Hakan Kılıç

Görüş Ötesi Hava Savaşı, Savaşçıları ve LRAAM Füzeleri

  • Son Güncelleme: 15/08/17 19:57:38
  • 6

Amerikan F-22 Raptor Hava Üstünlüğü Uçağı, Rusların T-50 PAK-FA’sı veya Çinlilerin J-20 Chengdu’su, altıncı nesil savaş uçakları üretilene kadar üç süper gücün, üç yeni gözdesi. Göklerin gelecekteki hâkimleri, beşinci nesil hava hâkimiyeti amaçlı savaş uçakları.

Lütfen makale boyunca aktaracağım uzun açıklamalara bakarak uzun menzilli hava-hava füzelerinin özelliklerini anlatacağımı sanmayın. Bugünkü konumuz, beşinci nesil savaş uçaklarının BVR angajmanında ne yapabileceğini sadece bu füzeler yönü ile incelenmek.

Diğer bir amacım da bu füzelerle yapılan hava savaşının sanılanın aksine uzun menzilli bir hava savaşı yöntemi olmadığını anlatmak.

Uzun yıllardır birçok özellikleri kamuoyuna yansıyan bu savaş uçaklarının son zamanlar da konuşulan özelliklerinden birisi de yeni geliştirilen uzun menzilli hava-hava füzeleri ile neler yapabilecekleri.

BVR (Beyond Visual Range-Görüş Ötesi Menzil) angajmanı için kullanılacak çok uzun menzilli hava-hava füzeleri;

- AIM-120D AMRAAM (Gelişmiş orta menzilli havadan havaya füze) füzesinin en uzun menzilli yani uzun menzili kategorisine sıçramış versiyonu

- Rus yapımı K/R-77M (NATO kod adı AA-12 Adder)

- Birkaç ay önce çekilen bir fotoğraf ile sosyal medyaya yansıyan ve hepsinden yeni Çin PL-15 füzesi,

Aslında bu kategori yani uzun menzil kategorisine MBDA-Meteor ve Hint DRDO-Astra füzesini de eklemek mümkün. NATO ülkelerinin ve bizde de bazı modelleri kullanılan AIM-120B/C5/C7 orta menzilli hava-hava füzeleri 40 ila 60-70 km arası menzile sahip. Ancak Meteor ve Astra’ya gerek geçen senelerdeki hava-hava füzeleri yazı dizisinde bahsetmiş olmam, gerekse 100 km civarı menzilleri ile yukarıdaki üç füzenin çok gerisinde kalmaları sebebi ile fazla değinmeyeceğim. Bir sebebi de yukarıda saydıklarımın hava-hava angajmanında bir aşama daha atlatacak kadar uzun menzile sahip olması. EF-2000, Rafale, JAS-39 gibi uçakların kullandığı Meteor bu menzilde değil.

Üç bölümden oluşacak olan ve her gün bir bölümünü yayınlayacağımız makalemizin konusu dışında kalacak olan diğer iki füze ise K/R-172. Rus yapımı K/100-R-172 MOD1 (200 km menzilli) ve Mod-2 (arkasına ek booster motoru takılı hali ile 400 km menzilli). AWACS katili denen bu hava-hava füzelerinin henüz ne derece operasyonel olduğuna dair net bilgimiz yok. K-172’nin çeşitli SU-35 uçakları üzerinde çekilen fotoğraflarına sosyal medyada ve havacılık sitelerinde rastlıyoruz o kadar.

AMERİKAN AIM-120D’Lİ F-22 VE F-15/35, ÇİN PL-15’Lİ J-11/15/16/20 VE RUS K-77M’Lİ T-50,J-20(Çin),SU-35’E KARŞI

Bu savaş uçaklarının hepsi benzer özellik ve ölümcül seviyeleri paylaşan radar güdümlü füzeleri taşımakta (Bugün BVR’den bahsettiğimi için IR/Isı güdümlü kısa menzilli tüm füzeler konumuzun dışında). Bu “ölümcül” ifadesi ile kast ettiğim nedir şöyle bir örnek verelim;

Diyelim ki bir devletin devlet başkanını her zamanki sivil yolcu uçağında ve savaş ortamında uçmak zorunda kaldı. Etrafında onu korumak için dost avcı uçakları da var. Ayrıca Rus hava sahasına 200 km mesafeden geçmek durumundasınız ve içiniz mesafeden dolayı rahat.

