Hakan Kılıç

Japonlar 5. Nesil savaş uçağını yapabilecek mi?

  • Son Güncelleme: 11/01/17 12:37:41
  • 5

hakan.kilic@kokpit.aero

https://twitter.com/hkilichsword

1.Bölüm

Yine “Biz hala beşinci nesil savaş uçağımızın ön tasarım konseptine dahi karar verememişken” diye başlayasım geliyor ama bu sefer direk Japonlardan devam edelim.

Evet, Japonlar beşinci nesil savaş uçağı geliştiren dördüncü ülke olarak tarihe geçti. Dikkat ederseniz dört dedim. Yani herhangi bir Avrupa ülkesi yok. ABD (F-22, F-35), Rusya (T-50 PAK FA), Çin (J-20, J-31). Avrupa’nın ise insansız saldırı uçağı Neuron ve Taranishariç beşinci nesil çok rollü insanlı savaş uçağı projesi yok. En son geliştirilen model dört buçuğunucu nesil kabul edilen EF-2000 Typhoon. Gerçi EF-2000 hava-hava savaşından diğerlerinden geri kalmıyor. Hatta diyebiliriz ki gelecekteki tatbikat veya savaşlarda birçoğunu hava savaşında yüksek manevra kabiliyeti ve Meteor füzesi sayesinde alt edebilir. Fakat sonuçta beşinci neslin ana karakteristiği olan düşük görünürlükten mahrum.

İşte Japonlar ise düşük görünürlük özelliğini de içeren beşinci nesil uçağı ve motorunu kendi başına geliştirip imal eden ülkeler kervanına katılmış oldu. Bu günlerde Japon F-2’lerle uçuş testleri görüntüleri sürekli olarak sosyal medyada dolaşan eski adı ATD-X, yeni adı X-2 olan çift motorlu Japon savaş uçağı beşinci nesillerin ana ayrıcalıklarına sahip.

Bu gün size hem bizim için mükemmel bir örnek, hem de MMU FX projemiz adına fikir vermesi babından Japonuçağını elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım. Aslında öncelikle amacım projenin varoluş hikâyesini uzun uzun anlatmaktı. Sandım ki Amerikan “fighters” serisi uçaklar gibi yüzlerce kaynak, başarı hikâyesi ve belgesel bulacağım. Ancak araştırmaya başladığımda durum tam bir hayal kırıklığı idi. Ortada daha yeni kamuoyu önüne çıkmış bir uçak az sayıda İngilizce sayfa ve uzun süre gizlilik içerisinde yürütülmüş bir proje vardı.

Bu sebeple sadece batı savunma ve havacılık basınında çıkan ilgili İngilizce kaynakları değil, Japonca bilen bir twitter takipçim yardımı ile Japonya’da yayınlanan Japonca kaynaklardan faydalanarak bulabildiğim kısıtlı verileri derlemek ve yorumlamak zorunda kaldım. Aslında size hayalini kurduğum gibi uzun bir başarı hikâyesi anlatmayı çok isterdim.

Şimdi “Dünyada beşinci nesil savaş uçağı yapabilen dördüncü ülke olan Japonlar nasıl ve ne yapmış?” sorusuna cevap aramadan önce, kısaca bizim projemiz üzerine birkaç laf etmek istiyorum.

MİLLİ MUHARİP UÇAK FX İLE İLGİLİ KISA BİR DEĞERLENDİRME

Henüz ön tasarım konsepti ile ilgili yani “Tek motor mu, çift motor mu olacak?” konusunda resmi bir açıklama yokken, sosyal medyada tek motor olacağına dair söylentiler dolaşmakta. Tahminimce ülkenin ekonomik durumu ve motor konusunda da partner bir ülke henüz bulunamadığından bu konuda bir karar gerçekten verilebilmiş değil.Bu yüzden bu söylentilere inanmadım ve asla inanmak istemiyorum. Çünkü zaten F-4’lerin servisten çekilmesinin ardından ikisi de tek motor olan F-16 ve F-35 uçaklarından başka bir alternatifi olmayacak olan hava kuvvetlerinin ciddi bir çift motorlu uçak ihtiyacı olacak (şu anda da olduğu gibi).

Çift motorlu uçağın ise gerekliliğinin birçok sebebi var. Ancak konumuz bu olmadığı için en önemli sebeplerini sıralayıp geçmek istiyorum. Harekât yarıçapı, yani uçağın menzili, hatta menzilinden ziyade havada kalış süresi / operasyonel uçuş süresi. Diğer sebepleri mühimmat taşıma kapasitesi, güçlü motorla hava muharebesinde kinetik enerji avantajı vb. uzatıp gidebiliriz. Bu sebeple eğer maliyeti düşük olsun diye (başka bir avantajı olamaz) tek motora karar verilirse bu alanda dünyada bir ilk olacağız!

Malum diğer beşinci nesillerin hepsi yani; F-22, T-50,J-20,J-31/FC-31, X-2 ile ayrıca proje aşamasındaki Hint AMCA-ADA ile Güney Kore projeleri KFX C100/200 (hani şu, ulusal basınımızda her gün milli FX projesi diye! fotoğrafını bastıkları uçak) hepsi çift motorlu. Tek bir istisna var, F-35.

Ancak hava üstünlüğünü (air-superiority) F-22’ye havale edecek olan Amerikan hava kuvvetleri için F-35’lerin tek motor olması bizim gibi ülkelerdeki kadar sıkıntı oluşturmayacak. F-15 yerine çift motor F-22’leri geçiren ABD, tek motor F-16’ların yerine yine tek motor veçok rollü savaş uçağı F-35’leri servise almış olacak.

Oysa bizimair-superioritygörevlerini yerine getirebilecek harekât yarıçapı uzun, mühimmat (özellikle A-A mühimmatı) kapasitesi yüksek,örneğin günümüz standartlarında en az 8 füze taşıyabilen bir uçağa ihtiyacımız olduğu çok açıktır.

JAPON BEŞİNCİ NESİL SAVAŞ UÇAĞI X-2 SHINSHIN

İlk adı İleri teknoloji gösterici (ATD-X) olan ve sonradan X-2 Shinshinismini alan Japon beşinci nesil savaş uçağının adı da ilginç. Her ne kadar uçağı anlatan İngilizce sayfalarda ismi “Ruhun Kalbi” şeklinde çevrilse de, aslında Japonlar bunu kast etmiyor. Ünlü bir Japon ressamın 1940 yılında yaptığı, meşhur Fuji dağının resmine “NihonShinshin-Japonya’nın Ruhu” adını koymasından sonra Fuji dağı Japonya’nın en önemli simgesi sayıldı. Shinshin ise bu dağın diğer adı oldu. Yani Japonlar bu uçağa “Japonya’nın Ruhu” diyorlar.

SHİNSHİN’E GELENE KADAR JAPON SAVUNMA SANAYİ VE TARİHİNE ÇOK KISA BİR BAKIŞ

Geliştirme hikâyesi ve öncesindeki Japon tarihine baktığımızda neden “Japonya’nın Ruhu” dediklerini daha iyi anlayabiliyoruz. II.Dünya Savaşı’nda iki tane atom bombası sonunda mağlup olarak teslim olan Japonya’ya ordu kurmak, silah üretmek ve satmak vb. daha pek çok şey yasaktı. 1951 Yılına kadar Amerikan işgal güçleri komutanı Gen. D. MacArthur tarafından yönetilen Japonya,bir taraftan milyonlarca insanının ölümü ile sonuçlanan acılar ve açlıkla boğuşurken, diğer yandan ekonomik olarak bocalıyor ve üretimi geliştirmeye çalışıyordu. MacArthur’un öncelikli görevi ise Japon ordusu ve silahlı güçlerini dağıtmak ve liberal, demokratik bir anayasa yaparak anayasal düzeni oturtmaktı.

Japonların imdadına Kore Savaşı yetişti. İşgal sona erdi ve MacArthur Kore’ye BM Kuvvetleri Komutanı olarak atandı. Savaş Japon ekonomisine müthiş bir dinamizm getirdi. ABD güçleri Japonya’yı üs olarak kullandıklarından çok yüksek miktarlarda mal ve hizmet talebinde bulundular. Japon ekonomisi uçuşa geçmiş,özellikle makine ve otomobil sanayi ve her türlü sivil sektör gelişiyordu.

Aradan geçen yıllar boyunca Soğuk Savaş’ta her iki blokta ülkeler deli gibi nükleer ve konvansiyonel silahlanmaya para ve gayret harcarken Japonlar dünyanın elektronik devi olma yolunda emin adımlarla ilerliyordu.

Diğer yandan Soğuk savaş dönemimde gerek ABD’ye, gerekse Japonya’ya yönelik çok ciddi Çin ve Rus tehdidi Japonların korunması ihtiyacını doğururken, ABD açısından da Pasifik’te güçlü ordusu olan güçlü bir müttefik ihtiyacı doğurdu. Sonuçta bugün hala geçerliliğini korumakta olan nükleer silah, uçak gemisi, balistik füze gibi katı yasaklar haricinde Japon savunma sanayinin ve ordusunun yasakları birer birer kalktı. Bugün koca bir uzay ajansı ve uydu yerleştirme kabiliyeti olan, birçok modern Amerikan savaş uçağına ve yerli üretim savaş uçağına sahip bir hava kuvveti ve dünyanın dördüncü büyük donanmasına sahip bir Japon ordusu vardır.

Her ne kadar adı öz savunma kuvvetleri olsa da.(4. Donanma olduğunu yanlış okumadınız. İnanmakta zorlandınız. Çünkü çoğunuzun, özellikle benim yaşımda olanların hala ilkokul kitaplarımızda okuduğumuz “Japonya’nın ordusu yoktur” bilgisinde kalmış olduğunun farkındayım). Japon Öz Savunma Kuvvetleri ABD’nin bölgedeki en önemli müttefiki ve Çin’den sonra Uzak Doğu’nun en önemli gücüdür.

II. Dünya Savaşı sırasında, Japonya'nın havacılık sanayii, Zero uçakları ile küresel rekabette kendini gösterirken savaştan sonra adeta sıfırlanmıştı. Sonrasında ise Japonya’ya en modern platformları satan ve yasakları kaldıran ABD, nükleer santrallere bile izin vermişken, uçak geliştirme projelerini ticari kaygılarla baltalamaya çalıştı. İsrail’e Lavi uçaklarını yaptırmayan, Türkiye’ye Marshall yardımları ile dolaylı olarak uçak fabrikalarını kapattıran ABD yönetimleri, Japonlarla birçok ortak üretim projesi geliştirse de özgün projelerden hep rahatsız oldu. Ancak Japon kalkınma ateşi bir kere alevlenmişti ve söndürülmesi çok zordu. Bugün F-15 savaş uçaklarından, AEGIS savaş yönetim sistemi ve SM-3 füzeleri yüklü sistemlere kadar en modern savaş gemilerini ve teknolojisini veren, satan veya ortak üreten ABD, 1980’li yıllarda başlayan F-2 projesinde kaynak kodlarını vermemiştir. F-16’nın kanat alanı ve bazı parçalarının büyütülmesi ile biraz daha büyümüş modeli olan ve Japon Öz Savunma Hava Kuvvetleri-JASDF’in hala kullandığı F-2 savaş uçağını motoru ise Amerikan olup ortak geliştirme projesidir.

Bu kaynak kod ambargosu ciddi sorun ve sürtüşmelere sebep olmuş ve bir bilgi savaşı yaşanmıştır. Ancak F-2’nin uçuş kontrol sistemi yazılımının geliştirilmesini Japonlara bu alanda da çok şey öğretmiştir. Sivil alanda Japonya’yı durduramayan ABD, savunma sanayinde de 70 yıl boyunca sadece fotokopi makinası icat etmelerini arzulasa da Japon hırsı karşısında bunu başaramamıştır.

