Fw190'ları nasıl aldık?

  • 17/10/2016 11:05

Özkan TÜRKER

Modelci Özkan Türker, havacılık tarihimizde bilinmeyenlerin ortaya çıkmasında önemli katkılar sağlamış bir isim. FW190’lar Türkiye’ye nasıl geldi?

Türkiye ile Almanya arasındaki bağı korumak amacıyla 1941’de Alman büyükelçisi, eski şansölye Franz von Papen’in gayretleri sonucu bir ticaret andlaşması imzalandı. Bu anlaşma gereği Türkiye Almanya’ya demir ve krom cevheri satacak karşılığında açılan 100 milyon Reich Mark’lık kredi ile silah alacaktı. Bu kredinin yarısı FW 190Aa3 uçakları ile bunlara ait yedek parça ve mühimmat alımına ayrıldı.

Bu anlaşma neticesinde Almanya 1943 yılında 72 adet FW 190Aa3 (A=ausländisch (yabancı), Türkiye'ye satmıştı. Türkiye’ye gelen FW-190Aa3 modellerinde 2 adet MG17 7.9mm makinalı tüfek ve 2 adet 20mm lik top bulunuyordu. Kanatlarda bulunan toplar verilmemiştir. Radyo cihazı olarak modern FuG25 IFF cihazları yerine FuG VIIa takılmıştı.

Trenle Yeşilköy’e sandıklar içinde getirilen FW-190Aa3'ler montaj ve test uçuşları yapıldıktan sonra Bursa’daki 5.Tayyare Alayı'nın 1. 2. 3 ve 4. Bölüklerinde uçmuşlardır. Bu dört filo AKBAŞ, SARIBAŞ, ALBAŞ ve KARABAŞ olmak üzere adlandırılmışlar ve her filonun uçaklarının burun abakları isimlerine uygun olarak boyanmışlardır. Alayın 4. Bölüğü bir süreliğine İstanbul’un hava savunmasında görev almak üzere Samandıra Havaalanı’na intikal etmiştir.

Pilotlarının çoğu Hava Pilot Astsubaylardan oluşan FW190Aa3 uçakları personel tarafından kullanım kolaylıkları, kıvraklıkları nedeniyle çok sevilen bir uçak tipi idi.

FARKLI BOYAMALAR

Fw-190Aa3 ilk gelişlerinde Luftwaffe tarafından kullanılan standart RLM65/70/71 kamuflaj renkleri ile boyanmış olup bazı uçaklarda gövde yanlarında RLM02 ile benek ve yumuşak geçiş sisleme görülmektedir. Uçakları boyamalarında görülen farklılıklar ise uçakların ayrı firmaların (Ago, Arado ve Focke Wulf) tesislerinde üretilmesinden kaynaklanmıştır. Bazı uçakların farklı kamuflaj uygulaması olduğu görülmüştür. Bu uygulama muhtemelen sonraki yıllarda çıkarılan kamuflaj talimnamesine göre stoklardaki RAF boyaları ile yapılmış olabilir.

BURSA VE MERZİFON’DA UÇTU

1945 yılı Bursa 5 nci Tayyare Alayı'nda bulunan iki FW-190Aa3 Bölüğü MERZİFON meydanına nakledilmiştir. Yapılan bu değişiklik ile Alay üç uçuş bölüğüne indirilmiştir. Bir ve İkinci bölüklerde İngiliz Spitfire MkVb, üçüncü bölükte ise Alman FW-190Aa3 uçakları vardı. Böylece savaş sırasında düşman taraflara ait iki uçak Türk Hava Kuvvetlerinde aynı yerde uçuruluyorlardı.

Ancak savaş bitimiyle birlikte özellikle yeni gelen Amerikan yardımının artması ve yedek parça sıkıntısı yüzünden bu uçakların hizmetten çekilmesi gerekti. Fw-190Aa-3’lerde başta bek tekeri olmak üzere kanopi acil atış kartuşlarının ve makineli tüfek mayonlarının eksikliği uçuşları aksattı. Bek tekeri konusunda yerli üretim yoluna gidildiyse de istenilen sonuç elde edilemedi. Makineli tüfeklerde yaşanan sıkıntıları aşmak için stoklarda bulunan Browning makinalıların bu uçaklara takılması düşüncesinden senkronizasyon sorunları nedeniyle vazgeçildi. Daha sonraki yıllarda Kayseri’deki ikmal depolarında bu uçaklara ait bolca malzeme olduğu tespit edilecekti…

1948 sonları ile 1949 yılının ilk aylarında bu uçaklar yedek parça sıkıntısından dolayı Kayseri’de parçalandı . Bu konu ile ilgili olarak o sıralar 5.Tayyare Alayı (BURSA)'nda görev yapan E.Tuğg.Lütfi GÜNDOĞDU'dan bir anekdot :

"Sene 1947 sonu. Amerika-Türkiye ilişkileri iyi. Alaya P-47 Thunderbolt tayyareleri geliyor. Bizdeki Spitfire'lar başka birliklere veriliyor. Focke Wulf 190'lar kâl ediliyor. Bunlar arasında montajından sonra yalnız tecrübe uçuşu yapmış olanlarda da var. Hepsi Kayseri Fabrikasında parçalanıyor. Hatta 1960'larda Federal Almanya'nın büyük para karşılığı istediği eski bir Focke Wulf 190 bulunamıyor. Havacılık müzesinde de bulunmadığını sanıyorum. Halbuki bu tayyarelerin bir çok özelliği seneler sonra jet tayyarelerine uygulanmıştır"

YÜZBAŞI TACETTİN GÖKDENİZ’İN ANISI

"Sene 1948. Yedi yıldan beri hava ordusunda kullanılmakta olan Focke Wolf 190 uçaklarının servisten çıkarılmasına karar verildiği için bu tayyarelerin Kayseri Fabrikasına uçarak teslim edilmesi emrini almıştık. On iki tayyareli üç kol halinde, Bursa Meydanından bir yaz sabahı Kayseri’ye hareket ettik...

Üçüncü kol lideri olarak uçuyordum. Yirmi dakika sonra, Eskişehir civarına geldiğimiz zaman, ikinci liderim, motorunun pan yaptığını telsizle haber verdi. Arkadaşımızın oradaki (Kalkanlı) meydanına mecburi iniş yapışını takip ettik… Arkadaşın kazasız olarak gövde üzerine indiğini gördükten sonra tekrar Kayseri rotasına girdik…

Bu anı, Yüzbaşı Tacettin Gökdeniz tarafından Hava Kuvvetleri’nin yayınladığı anılar kitabı için kaleme alınmıştı.

Her ne kadar bu uçakların parçalanarak kal edildikleri bildirilse de farklı çevrelerde bazı uçakların sökülerek saklandığı veya gömüldüğü söylenmektedir. Ancak bu bilgilerin gerçek mi yoksa şehir efsanesi mi olduğu tam olarak çözülememiştir.

Özkan Türker’in bu yazısının ardından sitemizde haberler paylaşan Bülent Acun’dan bir bilgi geldi:

Emekli Hava Pilot Tümgeneral Kemal Akad ile uzun yıllar çalıştım. Dolayısı ile arkadaşı olan Lütfü Paşaylada tanışma ve konuşma imkanım oldu. Kemal Paşa, İngiltere de eğitim alan ilk ekipten, Spitfire uçaklarıyla uçmuş ve arızadan dolayı düşmüş. Bursa’daki Fw190’larla ilgi çok anılarını dinledim. Çağının çok ötesinde donanıma ve uçuş özelliklerine sahip uçaklardı diye bahsederlerdi. Ancak eğitim sırasında çok kırım olmuş, dolayısı ile de pilot kaybımız... 
İngiltere den gelen talep üzerine (FW satın almak isteyen bir müze bize ulaşmıştı) Bir şekilde Kayseri de uçakların gömüldüğü haberi oralara kadar uzanmış. 1996 yılında Kayseri ye gittim hem iş hem de şehir efsanesi olan Gömülü Fw190’lar için. Parça olduğu doğru ancak yıllar önce hurdaya ayrılmışlar. Ancak gömülü uçak ile ilgili hiç bir bilgiye ulaşamadık. Emekli olmuş çalışanlarla konuştuk ancak kesin bir bilgi edinemedik. 
Ordumuzda denetleme öncesi genel olarak depolarda kal edilmiş uçaklarla ilgili parçalar envanterden silinmemişse ya da bir şekilde unutulmuş, kritize edilmemek için, alel acele kaybedilmek istenirse, gömüyorlar birliğin uygun bir yerine. MKE ye göndermek epey bir bürokrasi istiyordu. Emekli bir teknisyen anlatmıştı. Örneğin depo da unutulmuş L-19 motorları Çubuk çayının yanına gömülmüş zamanında.