Havada neden moturun parçası kopar?

  • Son Güncelleme: 2/10/17 22:50:52
  • 0

Tolga ÖZBEK

Dün Air France Havayolları’nın A380 uçağının 4 numaralı motorunun ön parçası, uçak Grönland semalarındayken koptu. Patlama sesi tüm kabinde duyulurken, uçakta ciddi vibrasyon meydana geldi. Paris – Los Angeles seferi yapan A380, en yakın havalimanı olan Kanada’da Goose Bay’e indi.

Olayla ilgili olarak Kanada ve Fransız kaza kırım inceleme uzmanları Goose Bay’e hareket etti. Motor incelemeye alındı. Uçakta ön parçasını kaybeden motor, General Electric ile Pratt&Whitney’in ortaklaşa tasarladığı Engine Alliance’a GP7200 tipi motordu.

Kokpit.aero olayı kısa sürede haberleştirerek okuyucularına sundu

KAZA KIRIM EKİBİ ARAŞTIRIYOR

Motorun havada neden parça kaybettiği konusundaki çalışmalara motor imalatçısı da destek veriyor. Kesin sonuçlar, hazırlanacak detaylı raporla ortaya koyulacak. Halen A380’lerde kullanılan GP7200 tipi motorların gözden geçirilmesi gibi sonuçlar için havayolları hazırlık yapıyor. Uzmanlar, parça kopmasının nedenleri arasında metal yorgunluğu başta olmak üzere birçok madde üzerinde detaylı araştırmaların yapılacağına dikkat çekiyor.

UÇAK VE ATC ARASINDAKİ TELSİZ KONUŞMALARI

BU ÇOK TEHLİKELİ Mİ

Motorun havada patlayarak parça kaybetmesi, dağılması gibi olaylarda en büyük risk bu parçaların motordan ayrılırken gövde veya kanatlarda oluşturabileceği hasar. Sonuçta ortalama 800-900 kilometre/saat hızla uçan bir uçak, bu itişi sağlayan ve dönen disklerin parçalanması ciddi bir risk oluşturuyor. Böyle bir durumda, pilotlar hasarlanan motoru kapatıyor. Genellikle en yakın havalimanına ‘divert’ ediliyor.

Çift motorlu uçak tek motora kaldığında veya dört motorlu uçakta bir motor kapatıldığında uçak kurallara ve operasyon özelliğine bağlı olarak uzun bir süre uçabiliyor. ETOPS olarak adlandırılan bu kurallarda örneğin 240 dakika yani 4 saate kadar çıkabiliyor.

QANTAS’IN A380’İNDEKİ PATLAMA

Haber sonrasında bazı okuyucularımız, Avustralyalı Qantas Havayolları’nın olayını hatırlatmış ve A380’de bu olayın ikinci kez meydana geldiğine dikkat çekmişti. 4 Kasım 2010 tarihinde meydana gelen Qantas’ın A380’deki olay, İngiliz imalatçı Rolls Royce’un Trent 900 serisi motorda yaşanmıştı. Avustralya’da Sidney’den kalkan uçak, Londra’ya uçuyordu. Endonezya’da Batam Adaları yakınlarında uçağın iki numaralı (pilota göre sol tarafta, gövdeye yakın olan motor) bir patlama sesi geldi. Pilotlar en yakın havalimanı olan Singapur Changi’ye 440 yolcu ve 29 mürettebatla acil iniş yaptı.

Yapılan incelemede, Trent 900 serisi motorun iki numaralı diskin yerinden çıkarak fırladığı, motor, kanat ve gövdeye zarar vererek ayrıldığı tespit edildi. Detaylı incelemede, motorun içinde kılcal çatlaklar tespit edildiği, bunun da yağ sızıntısı oluşturduğu görüldü. Yüksek sıcaklığa sahip motor içinde yağ sızıntısı ile birlikte oluşan yangın sonrasında Intermediate Pressure Turbine (IPT) olarak adlandırılan Ara Basınç Türbünü yangın nedeniyle hasarlanarak motordan ayrıldığı belirlendi.

Olay sonrasında Rolls Royce tüm Trent 900 serisi motorları gözden geçirdi. Motorlar yapılan kontrollerin ardından uçmaya başladı.

SOUTHWEST 737 UÇAĞINDAKİ OLAY

Bu tür olaylar, tüm hava araçlarının başına gelebiliyor. Benzer bir olay, Southwest’in Boeing 737-700 yolcu uçağının başına gelmişti. 2016 yılının ağustos ayında meydana gelen olayda, sol taraftaki bir numaralı CFM56 motorunun ön bölümü uçuş sırasında patlamayla birlikte düşmüştü. Uçak 99 yolcu mürettebatıyla acil iniş yapmıştı.

ABD’de uçak kazalarını araştıran NTSB’nin raporuna göre uçağın fan diskinde metal yorgunluğu nedeniyle ayrılma tespit edildi. Diskte çatlakların 3,5 santimetreye kadar ulaştığı görüldü. Diskin fırlamasıyla birlikte ‘inlet cowl’ adı verilen parçanın koptuğu, 31 bin feette uçan uçağa çarpan parçaların da kabin basıncı kaybı oluşturdukları tespit edildi.

 

 

Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap