Emin Kurt

Geçmişten bugüne Türk uçaklarının fors ve rakamları

  • Son Güncelleme: 15/09/18 16:39:18
  • 2

Geçen günlerde internette F-35 uçaklarına konulacak Türk Hava Kuvvetleri tanıtma işareti hakkında çıkan bir tartışma beni bu makaleyi hazırlamaya yöneltti. Burada açıklananların tartışma konusuna açıklık getiremeyecek olsa da konunun tarihsel boyutunun bilinmesine ve gelecek boyutuna da ışık tutmasına yardımcı olabileceğini ümit ederim.

Türk Hava Kuvvetlerinin temelinin Osmanlı Devleti zamanında atıldığını bilmeyen yok gibidir. Dönemin Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa’nın girişimleri ile başlatılan çalışmalar sayesinde Türkiye’de askeri havacılığın temeli atılmıştır. Bu temel Cumhuriyet’ten sonra sivil havacılığın da temelini oluşturacaktır. Dolayısıyla 1 Haziran 1911 tarihi Türkiye’de havacılığın ve Türk Hava Kuvvetlerinin kuruluş tarihi olarak kabul edilmiştir. Bu tarih ise Kurmay Yarbay Süreyya (İlmen) Bey başkanlığında kurulan “Tayyare Komisyonu”na bağlanmaktadır. Bu bilginin doğruluğu ileride mutlaka teyit edilecek ve gerçek en kısa sürede ortaya çıkacaktır mutlaka.

İLK İŞARET KULLANANLARDAN BİRİ

Konumuz olan tanıtma işaretlerine dönersek. Birçok “Akademik” araştırmacının iddia ettiği gibi Osmanlı Devleti uçak tanıtma işaretini ilk kullanan devlet olmasa bile ilklerden birisi olduğu kesindir. Türk tarih yazımında bırakın dünya tarihi ile karşılaştırmayı doğru dürüst arşiv araştırması bile yapmadan –ki burada el yazısı Osmanlıca (Rika) okuyabilen havacılık tarihi araştırmacısı bir elin parmağını bulur mu bilinmez- hamaset üzerinden tarih yazmak bırakın âdeti, gelenek durumuna gelmiştir.

Sonuç odaklı yaklaşıldığında uçak tanıtma işareti bir ihtiyacın sonucudur. O tarihlerde uçağa sahip olan Avrupa ve dünya ülkelerinden hangisinin bu ihtiyacı nerede ve neden hissettiğine dair bilgi maalesef bende yok. Bu bilgi için iyi seviyede yabancı dil ve bol zaman harcamak gerekir. Bu özelliklere sahip “Araştırmacı Tarihçi” ise zor bulunur kanaatindeyim. Çünkü hiçbir “Araştırmacı Tarihçi” veya yaygın değimi ile “Hoca” arama motorlarından elde edilen kolay ve bol pirim getiren bilgilerden ileri araştırma yapmamaktadır.

KURULUŞTAN BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINA

Tekrar konumuza dönmek gerekirse; Osmanlı Devleti bu ihtiyacı Balkan Savaşı sırasında hissetmiştir. Balkan Savaşı sırasında Türk uçaklarına kendi askerlerimiz tarafından ateş açılması üzerine uçakları tanıtıcı işaret arayışına girişilmiştir. İlk başta dünyada uygulandığı gibi iç içe halkalardan oluşan bir tanıtma işareti düşünülmüş, ama askerin cehaleti de göz önüne alınarak bundan vazgeçilmiş ve kanat altlarına Türk bayrağı çizilmesine karar verilmiştir. Savaş şartlarının zorluğu altında, kırmızı boya bulunamadığından olsa gerek, kanat altına çizilen ay-yıldız turuncu renkte resmedilmiştir. Bazı çalışmalarda bu tanıtma işareti uygulaması için tam tarih verilmesine rağmen, yayınlanan emrin ne zaman uygulanabildiği tartışmalıdır. Şimdilik, Balkan Savaşı içinde uygulandı demek daha doğru olacaktır.

İLK ÖRNEKLER

Bu dönemde dikey kuyrukta Türk Bayrağı boyandığına dair bir bilgi yok. Daha doğrusu elimizde kanat altında turuncu renkli ay-yıldız ile dikey kuyrukta Türk Bayrağı olan uçak fotoğrafı yok. Hatta bazı fotoğraflar; İkinci Balkan Savaşı sırasında havacılığı desteklemek için satın alınan uçakların geldiği hali ile hiçbir işaret olmadan kullanıldığını gösteriyor. Bunun için Balkan Savaşı sırasında standartlaşmış bir tanıtma işareti kullanımına başlandığını söylemek zor. Bazı işaretler düşünülmüş ve kullanımına başlanmış ancak standart hale getirilememiş olması muhtemel.

İkinci Balkan Savaşı sırasında hizmete giren Mars uçağında hiçbir tanıtma işareti olmadığı net şekilde görülmektedir.

1914 başlarında ise dikey kuyrukta Türk Bayrağı uygulaması standartlaşmış durumda. Özellikle İstanbul-Kahire Seferine ait fotoğraflarda dikey kuyrukta Türk Bayrağının varlığı net görülürken, kanat altında Ay-Yıldız bulunmadığı da tespit edilebilmektedir.

İstanbul-Kahire Seferine çıkan ilk ekipte kullanılan “Muavenet-i Milliye” isimli Bleriot XI-2 uçağının kanat latında turuncu renkli ay-yıldız resmedilmediği görülüyor.

İstanbul-Kahire Seferinde görev alan “Edremit” isimli Bleriot XI-2 uçağının kanat altına da hiçbir işaret konulmamıştır.

Mehmet Ali (Kurçer)’in Bursa’ya kaçak uçuş yaptığı R.E.P. uçağının dikey kuyruğunda Türk Bayrağı net olarak görülmektedir.

Fazıl Bey’in kumandasında Balkan Savaşı’na da katılan Deperdussin uçağının kuyruğunda da Türk Bayrağı resmedilmiştir.

Bu dönemde eğer uçak bağış yolu ile orduya katılmış ise; bağışçının ismi veya arzu ettiği başla bir isim uçağa verilir ve bu isim genellikle karşıdan görülecek şekilde motor kaportasının ön tarafında yazılırdı. Buna rağmen elimizde uçağın motor kaportasının yanına da isim yazıldığını gösteren fotoğraf vardır. Uçaklara numara verilmesi uygulamasına daha zaman vardır.

“Edremit” isimli Bleriot XI-2 uçağınaverilen isim motor ön kaputuna yazılmıştır.

“Prens Celalettin” uçağının ismi ise motor kaputunun yanına yazılmış.

Deniz uçaklarında ise durum biraz daha karışık. Bu uçakların kanat altlarına içten dışa kırmızı-beyaz-kırmızı daireler ve kuyruğuna Türk Bayrağı çizildiğini gösteren fotoğraflar mevcut. Uçakların hizmet bilgileri, tanıtma işareti bilgilerimizden daha iyi olduğundan; bu kullanımın 1914 başlarında olduğunu söyleyebiliyoruz. Birinci Dünya Savaşı’ndan hemen önce el konulan ve savaşın başlaması ile birlikte Çanakkale Cephesine gönderilen ilk uçak olan Nieuport deniz uçağının fotoğrafı bu durumu ispat etmektedir.

Çanakkale Cephesinde Kullanılan Nieuport 6H uçağının kanat altlarında kırmızı-beyaz-kırmızı yanıtma işareti net olarak görülmektedir.

Aynı uçağın (Nieuport 6H) dikey kuyruğuna Türk Bayrağı resmedilmiştir.

İKİNCİ BÖLÜM: BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINDAN KURTULUŞ SAVAŞINA... 

Kaynak: www.kokpit.aero - ÖZEL

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap