Esenboğa’ya inen esrarengiz uçak!

  • 07/08/2016 12:46

Türk Havacılık Tarihi’nin bilinmeyen yönlerini hazırladığı detaylı yazılarla aydınlatan Firuz Altıngöz, 1980 yılında Ankara Esenboğa Havalimanı’na ‘acil durum’ bildirip inen, daha sonra sahibi tarafından alınmadığı için el konulan ve Türk tescili alan Boeing 707 uçağının ilginç hikayesini hazırladı.

Firuz Altıngöz, paylaşımlarını TÜRK HAVA YOLLARI RETRO CAFE / TURKISH AIRLINERS RETRO CAFE adlı Facebook üzerindeki platformdan gerçekleştiriyor.

 

Firuz ALTINGÖZ

1980 yılının 23 Ocak günü, Birleşik Arap Emirlikleri, (SHJ) Sharjah havalimanından kalkarak Lüksemburg rotasında devam eden Boeing 707-321 tipinde bir uçak Türkiye üzerinden geçiş yaptığı sırada 3 ve 4 numaralı motorlarını kaybetmesi sonucu Ankara’ya divert ederek Esenboğa Havalimanı’na mecburi iniş yaptı. Uçak 2 numaralı motorunu da kaybetmek üzereyken 2 motorla Esenboğa’ya inmeyi başardı ancak mürettebat ve beraberindekiler iniş sonrası uçağı Esenboğa’da terk edip sırra kadem bastılar. Kendilerinden bir daha haber alınamadı. 

UÇAK KİME AİTTİ?

Esenboğa’ya yapılan acil iniş sonrası uçağın terk edildiğini fark eden havaalanı yetkilileri ile emniyet birimleri yaptıkları araştırma sonrası, uçağın Richard Rashid Khan isimli Hintli bir işadamına ait olduğu bilgisine ulaşarak üzerindeki Zaire kayıtlı, 9Q-CRY tescilinin de sahte olduğunu tespit ettiler. Çeşitli kaynaklar tarafından Rashid Khan’ın, uçağı canlı hayvan transferi ve taahhüt işinde kullanmak üzere satın aldığı belirtilmiş olsa da uçağın uluslararası silah kaçakçılığı ve uyuşturucu ticaretinde kullanıldığı yönünde kuvvetli şüpheler bulunmakta ve bunu doğrulayan bazı istihbarati bilgiler mevcuttu. Bu bilgiler doğrultusunda uçakta geniş çaplı bir arama yapıldı ancak şüpheleri doğrulayacak her hangi bir bulguya rastlanmadı. 

Uçak mürettebatı, Rashid Khan’ın pilot olan oğlu Khan Jr, İngiliz ikinci pilot ve tecrübeli bir İngiliz uçuş mühendisinden oluşmaktaydı. Khan Jr’ın ABD’den aldığı ticari pilot lisansı (CPL) FAA tarafından iptal edildiği için uçağı havacılık kurallarına aykırı halde PPL lisansı ile uçuruyordu.

UÇAĞIN GEÇMİŞİ

Cn 17601/76 imalat numaralı, Boeing 707-321 uçağı ilk olarak 27 Ekim 1959’da teslim edildiği Pan American World Airways havayolu şirketinde, N723PA kuyruk tescili ve “Jet Clipper Viking” adıyla uçmaya başladı. Pan Am, uçağı 9 Şubat 1960’da PIA - Pakistan International Airlines’a kiraladı ve Aralık 1962’ye kadar PIA filosunda uçtu. PIA’da kirada olduğu sırada uçak Boeing’te modifiye edilerek kısa versiyon arka dikey kuyruk kanadı (Short Vertical Stabilizer) uzun versiyon dikey kuyruk kanadı (Tall Vertical Stabilizer) ile değiştirilerek arka kuyruk gövde altına büyük versiyon (Large / Full Size Ventral Fin) ilavesi yapıldı. PIA’daki kira süresi dolan ve 12 Aralık 1962’de Pan Am’a geri dönen Boeing 707, 18 Mayıs 1970’de GATX / Boothe Aircraft Company tarafından satın alınarak 24 Mayıs 1970’de Yugoslav havayolu şirketi Jugoslovenski Aerotransport – JAT’a kiraya verilerek YU-AGA tescilini aldı. 10 Temmuz 1974’de kira sözleşmesi dolan YU-AGA, işletmecisi GATX / Boothe Aircraft Company’ye geri döndü ve 5 Kasım 1974’de Concare Aircraft Leasing Corporation’a satılarak tekrar N723PA tesciline döndü. Florida merkezli Concare Aircraft Leasing şirketinin uçak için Aralık 1974’de bazı gazete ve havacılık dergilerine $ 795.000 USD bedel ile verdiği satılık/kiralık ilanı üzerine uçağı Kasım 1974’de JAT renkleriyle Zürih merkezli Air Union AG adlı şirket kiraladı.

Kira sözleşmesi dolan uçak 1 Ocak 1976’da Concare’ye geri döndü. Concare Aircraft Leasing, uçağı Mart 1976’da United Trade International Inc. adlı şirkete sattı ve tescili N711UT olarak değişti. Boeing 707, United Trade International Inc. tarafından 30 Mayıs 1977’de Acosta Frank’ın sahibi olduğu Miami merkezli M.C.A. Leasing Corporation adlı şirkete satıldı. M.C.A. Leasing, uçağı 5 Şubat 1979’da bölgesel havayolu şirketi Carib West Airways’e kiraladı. Carib West Airways’de kirada olduğu sırada, 18 Şubat 1979 tarihinde sefer yaptığı (HEL) Helsinki – Vantaa Havalimanında uçağa Finlandiya hükümet yetkilileri tarafından el konuldu. Yapılan müzakere ve hukuki süreç sonrası uçak Ağustos 1979’da serbest bırakılarak tekrar United Trade International Inc. şirketinin mülkiyetine geçti. Gelişme üzerine uçak, aynı ay içinde Richard Rashid Khan isimli Hintli işadamı tarafından Zürih’de bulunan Air Union AG adlı paravan bir şirket üzerinden satın alınarak Zaire merkezli Air Transco adlı başka bir paravan şirkete satıldı. Şaibeli bir şekilde kısa periyodlarla sürekli el değiştiren ve nihai alıcısı olarak Richard Rashid Khan’a geçen uçak, Rashid Khan’ın sahibi olduğu Rashid Khan Air adlı başka bir paravan şirkete kiraya verildi.



(BRS / EGGD) LULSGATE’den YAPILAN SORUNLU KALKIŞ, SONRASINDA YAŞANANLAR

Hinti işadamı Richard Rashid Khan, 16 Ağutos 1979 tarihinde Helsinki havaalanında teslim teslim aldığı uçağı İngiltere’nin güneyindeki (EGHL) Lasham havaalanına götürdü. Lasham’da bir hafta bekleyen uçak üzerinde Dan-Air teknisyenleri tarafından yapılan kontrolde 62 arıza tespit edildi ve bu mürettebata Dan-Air anteti altında yazılı rapor halinde bildirildi. Uçak daha sonra, 25 Ağutos 1979 tarihinde o haliyle Lasham’dan, Londra’daki (LTN) Luton havaalanına götürüldü. Rashid Khan, resmi belgeler üzerinde değişiklik yaparak sahte evrak düzenlemeyi iyi bilen karanlık bir işadamıydı.

Önce Luton’a gelen uçağın N711UT olan tescilini evraklar üzerinde oynayarak sahte Zaire tesciline geçirip 9Q-CRY olarak değiştirdi. Ardından da, uçağın kayıt altında tutulan tüm bakımlarını Dan-Air’a ait resmi evraklar üzerinde tahrifat yaparak eksiksiz ve sorunsuzmuş gibi gösterdi. Bu arada Luton’da 29 gündür beklemekte olan uçağın başka bir yere nakledilmesi gerekti. Rashid Khan, bunun üzerine uçağı (BRS) Lulsgate havaalanına götürmeye karar verdi ve Luton’da yapılan yakıt ikmalinin ardından 26 Eylül 1979 günü Zaire / 9Q-CRY sahte tescilli Boeing 707 ile Lulsgate’e uçuldu. Uçağın Birleşik Arap Emirlikleri ile Bombay arasında yapacağı taahhüdlü ticari uçuşlar için Lulsgate’den ayrılarak Bombay’a gitmesi gerekiyordu. Önceden düzenlenen sahte evraklarla 11 Ekim 1979 tarihine planlanan Bombay uçuşu için gerekli prosedürlerin tamamlanmasının ardından uçak (BRS / EGGD) Lulsgate kulesinden kalkış izni alarak 09 pistine yöneldi ve kalkışa geçti.

