ATAK-2 için 20 mm top doğru mu?

  • Son Güncelleme: 13/07/19 17:49:46
  • 9

Ufuk AYDINER

Taarruz helikopterlerinin gelişen tüm teknolojiye rağmen en etkili silahlarının başında makineli top geliyor. T129 ATAK’ta ise 60 yıllık geçmişe sahip M197 topu var. T129’un bir büyüğü ATAK-2 için de bir taraftan tasarım çalışmaları sürüyor. Yeni top, 20 mm’lik olarak yerli imkanlarla geliştirilecek. Dünya bu süreçte nereye gidiyor? Farklı bir bakış sunulabilir mi?

T129’da bulunan M197 makineli topunun bu etkili menzil handikapını gözler önüne seren son kanıt Pençe harekatı dahilinde sosyal medyada paylaşılan bir video. Bir tepenin yamacına konuşlu DShKM (Dushka, “Doçka”, 12.7mm ağır makineli tüfek) mevziine 2 adet T129 tarafından yapılan saldırıyı gösteren videoda saldırı helikopterleri tarafından kurulan paternin uzun kenarının 500-600 metre civarında olduğu, hedefe ateş açılan noktanın ise 250 metre civarında olduğunu görülmekte. 

20mm’nin efektif kullanılabilmesi için, yetiştirilmesi ciddi emek, süre ve maddiyat isteyen iki personelin kullandığı böyle bir platformu, standart piyade tüfeğinin etkili menzilinin içinde iş görmeye mahkum etmek, safkan olmasa da yarışçı genlerine sahip bir atı değirmene koşmakla eştir (Bu benzetme Jack Higgins tarafından bir romanında konvoya eskort etmek zorunda bırakılan schnellboot’lar için kullanılmıştır). 

MAKALENİN ORJİNAL HALİ İÇİN TIKLAYIN

YERLİ SİSTEM

Yerlileştirmesi planlanan söz konusu silahın tarihçesine dayalı sistem analizinin yanısıra bahsedilmesi gereken en önemli hususlardan biri de bu ürünün ticari yönüdür. Üretilen bir ürünün satılabilmesi için uyması gereken belli standartlar vardır. Öncelikle üretim aşamasında uygulanacak toplam kalite kontrol yönetimi dahilinde gerekli olan test ekipmanları uluslarası standartlara sahip olmalıdır. Üretim bandından çıkan ürün  uluslarası ticari ürün sıfatına sahip olmak için bir dizi testi daha geçmelidir. MIL STD, DEF STAN, STANAG nitelendirilmelerine (ing. qualification) sahip olmayan bir ürünü ki burada sözkonusu olan bir silahtır, platform üreticilerinin onaylaması mümkün değildir. Dolayısıyla üründe tek bileşen bile değişse tabi olduğu sertifikalar ciddi bir maliyet doğurmaktadır. 

Birebir kopya bile olsa her bileşenin bu anlamda maliyetini göz önüne alırsak, bu husus birim fiyatı çok yukarı çekecektir. Bu maliyete verilebilecek en basit örnek askeri amaçlar gözetilerek üretilmiş dizüstü bilgisayarlardır. Son jenerasyon işlemciye sahip sivil piyasaya yönelik bir dizüstü bilgisayar eğer 2.000 dolar bandındaysa, 4 jenerasyon eski bir sistem eğer MIL STD sertifikasına sahipse fiyat olarak 4 katından başlamaktadır. 

60 YILLIK SİSTEME YATIRIM YAPMAK NE KADAR MANTIKLI?

Bu ek bilgilerin ışığında 60 yaşında handikaplı bir sisteme yatırım yapmak ne kadar rekabetçi bir karardırı ivedilikle sorgulamak gerekir.  Unutulmamalıdır ki üretim arttıkça birim fiyat düşecek, birim fiyat düştükçe ürün rekabetçi olacak ve bunun sonucunda da piyasaya yayılmasıyla beraber tasarım, kullanıcı deneyimleri ve geri dönüşleriyle daha rafine bir hal alacaktır. Bu tip büyük bir yatırım sözkonusuysa halihazırda kullanımda olan ve dolayısıyla piyasada belli bir doygunluğa ulaşmış bir sistemin benzer özelliklerle üretilmesi yerine günümüzün değişen muharebe alanı kavramına uygun, asimetrik tehditlere yönelik ve kullanıcı ihtiyaçları gözönüne alınarak kavramsal tasarımı yapılmış bir ürün geliştirmeye yönelik bir altyapı çalışmasına gitmek gerekmektedir. 

