Adnan Koşcağız

Uçmak ne anlama gelir?

  • Son Güncelleme: 6/07/19 07:00:03
  • 1

Bu satırlarda bazen Eski Tarihten, Mitolojiden, Dinlerden, bazen de yaşadığımız olaylardan ve gerçeklerden yola çıkarak yazılmış makaleler bulacaksınız. Bu makaleleri okurların değerlendirmelerine sunarken onların düşünce yumağında bir kıvılcım oluşturmak amaçlanmıştır.

“Evrenin tanrısal gerçeği ve her bilinmezin anahtarı, ruh ve ruha bağlı gelişmedir. Tekâmülün zaman ve mekân içindeki maddesel ve ruhsal görünümünü iki sistem üstlenmiştir: Din ve Bilim. Aklın ve ruhun ihtiyaçlarına, sorunlarına, arayış ve tatminlerine cevap bulmaya çalışan ve insanın gelişmesine uygun olarak gelişen din ve bilim, temelde BİR ve TEK olan hakikati iki ayrı yönden ele almaktadır.”

Mitolojide din alanındaki tutarsızlıklar sürüp gitmekteydi. Bütün dinler sözleşmiş gibi insanoğluna yardım ve kurtuluş vaat ederler. İlkel, kadim tanrılar da aynı şey için söz verirler. Ama niçin verdikleri sözü tutmazlar? Niçin son derece etkili olduğunu söyledikleri silahlarını ilkel insanlara karşı kullanırlar? Niçin onları yok etmekle tehdit ederler?

Eski Türklerde ölüm bir çeşit uçmak olarak düşünülmüştür, ruhun bedenden ayrılması olarak geçekleşen olaydır ve bir çeşit ruhun uçmasıdır. İslam’da uçmak kavramı cennetin karşılığı olarak da kullanılmıştır. Özünde Tengricilik olan eski Türklerin inandığı uçmak ve öbür dünya fikri ile İslam’daki ahiret kavramı örtüşmemektedir.

Tengrici Türkler öbür dünya ile insanların cezalandırılması arasındaki bağlantıdan hiç bahsetmez. Ayrıca günah kavramı da onlara yabancıdır. Öbür dünya onlara bolluk ve bereket vaat etmez ama ceza ile de tehdit etmez. Aslında cennet ve cehennem kavramları ile birlikte öbür dünya olgusu da belirsiz olarak görülmektedir. Bu yüzden Türk dünyasının çeşitli yörelerinde farklı inançlar gelişmiştir. 

Orhun yazıtlarından ancak şu kadarı malum oluyor ki Türk halk inanışına göre; insan ruhu öldükten sonra böcek yahut kuş suretinde görünürmüş. Vefat eden için uçtu deniliyor ve uçmak kavramı günümüzdeki uçmak fiili ile aynı sözdür. Kazakçada "jumak", Tatarca’da "ocmah" kelimeleri aynı anlama gelmektedir.

Cennet anlamındaki "uçmak" sözcüğü akla önce "uç-" kelimesini getiriyor. Fakat Etimolojik olarak uçmak fiili ile uçmak ismi, aynı yolu takip etmemiştir.

Türk Dil Kurumunun Büyük Türkçe Sözlüğüne göre “uçmak” kelimesi bakın nasıl açıklanıyor;

1. Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak.

 2. Uçak vb. araçlar özel mekanizma ile yerden yükselmek, havada yol almak. 

3. Sıvı, gaz veya buhar durumuna geçmek. 

4. Rengi solmak. 

5. Rüzgâr veya başka bir itici güçle yerinden ayrılıp uzağa gitmek. 

6. Yüksek yerden düşmek veya yuvarlanmak. 

7. Belirmek. 

8. Patlayıcı madde ile parçalanmak. 

9. Uçar gibi dalgalanmak. 

10. Çok hızlı gitmek. 

11. Hava yolu ile gitmek.

12. mec. Yok olmak, ortadan kaybolmak. 

13. mec. Çok sevinmek. 

14. mec. Gerçek hayattan uzaklaşıp düşlere dalmak.

15. argo Keyif verici veya uyuşturucu madde aldıktan sonra kendinden geçmek. 16. şaka Aşırılmak.

17. din b. Dinî inanışa göre ruhun ölümden sonra göğe yükselmesi.

      Sözlükteki açıklamalara göre din bilgisindeki ifadesiyle “uçmak” kelimesi en son sırada yer almaktadır.

      Etimoloji, Mitoloji ve Dini konuları bir tarafa bırakarak şair Eyüp Şahan’dan alınan şu dizelere göz atmak daha güzel olmaz mı?

“Sevene naz edip yüksekten uçma,
Senin de kanadın yorulur bir gün.
Coşkun seller gibi bendini aşma,
Senin de suların durulur bir gün.”

      

Kaynakça:

  1. Karen Armsrong, Tanrı’nın Tarihi, Pegasus Yayınları 1993
  2. Ali Narçın, Çelişkiler Tabletlerle Yüzleşme, Parola Yayınları 2017
  3. Edouard Schuke, Büyük İnisiyeler, RM-Bilyay yayınevi 2016
  4. http://tengriciturkiye.blogspot.com.tr
  5. http://acukbitig.blogspot.com/2011/01/eski-turklerde-cennet-kavram-ve-ucmak.html
Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap