Elif Yayla

14’ÜNDE NE İSENİZ 70’İNİZDE “O” DEĞİLSİNİZ!

  • Son Güncelleme: 14/03/17 09:11:38
  • 0

“7’sinde ne ise 70’inde de aynıdır” cümlesini rafa kaldırıyoruz. Çünkü bilimsel bir araştırma bunu doğruluyor. Fiziksel olarak değişmenin yanında kişiliğiniz de değişiyor.

1947’de İngiltere Edinburg Üniversitesi araştırmacıları 14 yaşındaki 1208 genç üzerinde bir araştırma yapıyor. Araştırmacılar, öğretmenlerden öğrencileri altı özellikte değerlendiren altı farklı anket doldurmalarını istiyor; kendine güven, azim, ruh hali istikrarı, vicdan azabı, özgünlük ve mükemmel olma arzusu.

Şimdi, altmış yılı aşkın bir süre sonra, Edinburg Üniversitesi ekibi orjinal öğrencilerin 635'i ile iletişime geçmeyi başardı. Bunlardan 174’ü kişiliğini bir kez daha test etmeyi kabul etti. Grubun yaş ortalaması 76. Araştırmacılar kendilerini yine bu altı özellikle ilgili değerlendirebilecek bir yakınlarını yönlendirmelerini söyledi.

Ve şaşırtıcı sonuç: Araştırmacılar, kişilerin 77 yaşındaki sonuçları 14 yaşındaki sonuçlarla karşılaştırdığında hiçbir belirgin ilişki bulamadıklarını belirttiler ve eklediler: "Bu kademeli değişimin bir sonucu olarak, kişilik kısa aralıklarla göreceli olarak istikrarlı görünebilir - yetişkinlik boyunca giderek daha fazla. Ancak, iki kişiliğin değerlendirilmesi arasındaki süre ne kadar uzun olursa, ikisi arasındaki ilişki de o kadar zayıf olur.”

Demek ki hayatımız boyunca sürekli değişmekte olan sadece hücrelerimiz değil düşünce, davranış ve duygularımız da değişiyor.  

UGANDA’DA KIZ ÇOCUĞU OLMAK…

“Queen of Katwe” Bu yıl vizyona giren bu filmi izlediğinizde Uganda’da yaşayan çocukların nasıl bir ortamda büyüdüğünü ve hayatta kalabilmek için nasıl çaba verdiklerini izleyeceksiniz. Benim gibi Afrika seven biriyseniz renkler ve görüntüler müthiş gelecektir. Bir annenin tek başına iki kız çocuğuna ve bir oğluna bakabilmek için çabası, kızının hayalini gerçekleştirebilmesi için kafasındaki tabularını yıkması, evi terk eden genç kızını bağışlaması… Duyguların başrolde olduğu bu film sizi buralardan alıp bambaşka bir diyara götürecek. Bu da bir film önerisi olsun benden. Bu arada hikaye gerçek. Hint kadın yönetmen Mira Nair'in yönetmenliğini üstlendiği film Tim Crothers'ın kitabından William Wheeler tarafından senaryoya uyarlanmış. Başrollerinde ise Madina Nalwanga, David Oyelowo ve Lupita Nyong'o yer alıyor.

“YENİLİKLER FONU” KADINLARI VE YENİ DOĞAN BEBEKLERİ KURTARACAK…

Yenilikler fonu, kadınları ve yenidoğan bebekleri Afrika'da kurtarmayı hedefliyor, Afrika araştırmacılarını kıtanın anne ve yenidoğan ölüm oranlarının yüksek oranlarına çözüm bulmaya davet ediyor. Doğu Afrika'daki halk sağlığı uzmanları, Afrika’da yeniliğe teşvik etmek için kıtadaki araştırmalara fon sağlayacak bir girişim çağrısında bulundu. Bill ve Melinda Gates Vakfı ve  Afrika Bilim Akademisi (AAS) ve Afrika'da Bilimde Mükemmellik Nepad Ajansı  (Aesa) tarafından finanse edilen 7 milyon dolarlık “Büyük Yenilik” programı, anne ve yeni doğan çocuk sağlığında çalışan Afrikalı uzmanlardan öneriler bekliyor.

