Hakan Kılıç

Stealth uçakların dog fight’ı

  • Son Güncelleme: 16/08/17 19:59:35
  • 4

hakan.kilic@kokpit.aero

https://twitter.com/hkilichsword

https://twitter.com/hkilichsword2

BİRİNCİ BÖLÜM LİNKİ

 

F-22 (ABD), T-50 (RUS), J-20 (ÇİN) gibi beşinci nesil düşük görünürlük özelliği olan bu avcılar birinci bölümde bahsi geçen LRAAM tipi füzeleri kullansa bile ortada büyük bir sorun var. Sorun bu füzelerin AWACS, kargo ve büyük bombardıman uçaklarına karşı kullanılmasında değil. Bu uçaklar için çok ciddi bir tehdit olacakları kesin. Ancak bu beşinci nesil avcı bu füzeleri birbirine karşı kullanmaya kalkarsa durum nasıl olacak? İşte aslında öteden beri bunun cevabını arıyoruz.

Füzeler içeride saklanıp stealth prensiplerinin dışına çıkmadan yapılacak bir BVR angajmanında uçaklar birbirine yaklaşırken diğer dördüncü nesiller gibi yüzlerce kilometre uzaktan görülemeyecekleri için teoride LRAAM tipi füzelerin avantajlı yani uzun menzillerden ateşlenmesi de pek mümkün olmayacaktır. Teorik olan bu iddia pratikte nasıl olacak? Tabi ki bunu ancak gerçek savaş ortamı gösterecek.

Çünkü henüz hiçbir resmi bültene veya çok güvenilir bir savunma basınına %100 doğrulukla F-22’nin, T-50’yi kaç kilometre mesafeden görebildiği veya J-20’nin, F-22’yi radarında kaç kilometreden fark ettiği yansımadı.

Çeşitli iddialar var ki, bunlar genelde 40 ila 60 km arası. O zaman 200 km öteden göremediğiniz bir düşman için LRAAM taşımaya ne gerek var? Demek ki savaş orta menzilli AIM-120C7 (ABD) veya R-27P/T (Rus), PL-12 (Çin),MICA IR ve S-530D (FRASIZ), AAM-4 TYPE99 (JAPON), DERBY (İSRAİL), TC-2 SKYSWORD2 (TAYVAN), DARTER (Güney Afrika), Bozdoğan (Geliştirme seri üretimle sonuçlanabilirse Türkiye) vb. füzeler arasında yakın menzillerde geçecek. Tabi şunu da belirtmek lazım, acaba bu ülkeler (ABD dâhil) gelecekte Çinlilerin iddia ettiği gibi stealth efsanesinin sona ereceği varsayımından dolayı mı bu tür füzelere yöneldi? Bunu bilemiyoruz.

F-22, T-50 KARŞILAŞTIRMASI

Şimdi F-22 Raptor ile Rus T-50 PAK-FA’yı biraz kıyaslayalım. F-22 stealth özelliğinin bozmayacak şekilde gövde içinde T-50’den daha çok füze almakta. AB yani art yakıcı kullanmadan supercruise özelliğine sahip motorları ile AB’siz 1,8 Mach hızda uçabilirken, T-50 1,6 Mach’a kadar çıkabilir (afterburner kullanmadan).

Ancak manevra kabiliyetine gelince (bu özelliğin hava savaşında sadece IR-Isı güdümlü füzelerin ve Gun/Top kullanılan yakın hava muharebesi “dogfight”ta işe yarayacağını söyleyerek konumuz dışında olduğunu belirtelim) bu noktada bir T-50 üstünlüğü var. En azından çoğu uzman böyle düşünüyor.

PAK FA üç boyutlu itki vektör yönlendirmeli nozul sistemine sahip. İki motorun nozuluda bağımsız olarak dört bir yöne çevirerek gaz çıkışını yönlendirebilmekte ki bu zaten atası SU-35’in torunu olan uçağa eşsiz bir manevra yeteneği sağlamakta. Aynı sistem F-22’de ise sadece yukarı aşağı olacak şekilde iki yönlü. F-22 büyük gövdesinde beklenmeyen olağanüstü bir manevra yeteneğine sahip olsa da T-50 yetişemeyeceği söyleyenler çoğunlukta. Her iki uçakta çok yüksek hücum açısı değerlerine sahip ve her ikisi de 65.000 feet irtifa değeri ile F-35’in çıkamayacağı irtifalara çıkabiliyor.

Öte yandan her iki uçakta stealth gereği (Tam gizlilik için sadece düşük radar görünürlüğü yetmez. Ayrıca düşük Görsel, Termal (kızılötesi), Akustik, Elektromanyetik emisyon gözlenmesi şartı vardır. Tüm bu şartlar yerine geldiğinde Stealth-ileri gizlenebilirlik özelliği gerçekleşmiş olur) düşük kızılötesi ışıma yaysa da IR güdümlü füzelere karşı diğer uçaklar kadar savunmasızdır. WVR (Görüş içi menzilinde) savaşında diğer nesiller kadar savunmasız olmaları bir yana iç silah bölmelerinde sadece iki tane IR/ISI/Kısa menzilli füze taşımak gibi büyük bir handikaba sahiptirler.

Aslında bu durum F-35’in düşük manevra kabiliyetini eleştirip, ağ merkezli harbi küçümseyenlere ve geleceğin savaşlarının BVR angajmanı olacağına inanmayanlara önemli bir cevap olabilir. Düşünün ki göklerin iki bloktaki hâkimi olacak F-22 ve T-50 sadece ikişer tane IR/ısı güdümlü kısa menzilli AIM-9/R-73 alabiliyor.

Hatta daha ilgincini söylemek gerekirse, henüz HMDS kask kullanmayan F-22, 2020’li yıllarda AIM-9’un son modeli 9X kullanabilecek ve HMDS kask sayesinde 180 derece kilit atabilecek. Şu an JHMCS kaskları kullanıyor ve F-35 seviyesinde kısa menzilli hava-hava füzelerinde HOBS (Yüksek Yanal Görüş Açısı-High-Off-Boresight) özelliğini kullanamıyor. Yani bizim F-16’larımızın dahi kullandığı AIM-9X Blok 1’i henüz kullanamıyor. Garip ama gerçek. Bu konu üzerine daha önce yayınladığımız makaleyi hatırlarsınız;

http://www.kokpit.aero/f-22-de-teknoloji-azizligi

Buradan benim çıkardığım sonuç şu; demek ki bu süper güçlerin her ne kadar havacılık teknolojisinde diğer ülkelerle farkı gittikçe kapansa da geleceğin hava savaşlarını ne çok uzun menzilde, ne de WVR menzillide görüyorlar. Yoksa F-35’teki stealth kabiliyetine manevranın feda edilmesi, F-22’de ki ısı güdümlü kısa menzilli füze kapasitesi ve J-20’deki hantal duruşlu iri gövde başka bir şeyle izah edilemez. Her ne kadar IR/Isı güdümlü füzeler radar güdümlü orta/uzun menzillere göre kat kat garantili olsa da bu bir şeyi değiştirmemiş.

Hatta bir çok örnekte görüldüğü gibi artık orta menzilli füzelerde bile çift arayıcı başlık kullanılması yönünde bir eğilim var. Hem radar arayıcının mesafe avantajı, hem de kızılötesinin ölümcül kilit garantisi. Daha önce bahsettiğim gibi PL-15’e küçük bir optik pencere ilavesi ile IIR arayıcı başlığı eklenmesine yol açmış. Hatta bugün birçok orta ve uzun menzili füzeye güdüm sistemi olarak aktif radar yerine IR/IIR arayıcı başlık takılması uygulaması yapılmıştır (Rus:R-77T 100 km, R-27T1 70 km, R-27ET1 100 km, Fransız: MICA IR 60 km, Çin:PL-10 60 km).

Sonuçta F-22 ve T-50 kısa mesafede eşdeğer yeteneklere (AIM-9X/R-73) sahip olacaklarına göre savaşın kaderini stealth özelliği, ağ merkezli harp ve orta menzilli hava-hava füzelerinin kabiliyeti belirleyecek. Savaşın sonucunu ise son 20-30 yılda olduğu gibi hava hâkimiyeti belirlediğine göre gelecek için savaşın kaderini yeniden revize edersek hava üstünlüğü ve balistik / anti-balistik füze kabiliyeti belirleyecek desek çok mu iddialı bir laf etmiş oluruz? Dolayısı ile orta ve uzun menzilli hava-hava füzelerinin kısa çatışmalardan ziyade topyekün savaşta belirleyici olduğunu? Bu füzelerin hüküm sürdüğü bir savaşta savaş bölgesinin çok uzağında bile nakliye uçakları ile ikmal yapmanın veya stealth özelliği olmayan stratejik bombardıman uçakları ile eski halı bombardımanlarının tarih olacağını söylemek…

T-50 PAK-FA, F-22'den daha çok saptanabilir halde. Şöyle ki; T-50, 50 km’lik bir algılama aralığına sahip modern bir Kızıl Ötesi Arama ve İzleme (IRST) sistemine sahiptir. Ancak, F-22'nin nozulları biraz içeri saklanmış ve mümkün olduğunca soğutarak verme amaçlı dizayn edildiğinden bu konuda nozulları dışarı fırlayan T-50’den daha başarılıdır. F-35’te ise çok gelişmiş bir IR sensör sistemi olmasına rağmen, F-22’de diğer iki uçaktan farklı olarak böyle bir sistem bulunmamakta. Çin yapımı J-31’de ise F-35 sensörünün şekil olarak bile aynısı olan bir kopyasının olduğunu eklemek isterim.

Şimdi ortaya gizlenebilirlik noktasında da şöyle bir tablo çıkıyor: F-22 daha stealth dizaynı ile radar dalgaları yönü ile daha düşük görünürlüğe ve Kızılötesi ışın yayma açısından da daha avantajlı. Ancak T-50 ise 50 km mesafeden radarı görmese bile IRST sistemi ile F-22’ni geldiğini fark edebilecek. Önce kimin kimi göreceği yani T-50’nin IRST sistemi mi yoksa F-22’nin radarı mı? Bu belli değil ama T-50 görse bile IRST sistemi ile hedefleme yani uzun menzilli füzeleri kilitleme ve güdüleme imkânı olmadığını söylemek lazım. Yani sadece kızılötesi kamerada F-22’lerin geldiğini görme taktik avantajını kullanacak. Bu çok çok önemli bir avantaj olsa da karşıdaki AIM-120C7 veya D modeli ile donanmış bir F-22 ise ne olacağını kestirmek zor.

T-50'nin sahip olduğu stealth uçakları tespit etmekte başarılı ikinci bir radar sistemi olan L-Band radar mevcut olup frekans aralıkları oldukça sınırlıdır ve füzeleri kilitleyecek kadar kesin değildir. IRST pasif algılama sistemi olduğundan T-50’nin görünmezliğine olumsuz etki etmez ancak bunun aksine bu L-Band radarı düşman stealth’lerinin görmek için açtığından aktif algılama sistemi olduğundan kendini görünür kılmış demektir.

Tıpkı ABD Hava Kuvvetleri USAF testlerinde olduğu gibi bu durumlar ispatlanmıştır. F-22 Raptor, F-15 ve F-16’lara karşı uçarken orta/uzun menzilli füzeleri uzun menzillerden kilitlerken F-22’ler yine F-22’ye karşı uçtuğundan bu kilitleme mesafesi aralığının son derece kısaldığı görülmüş çünkü uçaklar birbirini çok geç görebilmişlerdir.

Rus Hava Kuvvetlerinin 2020 yılına kadar 55 adet T-50 almayı planladığını ve maliyet sebebi ile 187 tanesinin üretiminin 2050’yi bulabileceğinin konuşulduğunu da belirterek bitirmek istiyorum. Yarın; BVR (görüş ötesi menzil) angajmanını ve HUD ekranında RTR sembolünü ayrıntılı açıklayıp, neden LRAAM füzelerinin beşinci nesil savaş uçakları karşısında orta menzilli hava-hava füzelerinden çokta farklı olmayacağını açıklamaya çalışacağız.

Kaynak: www.kokpit.aero - ÖZEL

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap