Hakan Kılıç

SRBM ve MRBM’lere karşı balistik füze savunması

  • Son Güncelleme: 8/01/19 09:14:23
  • 1

SRBM’lere yönelik balistik füze savunma sistemleri dünyadaki balistik füze savunma sistemlerinin ana çatısını veya konusunu oluşturur. Bu tabirleri kullanmamın sebebi ise en yaygın tehdit olmalarından kaynaklanmaktadır. Belki daha doğru bir niteleme yapılabilirdi. Ancak görüyoruz ki daha doğrusu 1.Bölüm’deki menzil, irtifa ve hedef değerlerini verdiğim tablom ve aşağıdaki tabloda görüleceği üzere anti-balistik füzelerin çoğu hedef olarak SRBM’leri seçmiştir.

YAZININ BİRİNCİ BÖLÜMÜ IÇIN TIKLAYIN

http://www.kokpit.aero/abd-balistik-fuze

YAZININ İKİNCİ BÖLÜMÜ IÇIN TIKLAYIN

http://www.kokpit.aero/abd-balistik-fuze-2

YAZININ ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜ IÇIN TIKLAYIN

http://www.kokpit.aero/abd-balistik-fuze-3

 

Basit mantık ile bunun iki sebebi vardır: Birincisi şu ana kadar ki üç bölümde anlatmaya çalıştığım üzere ICBM/IRBM savunmasının zor ve bir nevi umutsuz vaka olması. Yani elinizde çok kabiliyetli bir sensör ağı ve anti-balistik füze sistemi olsa dahi balistik füzeleri önleme yüzdeniz hiçbir zaman %70,80,90’ları göremeyecektir. Çünkü balistik füzeler daima anti-balistik füzelerin önündedir. Ancak bu işin tabiatından kaynaklanmaktadır. Yani tank zırh koruması veya aktif koruma ile ATGM’ler arasındaki yarış, anti-gemi füzeleri ile hava savunma füzeleri arasındaki yarış veya hava-hava füzeleri ile kaçma kurtulma yöntemleri arasındaki mücadele gibi saldıran tarafın savunan tarafa teknolojik üstünlüğü ile beş sıfır önde olması değildir. Tam tersine kıytırık ve artık teknoloji fakiri veya demode olmuş bir R-17 Scud füzesini kendisinden kat kat pahalı ve en yüksek füze teknoloji içeren PAC veya SM füzesi kolaylıkla ıskalayabilmektedir. Bakınız Yemen-Husi Burkan-1/2, Suudi Patriot’ları. Çünkü parabol yörüngenin tepe noktasına kadar yakıt/motor harcayan balistik füze bu noktadan sonra dalışa geçerek uçuşun diğer yarısını bedavaya getirerek maksimum menzile ulaşmasının yanı sıra yerçekimi etkisi ile gittikçe hızlanan yeniden giriş aracı/savaş başlığı/RV o kadara hızlanır ki ICBM’lerin terminal aşamada kazandığı 25 Mach civarı hıza erişecek dünya üzerinde başka hiçbir füze, silah kısaca kula yapımı bir nesne yoktur.

BMD sistemlerinin daha çok SRBM’lere yönelik olmasının ikinci sebebi ise, dünya üzerinde en yaygın balistik füze çeşidinin SRBM olmasıdır. Geçekten de gelişmekte olan ülkeler içinde SRBM sahibi olmayan (yasaklı olan Almanya ve Japonya haricinde) ülke yok gibidir. Gelişmiş bir savaş uçağı veya nükleer güçlü denizaltı yapmaktan çok daha kolay ve düşük maliyetli olan SRBM’ler tüm dünyayı sarmıştır. Hatta İran gibi “Konvansiyonel” caydırıcılığını balistik füzeler üzerine inşa etmiş ülkeler de vardır.

Temelde SRBM savunması birinci bölümde bahsettiğim EKV, KV, KW ile değil anti-balistik füzenin bir bütün olarak balistik füze ile kafa kafaya çarpışması yani “hit-to-kill” ile veya harp başlığının yanında patlaması veya çarpıp patlaması ile olur. Tabloda gördüğünüz SRBM’ye karşı etkili füzeler dünya üzerinde en yaygın ve sizlerin medyada en çok duyduğunuz füzelerdir. NBC taşıyan yani KIS kabiliyeti de olan bu silah platformları son derece tehlikelidir. Çünkü en çok test edilmiş yani savaşta denenmiş Patriot füzesinin kesişme oranı bile %50-60’larda gezer. Üstelik Rus SS-26 Iskander Taktik Balistik Füzesi (SRBM sınıfında) düşünüldüğünde riskin boyutu anlaşılır. INF Antlaşmasına uyması için 500 km ile sınırlandırılmış menziline rağmen nükleer başlık taşıması ve terminal aşamada manevra kabiliyeti olan savaş başlığı ile füze savunma sistemleri için tam bir kabustur.