ORTAK SİSTEM

Bu minvalde tasarlanması gereken silah öncelikle temelde hem T129 hem de ATAK 2 projesine uygun olacak özelliklere sahip olmalıdır. Tek tip tasarımın getireceği avantajların en önemlisi lojistiktir.  İkinci aşamada silahın tipini belirlemek gerekir. Yukarıda belirtilmiş dağılım handikaplarından kurtulmak için tasarım tek namlu ekseninde şekillendirilmelidir.  Bir sonraki aşama çalışma prensibinin seçimi olmalıdır. Eğer devrimsel bir icat yapma kabiliyeti sözkonusu değilse mekanik olarak güvenilirliği kanıtlanmış sistemlerden birine yönelinmesi gerekir. 

Tek namlu ekseninde tasarımı şekillendirirken seçilebilecek en mantıklı sistem kendini AH-64 gibi platformlarda kanıtlamış olan zincirle tahrik edilen (ing. chain gun) top sistemidir. Bu sistem yapı olarak yazının sistem analizi kısmında namlu salınımını anlatan yalın modelle örtüşmektedir. 

Seri ateş eden silahlarda işlem döngüsü genelde geri tepme gücüyle sağlanır. Ateşlenen merminin oluşturduğu basınç sistemi baştan kurar. Ancak bu döngü mühimmatta sıkıntı yaşanıldığı durumlarda sıkışmak suretiyle tutukluk yapmaya meyillidir. Zincir tahrikli silahlarda ise mekanizma bir nevi dikiş makinası mantığıyla çalışır. Elektrik motoru tarafından hareket ettirilen kapalı uçlu zincir, köşelerini çarkların belirlediği dörtgen bir yolda hareket eder. Zincirin tek noktadan bağlı olduğu mekanizma bu dörtgen devredeki her yön değişiminde sırayla mermiyi yükler, ateşler, kovanı açığa alır ve dışarı atar. Bu sistemin en büyük avantajı hatalı mühimmata denk geldiğinde sıkışmaması, direkt sistemi bir sonraki mühimmat için boşaltmasıdır. Atış hızı dakikada 1.000 mermi civarında olan bu sistemin diğer bir avantajı da döner namlulu sistemlerde oluşan eliptik dağılımın aksine dairesel bir dağılım sunmasıdır, dolayısıyla etkili menzil kayda değer bir şekilde artmaktadır. 

HANGİ MÜHİMMAT?

Bu sistem dahilinde üzerinde karar verilmesi gereken bir başka unsur da kalibredir. Saldırı helikopterlerinde kullanılan NATO dahilinde üç temel mühimmat ölçüsü mevcuttur; 20x82, 20x102 ve 30x113. ATAK 2’ye yönelik bir silah tasarlanacaksa muadil platformlarda kullanılan 30mm, olması gereken tercihtir. Öte yandan temeli hafif keşif ve saldırı helikopteri olan T129’a 30mm bir silah entegre etmek, platform şu anki özellikleriyle kaldırabileceği toplam ağırlık sınırının limitlerinde olduğu için taşıyabileceği mühimmat sayısında ciddi bir düşüşe sebep verecektir. 

Bu handikapı aşmak için 25mm gibi arada bir kalibrenin seçilmesi mantıklı gibi görülse de mevcut 25mm mühimmatın (25x137 ve 25x184) kovan boyu sorundur keza bugüne kadar 25 mm’de kısa kovan çalışması yapılmamıştır.

Tüm bunların ışığında 20mm döner namlulu topa aktarılacak araştırma, geliştirme ve nitelendirme kaynaklarını 20 veya 30mm tek namlulu top sistemine aktarmak, dış piyasada daha rekabetçi olabilecek ve asimetrik muharebe şartlarının gerekliliklerini daha efektif karşılayabilecek yerli ve milli bir silahın ortaya çıkmasına olanak sağlayacaktır.

MAKALENİN ORJİNAL HALİ İÇİN TIKLAYIN

Kaynak: www.kokpit.aero

Kokpit Aero

Yorum Yap