Aziz Emre Sifoğlu

Denizden karaya gelen uçaksavar sistemleri

  • Son Güncelleme: 1/10/18 13:52:40
  • 3

Kokpit.aero yazarı Aybars Meriç http://www.kokpit.aero/top-fuze-hava-savunma-1?writer=35 yazısında hibrit sistemlerden, http://www.kokpit.aero/ucaksavarlar-geri-dondu?writer=35 yazısında ise füze sistemlerindeki gelişmelere rağmen namlulu uçaksavar sistemlerinin hala kullanılmaya ve geliştirilmeye devam ettiğinden bahsetmişti.

Tarihsel olarak baktığımızda uçakların savaş aracı olarak kullanılmaya başlamasına paralel olarak namlulu uçaksavar sistemleri ortaya çıkmış, 2. Dünya Savaşı ile kullanımı artan farklı çaplarda sabit ve mobil olarak kullanılan sistemler varlıklarını günümüze kadar devam ettirmiş ve gelecekte de en azından Lazer/Yüksek Enerji Silahları’nın kullanımının artmasına kadar silahlı kuvvetler tarafından kullanılmaya devam edecektir.

 2. Dünya Savaşı Mobil Uçaksavar Silahları 40mm GMC Bofors ve 88mm Flak 36/37

Günümüzde güdüm ve füze teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde namlulu uçaksavar sistemleri yerlerini füze sistemlerine bıraksa da daha önce de ifade ettiğimiz gibi namlulu silahlar hala etkin olarak kullanılmaktadır. Burada amaç her hedefe füze gibi maliyetli bir silahın kullanılmamasını sağlamak ve füze sisteminin etkisiz kaldığı ve/veya isabet sağlayamadığı durumda oluşturacağı mermi barajı ile seyir füzesi gibi hedefleri imha etmektir.

Türk Silahlı Kuvvetleri de Aselsan tarafından yürütülen projelerden envanterindeki 35mm Oerlikon toplarını Korkut Kundağı Motorlu Uçaksavar projesi ile mobil hale getirirken çekili topları da modernize etmektedir. 4.000 metreye kadar etkili menzili ve yeni geliştirilen ATOM parçacıklı mühimmat ile toplar modern atış kontrol ve radar sistemleri ile desteklenerek daha etkin kullanılır hale getirilmeye başlanmıştır. Özellikle parçacıklı mühimmat sayesinde seyir füzeleri, havan ve roketlere karşı silahların etkinliği artmıştır.

Korkut KMU ve 35mm Çekili Uçaksavar

Bununla beraber Korkut ve Atış İdare Cihazı (AİC) ile kontrol edilen 35mm toplar dakikada 1100 parçacıklı mühimmat atma kapasitesine sahipler ancak menzilleri 4.000 metreye kadar. Peki daha uzun menzilli bir Kundağı Motorlu ya da sabit top sistemine ihtiyaç var mı? Mesela 76mm top gibi!

Deniz platformları tarafından kullanılan en yaygın top sistemi olan İtalyan Leonardo (Oto Melara) üretimi 76/62mm çok amaçlı topların kara konuşlu olarak kullanımı henüz birkaç prototip dışında olmadı ama Çin Norinco firmasının 2016 yılında tanıttığı 6x6 araç üzerine yerleştirilen SA2 76mm uçaksavar çözümü benzer platformların kullanımının önünü açabilir. Sistem otomatik dolduruculu dakikada 120 mermi atabilen azami 10 km menzilli H/PJ-26 76mm deniz topu ve optik görüş ve nişan donanımından oluşmaktadır.

Norinco 76mm SA2 KMU

76mm topların kara konuşlu ya da araç üzeri kullanımına ilişkin ilk çalışmalar 80’li yıllarda yapıldı. Oto Melara üretimi 70 mermi kapasiteli OTOMATIC KMU sistemi, OF-40 tankı şasesi üzerine yerleştirilen radar ve optik sistemler ile uçakları 15 km, helikopterleri ise 8 km’den tespit ve takip ederek 76/62mm topu ile ateş altına alabiliyordu. 6 km etkili menzili 11 km azami menzili bulunan top hava hedeflerine karşı hedef yakınında patlamaya ayarlı mühimmat kullanırken gerektiğinde kara hedefleri içinde zırh delici mühimmat kullanabiliyordu. İlk prototipi 1987 yılında tamamlanan OTOMATIC kullanıma girmedi.

OTOMATIC KMU

Yine benzer bir çalışma OTO Melara tarafından DRACO adıyla yapılmıştır. 2010 yılında tanıtılan DRACO 76/62 Super Rapid topuyla donatılmış daha hafif stabilize bir tarete sahip ve 8x8 Centauro zırhlı aracının üzerine şekillendirilmiştir. Sistem hava ve yüzey hedeflerine karşı kullanılabildiği gibi C-RAM (roket-havan önleme) amaçlı da kullanım imkanı sunmaktadır. DRACO ayrıca özellikle seyir füzelerine karşı geliştirilen 8+ km etkili menzile sahip DART güdümlü mermisi de kullanılabilmektedir.

