f Otomobil ve tank uçar mı?
Emre Özbek

Otomobil ve tank uçar mı?

  • Son Güncelleme: 6/11/17 11:20:20
  • 0

Dünyanın En Kötü Uçakları Yazı Dizisi

BÖLÜM 2.1-  İlginç Konseptler

Bu bölümde işlenecek olan uçaklar çok büyük bir çeşitlilik içeriyor. Bazılarına uçak demek bile birçok başarılı uçak tasarımına hakaret olabilir. İlginç konseptler arasında yer verdiğim tasarımlar için “bu nasıl iyi bir fikir gibi görülmüş” şaşkınlığı yaşayabilirsiniz. Bölümde, füze-uçaklar, uçan arabalar, dikey kalkış denemeleri ve uçan tanklar yer alacak. Zinhi Sinir projelerine aşina okurların severek takip edeceğine inanıyorum.

AEROCAR (1949)- ABD

Amerikan mucit Moulton Taylor’ın hayali, gerektiğinde bir otomobile dönüşerek yolda gidebilecek bir uçak yapmaktı. Bu yenilikçi, ancak pratikte çok da uygulanabilir olmayan fikri hayata geçirmek için Taylor neredeyse 20 yıl çabaladı.

(Kaynak: aviastar.org)

Sonuçta ortaya Aerocar 1 çıktı. Aerocar, 1949 yılında ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Ancak Amerikan havacılık dairesi çalışanlarının uçağa bakınca yaşadığı kafa karışıklığından olsa gerek, 1956 yılına kadar lisanslandırılamadı. Bu süreçte araba-uçak konsepti üzerinde yapılan iyileştirmeler ile 6 tane daha Aerocar üretildi.

1968 yılına gelindiğinde yolda ve havada sorunsuzca gidebilecek kadar başarılı Aerocar 3 modeli üretilmişti. Aerocar serisi basitçe, modüler konvansiyonel kanatlara sahip hafif uçaklardı. Aerocar’ın kuyruğu nadiren kullanılan bir konfigürasyon olan Y kuyruk biçimindeydi. Kuyruğun arkasında yer alan bir itici pervane ile uçabiliyordu.

(Kaynak: avpages.net)

Özellikler:

Uçuş Personeli:

1 sürücü ve 3 yolcu

Motor:

1x 107kW (143 hp) Avco Lycoming O-320 piston motor

Maksimum Hız:

201 km/saat

Kanat Açıklığı:

10,36 m

Boylamasına Uzunluk:

7,01 m

Yükseklik:

2,13m

Ağırlık:

953 kg

1970 yılında ABD’de otomobil standardizasyonuna yönelik düzenlemeler, Aerocar’ın otomobil olan yarısını oldukça yakından ilgilendiriyordu. Bu düzenlemeler ile otomobillere tampon gibi bir dizi ağırlaştırıcı komponentin takılması zorunlu olarak isteniyordu.  Otomobilleri standarda sokmak için yapılan bu düzenleme, Aerocar’ı ağırlaştıracak, fiyatını arttıracak ve performansını oldukça düşürecekti. Bu düzenleme ile birlikte aracın daha biçimli olacak Sports Aerocar versiyonu daha tasarım sürecindeyken rafa kaldırıldı.

Aerocar, birçok başarısız otomobil-uçak kombinasyonu denemesinden sadece biriydi. Bu kombinasyonlar ne iyi bir hava aracı olabilmişti, ne de iyi bir otomobil. Buna rağmen dönemin şartlarında bu araçlar için istenen para ile bir orta sınıf otomobil ve bir genel havacılık uçağı alınabiliyordu.

Aerocar, uçak konfigürasyonundan araba konfigürasyonuna bir kişi tarafından 5 dakika içerisinde dönüştürülebiliyordu. Bu dönüşümün ilk adımını pervane şaftını motora bağlamak oluşturuyordu. Kanat ve kuyruk, aracın arkasına bir karavan misali tutturulabiliyordu. Bunun yanı sıra bu komponentler havaalanında bırakılarak yola otomobil olarak devam edilebiliyordu.

(Kaynak: carstyling.ru)

Havada ve yerde manevralar tek bir özel direksiyon aracılığıyla yapılıyordu. Uçağın motoru karadaki hareket için yalnızca 40 hp güç verebiliyordu ve bu da aracın maksimum yol hızının 113 km/saat olmasına imkân tanıyordu.

(Kaynak: avionypiloto.es)

Aerocar’ın gövdesinde günümüzdeki uçak yapılarına benzer olarak alüminyum bir iskelet ve fiberglass kaplamalar kullanılmıştı. Aerocar’ın isabetli malzeme seçimi ve hafif inşası ile yapısal anlamda zamanının ötesinde bir çizgi yakalanabilmişti.

ANTONOV KT FLYING TANK (1942)- SSCB

Uçan bir tank yapmak, Rusya’nın içlerine kadar ilerlemiş Nazi güçlerinin ikmal hatlarını vurmak ve işgal altındaki bölgelerde direniş gösteren partizanları desteklemek savaş zamanında çaresizlik sonucu başvurulmuş bir fikirdi. Bu tür olağandışı fikirlere savaşın getirdiği çaresizlik ile başvurulduğu, 2. Dünya Savaşı sırasında yapılmış birçok ilginç tasarım ile tarihe geçmiştir.

(Kaynak: fiddlersgreen)

Antonov tasarım bürosuna KT “Kryl’ya tanka” yani “tankın kanatları” projesi geldiğinde, Antonov mühendisleri bir biplane(çiftkanatlı) ve iki kuyruk boomuna bağlı bir kuyruktan oluşan bir tasarım ortaya koydular. Bu tasarıma gövde olarak T-60 tankı takılacaktı. Bu kanatlar ve kuyruk ile, T-60 tankı bir planöre dönüştürülecekti.

T-60 Tankı (Kaynak: ww2tanki.ru)

Tasarımın yaptığı ilk ve tek uçuş denemesinde, planörü çekmek için seçilen Tupolev TB-3 uçağının motorları, tankın ağırlığı ve maruz kaldığı hava sürüklemesinden dolayı aşırı ısınmıştı. Uçağın personeli mecburen planör tankı bırakmak zorunda kalmıştı. Planör tank, bu denemenin sonunda süzülerek yumuşak bir iniş gerçekleştirmişti.

Tupolev TB-3 Uçağı (Kaynak: filminspector)

Bu kırımın sonucunda büyük hasar gören planör kanadı ve kuyruk olay yerinde bırakılmış, tank askeri üsse paletleri üzerinde hiçbir şey olmamışçasına geri gelmişti. Planör tankın sürücüsü ve aynı zamanda pilotu olan Sergei Anokin, yaşadığı bu ilginç şekilde düzgün uçuş tecrübesini üstlerine büyük bir şevkle rapor etmişti. Olağanüstü planör-tank projesinin başarılı olamamasının ve uygulanamamasının tek nedeni çekici uçak olarak kullanılan TB-3 uçağının yeterli güce sahip olmamasıydı.

Özellikler:

Uçuş Personeli:

2

Motor:

planör olarak, yok; tank olarak, 85 hp GAZ 202 6 silindir motor

Maksimum Hız:

160 km/saat

Kanat Açıklığı:

15 m

Boylamasına Uzunluk:

11,50 m

Yükseklik:

Bilinmiyor

Ağırlık:

8200 kg

KT projesi, bir T-60 tankının ucuz tahta ve bez parçalar kullanılarak yapılmış uçan yüzeylere tutturulmasından ibaretti. Bir ağır bombardıman uçağı tarafından çekilmesi ve düşman hatlarının arkasına bırakılması hedeflenmişti. Sadece bir örnek yapıldı ve o örnek sadece bir kez uçtu. Planör tankın çekilmesinde kullanılan bombardıman uçağı TB-3 yerine başka ağır bombardıman uçaklarıyla da projenin denenmesi belki olumlu sonuçlar verebilirdi. Ancak savaş sırasında bu başarısızlığa tahammül gösterilemedi.

(Kaynak: toocatsoriginals)

KT projesi, biplane planör konfigürasyonunun az sayıdaki temsilcilerinden biridir. Wright kardeşlerin uçağı Wright Flyer’dan bu yana oldukça az uygulanan bir konfigürasyondur.

T-60 tankı orijinal haliyle bile Alman tanklarıyla karşılaşıp hayatta kalmak için oldukça hafif bir atış gücüne ve zırha sahipti. Uçuş testlerinin yapılabilmesi için topunun, cephanesinin ve yakıtının büyük kısmı çıkarılmıştı. Tank ancak bu haliyle uçuş testi için Antonov mühendislerinin önerdiği ağırlığa düşürülebilmişti. Neyse ki pilot Sergei Anokin, bu zayıflatılmış tank ile bir Alman tankının karşısına çıkmak zorunda kalmadı.

T-60 tankının uçuşa hazır halinde silah olarak sadece bir 12,7mm makineli tüfek kalmıştı. Bu silah, sürücünün yanında oturan tank komutanı tarafından kullanılacaktı.

(Kaynak: tanks-encyclopedia)

Tankın paletleri kalkış sırasında boşta tutularak yer sürtünmesinin mümkün olduğunca az olması hedeflenmişti. Havada ise inişe geçilmeden önce tankın motoru çalıştırılarak iniş anında doğrudan aksiyona geçebilmesi için paletlere hareket verilmekteydi.

KT projesi gemileri karadan yürütme fikrinin tarihteki bir eşiydi ve olağanüstü zamanlarda bulunabilecek olağanüstü çözümlerden biri olarak tarihe geçti. 

Kaynak: www.kokpit.aero

Kokpit Aero

Yorum Yap