Başka bir örnekte hava muharebesini yöneten bir AWACS (gövde üzerinde radarı olan erken uyarı ve kontrol uçakları. Hava kuvvetlerimizin E-7T’leri gibi) uçağı düşman bölgesinin 500 km uzağında ama üzerine doğru bir Rus uçağı gelmekte.

Her ikisi de büyük ve manevra kabiliyeti sınırlı olduğundan (bu bir kargo veya B-52, B-1B gibi stratejik bombardıman uçağı da olabilir) K-172’den başka operasyonel olan veya yakında olacak olan 200 km menzilli K/R-77M füzesinin tehdidi altında demektir.

Etrafında eskort görevi yapan avcılar bile “havadan-havaya füzelerden kurtula yöntemleri” makalesinde yazdığım tedbirlerin işe yaramayacağına karar verdikleri anda hızla alçak irtifaya inerek dağlar, vadiler arasında kendilerini unutturma şansı yakalayabilir ama bir Boeing veya Airbus yolcu uçağının, AWACS veya kargo uçağının o kadar kısa sürede buna şansı olmayacaktır.

Kaldı ki K-172 gidi dev hantal bir füze yani AWACS katilinden savaş uçakları kolayca kaçabilse de R-77M “Pitbull” olduğu takdirde kurtulmaları çok zor olacaktır. Tabi burada R-77’nin stealth yani düşük gözlenebilirlik kabiliyeti olan F-22’ye ne derece radar kilidi atabileceği, takip edebileceği veya daha doğru bir söylemle R-77’yi taşıyan uçağın radarının ön kilitlenmeyi yapabilmek için F-22’yi kaç km mesafeden görebileceği ayrı bir soru.

Bu sebeple 200 km menzil avantajı makalenin sonunda da anlayacağınız gibi sadece yolcu/kargo/bombardıman uçakları gibi büyük ve kolay yemler için geçerli olabilir.

Aynı hikâyeyi Amerikan yapımı AMRAAM füzesinin en uzun menzilli versiyonu 160 km menzilli AIM-120D içinde söyleyebiliriz. AIM-120D geliştirme safhalarının sonunda ve belki de servise girmesine az kaldı. Bu konuda bir bilgim yok.

(Ancak bildiğimiz bir şey var ki, bu füzenin NCADE isimli bir modeline arayıcı başlık olarak radar anteni yerine AIM-9X’in IR sensörü takılarak, füzeye menzil ve hız kazandırması için ikinci bir katı yakıt roket motoru ilave edildi. Bu sayede balistik füze önleme amacı ile de test ediliyormuş.

Eğer başarılı olursa neslinin ilk ve tek örneği olacak. Yani bir balistik füzeyi önlemek için uçakta taşınan ve atılan ilk füze. Bunun Körfez Savaşı’nda olduğunu hayal ederseniz; Saddam Scud’ları ateşledikçe Patriotlar’a gerek kalmadan havada devriye gezen F-15’lerden fırlatılan füzeler, Scud’lar daha Irak hava sahasını terk edemeden ve çok çok yüksek irtifaya çıkamadan imha edilmiş olacaktı).

ÇİN’DE NELER OLUYOR?

Çin’in yeni uzun menzilli mızrağı PL-15 ise katı yakıt motor yerine Avrupa’nın Meteor’u gibi ramjet motor ‘kullanıyormuş’. Aradaki temel fark ise katı yakıtın bir kere ateşlenince gittikçe hızlanan bir yapıya sahip olması ve yakıt bitene kadar müdahale edilememesi. Meteor’un ramjet motoru ise “throttleable” özelliği sayesinde değişken kanallı yakıt akışı kontrol edilebilen motoru sayesinde aktif radarı hedefi ararken yavaşlayıp hedefi bulduğunda ise maksimum sürate çıkabilen veya tam tersi çok çevik bir hedefi kovalarken yavaşlayabilen yapıya sahip ki bu çok önemli bir taktik avantaj.

Dikkat ettiyseniz yukarıda ramjet motor “kullanıyormuş” dedim. Oysa web’de ve çeşitli sosyal medya hesaplarında çekilen fotoğraflarda gösterilen füzenin ramjet motorlarda ki gibi bir hava giriş yeri yok. Zaten mesele yeni üretilen bir silah sistemi hele bir de Çin olursa çok şaşırmamak ve internete fazla güvenmemek lazım.

Örneğin; Çin medyasına baktığınızda Rus TOPOL ICBM füzesini resimlerini hatta Çin medyasından da dünyaya yayıldığı şekli ile DF-41 olarak basıldığını ve törenlerde geçiş yapan koca tırların üzerindeki DF-31 balistik füzesininde birçok sitede ve savunma basınında bile DF-41 olarak yazıldığını görürsünüz ki, arasında en az 3500 km menzil farkı vardır. O yüzden ben makalede PL-15 olduğu iddia edilen her iki fotoğrafı da koymaya karar verdim.

Madem bu füzeler için 160 km’ni üstünde menzillerden bahsediliyor o zaman;

- Neden küçük savaş uçakları yerine B-1B, Tu-95, B-52 gibi ağır bombardıman uçaklarına doldurulup düşman hava sahasına onlarca birden bırakılmıyor?

- Düşmanı kilometrelerce uzaktan vurabilecek bu füzeler varken yakın hava muharebesi için daha hafif ve çevik uçaklar neden tasarlanıyor? Örneğin Mig-31 ve F-111 gibi taşıma kapasitesi yüksek örnekler varken T-50 ve F-22 gibi uçaklar neden daha hafif ve küçük yapıldı?

-Türkiye ilk çıkışını neden aktif radar güdümlü ama orta menzilli “Bozdoğan” ile yaptı? (Geliştirme aşamasında ve maketi IDEF-17’de sergilendi) Örneğin onun yerine daha uzun gövdeli dolayısı ile daha uzun menzilli bir füzeyi tasarlayamaz mıydı?

Konunun ayrıntısına girdikçe bir nevi bu sorularında cevabını da vermiş olacağız. F-22 iç silah bölmelerinde 6 adet AIM-120 taşıyabiliyorken, T-50 PAK-FA dört tane taşımakta. Şu ana kadar bahsettiğim LRAAM denen uzun menzilli havadan havaya füzelerinde ancak bu sayılarda taşınabileceğini tahmin ediyorum. Gelecekteki hava savaşlarında manevra kadar görünmezlik doğru anlatımla düşük görünürlük önem kazandığından füzelerin gövde içinde saklanması şart. Bu ise füze taşıma kapasitesini sınırlamakta ve zaferi garantilemek için birden fazla füze ateşlendiği durumlarda atış şansını iyice azaltmakta.

Pek çok uzmanın T-50 PAK FA'nın ABD savaş uçaklarında kullanılan beşinci nesil aviyonik ve ağ teknolojisine sahip olmadığına inandığını da göz önüne alırsak (bende böyle tahmin ediyorum hatta Çin J-20 içinde aynı şeyi düşünüyorum) füzelerin menzilinden ziyade uçakların elektronik/aviyonik/EH ve ağ merkezli harp kabiliyeti öne çıkıyor.

Örneğin AWACS / AEW&C uçaklarının AESA radarları ile ağ merkezli harp sayesinde bağlantı kurarak düşman hava unsurlarını kilometrelerce uzaktan görebilmek hususu, mevzubahis olan LRAAM füzeleri kilitleyebilmek için büyük avantaj sağlayacaktır. Ancak esas faydayı bu radar güdümlü füzelerin stealth (düşük gözlemlenebilirlik) beşinci nesil avcıları önceden görüp hedef almasında sağlayacak. İşte burada ağ merkezli harp ve F-35’in üstünlüğü ortaya çıkmakta. Malum F-35’de BVRAAM dediğimiz görüş ötesi orta menzilli füzeleri kullanıyor ve hatta belki de gelecekte AIM-120D’yi de kullanacak. Ancak elektronik ve bilgisayar teknolojisi eskiye dayanan F-22’nin durumunun F-35 kadar iyi olmadığını ve güncelliğini yitiren bazı donanımlarının upgrade edileceğini söyleyebiliriz. F-22, F-35 seviyesine gelir mi bilemem ama J-20 ve T-50’yi geçeceğini düşünüyorum.

Yukarıdaki soruların ve 100-200 km arası füzelerin büyük uçaklarda işe yarasa da beşinci nesil küçük savaş uçaklarında çok garantili bir yöntem olmayacağının sebeplerini uzun uzun anlatmaya başlamadan önce kısa bir ara verelim. Çin Füze teknolojisinin son harikası, uzun mesafelerde yani 100 ila 200 km’den fazla menzillerde hava savaşı yapmak için üretilen yeni LRAAM füzesi PL-15’i biraz anlatalım.

ÇİN’İN YENİ UZUN MENZİLLİ HAVA-HAVA FÜZESİ PL-15

Yukarıdaki resimlerde gördüğünüz tasarım sosyal medyaya düşüp tartışılmaya başlandığında genel kanı, bunun Çin’in yeni çok uzun menzilli AWACS katili olarak adlandırılan yeni havadan-havaya füzesi olduğu yönündeydi.

Sonradan PL-15’in bu olduğunu söyleyenler çıktı. Ancak görüldüğü gibi ramjet değil, katı yakıt roket motoru var. Batıda yayınlanan bazı raporlarda PL-15'in bir J-11BS tarafından taşıdığını söylüyordu. PL-15'in daha hızlı ve daha uzun menzilli ve kanatsız (sadece arka tarafta ve küçük) tasarımı ile kategorisinde dünyanın önde gelen tasarımlarından biri olduğu söylendi.

Amerikan AIM-120D'ye kıyasla daha uzun menzilli PL-15, yeni bir aktif radar sistemi barındırıyor ve PL-12C / D tasarımından evrimleşmiş. Başlangıçta J-20'nin iç silah bölmesine uyacak şekilde küçük sabitleme kanatları ve kuyruk kanatçıklarına sahip olduğu düşünülüyordu. Ancak yeni görüntülerde (Kasım 2016), PL-15'in sadece 4 kuyruk kontrol kanadı olduğunu ve PL-12'den (uzunluk 5.8m, çap 300 mm) çok daha uzun ve kalın olduğunu görüldü. Ayrıca ramjet efsanesi de en azından PL-15 için bitti.

Büyük boyu, füzenin aslında yeni bir LRAAM sınıfı olduğunu ve PL-12 yerine olmadığını gösteriyor. Sonuç olarak J-20 gibi beşinci nesil savaş uçakları tarafından dâhili olarak taşınamaz. Ancak J-11D ve J-16 gibi dört buçuğuncu nesil uzun menzilli savaş uçaklarında dış paylonlarda taşınması bekleniyor. Bununla birlikte, J-20 tarafından kanatların altında stealth özelliğini feda ederek harici olarak taşınabilir. Füze, daha küçük itme ve daha ince bir boyuta sahip olan bir ramjet motoru yerine çift kanallı bir roket motoruyla yönlendiriliyor gibi görünüyor (Çin silahlı kuvvetlerini takip eden bir araştırmacı bu yorumu yapmış). Aynı uzmana göre ekstra uzun menzil elde etmek için Amerikan AIM-54'e benzer yarı-balistik bir yörüngede uçması da düşünülmektedir.

(AIM-54 Phoenix, meşhur USNAVY F-14 Tomcat uçaklarında kullanılan Batı Dünyası’nın en uzun menzilli hava-hava füzesi idi. 200 km’ye yakın menzili vardı. Amerikalılara zafer kazandırma imkânı bulabilmiş olmasa da İran-Irak Savaşı’nda İran F-14’leri sadece AIM-54 ile 63 hava zaferi kazandı.

Bugün raf ömrü dolan bu füzeyi İran roket motorları ve güdüm sistemini yenileyerek servise soktu ama bu İran iddiası henüz batılı kaynaklarca doğrulanmadı. Ancak doğru olmadığı manasına gelmiyor. Fotoları ve uçaklar üzerinde teste çıkarken videoları sosyal medyaya düştü.

Emin olmadığımız tek şey füzenin teknik değerlerini ne olduğu ve kaçma-kurtulma yöntemlerine karşı ne kadar dayanıklı olduğu. Dolayısı ile eğer her şey mükemmel ise bu makalede konu olan her şeye İran’da eski ABD füzesinin modernize edilmiş versiyonu ile dâhil olmuş oluyor. Ancak sürekli füze kadar uçağın görünmezliği ve sensör kapasitesinin de önemli olduğunu sürekli vurguladığımı göz önüne alırsanız, İran’ın elinde ne şimdi ne de yakın gelecekte böyle bir uçak olmayacağını söyleyebiliriz).

Yine uzman göre PL-15, 300 km menzile ulaşabiliyor, 4 Mach sürat yapabiliyor ve 30 km gibi çok yüksek bir seyir irtifası var. Gelişmiş ECCM yeteneğine sahip, iki yönlü bir veri hattı (data-link) ve yeni bir aktif / pasif ikili mod AESA arayıcısı bulunan gelişmiş bir radar barındıran güdüm sistemi var. Ateşleme öncesi bir AWACS veya yer radarından data-link yolu ile hedef bilgileri alabiliyormuş.

Burada dikkati çeken husus ise IR güdümlü füzeler gibi PL-15’in bir at-unut füze haline getirilmiş olması. Bu çok ilginç ve önemli bir gelişme. Yani iddiaya göre klasik orta menzilli havadan havaya füzelerin kullanımı gibi ateşleyen uçak uzunca bir süre hedefi kendi radarında tutarak hem kendi yerini belli edip, hem de düşman uçağına hedef teşkil etmeyecek. Füzeyi ateşleyip kaçacak. Gerisini PL-15, AWACS veya yer radarı yardımı ile halledecek.

GPS, INS ve data-link yönlendirmesi ile ilerleyen füze terminal aşamasında AESA radarı ile pitbull olabilir. Yani düşman uçağına füzenin kendi radarının kilit attığı ve hedefe gerek çok yakın olması, gerekse füzenin çok hızlı olmasından ötürü hedefin yapacağı pek bir şeyin kalmadığı nokta. Hatta füzede küçük optik bir pencerede ikinci bir arayıcı başlık olan IR sensörü olduğu iddiası var ki bu muazzam bir şey. Hedef, son anda pitbull olan füzenin IIR sensörüne de yakalanmışsa artık çok geç demektir.

Bu nedenle, PL-15 LRAAM tipi (Long Range Air-to-Air Missile-Uzun menzilli havadan-havaya füze) AWACS ve tankerler gibi düşman hattının derinliklerinde yüksek değer taşıyan hava hedeflerine karşı ciddi bir tehdit oluşturabilir ve şu anda bu sınıftaki tek tiptir (Rus füzlerinin hangi operasyonel seviyede olduğunu bilmediğimizden, AIM-120D’nin de geliştirme safhasında olduğundan). Kasım 2016'da PL-15'in bir J-16'dan test amaçlı olarak başarıyla ateşlendiği söyleniyor.

Üçüncü resimde de gördüğünüz gibi PL-15’in,PL-12’nin verisiyonu olduğu iddia edilse de tamamen ayrı bir füzeden bahsediyoruz. ABD istihbaratı ise füzenin 200 km menzili olduğunu, ECCM kapasitesini çok iyi olduğunu, ilk prototipin 2012 yılında J-11B’nin kanadında görüldüğünü ve 2015 yılında başarı ile test edildiğini söylüyor.

İlginçtir PL-15, 2013 yılında J-20 üzerinde de görülmüş. Temmuz 2017’de ise J-16 üzerinde görüldü. PL-15’in, J-20’nin gövde için kapalı silah bölmesine sığabilmesi için küçültülmesinin gündemde olduğu yine ABD istihbaratı tarafından değerlendiriliyormuş.

Yarın ikinci bölümde F-22 ve T-50’nin bazı yönleri ile kıyaslaması ile devam edecek, bir sonraki gün ise BVR (görüş ötesi menzil) angajmanını ve HUD ekranında RTR sembolünü ayrıntılı açıklayarak, neden LRAAM füzelerinin beşinci nesil savaş uçakları karşısında orta menzilli hava-hava füzelerinden çokta farklı olmayacağını açıklamaya çalışacağız.

Kaynak: www.kokpit.aero - ÖZEL

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap