f Hayali bir hikaye
Adnan Koşcağız

Hayali bir hikaye

  • Son Güncelleme: 8/02/20 07:09:59
  • 0

Aşağıdaki ilginç hikâye yazar Sarah Lotz’un BİR adlı romanından alınmıştır.

“Çok ünlü bir dedektif, keyifli bir uçuş ümit ederek uçağa gelmişti. Uçağın kapısında gördüğü sarışın uzun boylu hostes ona gülerek;

-Hoş geldiniz iyi uçuşlar, dedi. O da başıyla hostesi selamladı ve elindeki elbise torbasını göstererek;

-Yardımcı olabilir misiniz? Sorusunun karşılığı olarak hostes elbise torbasını adamın elinden alarak ön bölümdeki elbise dolabına astıktan sonra dedektifin biletine baktı;

-On dört C, ilerleyin ve koltuğunuz sağ tarafta olacak, dedi. 

Dedektif hostesin tarif ettiği koltuğunu buldu, çantasından yarım bıraktığı kitabını aldıktan sonra onu baş üstü dolabına yerleştirdi. Kendisi de koltuğuna gömüldü. 

Yolcular tamamlandıktan sonra hostesler kabin amirinin anonsuyla uçuş öncesi hazırlıklarını tamamlayarak kendilerine ait koltuklara oturdular ve bağlandılar. Kısa bir süre sonra da uçak ağır hareketler ve dönüşlerle pist başına doğru hareket etmeye başladı. Kısa bir süre sonra da kalkış tamamlandı. Uçak her zamankinden daha dik tırmanıyordu. Amirin yanında oturan genç hostes soran gözlerle amire bakınca;

-Bu meydanın özelliği böyle, bir şey yok, dedi. 

Biraz sonra bel kemeri ışıkları söndü ve kabin ekibi de yerlerinden kalkarak servis hazırlıklarına başladı. Kaptan da yolculara bilgi anonsunu yapmaya başladığında, dedektif koridorun geçiş için müsait olduğunu görerek tuvalete gitmek üzere yerinden kalktı. 

Tuvalet boştu. İşini bitirdi, çıkmadan önce ellerini yıkadı saçlarını düzeltmek için başını kaldırdı ve sağ elinin orta parmağında kendisine ait olmayan büyükçe bir yüzük gördü. Yüzüğün ortasında kocaman bir kuru kafa dikkatini çekti. Hemen başını aşağıya indirip ellerine baktığında yüzük yoktu. Tekrar aynaya ellerini kaldırdığında yüzüğü tekrar gördü. Dedektif bu durum karşısında şaşırmıştı, kalp atışları hızlandı, ağzı kurudu. Tam bu sırada dışardan korku haykırışları arasında bir erkek sesinin;

-Kimse yerinden kalkmasın yoksa bombayı patlatırım, dediğini duydu ve olduğu yerde hareketsizce dondu kaldı.

Ne yapacağını nasıl hareket edeceğini düşünürken birden tam bir sessizlik tüm uçağı esir aldı. Aklını oynattığını düşündüğü sırada tuvaletin kapısına vuruldu ve bir kadın sesi nazikçe;

-Yolcularımız bekliyor, lütfen tuvaleti boşaltabilir misiniz? Diye soruyordu. İçerden cevap gecikince amir, tekrar müdahale etti;

-İyi misiniz? Beni duyuyor musunuz? 

Kapıyı açmaya karar verdi ama “Dışarı çıkmam için beni kandırmaya mı çalışıyorlar?” diye düşünmeye başladı. Ayağını kapının arkasına koyup önce kapıyı hafifçe araladı. Kapının dışında kendisine uçağa binerken yardımcı olan sarışın amir duruyordu.

-Her şey yolunda mı? Özür dilerim beyefendi, biraz uzun sürünce uyarmak zorunda kaldım, dedi.

-Evet, her şey yolunda, kusuruma bakmayın, diyerek tuvaletten çıktı.

Koridorda yürürken sık sık sağ eline bakıyor ve yüzüğü tekrar göreceğini ümit ediyordu ama böyle bir şey olmadı. Koltuğuna yaklaştığında onun önündeki koltukta oturan yolcunun baş üstü dolabındaki çantasını karıştırırken gördü. Gözleri fal taşı gibi kocaman açıldı. Adamın sağ el orta parmağında biraz önce aynada gördüğü yüzük vardı. Koltuğuna oturdu ancak gözleri devamlı olarak o yolcunun üzerindeydi. Onu takibine almıştı, bir an olsun gözünü ondan ayırmıyordu. Yolcunun tedirgin hali çok belirgindi. Devamlı terliyor, etrafını kolaçan ediyordu ve herhangi bir şey ne yiyor ne de içiyordu. Yılların verdiği tecrübeyle bu adamda şüpheli bir şeylerin olduğunu seziyor fakat yüzüğü bir türlü açıklayamıyordu. Bu durumu uçuş ekibine bildirmesi gerektiğini içinden gelen ses şiddetle tavsiye ediyordu.

Yerinden kalktı ön tarafa doğru kabin amirinin bulunduğu bölmeye doğru yürüdü ve amiri orada otururken buldu. 

-Bana yardımcı olabilir misiniz? Belki söyleyeceklerim size saçma gelebilir, ancak lütfen dikkate alın.

-Buyurun sizi dinliyorum.

-Sanırım uçakta problem yaratacak bir yolcu var.

-Siz değilsiniz umarım, amir hafifçe gülümseyerek ona baktı.