Hali hazırda henüz servise girmeyen MEADS, Adriyatik ve Akdeniz’deki AEGIS gemilerindeki SM-2/3 füzeleri ve Romanya/Polonya’da kurulu füze savunma tesisleri ve AEGIS Ashore ve diğer ülkelerin PAC ve Aster 30 envanterinin tamamının bile başarı oranı tahmini olarak %50-70’i geçmeyeceğini öngörerek söyleyebiliriz ki sayısal olarak bile Avrupa için yetersizdir.

SRBM savunması genelde erken uyarı sensör ağları ile desteklenmiş ancak anti-balistik ünitelerin mobil olmalarının yanı sıra kendi radarlarının da olduğu C2BMC merkezlerine bağlı bir network içinde çalışan balistik füze savunma sistemleridir ve genelde terminal aşamaya hitap ederler. Yani teorik olarak mükemmel olsa bile pratikte imha imkânı bulamayacakları ateşleme fazında değil, ortayol fazında da değil daha çok balistik füzenin komple veya sadece yeniden giriş aracının (RV) tekrar atmosfere daldığı terminal aşamada savunma yaparlar. Gerçek savaşlarda ve hala daha Yemen-Husi-S.Arabistan’da görüldüğü üzere imha işlemi orta/yüksek irtifada 5 ila 30 km arasında yapılmaktadır.

Bugün NATO, Rusya, Çin, Japonya, İsrail, Güney Kore, Hindistan irili ufaklı sabit sensör ağına sahiptir. Karadaki sabit sensörler veya bataryanın radarına ilave olarak bugün ABD/NATO ve Japonya uzay tabanlı kızılötesi algılama kabiliyetli uydulara sahiptir. Aslında bunlar olmadan çok ciddi balistik füze savunmasından bahsedilemez (BRSBM hariç geriye kalan tamamı için). Bu uydular SBIRS, STSS ve DSP balistik füze savunma sisteminin aslında belkemiğidir. Radar örtüsü haricinde kalan dünyanın geri kalanını taramaktadır. Tabi ki bu daha çok ABD için geçerli bir teori. Uzak Doğu’dan çıkan bir füze 3.Dünya Savaşı çıkmamış ise bizim için ciddi tehdit değildir ama Japonya’nın yakın zamanda ABD’den sonra ikinci ülke olarak gönderdiği erken uyarı uydusunda ülkemizde edinse gelecekteki anti-balistik füze geliştirme projeleri arasında çok ciddi bir kabiliyet olurdu. Tüm komşularımız ve Ortadoğu coğrafyasını kontrol etmiş olurduk. Ülkemizde yeni geliştirilen Erken İhbar Radar Sistemi (EİRS) ve yine test aşamasında olan ÇAFRAD haricinde sabit radarların çok çok kısıtlı balistik füze tespit imkânı vardır. Bu iki radar projesinin yanı sıra şu an faal olan 1300 km tespit mesafeli NATO görevli ABD radarı AN/TPY-2 Malatya-Kürecik’te ve Almanya’daki NATO C2BMC sistemine direk bağlı olarak görev yapmaktadır. Bu merkezde anlık olarak Ankara’daki ilgili komutanlıkla irtibatı ve anlık digital paylaşım yapabilmektedir. Yani uygun bir menzil aralığı ve teşhis sistemi olan tek erken uyarı imkânımız şu an bu radardır. Yukarıda saydığım 450 km menzilli ÇAFRAD ve EİRS’ten başka önceki bölümde bahsettiğim gibi S-400 radarlarının da 230-250 km arası balistik füze tespit kabiliyeti olacak.

Ayrıca bu savunma türünde X-Bant bir radarın olması elzem hale gelmiştir. S, L gibi bantlar daha uzun mesafeden hedef tespiti yapar ama füzeyi güdüleme aşamasında yani güdüm radarının kesişmeyi sağlayabilmesi için yere 5-8 Mach hızla dalan SRBM RV’sini takip etmesi için anlık güncellenen hassas bir radar lazımdır. S ve L bantlarından ziyade bunu X-Bant başarır. TF-2000 gemisine konacak ÇAFRAD’ın çift bantlı ve bunlardan birinin X-Bant olmasının sebebi de budur. Birçok NATO ülkesi ve Güney Kore, Japonya, Avusturalya AEGIS SYS yüklü harp gemilerinde ve Çin donanmalarının hava/füze savunma gemilerinde bu tür erken uyarı, izleme, güdüleme görevli radarlar vardır (Rusya da proje planlamıştır).