DRACO KMU

DART OTO Melara tarafından 76/62mm Strales sisteminde kullanılmak üzere manevra yapabilen hava ve yüzey hedeflerine karşı geliştirilen RF güdümlü bir mühimmattır. Şekil olarak sabota benzer. Klasik 76/62mm mühimmatlara göre daha dar bir yapıya sahip olmakla beraber, gövdenin ön ve kuyruk kısmındaki kanatçıklar sayesinde atış kontrol sistemi tarafından hedefe yönlendirilen mühimmat, yaklaşma sensörü sayesinde hedefe direk isabet etmeden yakınında patlayarak hedefi etkisiz hale getirebilir.

https://www.youtube.com/watch?v=n6_Swig2J2E

76/62 Strales ve Dart Mühimmatı

Türk Deniz Kuvvetleri’nin envanterinde bulunan hücumbotlar, ADA sınıfı korvetler ve Gabya sınıfı fırkateynler 76/62mm toplara sahiptir. Bu topların bir kısmı yeni olmakla beraber klasik mühimmat kullanmaktadır. DART ya da milli olarak geliştirilecek güdümlü bir mühimmatla silahların isabetliliği artacağı gibi platformların seyir füzesi, helikopter ve asimetrik su üstü tehditlere karşı bekası da artacaktır.

Benim aslında anlatmak istediğim 76/62mm topları sabit tesis ve üs gibi değerli hedeflerin korunmasında kullanıp kullanamayacağımız! Bildiğiniz üzere Türk hava sahasının korunması görevi Türk Hava Kuvvetleri tarafından F-16 uçakları ve envanterdeki artık güncelliği ve yeterliliği tartışmalı Rapier ve I-HAWK sistemleri ile yapılmaya çalışılmaktadır. Rapier alçak irtifa hava savunma sistemi olup 2000’lerin başında modernize edilmiş olsa da günümüz tehditlerine karşı yeterli olmayabilecektir. Aynı şekilde I-HAWK sisteminin de füzelerinin depo ömrü doldu/dolmak üzere durumda olduğundan etkin şekilde kullanılamayabilir.

Devam eden HİSAR projeleri ve 2019 yılında teslimi beklenen ancak operasyonel olması 2021-2022 gibi olabilecek olan S-400 sistemlerini saymazsak geriye 2020 ve sonrası birkaç yıl için Atılgan/Zıpkın KMS sistemleri ile 35mm top sistemleri kalmaktadır. Bu da bizim yerden havaya savunmamızın çok alçak irtifa ile sınırlı kalacağını gösterir.

Şöyle bir senaryo yazsak mesela 2021 yılında X ülkesi ile olası bir sıcak savaş durumunda düşmanın öncelikle hava savunma ve radar sistemlerimizi etkisiz hale getirmek için kullanacağı elektronik harp unsurları ile desteklenen seyir füzesi ve güdümlü mühimmat saldırılarına karşı kritik tesislerin savunmasında namlulu sistemlere çok iş düşecektir. Hisar-A sisteminin de kullanımda olduğunu varsayarak 4 km’den 15 km’e kadar menzil içinde;

Parçacıklı Mühimmat Kullanan Korkut ve Radar/Optik Kontrollü 35 mm’lik Toplar

Atılgan/Zıpkın Kundağı Motorlu Stinger

Mobil/Sabit Güdümlü Mermi’li 76 mm’lik Toplar

Hisar-A Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemibulunan bir savunma hattını yarmak sizce ne kadar mümkün olabilir?

Mevcut durumda ise (Hisar-A yok) alçak irtifadan yaklaşan tehdidi, ister saldırı helikopterleri olsun ister seyir füzeleri teoride mümkün olsa da pratikte düşük ihtimal ya rapier ya da mobil stinger alçak irtifa füze sistemleri ile etkisiz hale getirmeye çalışacağız ya da son savunma hattı olan 35 mm’lik topların menziline girmesi için bekleyeceğiz. Bu hattın içine 8+ km menzile kadar etkili ve seri ateş edebilen bir sistem daha eklendiği zaman hattaki boşluk azalacağı gibi füze yerine daha düşük maliyetli bir seçenek kullanma imkanımız da olacak.

76/62 mm Toplar Test Sahasında

Bilinen bir gerçek var ki hiçbir hava savunma sistemi ne kadar katmanlı ve/veya modern olursa olsun geçilemez değildir mutlaka özellikle saturasyon saldırıları karşısında açık verecektir. Artık iha/drone sistemlerindeki gelişmeler ile savunmacıların karşısında düşman ülkenin kim olduğuna bağlı olarak çok daha fazla ve farklı tipte tehdit unsuru olması muhtemeldir. Bundan dolayı hava sahamızı korumak için farklı tipte ve menzilde hava savunma sistemlerinin envantere süratle alınması gereklidir.

 

Kaynak: www.kokpit.aero

Kokpit Aero

Yorum Yap