-Hayır, belki öyle görünüyorum ancak ben değilim.

-Nasıl bir problem yaratacakmış? 

-O bir terörist.

-Siz neler söylüyorsunuz? Nasıl böyle ciddi bir iddiada bulunuyorsunuz. Eğer şaka yapıyorsanız bunun cezasının ağır olduğunu size hatırlatmak isterim.

-Bana güvenmenizi isterim, ben bir dedektifim. Bazı durumlara karşı özel yeteneklerim var.

-Hangi yolcudan bahsediyorsunuz?

-On üçüncü sıra koridor kenarında oturan kareli gömlekli, esmer, bıyıklı olan.

-Hemen kaptana haber vermeliyim, dedi ve pilotlarla konuşmayı sağlayan telefon kulaklığını aldı, kulağına götürdü. Kısa bir süre kaptandan gelen cevap sonrasında, olanları ona anlattı. Kaptan;

-Terörist de ne demek? Nasıl şüphelenmiş?

-Kaptanım yolcu yanımda, telefonu ona veriyorum, diyerek ahizeyi dedektifin eline tutuşturdu. Dedektif bu durum karşısında sözlerini tartarak söylemesi gerektiğini düşünerek kaptana;

-Kaptan bakın ben bir dedektifim, davranış bilimleri uzmanıyım, şüpheli yolcuyu bayana gösterdim. Lütfen yolcuyu kontrol edin. Her geçen zaman aleyhimize oluyor. Belki yanılıyor olabilirim ancak kontrol edilmesi gerektiğine inanıyorum.

-Lütfen hostesi bana verin.

-Amirim yolcu listesinden koltuk numarasını ve ismi bana bildirin. Yer birimleriyle temasa geçeceğim.

Amir yolcunun kendisine tahsisli koltukta oturduğundan emin olmak istedi. Onun yanında oturan iki yolcunun aynı soyadı taşıdığını ve karı koca olduğunu görünce bu adamın kendi yerinde oturduğuna kanaat getirdi. Sonra kaptana bu yolcunun adını ve yer numarasını verdi. Kendisi de oturarak beklemeye başladı. Yan tarafını işaret ederek dedektifin de oraya oturmasını sağladı. Aradan fazla zaman geçmemişti ki telefonun sesini duyan amir ahizeyi kaldırarak kulağına götürdü;

-Buyurun kaptanım.

- Birazdan uçaktaki hava polisimiz yanınızda olacak, o gelmeden bir şey yapmayın.

Kısa bir süre sonra, uzun boylu, düzgün fiziğiyle dikkat çeken, kır saçlı bir adam yanlarına gelerek, kimliğini gösterdi.

-Neler oluyor?

Hostes tam cevap verecekken dedektif araya girdi, kendisini tanıttıktan sonra;

-Önümdeki koltukta oturan yolcudan şüpheleniyorum, ciddi şüphe oluşturacak davranışlar yapmaya başladı. Ayrıca bu şahsın fotoğrafını bir yerde gördüğümü hatırlıyorum. Kaptana sadece bu yolcuyu araştırmasını rica ettim.

     Hava polisi önde, arkasında amir, onun arkasında da dedektif olmak üzere yolcunun oturduğu koltuğun yanına geldiler. Koridor boyunca yürürken amir bir taraftan da eğitim sırasında verilen yakın boğuşma teknikleri dersini hatırlamaya çalışıyordu. 

Hava polisi kimliğini şüpheli yolcuya göstererek;

-Rahatsız ettiğim için özür dilerim, her şey yolunda mı?

-İyiyim, neden sordunuz? Polis adamın tedirginliğini fark etmişti.

-Lütfen kimliğinizi görebilir miyim? 

Adam çantasını aldı içinde bir şeyler aramaya başladı. Eline geçirdiği büyükçe bir ilaç kutusuyla hızla yerinden kalktı, polisi kenara itekledi ve uçağın kuyruk tarafına doğru koşmak için arkasını döndüğünde hostesten ayaklarına doğru esaslı bir tekme yedi. Yere kapaklanan adamın üzerine polis ve dedektif birlikte çöktüler ve onu kıskıvrak yakaladılar. 

Yolcular arasında yaptıkları inceleme ve araştırmaya göre bu adamın yalnız olduğunu belirlediler. En arkada boş olan sıraya oturtulan terörist bağlanarak etkisiz hale getirildi. Sonradan yapılan incelemede ilaç kutusunun, kimyasal patlayıcı kullanılarak elde yapılmış bir bomba olduğu tespit edildi.

Uçuşun müsait olduğu bir zamanda kaptan kumandayı ikinci pilota devrederek kokpitten çıktı ve dedektifin yanına geldi. Onun arkasından da amir elinde bir şampanya kadehi ve bir küçük pasta ile geliyordu.

-Şirketimiz, ekibim ve yolcular adına size sonsuz teşekkür borçluyuz. Sayenizde büyük bir tehlikeyi kolayca atlattık. Bu olayın raporunu şirketime sunacağım ve ayrıca sizin ödüllendirilmenizi isteyeceğim, tekrar teşekkürler. Dedi ve görev yerine döndü.”

 

Kaynakça:

  1. Sarah Lotz, BİR(Roman)
  2. Adnan Koşcağız, Kokpitteki Sır, Dante Yayınları 2017. 
  3. Wattpad.com
Kaynak: www.kokpit.aero

Kokpit Aero

Yorum Yap