Bakımlı ve iyi durumdaki bir Boeing 707’nin sorunsuz olarak kalkması gereken 6600ft (2.000m) uzunluğundaki Lulsgate havaalanı pisti 9Q-CRY uçağının kalkabilmesi için yeterli gelmedi. Pistin stopway bölgesini de kullanmasına rağmen zorlanarak ve sendeleyerek kalkabilen uçağın kalkış sırasındaki tırmanış oranı minimal seviyede kaldığı ve gerekli irtifayı alamadığı için uçak pist sonundaki yaklaşma ışıklarına, çit ve ağaçlara çarptı. Çarpma sırasında havaalanında hasara yol açan uçak mürettebatı kule tarafından uyarılarak durum yetkililere rapor edildi. Bu sırada uçakta da ciddi hasar meydana geldi. Lulsgate havaalanı görevlileri tarafından bölgede yapılan incelemede uçağa ait kanat içinden kopmuş iki adet flap parçası bulundu ve mürettebata bildirildi. Uçak, ağaçlara çarptığı sırada kanat altında takılı kalan kopan dal ve çit parçalarını beraberinde Kuveyt’e kadar götürdü.

Hasar alan uçakta uçuş sırasında, kabin basıncında düzensizlik ve aerodinamik yapısındaki deformasyonun neden olduğu problemler baş gösterince uçuş mühendisinin telkiniyle mürettebat kontrol için Kuveyt’e inme kararı aldı. İniş sonrası uçak, Kuwait Airways’in desteğiyle Kuwait Airways hangarına çekildi. Ertesi gün yapılan kontroller sırasında uçaktaki hasarın beklenilenin çok üzerinde olduğu görüldü. İniş takımları, iniş takımı kapakları ve iniş takımı kilit tertibatının ciddi hasar aldığı, gövde ve kanat altına saplanmış asılı halde duran metal çubuklar ile yaklaşık 1 metre uzunluğundaki bir metal çubuğun kanada saplanmış halde olduğu görüldü. Klima sistemine ait hava alıklarının bulunduğu bölümde çarpmanın şiddetiyle büyük bir göçüğün meydana geldiği ve hava girişlerinin içinin kopan metal parçaları ile tıkalı halde olduğu tespit edildi. Gövde altı ve kanatlarda çarpma sırasında meydana gelen delik ve yırtıklar yamanarak kapatılmaya çalışıldı. Uçak 10 saat süren kontroller ve geçici onarım sonrası uçuşa elverişli bulunmadığı (!) halde Bombay’a gitmek üzere Kuveyt’den havalandı.

Rashid Khan uçağa Bombay’da da hiçbir bakım yaptırmadı. Birleşik Arap Emirlikleri ile Bombay arasında o halde bir-iki uçuş daha yapsalar da sonrasında işler kötüye gitti ve Bombay’da birkaç hafta hiç iş yapamadılar. Aralık ayı sonuna kadar Bombay’da yatan uçak sahte isminden dolayı havalimanı yetklileri tarafından gözetim altında tutuluyordu. Bu sırada yaşanan maddi sıkıntılar nedeniyle uçağın genel giderleri karşılanamaz, mürettebatın paraları ödenemez hale geldi. İngiliz uçuş mühendisi İngiltere’ye dönmenin çarelerini arıyordu ancak bilet alacak parası yoktu. Rashid Khan Ocak ayı başında bir sabah erken saatte uçuş mühendisine uçağı hazırlamasını, Sharjah’a gideceklerini söyledi ve 2 Ocak’da şafak vakti uçağı Bombay’dan Sharjah’a kaçırdılar. Sharjah’a inildikten sonra uçağın İngiliz kaptanı İngiltere’ye gönderildi. Bu gelişme sonrası kokpit ekibi, f/o 2. pilot Khan Jr ve İngiliz uçuş mühendisinden oluşuyordu.

ESENBOĞA’YA ZORUNLU İNİŞ

Uçak, Ocak sonuna kadar Sharjah’ta kaldı. Arayış içinde olan Rashid Khan, 23 Ocak haftası Luxembourg’a gitme kararı alarak uçuş mühendisine uçağı hazırlamasını söyledi. Uçağın hidrolik sistemi, motor yağları ve yağ filtreleri kontrol edilip yakıt ikmali yapıldıktıktan sonra 23 Ocak 1980 sabahı erken saatte baba Rashid Khan, uçağın pilotu olan oğlu Khan Jr, eşleri, bir çocuk ve yanlarındaki bir otel personeli ile kaldıkları otelden ayrılarak Luxembourg’a gitmek üzere (SHJ) Sharjah havalimanına geldiler. 23 Ocak günü sabahı alınan kalkış müsadesiyle havalanarak rotaya oturan uçakta 2,5 saatlik uçuşun ardından anormal durumlar yaşanmaya başladı. Uçuş mühendisi uçağın titremeye başladığını fark ederek 3 numaralı motorda yağ basıncının hızla düştüğünü görerek pilota gaz kesmesini söyledi ancak birkaç saniye sonra 3 numarayı kontrol dışı olarak kaybettiler. Bu sırada 4 numaralı motorda sarsıntı başladı ve o da yağ kaybediyordu. 4 numarayı manual olarak hemen durdurdular. Bu olumsuzluğun yaşandığı dakikalarda Türk hava sahasına girilmiş, Erzurum’un karla kaplı dağları üzerinde 33.000 feet irtifada uçuluyordu.

3 ve 4 numaralı motorların devre dışı kalmasıyla uçak hızla irtifa kaybederek 29.000 feet’e ardından 16.000 feet’e kadar düştü. Bu sırada Rashid Khan’ın paniklediği görüldü. Oksijensizlikten uçak içinde nefes almak olanaksız hale gelmişti. Bir yere acil iniş yapılması gerekiyordu. Bu arada 2 numara da titremeye başladı. Mecburi iniş için Ankara – Esenboğa’ya karar verilerek meydan ile temasa geçildi. Ankara bulutluydu ve radar yaklaşması yaptılar. Tam bu sırada Esenboğa meydanının elektrikleri kesildi ve yaklaşık 5 dakika irtibatsız kaldılar. Kokpit ekibi panik havasında tedirgin olmuş, uçakta büyük bir sessizlik hakimdi. Bir süre sonra kulenin anonsu duyulunca herkes derin bir nefes aldı ve uçak iki motoruyla salimen Esenboğa’ya indi. Uçuş mühendisi iniş sonrası motorları kontrol ettiğinde 4 numarada 8gal yağ kaldığını gördü. Yağ tankı neredeyse boştu. 2 ve 4 numaranın kapaklarını güçlükle açabildi. Sadece 1 numaranın iyi olduğu görüldü. Yağ filtrelerini kontrol ettiğinde ise filtrelerin içinde kum tanelerine ve metal parçacıklarına rastladılar.



UÇAK NE OLDU?

Uzun süre Esenboğa DHMI hangarı önündeki apronda yatan uçağa kimse sahip çıkmayıp Türk makamlarının uçağın sahibine veya kiracasına teslimi için tanımış oldukları sürenin dolması üzerine T.C. Hazine Müsteşarlığı tarafından el konulup Gümrük ve Tekel Bakanlığına devredilen uçak, sonrasında Ulaştırma Bakanlığına devredildi. Bakanlık tarafından THY’na devredilen uçak, 12 Haziran 1981’de TC-JCF olarak tescillenmiş olsa da, hasarı, arızaları, en önemlisi yoğun gövde korozyonu nedeniyle THY tarafından kullanılamadı ve TC-JCF (*) tescili iptal edildi. 1984 yılına kadar Esenboğa DHMI hangarı önündeki apronda uzunca bir süre yatan uçak, 8 Haziran 1984’de MKE tarafından parçalanarak uçuş hayatını Ankara - Esenboğa’da noktaladı.


(*)TC-JCF tescili 28 Nisan 1982’de THY filosuna kiralık olarak sonradan gelen Boeing 707-321C/F KERVAN-2 adlı uçağa verildi.

Yasal Uyarı: Bu makale ve beraberindeki görsellerin yayın ve kullanım hakkı Facebook sosyal paylaşım sitesi üzerindeki 
TÜRK HAVA YOLLARI RETRO CAFE / TURKISH AIRLINERS RETRO CAFE adlı havacılık platformuna aittir. İzinsiz olarak kopyalanıp kullanılması halinde hukuki yaptırım uygulanacaktır.

TÜRK HAVA YOLLARI RETRO CAFE / TURKISH AIRLINERS RETRO | Copyright © 2016, All rights reserved