Diğer ayağı yani füzeye gelince. Bugün gelişen teknolojiye paralel olarak SRBM teknolojisi de gelişmiştir. Artık alt kısmında aerodinamik kanatçıkla manevra yapan ve harp başlığını detone ederek imha etmeye çalışan anti-balistik füzeler demode olmuştur. Örneğin Aster-30’da harp başlığı taşır ama hit-to-kill özelliği de vardır. 1.Bölümde yayınladığım, ta IDEF-15’de çektiğim PAC-3MSE ve THAAD fotoğraflarına dikkat ediniz. Üzerindeki açıklamayı okursanız thruster denen küçük roketcik kanallarının manevra yani kesişme için yapıldığını THAAD ucunda ise kızılötesi sensör olduğunu görürsünüz. 

Daha fazla uzatmadan özetlemek istiyorum. SRBM savunmasında gelecek veya trend illa ki hit-to-kill metodu ile imha eden yani savaş başlığı çıkarılmış böylece hacimden kazanılmış/yakıt miktarı artırılmış füzelerin olduğu, X-Bant radar (120/180 değil 360 derece) ve entegre sensör ağları ile desteklenmiş ulusal erken uyarı sistemine entegre olan TVC güdümlü veya tercihen THAAD benzeri kızılötesi sensör içeren füze sistemleri olmalı. Bu sistemler başka bataryaların C4 sistemleri ile de entegre olmalı (mesela Hisar gibi hava savunma batarları). Umarım yeni açıklanan “Siper” veya EUROSAM niyet anlaşması ile ToT ile geliştirilecek milli anti-balistik füze (Siper bu füze mi net açıklama yapılmadı “Hisar-U”da olabilir) bu şartları içerir.

MRBM KARŞI YAPILACAK SAVUNMA

Son olarak MRBM’lere karşı yapılacak savunmayı da kısaca özetleyip, bitirelim. Dünya üzerinde İran gibi nükleer silahı olmadığı için nükleer başlıklı olmayan MRBM sahibi ülke yoktur. Yani İran istisnadır ki aslında o da yola çıkarken nükleer hayaline paralel geliştirmiştir. En son İran devrim muhafızları komutanının nükleer silahtan anlaşma gereği vazgeçtikleri için artık 2000 km’den daha uzun menzilli füze üretmeyeceklerini ancak mevcut füzelerin kabiliyetlerini artıracakları açıklaması da gayet mantıklıdır. Zaten hemen peşine bunun örneği de görülmüş ve Khorramshahr/Hürremşehr ismindeki yeni füzeleri ortaya çıkmış ve 2000 km menzilli füzenin terminal/dalış fazında ciddi manevra kabiliyeti olduğu söylenmektedir. Aslında 2000 km’lik konvansiyonel başlıklı füze bile israf ve maliyet-etkinlik açısından sıkıntılıdır. Ancak İran tüm caydırıcılığını balistik füzeler üzerine şekillendirdiği için İran için gereklilik olabilir. Orta ve orta üzeri konvansiyonel orduya sahip ülkeler için ise genelde nükleer başlık ile kullanılır. Bu sebeple MRBM savunması da ICBM, IRBM gibi EKV, KV, KW ile uzay ortamında yani daha Ortayol (Midcourse) fazında yapılır. İstisna olarak THAAD füzesi de terminal fazda müdahale etmek üzere üretilse de 150 km irtifa sınırı ve hit-to-kill özelliği ile MRBM savunmasında riski en aza indirmeyi amaçlar. Çünkü 20 km üzeri bir irtifada patlayan termonükleer bombanın EMP etkisinden başka etkisi olmayacak gibidir.

Daha fazla uzatmamak için detayları ve ayrıntılı teknik bilgi ve değerleri eklemeden size 4 bölümde komple balistik füze savunmasını özetlemeye çalıştım. Fırsat bulursam daha önceki “Balistik/Anti-balistik Füzeler (ABM)” yazı dizisinde eksik kalan GBI, Hint ve Rus ABM’leri, Iron-Dome ve David’s Sling dosyalarını ayrı ayrı yazmaya çalışacağım.

hakankilic@kokpit.aero

https://twitter.com/hkilichsword

https://twitter.com/hkilichsword2

Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap