f En kötü uçaklar: Zamanlama hataları
Emre Özbek

En kötü uçaklar: Zamanlama hataları

  • Son Güncelleme: 31/10/17 20:15:19
  • 1

En kötü uçaklar yazı dizinin ikinci bölümünde Emre Özbek, zamanın ötesinde olan uçakları ele alıyor.

BİRİNCİ BÖLÜM İÇİN TIKLAYIN

http://www.kokpit.aero/emre-ozbek-en-cirkin-ucaklar

 

BÖLÜM 1.2-  Kötü Zamanlamalar

Kötü zamanlamalar birçok güzel uçağın ve uçaklarla birlikte mühendisin de kariyerini bitirmiştir. Havacılık firmaları, zaman zaman sektörel ve teknolojik gelişmeleri iyi yorumlayamadığı için zamanının gerisinde kalan uçaklar yapıp büyük zararlar etmişlerdir. Bazı durumlarda ise sadece şanssızlık söz konusudur.

REPUBLIC XF-12 RAINBOW (1946)- ABD

 XF-12 veya savaş sonrasındaki adıyla XR-12, yüksek hız ve irtifaya çıkabilen bir uçaktı. Japonya üzerinde uçarak B-29 bombardıman uçakları için hedefleri belirlemesi amacıyla tasarlanmıştı. İkinci Dünya Savaşı’nın Pasifik Cephesi ne Afrika ne de Avrupa Cephelerine benziyordu. İki ülke arasında büyük bir okyanus vardı. Bu durum, diğer iki cepheden farklı olarak savaşa zırhlı savaş gemileri, uçak gemileri, denizaltılar gibi yeni oyuncakların dahil olmasına sebep oldu. Uçak gemileri bu süreçte en önemli üstünlüktü. Ancak uçak gemileri bombardıman uçaklarının kalkışı için tasarlanmamıştı. Uçak gemilerinden küçük sınıf avcı uçakları, torpido uçakları ve dalış bombacıları kalkış yapabiliyordu. Bu uçakların hiçbiri Japon İmparatorluğunu kalbinden vurmaya yetmezdi. ABD Donanması’nın o dönemde kritik hedefleri vurabilmek için böyle bir uçağa şiddetle ihtiyacı vardı.

Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombaları atılmamış veya üretime daha erken başlanılmış olsa XF-12 donanmanın bu ihtiyacını giderebilirdi. Ancak atom bombaları atıldığında ve savaş sona erdiğinde ilk XF-12 henüz tamamlanmıştı. Ortaya çok başarılı bir tasarım koyulmuştu ancak uçağın kullanılacağı görev artık söz konusu değildi.

(Kaynak: militaryfactory)

Republic her firma gibi, uçağa yatırdığı finans ve insan gücünün geri dönüşünü almalıydı. Firma büyük bi değer kaybı yaşıyordu. Republic, XF-12’yi satmak amacıyla bir yolcu uçağına çevirerek ve savaş sonrası sivil havacılık pastasından pay almayı umdu. Rainbow 40 koltuklu bir yolcu uçağına çevrildi ve adı RC-2 oldu. Uçak içerisinde, uçaktan-yere telefon imkânı, lounge, bar bölümü ve yemek alanı bulunmaktaydı. RC-2’nin diğer yolcu uçaklarına avantajı olarak gösterilen pazarlama odağı, hızıydı. RC-2 New York’tan Meksika’ya 5 saat içerisinde gitmeyi mümkün kılıyordu. Ne yazık ki hesaplar bir kez daha tutmadı ve sivil havacılıkta patlama hemen yaşanmadı, mevcut hava yolları ise, daha yavaş ancak daha çok yolcu alan DC-4 ve Boeing 377 almayı tercih ettiler. 

(Kaynak: goletaairmuseum)

Savaş sonrası adıyla bir XR-12 ABD Hava Kuvvetleri’ne 1948 yılında teslim edildi, ancak ikinci test uçuşunda uçak kaza geçirdi. Teslim edilen ikinci Rainbow ise hedef olarak bir topçu talim sahasına gönderildi. Böyle güzel bir uçağa hurda olmaktan bile daha acı bir son biçilmişti. XF-12 acemi topçuların hedef tahtası olarak kariyerini tamamladı.

Özellikler:

Uçuş Personeli:

7

Motor:

4 x 2238 kW Pratt&Whitney R-4360 piston motor

Maksimum Hız:

729 km/saat

Kanat Açıklığı:

39,35 m

Boylamasına Uzunluk:

30,11 m

Yükseklik:

Bilinmiyor

Ağırlık:

Yüklüyken Yaklaşık 51,411 kg

 

Republic’in Rainbow’u orduya sunulan bütün performans hedeflerine ulaşmıştı. Ancak hem keşif uçağı hem de yolcu uçağı olarak kötü bir zamanlamanın kurbanı oldu. Republic firması bu bahtsızlığın sonunda tek koltuklu avcı ve bombardıman uçakları yapmaya karar verdi.

(Kaynak: parkmodels)

Uçağın her bir motor kaportası (nacelle) bir P-47 Thunderbolt uçağından daha uzundu.

Rainbow’un laminar akış sağlamak amacıyla tasarlanan ince kanatlarının içerisine ancak uzun, ince ve tek tekerli iniş takımları sığdırılabilmişti. Test uçuşları sırasında bu tekerlerden biri sert inişin etkisiyle fırlamış, XF-12 bu kırımdan hafif hasarla kurtulmuştu.

Rainbow’un kendi karanlık odası mevcuttu. Çekilen keşif fotoğraflarının uzun süreli görevlerde hızlıca tab edilebilmesi için gerekli görülmüştü.

Uçağın dikey stabilizesi, daha sonra boyutu küçültülerek F-84 Thunderjet uçağında kullanıldı.

ROYAL AIRCRAFT FACTORY B.E.2 (1912) – İngiltere

B.E.2 uçağı kararlılık üzerinde durularak tasarlanmıştı. Kararlı uçuş karakteri kısa zamanda B.E.2’yi İngiliz ordusunun Batı Cephesi’nde Almanlara karşı kullandığı bir numaralı keşif uçağı yapmıştı. Siperlerin kazıldığı ve yıllar süren ufak manevralar ile savaşın sürdürüldüğü Batı Cephesi’nde düşmanın tahkimatını ve ikmal hatlarını takip etmek çok büyük önem taşıyordu. B.E.2 yavaş ve düzgün uçabilen, adeta havada süzülen muhteşem bir kaşifti. 

(Kaynak: ww2-weapons)

Özellikler:

Uçuş Personeli:

2

Motor:

1 x 67kW RAF 1a V-8 Piston Motor

Maksimum Hız:

116 km/saat

Kanat Açıklığı:

12,23 m

Boylamasına Uzunluk:

8,30 m

Yükseklik:

3,45 m

Ağırlık:

Yüklüyken Yaklaşık 972 kg

1915 yılının ortasında hava savaşlarının doğası, Almanların çevik Fokker Eindecker (altta) uçağı ile değişim geçiriyordu. Fokker Eindecker sahneye çıkan kötü adamdı. İleri yönde ateş edebilen makineli tüfeklere sahip ilk avcı monoplane yani tek kanatlı uçaktı. Havada harmoni içinde süzülen keşif uçaklarını vurmak için tasarlanmıştı.

(Kaynak: kitplanes)

Göklerin çirkin kasabı Fokker Eindecker, o yıl İngiliz keşif ve bombardıman uçaklarını aralıksız bir şekilde düşürdü. B.E.2 uçağı en ağır kayıpları yaşıyordu. Keşif uçakları artık yanlarında eskort uçaklarla gezmek zorundaydı. Hava savaşlarında bir şekilde B.E.2 bir düşman avcısı ile baş başa kalırsa, mürettebatın uçağı savunmak için tüfek ve tabancalarından başka bir şansı yoktu. Genellikle bu silahlar ile başarılı bir savunma ortaya koyulamıyordu. Zaman zaman takip eden avcıyı yanıltmak için uçaktan son çare olarak tuvalet kâğıdı, harita gibi mürettebatın eline geçen her objenin atıldığı kayıtlara geçmiştir. Uçağın ön kısmında gözcü yer aldığı için, takip eden uçakları da vuracak şekilde etkili bir makineli tüfek yerleşimi yapılması mümkün değildi.

Kaynak: davepphotographer)

Göreve giden B.E.2’lerin çok düşük oranda geri dönmesi ve Alman uçaklarının gösterdiği başarılı avcı performansı Parlamento’nun dikkatini çekti. Parlamento genç askerlerin katledilmeye gönderildiğini söyleyerek uçağın görevlerden çekilmesini istedi. Parlamento’nun etkisi ile 1917 yılına gelindiğinde B.E.2’ler sadece eğitim uçuşlarında görevlendirilmeye başlandı.

Ağırbaşlı, kararlı ve oldukça yavaş uçabilen B.E.2, hava üstünlüğüne sahip olduğu yıllarda oldukça faydalı fotoğraflar çekti. Ama Almanlar ilk avcıları havalandırdığında, B.E.2’ler katledildi. B.E.2, bir sanat eseriydi, savaşmaya uygun değildi. Besin zincirine bir üst halka eklendiğinde İngiliz’ler bir karabatak kadar şaşırmıştı. 

 

(Kaynak: antiquemapsandprints)

B.E.2 kokpitinde herhangi bir aviyonik uçuş ekipmanı bulunmamaktaydı. Uçuşun her fazı görerek uçuşa dayalıydı. B.E.2 ile bulutun içine dalmak çoğunlukla hayati bir hata oluyordu. Birçok B.E.2 bu durumda geri dönülemez spinlere (boylamasına eksen etrafında dönüş hareketi) girmiş ve kontrolü tamamen kaybetmişti.

20 farklı firma tarafından 3200’ün üstünde B.E.2 üretilmişti. Üretilen farklı modeller arasında gözle görülür farklılıklar yoktu. Üretilen son model ilk modelden sadece 5 km/saat hızlıydı. 

Kanadın iç kısmında yer alan kontrol yüzeyleri sayesinde sakin dönüşler yapılabilmekteydi. Keşif görevleri için oldukça iyi olan bu özellik, konu düşman avcıların saldırılarından kaçınmaya geldiğinde uçağın en büyük düşmanı olmuştu.

 

Kaynak: www.kokpit.aero

Kokpit Aero

Yorum Yap