Adnan Koşcağız

Ders gibi uçuş anıları

  • Son Güncelleme: 1/09/19 17:01:47
  • 0

Uçuşun ve meslek hayatının her safhasında kararını doğru ve hızlı vermek zorunda olan her pilotun ders almasını ümit ederek, kaptanların anlattıkları bazı anılardan kısa alıntıları bu satırlarda bulabilirsiniz.

“Kabin amiri saatine bir daha göz attı, iniş zamanı otuz beş dakika geçmişti. Oturduğu yerden aşağıya baktı bir şeyler görmek ve rahatlamak istiyordu. Fakat hava hâlâ karanlık olduğundan yeri tam olarak seçemiyordu, ancak aşağıda denizi ve sahili seçebildi. İniş meydanının sahile çok yakın olduğunu biliyordu, ancak bir terslik var gibiydi, iniş paterni için hâlâ çok yüksek olduklarını düşünüyordu. Daha fazla bekleyemedi ve kokpit ile aralarında iletişimi sağlayan telefon ahizesini kulağına koydu ve kaptana çağrı yaptı, daha konuşmaya fırsat bulamadan kaptanın tok ve sakin sesini duydu, ‘Biraz gecikiyoruz, siz yolcuya standart anonsunuzu yapabilirsiniz’ dedi. İçi ferahlamıştı ve anonsunu yolcuya ve diğer kabin ekibine yaptı ama hâlâ şüpheleri vardı.

“KAYBOLDUK”

Bu arada kaptan, ikinci pilota haritadan, yakındaki diğer mevki gösterici yer istasyonlarının frekanslarını bulmasını ikinci defa ikaz ediyordu. İkinci pilot bulduğu her frekansı denediğini fakat hiçbirinden yanıt alamadığını kaptana bildirdi. Yüksek dağlık bir bölgede uçuyorlardı ve kaybolmuşlardı...     

Şimdi; bu uçaklarla Afrika’nın bu tür meydanlarına uçmanın riskli olduğunu defalarca yönetime bildirdiklerini hatırlıyordu, işte korktuğu başına gelmişti. Aklından bunlar geçerken ağzından küfürler çıkıyordu, o anda ikinci pilotun “Kaptanım yakıtımız çok az kaldı sadece fazladan bir iniş paterni yapabiliriz” ikazı ile tekrar gerçeklere geri döndü. Yapılacak tek şey yolcuyla dolu olan uçağı emniyetle yere indirebilmekti ama nasıl ve nereye? Kaptan kararını verdi ve net bir komutla:

-Solda gördüğümüz sahile iniş yapacağız, dedi.

 İkinci Pilot hiçbir şey söylemeden verilen komutları yerine getiriyordu:

-Sürati düşür, Flap koy...

Sonra büyük bir sessizlik...

Uçağın motor gürültüsü ile kalp atışları birbirine karışmıştı, hatta kalp atışlarının sesi çok daha kuvvetliydi. Bu sessizliği bir uçağın mevki raporunu veren pilotun bezgin fakat kendinden emin sesi bozdu. O uçak hemen yakınlarındaydı, kaptan ikinci pilotuna dönerek;

-Hemen diğer uçakla temas et ve acil yardım iste, dedi.

Diğer uçaktan konuşan Avrupalı pilot, çağrıya hemen cevap verdi ve mevkilerini görerek tanımlamalarını istedi, ikinci pilot aşağıda görebildiklerini arazi yapısını, sahilin durumunu tek tek tanımladı. Bu bölgede uzun yıllardır uçan ve bölgeyi çok iyi bilen pilot onlara uçmaları gereken istikameti ve mesafeyi en yakın iniş yapabilecekleri meydana göre verdi. Daha sonra meydanın iniş yardımcısı yer cihazının ve telsiz frekansını verdi. Sonra da acil durum kanalında meydanla temas ederek uçağın iniş yapmakta olduğunu bildirdi.

ARKA RÜZGAR LİMİT DIŞI

Kaptan da artık dua ediyordu, yapabilecek hiçbir şey kalmamıştı, sanki uçağı itmek istiyordu, ya da öyle hissediyordu, o anda ikinci pilotun uyarısı geldi:

-Kaptanım arka rüzgâr, iniş için limit dışı. 

Ancak hiçbir yanıt alamadı. Kaptan tecrübesiyle bunu hissetmişti ve buna göre yaklaşıyordu, şimdi yakıt belki piste kadar yeterli olabilirdi, dudaklarından, ‘Allah yardım edecek’ cümlesi çıktı. 

Kısa bir sessizliğin ardından ana iniş takımlarının piste dokunuşunu hissettiler burun tekeri yere değerken iki numaralı motorun durduğunu gözlemlediler. Motorun durmasıyla birlikte uçağın burnu duran motor tarafına doğru dönmek istedi ancak kaptan hazırlıklıydı ve hemen müdahale ederek uçağı pist istikametinde tutmayı başardı. Pisti sonundan terk ederek hemen oradaki park yerine direk girdiler, uçağı park frenine alarak takozların konulmasını beklemeden durmak üzere olan birinci motoru da durdurdular.

İKİNCİ PİLOT TİTRİYORDU

Kaptan sandalyesini geriye doğru çekti. Şimdi rahatlama zamanıydı, sağ tarafındaki ikinci pilotuna baktı, o da ona bakıyordu. Bu arada kabin amiri, kokpite girmek için izin istedi ve kaptan kapının kilidini serbest bırakan butona basarken, ikinci pilotun titrediğini fark etti. Bu, olası büyük bir kazayı herhangi bir hasar olmadan atlatmış olmanın verdiği rahatlamanın, stresin atılmasıydı. Kabin amiri elinde iki bardak su ile içeri girdi, yüzü bembeyaz olmasına rağmen güler yüzle:

-Başka bir şey ister misiniz, bir ihtiyacınız var mı? Dedi.”

 

Kaynakça:

1. Gökten Düşen Fısıltılar, Adnan Koşcağız, Kuledibi Yayınları, 2015

2. https://www.wattpad.com

 
Kaynak: www.kokpit.aero

Kokpit Aero

Yorum Yap