Birçok Amerikan uçağı lisans/patent altında Japonya’da belli oranlarda üretilmiş veya montaj yapılmıştır. Bu gün direk satışı olan modellerin haricinde aşağıda sayacağım birçok uçak ve helikopter sonuna “J” harfi eklenerek Japonya’ya özel üretilmiştir. X-2’nin de üreticisi Mitsubishi Heavy Industries’den başka KawasakiHeavyIndustries, FujiHeavyIndustries ve daha irili ufaklı yüzlerce firma alt yüklenici veya tedarikçi olarak Japon Havacılık Sanayinin geldiği noktayı temsil etmektedir. (Honda firmasının ürettiği Business Jet Hondajet’i daha önce kokpit.aero haberlerinde okumuşsunuzdur)

Japonların bir miktar Amerikan / Avrupa menşeili parçalar kullanarak kendi geliştirdikleri modeller örneğin motoru Amerikan malı olan F-2 gibi ürünlerde olmakla birlikte çoğu patent hakkı alınmış veya ortak üretim/montaj imalatıdır. Tıpkı bizim F-16 üretimimiz gibi. En önemlilerini sıralamak istiyorum;

-YS-11 Sivil yolcu uçağı; savaştan sonraki uçak geliştirme yasağı 10 yıl sonra kalkınca ilk olarak geliştirilen uçaktır. YS-11’in donanma ve hava kuvvetleri için modifiye edilmiş askeri amaçlı farklı versiyonları mevcuttur.

-SH-60J, UH-60J, SH-60K BlackHawk,

-CH-47JA Chinook, BK-117 C2, OH-6D, MCH-101 (AW/ EH-101 lisansı ile)

-OH-1 Ninja. AH-1 Cobra’dan esinlenerek geliştirilen özgün savaş helikopteri

-F-4EJPhantom, F-15J Eagle

-US-1A, US-2 Deniz devriye ve anfibik uçakları. Japon üretimi.

-T-4, T-7,

-Amerikan turboprop motorlu P-3C Orion deniz karakol-denizaltı harbi uçağının ortak üretimi yanında, 4 adet turbofan motorlu kendi geliştirdikleri P-1 denizaltı harbi deniz devriye-karakol uçağı.

-F-1; Mitsubishi / Fuji ortaklığı ile geliştirilen Japon savaş uçağıdır. Fransız / İng. SEPECAT Jaguar uçağının motorunu kullanmakla birlikte yapısal olarak da benzemektedir. Ancak tamamen özgün tasarım olup motor hariç yerli üretim ve dizayndır.

-F-2 A/B;ABD ile ortak geliştirilmiştir. Ancak Japon katkısı daha fazladır. Hala daha JaponÖz Savunma Hava Kuvvetlerinde (JASDF)kullanılan F-1 ile birlikte silah satışının yasak olmasından ötürü sadece Japonlar’ ın kullandığı iki uçaktan biridir. F-2, F-16’nın daha geliştirilmiş kanat alanı genişletilmiş, yapısal olarak biraz daha büyütülmüş ve Amerikan motorlu kullanan bir benzeridir. Ancak farklı bir uçaktır. F-16 versiyonu değildir.

-Yine Japon özgün dizaynı C-1 ve yeni modeli C-2kargo uçakları.

Ayrıca X-2’nin geliştirilmesinin altında yatan en önemli sebeplerden birininABD’nin F-22’lerin satışını yasaklaması olduğunu belirtmek lazım.

2014 yılında silahların ihraç yasağının hafifletilmesi ise ülkenin savunma sanayiine, müttefikleri ile silah geliştirmesi ve son teknolojiye ayak uydurması için ivme kazandırmıştır.

Japonların İlk “Stealth” Projesi X-2 Shinshin

Motoru IHI-IshikawaHeavyIndustries tarafından geliştirilen uçağın ana tasarımcısı ve üreticisi ise Mitsubishi HeavyIndustries şirketi. Mitsubishi 2008 yılından bu yana, 220 yerli şirketten ve Japonya'nın Acquisition, Technology&LogisticsAgency'den (ATLA)’dan aldığı destekle 394 Milyar Yenlik (bugünkü kurla 322, o zamanki kurla yaklaşık 332 Milyon USD) bir bütçe ile uçağın gövdesini geliştiriyor.

29 Ocak 2016 ilk stealth beşinci nesil Japon savaş uçağı basına tanıtıldığında aynı zamanda ilk ileri teknolojili, sadece milli imkânlarla geliştirilen Japon projesi ünvanlarını da taşımakta idi (İlk uçuş 22 Nisan 2016). X-2, Nagoya Havaalanı'ndan çıktığında gurur duyan düzinelerce havacılık heveslisinin gözleri önünde temel manevraları test etmek için bir dizi deneme gerçekleştirdi ve tırmanış sergiledi.

X-2, 2009 yılından bu yana Toyoyama'daki bir Mitsubishi HeavyIndustries fabrikasında geliştirilmekte olan yerli stealthfighter jet tasarımının ülkenin ilk ürettiği tam ölçekli test modeli bir teknoloji göstericisi olarak lanse ediliyor.

X-2’nin Amacı

Basına sunumu yapılan "ileri teknoloji gösteri birimi" olarak değerlendirilen bu ilk prototip kapsamlı testlerine tabi tutularak hiçbir zaman silahlandırılıp servise sokulmadan üç yıl içinde emekliye ayrılacak. Yeni nesil AESA radar sistemleri, çok boyutlu 3D itme (thrustvectoring) ve uçağın gizli yeteneklerini ince ayarlamayı içeren yüksek teknolojiler test etmek için bir testbed platform olarak kullanılacak.

Mitsubishi HeavyIndustries, deneme uçuşları ve ek zemin testlerinin tamamlanmasının ardından uçaklarını JASDF’ye teslim etmesi ile yeni süreç başlamış oluyor. Japonya önümüzdeki bir yıl içinde, mevcut X-2 prototipinden 2027'ye kadar yerli olarak tasarlanmış bir beşinci nesil hava üstünlüğü savaşçısı yani F-3'ü geliştirip geliştiremeyeceğine karar verecek (F-3 üzerinde şimdiki gördüğümüz X-2 uçağından azda olsa yapısal farklılıklar olabilir).

Şimdiye kadar sadece bir tam ölçekli X-2 uçağı inşa edildi ve sadece bunun için yaklaşık 332 Milyon USD harcadı. Projenin üzerindeki kısmı gizlilik devam etmekle birlikte bilinen kadarı ile tahmini toplam maliyet üretim dâhil yaklaşık 400 Milyar Yen (3,5 Milyar USD). Ancak gerek geliştirme, gerekse üretim açısından geniş bir opsiyon söz konusu ve toplam maliyetin 800 Milyar Yen’i bulacağını iddia edenler var.

Aslında başka bir açıdan bakıldığında X-2’nin yani prototip bazında söylüyorum amacı bir uçak geliştirip, onu testlerden geçirip sorunlu kısımlarını düzelttikten sonra aynısında seri üretimle yüzlerce üretmek gibi düz bir mantığa veya alışılmış projelere benzemiyor. Bana biraz EF-2000 seri geliştirme sürecinde projeye ortak Avrupa ülkelerini yıllarca test ettiği EAP veya Amerikan deneysel uçakları olan “X” serilerini hatırlatıyor.

X-2 programının temel amacı, Japonya'nın savunma sanayiinin, güçlü bir avcı motoru ve diğer yerli firmaları ve yan sanayi imkanlarının gelişim kapasitesini test etmek için "ileri teknoloji demonstrasyon birimi" tarafından bir araştırma prototipi uçağı geliştirmektir. Nihai amaçlarının “Stealth savaş uçağı teknolojileri” olduğunu söylemekteler / yazmaktalar yani F-3’ün geliştirilmesi.

X-2, Japonya'nın 1990'lı yıllardan beri beşinci veya altıncı nesil uçaklar için gerekli teknolojileri keşfetmek için yapmış olduğu daha büyük bir çabanın kilit bir bileşeni. Bu çaba, X-2'nin kendisini ve önemli olan 15 ayrı programı kapsıyor. Bunlar, silah taşıma alanları / istasyonları, sensörler, veri bağlantıları vb. gelişmiş savaş uçakları için gerekli görülen diğer alanlar gibi belirli teknolojileri araştırıyor.

Ayrıca son Japonya kabinesi tarafından onaylanan savunma bütçesinin bir önceki yıla göre% 1,4 oranında bir artış gösterdiğini eklemek isterim.

İkinci bölümde X-2’nin radar görünmezliği, teknik özellikleri ve Japonya’nın düşmanları ile rekabet edip edemeyeceği üzerine tartışarak bitireceğiz.

Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap

YAZARLAR

  • Hakan Kılıç

    İnsanlı ve insansız uçakların gelecekteki birlikteliği ve F-35