Fırtına avcıları!

  • 18/07/2014 23:00

Doğal felaketlerin en büyüklerinden biri fırtına. Her yıl fırtınalar nedeniyle çok sayıda insan hayatını kaybediyor. Oluşan zarar ise 25 milyar doları buluyor. Özellikle Asya ve Amerika kıtalarında etkili olan fırtınalar sırasında inanılmaz bir güç ortaya çıkıyor. Bu güç, ABD ve Rusya'nın nükleer silahlarının toplamından çok daha fazla. Bilim adamları fırtınaların yarattığı enerji toplanabilse Amerika'nın 3-4 yıllık güç ihtiyacının karşılanabileceğini tahmin ediyorlar.

Havacılık açısından da fırtınalar çok tehlikeli hatta ölümcül. Ancak tam göbeğine giren uçaklar da var. Bu uçakların korkusuz pilotları gelen ve gelecek olan fırtınaları, kasırgaları hayatlarının bir parçası olarak kabul ediyorlar. Ve bu pilotlar her gün düzenli olarak fırtınaların içine uçuyorlar. Büyük cesaret ve ustalık gerektiren uçuşlar insanlığa fırtınalarla ilgili çok değerli bilgiler sunuyor.

PAHALI UÇUŞLAR

Fırtınaların genişliği ortalama 370 kilometre. Kimi zaman bu 925 kilometreye kadar çıkabiliyor. Merkezinde barometrik basınç deniz seviyesinde normalde 1013 milibardan 888'e kadar düşebiliyor ve saatte 278 kilometreye varan rüzgarlar oluşturabiliyor. Bu karmaşa ve yıkıcı güce karşı yapılabilecek en iyi şey onun yolunun üzerinde olmamak. Ama bazen ondan kaçmak imkansız hale geliyor.
Gelişmiş bir fırtına şayet karaya çarparsa yaratacağı maddi hasar milyar doları bulabiliyor. Fırtına ikazı vermek ve gerekli kurtarma çalışmaları yapmak her kilometre için yaklaşık 100 bin dolara mal oluyor. Bunun yanısıra fırtınanın ne zaman, nereye ve ne kadar kuvvetle çarpacağını tahmin etmek kilometre başına 300.000 dolarlık bir maliyet gerektirebiliyor. Yıkıcı fırtınanın gelişmesini ve güzergahını tahmin etmek için bir tek yol var. O da fırtınanın içine girmek ve gerçek değerleri toplamak.

FIRTINANIN İÇİNE UÇUYORLAR

Birçok pilot radar ekranında beliren kırmızı renklerden kaçınmaya çalışırken Amerikan Hava Kuvvetleri'ne bağlı 53'üncü Meteoroloji Keşif Filosu için bunlar hedef ve uçmanın tek amacı. Bu 'fırtına avcıları'nın aradığı tek şey bir çok pilotun korkulu rüyası olan renkleri siyaha yakın bulutlar, yüksek rüzgarlar, sağnak yağmurlar ve insanın aklını başından alabilecek düzeydeki türbulanslar.

Bugün bu filonun tek görevi NHC-National Hurricane Center (Ulusal Fırtına Merkezi) isteği doğrultusunda keşif uçuşları düzenleyerek hava durumu ve atmosferik bilgileri toplayıp bu önemli verileri yerde görev yapan meteoroloji uzmanlarına aktarmak. Uydu görüntüleri fırtınanın oluşumu hakkında bazı bilgiler verse de bu veriler oluşumun nasıl gerçekleştiği, kasırganın karakteri ve yönü hakkında doğru tahminde bulunabilmek için yeterli değil.

FİLO WC-130H UÇAKLARINDAN OLUŞUYOR

Fırtına Avcıları'nın filosunda 10 adet WC-130H uçağı var. Gövdeye yerleştirilmiş yedek yakıt tankı, bazı karmaşık radar ve veri toplayan küçük cihazlar dışında uçağa başka bir değişiklik yapılmamış.

Bu detayların dışında C-130'un bir türevi olan bu uçaklar 1960 yılında fabrikadan çıktığı gibi. Ve fırtına avcısı pilotlar uçaklarına aşık. Normal bir görevde uçakta 2 pilot, 1 uçuş teknisyeni, 1 seyrüseferci ve 1 de meteoroloji uzmanı bulunuyor. Bu filoda görev yapan Albay Tony Anderson 'Uçulan bir sürü zorlu saatten sonra hepimiz C-130 uçağının 'H' modelini çok seviyoruz. Zorlu olmasına rağmen bu güne kadar çok az önemsiz olay yaşadığımızdan bu uçağa güvenirliğimiz her geçen uçuşta daha da artmıştır.' dedi. Ayrıca 'C-130'un en son modeli olan 'J' modelini daha yeni teslim aldık ama yeni modele güvenirliğimizin eskisi kadar olması için biraz zaman geçecek.' diye ekledi.
Bir görevin başlayabilmesi için NHC tarafından fırtınanın kasırgaya dönüşebilme ve karaya çarpma ihtimalinin olması yeterli. Bu görevler kasırga yere çarpıncaya kadar sürüyor. Bu bazen günler hatta haftalar boyunca olabilir. Kasırga karaya çarptıktan sonra uçuş görevi biter. Çünkü kara üstünde kasırganın ne yapacağı belli olmaz.

ÖZEL RADAR SİSTEMLERİ

Ayrıca yerde bulunun radarlar çok daha ucuza kasırgayı uzaktan takip edebilirler. Önemli olan fırtınanın gelişinin zamanında belirlenmesi ve alınacak tedbirler ya da kaçmak için insanlara zaman tanınmasının sağlanmasıdır. Fırtına avcıları bunu mükemmel yapıyorlar ve binlerce insanın hayatını kurtarıyorlar. Zamanında verdikleri bilgiler insanlara ölümden kaçış için ciddi zaman tanıyor.

NEDEN PERVANELİ UÇAK

Filoda sadece pervaneli uçak bulunmasının nedeni fırtınanın merkezinde bulunan yoğun sağnak yağmur. Bu sağnak yağmur jet uçaklarındaki türbin motorlarını zorlayabilir ve hatta motoru yakabilir. Pervaneli motorlu uçakların seçilmesinin bir diğer nedeni de saatte 240 kilometre gibi düşük hızda uçabilmeleri.
Tipik bir görevde uçuş 800-1800 metreler arasında gerçekleşiyor. WC-130H, artı işareti çizer gibi fırtınanın ortasından uçuyor. Böylece fırtınanın merkezi yaklaşık 200 kilometrelik uçuşla 4 kere, merkez duvarı da 8 kere kat edilebiliyor. Merkez duvarının köşelerinden elde edilen bilgiler fırtınanın karakterini ortaya koyuyor. Fırtınanın duvarını geçişte yaşanan çılgın türbulans pilotları uçağı kontrolde tutmakta terletse de uçuş merkeze yaklaştıkça daha az sarsıntıyla oluyor. Bu merkezden geçiş ve fırtınanın yakın takibi, kasırga karaya çarpıncaya kadar sürüyor. Elde edilen bütün bilgiler aşağıya iletiliyor. Buna göre yerleşim yerleri boşaltılıyor, istenen tedbirler alınıyor. Can ve mal kaybının en az olması için çaba harcanıyor.
Çok büyük kasırgalarda uçağın yakıtı uzun ve yorucu takip için yeterli olmaz ise daha sonra kaldırılan başka uçak göreve devam ediyor. Görevi biri diğerinden devralıyor.
Kasırga Avcıları tarafından söylenen şu söz onların işlerini ne kadar gözü peklikle ve aynı zamanda profesyonelce yaptıklarını gösteriyor. 'Bir kasırga sırasında en emin yer kasırga avcılarının kokpitidir'.

FİLONUN TARİHÇESİ

1940'lı yılların başında bir barda iki pilotun tropik fırtınanın içinden geçilir-geçilemez diye iddiaya girmesiyle 'Fırtına Avcıları' filosu oluşma fikri başlamış.

27 Haziran 1943'de Maj Joe Duckworth adlı pilot tek motorlu pervaneli AT-6 'Texan' eğitim uçağıyla önce bir seyrüseferciyi yanına alarak, sonra da bir meteoroloji uzmanı ile fırtınanın ortasına uçmuş.
Ertesi yıl 30'uncu Meteoroloji Keşif Filosu Kuzey Amerika ve Müttefik Batı Avrupa ülkeleri arasında hava olaylarını takip etmek amacı ile Newfoundland'de resmen kurulmuş.
Sonraki 20 yıl içinde değişik yerlerde görev yapan filo 1966 yılında 53'üncü Meteoroloji Keşif Filosu adı altında Mississippi'de kalıcı üssüne yerleşmiş.