelecek nesil sistemlere ışık tutacak...

5. Nesil Savaş Uçaklarına Sahip Olan Yeni Nesil bir Silahlı Kuvvetler Nasıl Olmalıdır?

 

Bölüm 1 – 5. Nesil Altyapının Görünmez Kuvvetleri

 

Evet, çok ilginç ve iddialı bir soru değil mi? Cevaplarını da ilginç bulacaksınız. Henüz tanışmıyoruz. Bir süre daha böyle kalacak. Fakat açık kaynaklarda yayınlanan ilk makalemle zihninize misafir olmak isterim. Tanrı misafiri kutludur reddedilmez. Bu nedenle şimdiden sürçü lisan edersek affola diyerek başlayalım.

Önce sorumuza beraber yanıt vermeye çalışmadan önce, bir gezi yapalım. Bir nevi bilim-kurgu gezisi. Netflix, Spotify ve BBC life gibi ürünleri kullanan ve bilişim teknolojisini takip eden arkadaşlarımız bilirler ki, algoritmalar artık günümüzün bir parçası haline gelmiştir.

ALGORİTMALARINIZ KONTROL ALTINDA

Online müzik dinlerken, Google amcamızın algoritmalarla sizin internet üzerindeki davranışlarınızdan sağladığı analizle size gönderilen hedefli reklamları hatırlayın. Reklamı artık direkt size değil de sosyal medyada bildirmişseniz sizin eşinize, bildirmemişseniz istatistiksel olarak ilişkilendirildiğiniz kişiye, cinsiyeti hesaba katılarak hedeflendirilen reklamlardan bahsediyoruz. Bir şeyler çağrıştırmaya başladı mı? Başlamadıysa biraz daha açalım. Algoritmalarla Google amcamızın davranış analizleri yaparak artık günümüzde eşinizin ne zaman hamile olduğunu bile, o fark bile etmeden tahmin edebilir hale geldiğini biliyor muydunuz? Nasıl mı? Olamaz mı? Bal gibi de olur ve bu 20bir2’de mümkün dü!

Kaynak:

https://www.forbes.com/sites/kashmirhill/20bir2/02/bir6/how-target-figured-out-a-teen-girl-was-pregnant-before-her-father-did/#5birf7c42a6668

Peki diyeceksiniz bunun 5’inci nesil savaş uçakları ve yeni nesil bir silahlı kuvvetlerle ne alakası var? Ayrıca sizi duyar gibiyim, kardeşim uçaklarda nesil filozofisini anlıyoruz da; kuvvetler bazında nasıl böyle bir mantık yürütüyorsunuz? Saçmalık değil mi?

Bana sorarsanız değil.

Peki soruyorum sizlere, günümüzde akıllı cep telefonu kullanmayan bir silahlı kuvvetler mensubu var mı? Hayır, yoksa bu cep telefonları üzerinde sosyal medya hesabi bulundurmayan TSK personeli yaygın mı, yada pek mi nadir? Bu soruların cevapları aslında sadece Zeytin Dalı operasyonuna ve sosyal medya üzerinden operasyona katılan personelimizin paylaşımlarına bakarak anlayabiliyoruz. Peki soruyorum, aklınızda Google amcamızın TSK personeli üzerinde çeşitli algoritmalarla davranış, bağlantı ve ağ analizi, sentiment analizleri gibi bir çok değişik yöntemle analiz yapma kapasitesi ve yeteneği olduğundan şüphesi olanınız var mı?

METADATANIN GÜCÜ

Ayrıca pek çoğunuzun bilmediği bir konuyu açmak isterim. Telefonlarınız ve hatta fotoğraf makinelerinizle çektiğiniz tüm ama tüm fotoğraflara siz bilmeden inanılmaz detayda görünmez bilgi eklenmekte. Buna kısaca metadata denilmekte.

Bu metadata’da hangi marka telefon, kamera yada sensor tipi, varsa seri numarası ki bu direkt sizi abone olduğunuz firmaya ve size bağlar, zaman, ve hatta bulunduğunuz konumun koordinatları bile otomatik olarak sizin ruhunuz duymadan islenmekte. Ve güvenlik güçlerimiz bunları biliyor ve suç teşkil eden davranışlarla karşılaşıldığında gereği yapılıyor.

Simdi bundan bir-2 ay önce, Danimarka’da televizyona çıkan bir röportajda konuşan FETÖ şüphelileri, kendilerini nasıl gizlediklerini ve nasıl halen ülkelerine ihanet ederek suç islemeye devam ettiklerini böbürlene böbürlene anlatıyorlardı. Şimdi yukarda yazdığım metadata’nın kullanım alanlarını bilen birileri; halen kalkıp televizyonda röportaj yaparken dışarıda çekilen görüntü vermek gibi geri zekalıca bir hareket ediyorsa e beklenir? Bunlar ancak kendini sadece akıllı zannetmekte ama aslında tam bir aptaldır.

Zira acık alanda çekilen görüntülerde gölgeler kesinlikle bulunacaktır. Gölgelerin acıları ve uzunluğundan ve metadata temizliği yapılmış bile olsa gerçek çekiliş zamanı hep video ve fotoğraflarda bulunabileceğinden bu 2 yada 3 bilgi birleştirilip, yön ve konum tanımlamada kullanılabildiğini biliyor muydunuz?

Bilmiyorduysanız, şimdi biliyorsunuz. bir dahaki sefere fotoğraflarınızı Facebook’a yüklerken 2 değil 3 kez düşünün derim. Tüm fotoğraflarınızda bulunan metadata üzerinden sizin muhtemel adresiniz bile bulunmaktadır ve gerçekten size zarar vermek isteyen birileri varsa bunu kullanabilirler.

Ama günümüzde teknolojiye baktığınızda hem ucuzlamakta hemde o kadar yaygın kullanılmakta ki; bu metadata data, big data analizi, algoritmalar ve hatta derin öğrenim teknikleriyle analiz edilmemeniz mümkün değil. Hepimiz analiz edilmekteyiz ve özel diye bir şeyimizin kalmadığını iyi idrak etmeliyiz. Bu o kadar kotu bir durum mu? Pekiyi değil ama apokaliptik bir boyuta getirip de kıyamet kopacak demenin bir anlamı yok.

 

Dolayısıyla teknoloji günlük hayatimizin her kademesine sızmışken TSK personelimizin arazide yaptığı paylaşımlar üzerinden de onları orantısız eleştirmek haksızlık olur. Keza şahsen yasak ve engellemelerin gerçekte bir ordunun esnekliğini ve arazide kendini adapte edebilme kabiliyetini daralttığını düşünüyorum. Dolayısıyla yasaklamanın aksine regülasyon yani kontrol etme ve hatta kontrolünde ötesinde, nasıl lehimize kullanılabileceği konusunda oturup düşünmek gerekir. Buyrun size bir soru. TSK kurumsal anlamda, arazide operasyona katılmakta olan personelinden istihbarat, bilgi ve emir-komuta zincirini sağlamak için akilli cep telefonlarının kullanımını yasaklamaktan ziyade nasıl lehine kullanabilir? Bu sorunun çok basit bir cevabi var mı bilmiyorum ama bunu cevaplamak benim değil; uzman TSK mensuplarının görevidir.

DİJİTAL ARŞİV

5’inci nesil bir silahlı kuvvetlerin nasıl olması gerektiği gibi iddialı bir konuya geçmeden önce; bilim-kurgusal bir senaryo olarak şunu örnek vermek isterim. BBC’nin 1945’ten beri ellerinde bulundurdukları görüntülerde arama ve tarama yaparken kullandıkları veri tabanı sistemi ve modern bilgi madenleme teknikleriyle dinamik tagleme ve derin öğrenim yöntemlerini birleştirerek rahatlıkla söyle bir arama yapmamızı mümkün kılmakta. Bayan okuyucularımızın affına sığınarak yazıyorum ama durumun karmaşıklığını izah edecek aklıma ilk gelen örnek bu. Kızıl ve sarışın saçlı, dar ve cüretkar giyinmiş güzel hatunların bulunduğu ve Audi ve Mercedes marka arabaların yarıştığı tüm film ve video fragmanlarını göster. Bunu yapabilmek için öncelikle binlerce ve hatta onbinlerce saat görüntünün insan eliyle taglenmesi mümkün olmadığını bildirmek isterim. Ayrıca tüm fragmanlarda her zaman dilimi için araba, marka, insan, cinsiyeti, giyim tarzı, çekicilik faktörü, dış görüntüsü hakkında taglemelerin yapılması gayet zor bir şey. Fakat baktığımızda bunu yapabilen ürünler olduğunu görüyoruz. Peki nedir ve ne değildir bizim bu bahsettiğimiz kızıl ve sarışın saçlı hatunlar taramasını yapabilen sistem? Bunu kesinlikle sadece bir fragman arama tarama sistemi olarak basit ve ufak görmeyin. Bu ciddi bir teknolojik çığır açılımını ifade etmekte.

Henüz bu sistemler ordu bünyesinde bir çok ülkede kullanımda değil. Fakat bildiğimiz kadarıyla bazı ülkelerde istihbarat teşkilatları; gerçek zamana yakın ve tüm unsurlarıyla entegre bir C4ISR kapasitesi kazanmayı hedeflemekte.

BEŞİNCİ NESİL SİLAHLI KUVVET

Gelelim şimdi 5inci nesil savaş uçaklarına sahip olan bir yeni nesil silahlı kuvvetler nasıl olmalı sorusuna!

Bilişim Vizyonu, BigData stratejisi ve Yapay Zeka entegrasyonuna giden yol haritası:

Dünyada artık donanım değil yazılımın hakim olduğu bir dönemde; öncelikle böyle bir silahlı kuvvetlerin sağlam bir bilişim vizyonu, bigdata stratejisi olmalıdır! Artı kademeli olarak ve topluma ve sanayiye acık olarak ham bilgiyi paylaşmadan bigdata tekniklerini, algoritmalar ve makine öğrenim tekniklerinden tutunda derin öğrenim ve hatta yapay zeka yöntemlerini nasıl uygulayacağı hakkında; sağlam fikir ve konsept sahibi olan bir yapıya sahip olmalıdır.

Vizyon, strateji ve yol haritasıyla uyumlu ölçeklenebilir ve hesaplı modern yöntemlerin kullanılması:

Nedir efendim bu? Öncelikle bu vizyonu klasik anlamada bilinen savunma sanayi firmalarıyla yürütülmeye kalkıldığında hem inanılmaz astronomik rakamlar karşımıza çıkar hemse içinde bulunduğumuz transformasyon döneminin sancılarını bir0 yıl içinde atlatıp istenilen seviyeye ulaşmamız mümkün olmaz. Dolayısıyla burada ayrışım yapmak gerekmektedir. Sağlam ve yerine oturmuş olan savunma sanayi firmalarıyla yapılmak zorunda olan ve onların dışında yürütülebilecek ve ölçeklenebilecek projeler, ürünler ve alanlar olarak sınıflandırmak. Bu doğrultuda bir GITHUB benzeri platform oluşturmak. Örneğin Deep Learning Türkiye gibi genelde örgencilerden oluşan toplulukları bir noktaya kadar entegre etmek ve onların yeteneklerinden ordu bünyesine (hepsini almak zorunda kalmadan) faydalanmak gerekir. Yani kısacası kitlesel fonlama yöntemini benimsemek. Buradaki fonlama yöntemi para ve maddiyatla değil zaman, yetenek ve zekâyla özdeşleştirilmelidir.

Bilinmeyen Cevherlere ulaşmak:

Ordumuzun bünyesinde görev alan ve fakat profesyonel kimliği dışında marangozluk yapmayı seven ve çok iyi bilen kaç askerimiz var? Biliyor muyuz? Peki, baksa ve daha alakalı bir soru soralım. Gittikçe karmaşık durum ve vahamete sahip olan jeopolitik gelişmeler, hibrit savaşlar, vesayet kavgaları, asimetrik ve psikolojik savaşlara karsı koymak için; sosyal medyayı emir komuta zinciri dahilinde aktif kullanan kaç arkadaşımız var? Bunu yaparken acaba kaçı yazılım ve otomasyon kullanmakta? Yani sosyal medyada kara propaganda yapanlara karsı aktif arama, tarama, hedef belirleme, aktif mücadele yaparken, taarruz yaparken, biryandan da yanlış bilgilendirilen uluslararası kamuoyunu doğru bilgilendirmeyle ilgilenmekte?

Daha başka bir soru soralım. Ülkemiz hazırlanmakta olduğu olası en kötü ihtimale karşı yeterli önlem alamadığını var sayarsak ve eğer bir işgal girişiminin gerçekleştirilmeye calışıldığını var sayarsak; buna karsı yürütülecek asimetrik direnç sağlayacak özel kuvvetlerimize ve istihbarat teşkilatımıza entegre edilebilecek mesleki ve profesyonel kimlikleri ve meslek alanları dışında bildiğimiz amatör ve çok yetenekli elektronik ve mekatronik, yazılımcı kaç personelimiz var? Peki, bunu sadece TSK bünyesinde ki personelle mi kisitlamak gerek? Türk milleti içinde bu mücadele katkıda bulunmak imkanına sahip kaç kişi var? Gördüğünüz gibi hem içerde hemde dışarda bulunan cevherlere ulaşmak gerekli. Bahsettiğimiz yeni nesil bir ordu gerektiğinde böyle kaynaklara anında ulaşabilen bir kuvvet olacaktır ve olmak zorundadır.

MİNYATÜRİZASYON VE BULUT-BİLİŞİM GİBİ ORGANİZE OLMAK:

Aybars Meriç üstadımızın daha önce yazdığı bir makalede de görmüşsünüzdür. Vururken yumruk, yumruk yerken bulut gibi olmak gerekir. Bunun örneklerini görmekteyiz. Hem kendi ordumuzda hemde bazı gelişmiş ülkelerin ordularında. Hem en küçük birimlerde minyatürizasyon yapmaktalar hemde dağıtmaktalar ki gerektiğinde yumruk gerektiğinde bulut olabilsinler. Örnek vermek gerekirse dünya çapında dağıtılmış bulunan F-22 Raptor ekiplerinin küçüklüğü ve birbirine entegre yapılarıyla hem bulut hemde yumruk olabilmelerine dikkat çekelim.

HIZLA VE ESNEKLİKLE OLUŞTURULABİLEN TAM ENTEGRE GÜÇLER VE BİRİMLER:

Gerçek zamana yakin C4ISR paylaşımı kapsamında, güvenlik güçlerimiz, istihbarat teşkilatımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kendi inisiyatifleri üzerine, ebat, yapı ve kompozisyonu esnek ve çok hızlıca oluşturabilecekleri ekipler gerekecektir. Taktik esnekliğimizden bir örnek olarak Zeytin Dalı Operasyonunda tanklara birlikte çalışan keskin nisancılar yada meskun mahal operasyonlarına katılmak üzere hareket eden JÖH ve PÖH unsurlarımız verilebilir. Ama bunlara istihbarı destek verecek olan MİT teşkilatının full entegrasyonunu sağlayacak bir bilişim altyapısının gereksinimi ortaya çıkmakta. Gelecekte buna SİHA ve MALE UAV gözlem, istihbarat ve gözetleme kapasitelerinin de eş zamanlı entegre ettiğimizde iş daha da karışmakta. Yukarda açıkladığım algoritmalar, bigdata yapay zeka gibi konulara adapte olabilmiş bir ordunun görüntü alınırken, anında analiz yapabilmesi gerekiyor. Kızıl ve sarışın saclı hatunları arar gibi, anında alınan görüntü nedeniyle geçmişe dönük tüm verileri de tarayabilen ve henüz hava unsurumuz ve ekiplerimiz arazideyken geri dönüş yapabilen bir analiz kapasitesinin yaratacağı etkiyi düşünün?

Aynı anda analistler algoritmalarıyla güreşirlerken entegrasyon seviyemizin yüksekliğinden, alınan görüntüdeki şüpheli şahısların cep telefonlarının ve onlara bağlı olan tüm irtibat bilgileri, sosyal medya hesaplarının, elektronik posta kutularının ve hatta sempati duyanların bile bir haritasının eş zamanda çıkartılabildiğini. Tüm fotoğraf ve medya geçmişinin, dinamik bağlantılarla birlikte, yapay zeka tarafından otomatik metadata ve geolokasyon yardımcı uygulamalarıyla birlikte, çapraz referanslı sorgulanabildiğini. Sosyal medya hesaplarında geçmişte şüpheli şahısların paylaşmış olduğu görseller üzerinde anlık metadata analizi yaprak istatistik hesaplarla şüphelilerin muhtemel adreslerini anında belirleyen bir istihbarat gücünü düşünün? Ve bu birden fazla bilgi kaynaklarının güvenirliği ve örtüşürlüğü bazında yönlendirilen özel kuvvetlerimizin hem, istihbari hem verisel hemde sinyal yoğunluğunun işaret ettiği şüpheli bir binaya yaptığı baskından alacağımız verimli sonuçla birlikte düşünmeniz mümkün mü? Peki, diyelim mücadelemiz teknolojik anlamda gelişmiş bir güce karsıysa? Burada hızlıca ve ebat ve kompozisyon acısından lastik gibi esnek oluşturulabilecek bir ekibin asimetrik savaşta elde edebileceği vurma ve vurulmama gücünü anlamakta güçlük çekeniniz var mi?

Artık günümüzde donanımın hakim olmadığını yani elimizdeki tank, top, tüfek, ve savaş uçağının sayısı ne kadar önemli olsa da yazılım ve yazılımdaki kuvvetimizin kararı ve sonucu belirleyici ana unsur olduğunu anlamışsınızdır.

Tekrar söyleyeyim. BBC arşivi hizmetinde halen çalışan, kızıl ve sarışın saclı hatunların taraması kadar komplike bir taramayı gerçek zamana yakin yapabilen yada yapmaya çalışan güçler olduğunu biliyoruz.

Ve diyorum ki bizim onlardan neyimiz eksik? Deli derseniz delimiz çok. Akıl derseniz akıllımızda var! Meydana gelmesini engelleyen yada eksik olan nedir? Bence engelleyen şey; geçmişte siyasi irademizin yeterince kuvvetli olmamasıydı ve bürokratik yapılanmalarımız karşısında yeterince ilerleme kaydedememesiydi. Ki bunun örneklerini dünyada da görüyoruz. ikincisi ise siyasi irademize bunu anlatacak vizyon sahibi insanların ya halen tekerrür etmiş olmamaları yada bu vizyonun onlara ulaşmış olmaması yada ulaşamamasıydı. Umut ediyorum ki bu yazdıklarımla sizlerde yeterince merak uyandırmış ve bu sayede vizyon üretmesi gereken değerli TSK mensubu uzmanlarımıza yeterince ilham kaynağı olabilmişizdir. Öyleyse ne mutlu bize!

Konu aslında çok daha derin bir konu. Ama sizi daha fazla yormamak için şimdilik burada bırakmayı düşünüyorum.

Başka bir zaman eğer sizlerden de talep olursa konuyu bir başka boyutuyla tekrar kaleme alırım. Mesela bir sonraki makalede konuyu, lojistik boyutuyla incelemeyi düşünüyorum.

 

Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap

YAZARLAR