Makerere Üniversitesi profesörü Waiswa, Uganda'da sadece anne ve yenidoğan ölümleri ve ölü doğumların yılda yaklaşık 85.000 ölüme neden olduğunu belirtti. Bu, Uganda'da HIV ve AIDS'lerden ölen insan sayısının iki katı…

Bence Afrika bu konuda uzman beyin gücüne sahip. Batıdan giden yardımlar tabi ki olmalı ama ülkede yaşayan bilim insanlarına buna benzer fonlarla fırsatlar verilmeli. Eminim Afrika'da dünya çapında araştırma yapan kurumlar da vardır. Örnek verecek olursak son haberlere göre Kenya Tıbbi Araştırma Enstitüsü şu anda çocuklar için bir sıtma aşısı için bir araştırma yapıyor.

ÇOCUK ANNELER

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, her yıl 15-19 yaşlarındaki yaklaşık 16 milyon kız ve 15 yaşın altında 1 milyon kız doğum yapıyor. Bu kızların çoğunluğu düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşıyor. Küresel olarak, gebelik ve doğum sırasındaki komplikasyonlar, 15-19 yaşları arasındaki kızların ölüm nedeninin en önde gelen nedeni. Daha çocuk sayılacak yaşta hamile kalan kızlar büyük bir damgalama ile karşı karşıya kalıyor ve erken evlilik yapıyor. Çok yetenek istemeyen işlerde kendilerini gösteren bir hayat yaşamak zorunda kalıyorlar. Tabi eğitimi bırakıyorlar, çünkü vakitleri yok… Bu da ülke için bir ekonomik maliyet aslında. Çalışıp üretebilecek kazandırabilecek kadın gücünü kaybediyor ülkeler…

Dünya Sağlık Örgütü ergenlik çağındaki annelerden doğan bebeklerin, 20-24 yaşlarındaki kadınların bebeklerine göre daha fazla ölüm riski taşıdıklarını söylüyor.

“ELLERİMİN ARASINDAKİ HAYAT” TİYATRO OYUNU

Çarşamba günü gittiğim bir oyundan bahsetmek istiyorum. Değerli hocam Cevdet Arıcılar’ın yönetmenliğini ve Bakan rolünü oynadığı iki perdelik oyun haftama anlam kattı. Oyun, oyuncu kadrosu ve sahne performansları ile adeta seyirciyi içine aldı. İstanbul Devlet Tiyatroları Cevahir salonunda izleme fırsatı yakaladım.   İki perde, 1 saat 45 dakikalık bir zamanda vicdanın, ölüm cezasının, suçun ne olduğuna dair bir sorgulama yaşıyorsunuz. Peter Ustinov tarafından yazılmış.  Konusu kısaca şu şekilde verilmiş;

‘’Kanunlar ülkelere göre değişir, fakat insan karakteri her yerde insan karakteridir.’’  der Peter Ustinov. Belki de bu yüzden tutunamayacağımız bir konuyla karşı karşıya bırakır bizi: Martovsky adında bir genç, tecavüz suçundan ölüm cezasına çarptırılır ve hikaye başlar…  

Oyun 21 Mart Bartın’da 23-24-25 Mart Zonguldak’ta sahne alacak. Bartın ve Zonguldaklı tiyatro severlere duyurulur. Oyunda Nışan Şirinyan, Cevdet Arıcılar, Sonay Eren, Funda Eskioğlu, Seda Yıldız, Kaya Akarsu, Tunç Günbay, Emine Şule Gezgöç, Şamil Kafkas, Hüseyin Sevimli, Zuhal Acar, Burçak Arslan, Seda Oğuz, Merve Durgun, Simge Konrat, Barış Arıcılar, Tayfun Cingiler, Mertcan Ertürk performansları ile göz dolduruyor.

Sevgi ile iletişimde, bilimde, sanatta kalın.

Elif Yayla

İletişim için: byelifyayla@gmail.com

Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap

YAZARLAR

  • Hakan Kılıç

    İnsanlı ve insansız uçakların gelecekteki birlikteliği ve F-35