f Ders gibi bir meslek anısı
Adnan Koşcağız

Ders gibi bir meslek anısı

  • Son Güncelleme: 30/11/19 06:40:15
  • 7

Uçuşun ve meslek hayatının her safhasında kararını doğru ve hızlı vermek zorunda olan her pilotun ders almasını ümit ederek, kaptanların anlattıkları bazı anılardan kısa alıntıları bu satırlarda bulabilirsiniz.

Uçuş ekibi, uçuş sonu hazırlıklarını bitirdi, uçağı terk ederek kendilerini otele götürecek olan araca bindiler. Bir gün önce başlayan uçuş ertesi gün öğle saatlerinde bitmişti. Kimsenin ağzını bıçak açmıyordu, yorgunluk, uykusuzluk ve stresin ağır yükü altında kimsenin sesini çıkaracak hali kalmamıştı. Aracın otel önünde durmasıyla araçtan indiler odalarının anahtarlarını aldılar ve sorumlu kaptanın; arkadaşlar iyi istirahatler, demesiyle tüm ekip odalarına çıkarak istirahate çekildi.

Kaptan, muhtemelen tüm ekip hemen kendilerini yatağa bırakmıştır diye düşünüyordu, ancak onun gözüne bir türlü uyku girmiyordu ve o yoğun duygular ve yaşadığı olayların etkisinden bir türlü kendini kurtaramıyordu.

Kaptan kendisinden daha kıdemli ve yaşça da büyük olan sorumlu kaptan pilot ile yıldızlarının neden barışmadığını bir türlü çözemiyordu. Genelde birlikte uçmuyorlardı ancak kendisinin yıllık uçuş kontrol tarihi o güne denk gelmişti ve kontrolü yapacak olan da o kaptandı. Günler öncesinden hazırlık yapmış olmasına, bilgi ve becerisinin yüksek olmasına rağmen bir türlü kendisini bu kaptana kabul ettirememişti. Bu uçuş için gidiş ve dönüşte iki kaptan, iki ikinci pilot olmak üzere dört kokpit görevlisi ve on kabin personeli görevlendirilmişti. Kendisinin ikinci kıdemli olmasına rağmen yapılan hareketleri hiç de hak etmiyordu.

Kontrol esnasında sorumlu kaptanın seyrüsefer cihazlarının ikisini birden kapatmasıyla, uçuşun otomatik pilot olmaksızın manuel olarak yapılmasının zorunlu olması, seyrüsefer sistemlerinin kullanımının ve rota takibinin de manuel yapılacak olması, diğer pilotun yardımının engellenmesi bardağı taşıran son damla olmuştu. Bu kontrol uçuşunda sanki olağanüstü bir uçuş yapılıyormuşçasına tüm uçuşun yükünün kendisine yüklenmesi ağırına gidiyordu. Uçakta bu tür arızalar olduğunda en yakın uygun meydana inilmesi gerekmesine rağmen yaklaşık iki saat daha bu durumda uçmak zorunda bırakılması kabul edilemezdi.

Kaptan aniden omuz bağlarını çözdü ve ikinci pilota kumandayı devrederek koltuğunu terk etti; “Buyurun siz uçun dönüşte de ne haliniz varsa görün ve İstanbul’a sağ salim dönersek de hesap vermeye hazır olun.” dedi ve kokpiti terk etti. Uçuşun kalan kısmını ikinci pilotla sorumlu kaptan pilot uçmak zorunda kaldı.”

Kişisel hesaplaşmaların sonucunun nerelere varacağının düşünülmeden hırs alırcasına diğerini kötü duruma düşürme çabaları kabul edilemez davranışlardandır.

Her iki pilot da Hava Kuvvetlerinden gelmişti. Burada kıdemsiz olan, Hava Kuvvetlerinde kurmay subay olarak üç sene kıdem almıştı ve şu andaki kontrol pilotundan daha kıdemli duruma gelmişti, şirkette ise kontrol pilotu kıdemliydi. Bir zamanlar aynı filoda görev yaparlarken diğerinden emir almak zoruna gidiyordu ama o zamanlar bunu hissettirmemişti. Şimdi eline bir fırsat geçmişti, bunu insafsızca, yönerge ve kuralları hiçe sayarak kullanıyordu. Bu uçuş zor da olsa tamamlandı ama yapılanlar unutulmadı ve bu satırlar arasındaki yerini aldı.

Bu olaydan sonra kontrol pilotu yönetime çağırıldı, ikaz edildi ve tüm pilotlara bir yazı yayınlanarak yönergelere ve uçuş emniyet kurallarına tam olarak uyulmasının önemli olduğu bir kez daha belirtildi.

Kaynakça:

Adnan Koşcağız, Kokpitteki Sır, Dante Yayınları 2017

 

 

Kaynak: www.kokpit.aero

Kokpit Aero

Yorum Yap