Hakan Kılıç

Suriye’de ne oluyor?

  • Son Güncelleme: 14/04/18 17:28:52
  • 4

hakankilic@kokpit.aero

https://twitter.com/hkilichsword

https://twitter.com/hkilichsword2

Bugünlerde dünyanın her yerinde sorulan soru, Suriye'de yaşananlar. “Yeni bir Küba Krizi mi çıkıyor? Yoksa 3.Dünya Savaşı mı?” Ne olacağını tahmin etmek zor. “Sonu nereye varır?” sorusuna verilen her cevap komplo teorisinden ileri gitmez.

Bu yüzden editörümüzün ”Millete twitter’da laf yetiştireceğine otur Suriye’yi yaz” fırçasına “Ne yazayım daha savaş çıkmadı çıkarsa zaten durmam yazarım” cevabıma rağmen “Sen yazmıyorsun ama her tarafta Suriye’deki güçler hakkında saçma sapan karşılaştırmalar ve savaş senaryoları var” demesinin oluşturduğu tahrik ile Suriye’deki durumu değil, bölgedeki askeri unsurların veya envanterlerin neler yapabileceğini kabiliyetlerini kısaca anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle uluslararası ilişkiler deyimi ile yaşanan ‘Tırmanma’nın nükleer bir savaşa yani 3.Dünya Savaşı’na dönüşmeyeceğini ve eğer olursa sadece Suriye coğrafyasında konvansiyonel silahlar kullanılarak halledileceğini varsayarak değerlendirme yaptığımı belirteyim.

CAYDIRICI UNSURLAR

Bölgede Rusların en göze çarpan caydırıcı unsurları; S-400/300 yüksek irtifa hava savunma sistemleri, Sukhoi türevleri savaş uçakları ve deniz konuşlular dahil 3M Klup/Kalibr/ NATO kod adı SS-N-27 seyir füzeleri ve bunları taşıyan savaş gemileri ve hepsinden öte Bastion anti-gemi ile SS-26 Iskander-M Taktik balistik füzelerini sayabiliriz.

Şimdi bölgesel kısa süreli bir savaş için ise; ABD-Rusya arasında direk birbirlerine müdahale edecek şekilde kısa süreli bir savaş çıkma ihtimalini hala çok görmekle birlikte çıkarsa bunu kısa süreli olup biteceğini de düşünemeyiz. Bunu düşünmek biraz hayal olur ki, sonu illa 3.Dünya Savaşı’na varacağı bu ihtimal zor görünüyor. Ancak silahlardan önce “Trump” ve Rusya arasında psikolojik harekatın yeni unsuru olan twitter savaşları çoktan başlamış durumda.

Tıpkı 2.Dünya Savaşı ve Körfez Savaşlarında olduğu gibi Türkiye’nin tarafsız kalmasının en doğru seçenek olduğunu düşünmekle birlikte yine Körfez Savaşı gibi tek bir mermi atmadan kazanan Rusya, Çin gibi ülkeler yanında tek bir mermi atmadan kaybeden ülke olma ihtimalimiz çok yüksek.

Hatırlayacağınız üzere Körfez Savaşı Güneydoğu illerinde ticareti öldürmüş ve çok büyük zarar vermişti. Konuyu dağıtmak ve alanımı aşmak istemiyorum ama Suriye’de uçuşan seyir füzelerinin ekonomik ve siyasi olarak bize çok etki edeceğini görmek için uzman olmaya gerek yok. Muhtemelen ilk etkilenecek sektörlerden biri de turizm.

Rusya’nın sınır komşumuz olduğu unutup sonuna kadar ABD/NATO desteklenmeli diyen “Donkişotlar” ile, Rusya yeni stratejik ortağımız ABD PYD’yi destekliyor (sanki Rusya desteklemiyormuş da) diyerek Rusya tarafına geçip NATO üslerini kapatalım diyen “Servantes”leri ve bunlara sosyal medyada ve sosyal medyada gaz veren “Daltonları” hayretle izliyorum. Hepsine toplu cevabım;

-Yaklaşık olarak olarak 238 adet F-16, 20-30 adet F-4E uçağımız yani hava kuvvetlerinin tamamı Amerikan malı.

-Donanmanın yarısı ABD, yarısı Suriye için NATO görev gücüne hava savunma firkateyni gönderen Alman malı. (Firkateynleri ve denizaltıları kast ettim. Yardımcı gemileri değil. Ayrıca üç adet Ada sınıfı Milgem hariç ama onlarında motorları Alman malı)

-MMU TF-X uçağımızı “Rusya’da şu aralar en çok sevilen devlet” İngiltere ile yapıyor, F-35’i Amerika’dan alıyoruz.

-S-400 ve nükleer santral Rus malı (Hani S-400’ün muadilleri varda nükleer santralden bu noktadan sonra geri dönmek?) Ayrıca doğalgaz ve kömür ithalatımızın her ikisinde de en çok bağımlı olduğumuz ülke hatta rakamlar tablolara döküldüğünde silahlı kuvvetler olarak be derece ABD’ye bağlı isek enerji sektöründe de o derece Rusya’ya bağımlıyız.

-Tanklarımız Amerikan ve Alman malı. NATO ve ABD ile stratejik ortak olduğumuzu yazmaya gerek var mı veya Rusya ile sınır komşusu olduğumuzu?

Sanırım anlaşıldı. Hangi silah sistemi, kaç günde bir, hangi yedek parçaları değiştirmek zorunda araştırma ve raporlama imkânım olsa idi eminin hepsi yazdıklarını çöpe atacaktı.

Yol göstermek veya tavsiye değil ama tahmin ettiğim üzere Türkiye’ni yukarıda bahsettiğim iki savaşta olduğu gibi neden tam tarafsız davranacağını anlamışsınızdır.

BÖLGEDE HANGİ SİLAH SİSTEMLERİ DÜELLO YAPABİLİR?

Malumunuz daha önceki Amerika saldırısında Tomahawk Cruise (Seyir) füzeleri başrolü oynamıştı. Şimdi de en çok adı geçen sistem insansız, uzun menzilli ve nokta hedef hassasiyeti olduğu için yine Tomahawk’lar. Son saldırı ayrıntıları ve o zaman yazdığım yazı aşağıda;

http://www.kokpit.aero/tomahawk-lar-basarisiz-mi

Ancak çok daha öncesinde Hazar Denizindeki Rus donanmasından fırlatılan 3M 54 Kalibr, ihracat modeli adı Club olan seyir ve anti-gemi özellikli füzeleri 1500 km yolu kat ederek çeşitli hedefleri vurmuştu. Tekrar olmaması adına bu olayı ve bu füzenin özelliklerini anlatan tabloyu da şurada bulabilirsiniz;

http://kokpit.aero/hakan-kilic-rusya-hazar-suriye-fuze-operasyonu

(Yazıdaki tabloda 2500 km menzilli versiyon yoktur. Sadece ihraç versiyonu olan 300 km’den aşağı menzilli Club versiyonları bulunmaktadır)

Rusların bölgedeki üslerinde 5.nesil 2-3 adet Su-57 uçağı var ama daha çok savaş şartlarında test amaçlı geldi. Zaten hepsi prototip henüz seri üretime geçilemedi. Bunlardan başka Suhkoi serisinin tüm son modelleri yani 4++ nesil uçakları üslerde görev yapıyor. İlave olarak KORAL muadli elektronik destek/taarruz ECM/ECCM savaşı unsurları, tankerler, erken uyarı kontrol uçakları, IL-38M gibi gelişmiş denizaltı harbi/deniz gözetleme uçakları ve helikopterler.

Bölgeye doğru yola çıkan Amerikan uçak gemileri ise avcısından, elektronik karıştırma uçağına kadar her görev için ayrı ayrı üretilmiş uçaklarla dolu. Ayrıca görev kuvvetinde çeşitli ülkelerin ve USNAVY’nin hava/füze savunma gemileri (AEGIS SYS yüklü) olacak. Tabi bu gemiler ve denizaltılar içinde Tomahawk taşıma kabiliyetli olanlar var; Arleig Burke sınıfı destroyerler, Ohio sınıfı güdümlü füze denizaltıları (Ohio sınıfı SSBN olarak kısaltılan nükleer başlık taşıyan balistik füze denizaltılarından farklı olarak envanterde Tomahawk taşıyan 4 adet SSGN denen güdümlü füze denizaltısı var ki kaçı Akdeniz’de veya yola çıktı bilmiyoruz. Denizaltıların uydudan tespiti düşman tarafından mümkün olmadığı için yerleri açıklanmıyor. Zaten yerini tespit edilmesi genel savaş durumunda onu stratejik silah sistemi hüviyetinden bir anda kolay hedef hüviyetine geçirmekte)

Şimdi bu sistemler ne yapabilir bir göz atalım.

TOMAHAWK

Sadece 20 metre irtifadan adeta yeri yalayarak uçan bir seyir füzesi Tomahawk. Gemiden, denizaltıdan atılabiliyor. (B-52 bombardıman uçaklarından bırakılan Tomahawk muadili uzun menzilli seyir füzeleri de var) Özellikle denizaltıların tespiti zor olduğundan ve su altından (yaklaşık 20-30 metre derinlikten) fırlatılabilmesi karşı tarafa zaman bırakmaması ve fark edilmemesi açısında çok tehlikeli.

Şimdi yeni bir saldırıda ne yapabilirle bunu konuşalım. Daha öncekinde yukarıdaki makalede de yazdığım gibi 56 adet kullanıldığı söylendi ve S-400’ler bir tanesini bile vurmadı. Dünya medyasında konuşulan şeyleri şöyle toparlamıştım

-S-400 bataryası kapalı idi.

-Rusya ile anlaşmış, haber vermişlerdi zaten müdahale edilmedi.

-56 tane abartılı rakam yarısı kadar ancak vardı. Bu füzeleri Trump iç kamuoyu nezdinde koltuğunu sağlamlaştırmak için yaptı.

-Birçok Tomahawk hedefine varamadı, Ruslar karıştırma yaptı.

Daha önce de yazdım; 56 tane mi bilemem, isabet oranını da ama Tomahawk karıştırmaya kapalı bir sistem. Uzaktan kumanda edilmeye ihtiyaç duymuyor. Sağır ve dilsiz ama kör ve aptal değil. Oğlum şuraya gir dediğin zaman etraftan sağa sola git diyenleri duymuyor ve yolda tabelaları değişen olursa bile inadına yoldan çıkıp dağ bayır takip ediyor. Digital harita çizme kabiliyeti var ve uzatmadan anlatmaya çalışıyorum giderken şu binanın sağından geç demişsen solundan geçmiyor (Bu arada hemen hemen aynı özelliklerin birazdan bahsedeceğim Rus yapımı Kalibr içinde geçerli olduğunu belirteyim, ilave olarak Tomahawk’ın 1100 km menzile karşılık Kalibr 2500km menzilli).

Dolayısı ile bir önceki saldırıda Rusların haberi olabilir zaten askerlerinin o üssü boşaltması bunu gösteriyor ama “S-400 radarı kapalı idi” vs. bunlar saçmalık. Yazıdaki haritada gösterdiğim gibi saldırının yapıldığı yere en yakın S-400 bataryası 125 km uzakta idi. Maalesef tersini iddia edenler son zamanlarda dünya üzerinde ve ülkemizde de çok türese de dünya yuvarlak. Yani hiçbir radar 20 metre yükseklikte uçan bir füzeyi 125 km ötenden göremez. En fazla 40-60 km aralığında. Yani istese de vuramazdı. Rus A-50 Mainstay uçağının da gördüğü farz etsek bile S-400 füzesini kumandasına alıp güdüleme yapmasının NCW kabiliyeti olmadığından imkânsız olduğunu söyleyebiliriz. Malum bunu dünyada ilk ve tek olarak sadece ağ merkezli harp kabiliyeti (NCW) ile F-35 yaptı ve bir SM-3 ü kumandasına alarak başka bir hedefe güdüledi/kilitledi.

http://www.kokpit.aero/f35-fuzeyi-yonlerdirdi

BU SEFER FARKLI OLABİLİR

Ancak bu sefer dananın kuyruğu kopabilir. Çünkü Ruslar tedbir alıyor ve almıştır da. ABD’ni vurmayı planladığı tüm üsler ve stratejik noktaları koruyacaklarını ve havada füzeleri imha edeceklerini söylediler. Ancak bilmeyenler için sürpriz olacak ama medyada yazılanların aksine Tomahawk’lar S-400’ler tarafından vurulmayacak. Vurulabilir mi? Evet yüksek irtifa yani aslında uzun menzilli koruma sağlayan S-400 füzeleri deniz üzerinde yakalayıp daha karaya varmadan imha edebilir. Ancak yüksek subsonik yani ses hızına yakın (bu düşük hız demek füze aleminde) uçan Tomahawk’lar dağların arasında uçarken ve S-400 gibi stratejik ve çok pahalı bir sisteme yaklaşırken bu bir tane dahi olsa kaçırma riskini alamaz. Çünkü tek bir Tomahawk radarını vursa iş biter. Dolayısı ile hava savunma sistemlerinin genel karakteristiği olarak kademeli, çeşitli irtifalara hitap eden birbirinde uzak konumlanmış bir hava savunma şemsiyesi olması lazım ki, Ruslar Soğuk Savaş’tan beri bunu mükemmel yapıyor. Yani S-400 seyir füzelerine karşı etkili olsa da ona sıra gelmeden ön cephede savaşacak olan orta ve alçak irtifa Rus hava savunma sistemleri BUK, TOR, Pantsir’ler tarafından Tomahawk’ar çoktan imha edilmiş olacak/ olmalıdır/ olabilir. Sonuç Ruslar S-400 bataryasını riske atmayacak belki deniz üzerinde yakaladıkları uzun menzil avantajından dolayı S-400 ile muhatap olacaktı ama füzeler Suriye topraklarına girdiği anda birçok hava savunma sistemi onları bekleyerek hava üssüne ve oradaki S-400’e ulaşmasına izin vermemeye çalışacaklardır. Unutulmamalıdır ki orası Irak değil ve karşılarında hava savunma şemsiyesi çökertilmiş Saddam olmayacak.

Her ne kadar okuyucularımın bildiği üzere S-400 üzerine çok tereddütlerim varken ve en azından batılı sistemlerden üstün olan bir tarafı olmadığını hatta balistik ve seyir füzesi vurma konusunda kat kat geride, bir uçaksavar olarak ise korkulacak bir rakip olduğunu yazsam da diğer bahsettiğim sistemler için aynı tereddütlerim yok. Özellikle BUK füzesini yeni versiyonları ve alçak irtifa Pantsir mükemmel sistemler ve bunu kabul etmek lazım. Rusya orta/alçak irtifa hava savunmasında asla batıdan geride değil.

Şimdi yazacaklarımın altına “den den (‘)” işareti koyarak aynısını Kalibr füzesi ile Amerikan hedeflerine karşılık verdiklerinde NATO unsurları için düşünün lütfen.

Her ne kadar alçaktan uçan Tomahawk gibi seyir füzelerine karşı füze ve çok namlulu top sistemleri etkili olsa ve Suriye-Şam bölgesi şu an dünyanın en yoğun radar kaplama alanlarından biri olsa da Ruslar emniyette değil. Çünkü;

-Deniz üzerinden gelen seyir füzesini görebilirsiniz veya açıklarda hava savunma gemisi bulundurursunuz ama kara üzerinde vadileri yalayan füzeyi kaçırma ihtimaliniz çok yüksektir.

-Her iki tarafında karşı tarafın füze savunmasını bastırmak için ciddi bir EH(Elektronik harp) kabiliyeti vardır.

-Sur da bir gedik açılması veya barajın delinmesi deliği hızla büyütecektir. Unutulmamalıdır ki Körfez Savaşı’nda Koalisyon Irak’a her yönden saldırarak hava savunma radar ve füze bataryalarını imha etmeye çalışmadı. Bunu yerine güneyden en kestirme güzergahtan AH-64 Apache helikopterleri ve F-117 Stealth savaş uçakları ile başlangıç yaparak AGM-88 Harm anti-radar füzleri taşıyan F-4G Wild Weasel uçakları ile ta Bağdat’a kadar bir koridor açtı ve güvenli güzergahtaki tüm hava savunma radar ve füzelerini imha etti.

Bundan sonra ise saldırı furyası başladı ve tüm koalisyon uçakları bu hatta dalarak soluğu Bağdat’ta aldı ve oradan diğer hedeflere dağılarak daireyi genişletti. Aynı durum Şam güzergahında çeşitli hava savunma bataryalarının imhası şeklinde yapılır ise ki Amerikan uçak gemilerindeki F/A-18E uçakları taşıdıkları anti-radar AGM-88 Harm füzeleri ve EA-18G Growler’lar taşıdıkları EH süitleri ile bunu rahatlıkla başarabilir. Bu durumda güvenli hattan ilerleyen Tomahawk’lar her seferinde soluğu Şam’da alır. “Tabi tabi Rus Sukhoi uçakları da armut bahçelerini ilaçlamaya gitmişti” dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız bu sefer karşılarında Mirage F1 ve Mig-25 olmayacak. Su-35’ler yani dünyadaki en mükemmel 4++ nesil avcı uçağı onları bekliyor olacak.

-Son saldırıda 2 İsrail savaş uçağından atılan 8 adet daha kısa menzilli ve küçük seyir füzelerinden 5’i Suriye hava savunması ki, Ruslarla aynı sistemleri kullanıyorlar imha edildi (Seyir mi lazer güdümlü mü ben tam emin değilim. Çünkü seyir ise videoda görülen uçakların hedefin o kadar yakınında ne işi vardı?). Bu Suriye adına başarısızlık gibi görünse de aslında göreceli olarak başarı. Ancak dikkatinizi çekmek isterim ki, orada uçakların gelişi gözüktü ve sürpriz avantajı yoktu. Şimdi ise belki de seyir füzesi saldırısı altında olunduğu ilk füze düşünce anlaşılacak ve alarm verilecek.

KALiBR SEYİR FÜZESİ

Rusların bölgede 15 savaş gemisi ve bunların çoğunun Kalibr yüklü olduğu söylenmekte. 3M-14 / Klub-A / Caliber-NK, 3M14E (SS-N-30), 3M14E / P-900 Kalibr, 3M14EE/TE / P-900 Kalibr gibi çeşitleri olan füzenin en üst versiyonu 2500 km menzilli. Şurası kesin savaş Avrupa topraklarına veya Ortadoğu’daki Amerikan hedeflerine yansır ise aynı şeyler geçerli. Ancak Akdeniz’deki Amerikan gemileri Şam’daki Rus hedeflerine karşı daha güvende. Birincisi deniz üzerinde füzelerin tespiti daha kolay, ikincisi AEGIS gemileri SM-2/3 ve ESSM füzeleri ile dolu. Özellikle Standart Missile versiyonları füze savunma olarak yukarıdaki S-400 dahil hiçbir Rus sistemi ile kıyas bile kabul etmez. Ancak tekrar söylüyorum hedefe doğru yönelen bir seyir veya balistik füze ise karşısında savunma yapan dünya üzerinde hiçbir sistem güvende değildir. Tomahawk/Kalibr gibi yüksek subsonik füzelere karşı savunma konusunda SM’lerin bu üstünlüğünün yine Hmeymin üssünde bulunan Bastion anti-gemi füzelerine karşı olduğunu söylemek ise çok iddialı bir laf olur. Malum dostumuz(!) Rusya Karadeniz, Suriye ve Kuzey Avrupa’yı A2/AD faaliyeti kapsamında sadece S-300/400 ve Iskander füzeleri ile değil K-300 Bastion’larla da donattı.

AMERİKAN DONANMASI İÇİN GERÇEK TEHDİT

Teknik olarak ses hızının 5 katından daha yüksek yani 5 Mach üzeri hızlardaki sistemler hipersonik kabul ediliyor. Testleri yapılan Kinjal hariç Brahmos ve Zircon’un servise girmesinin yakın olduğu söyleniyor. Ancak son durumu bilmiyorum ama Hint-Rus ortak yapımı anti-gemi füzesi Brahmos ve Rus yapımı Zircon tüm NATO donamasının korkulu rüyası olacaktır. Gerçi SM’lerin hızları bunlardan daha fazla ama kimse bir hipersonik füze ile kesişmeyi garanti edemez. Olası bir savaşta daha erken seri üretime geçilebilir mi? Belki.

IDEF17’de bir anımı hatırladım. Korkut’un mühendislerinden birine “seyir füzelerine karşı etkili ama hipersonik olanlar içinde etkili olur mu?” diye sormuştum. O da “Bunu bilmek zor” demişti. Bende “Neden test etmediniz mi?” gibi aptalca bir soru sormuştum. O da ”Hipersonik füzeyi nereden bulacağımızı da söyler misim” demişti. Sonuç olarak hipersoniklerin Armadaların yeni baş belası olacağı söyleyerek kokpit okuyucularının çok iyi bildiğini tahmin ettiğim ama bilmeyenler için birkaç laf edeceğim hava kuvvetlerine geçeceğim.

HAVA KUVVETLERİ

Suriye’deki çeşitli üslerde ciddi bir Rus hava gücü var. Sukhoi savaş uçaklarının çeşitli versiyonları bulunmakta (Geçen sene görev yapan Rus “Buharlı” uçak gemisi bakımda ve başka gemi de yok). Bana göre Havadan-havaya füze teknolojisi/kabiliyeti bakımından Amerikan muadillerinden geride olan Rus hava kuvvetlerinin Suriye’deki Sukhoi’leri savaşçılarına sıra geldiğinde aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Mig-29 hariç hemen hemen tüm SU-27 türevleri 30/33/35 hatta bombacı SU-34 dahil, Amerikan donanmasındaki tek rakipleri F-18’den geri kalmaz uçaklar. Böyle konularda kesin yargıya varamayız ama çokları gibi bende bir F-18 uçağının mesele hava üstünlüğü olduğunda bu uçaklarla kıyas edilemeyeceğini düşünüyorum. Gemilerde ki F-35’lerin durumu da bilinmezlerle dolu. Çünkü daha önce hiç hava savaşında denenmedi. Yaradılış olarak korumaya sahip bir kartal yavrusu gibi. Korunması gerekiyor ama aslında vahşi bir kartal. Yeter ki yanında F-22 ve F-15 gibi bir uçak olsun. BVR savaşında onlara ihtiyaç duymayacak bir uçak ama çok yakın hava savaşında hakkında çok dedikodular var. Aslında antrparantez ben bu dedikoduları da çok anlamış değilim. Şu makalede geçen hiçbir uçakta olmayan HOB yüksek yanal görüş açısı ve muhteşem kaskı ile yakın hava manevrasında düşmanın arkasına geçmeden muharebe yapma imkânı var. Bu da çok yakın muharebede manevra kabiliyeti kısıtlamasının dezavantaj olmadığını daha doğrusu ihtiyaç duymayacağını gösteriyor. Ayrıntıya girmeyeceğim sırf bunu üstüne en az 3 makalem var burada.

Ancak işin birde hava kuvvetleri boyutu var. ABD’nin sadece uçak gemileri ile yetineceğini hiç sanmıyorum. İngilizlerin destek vereceği EF-2000’lere ilave olarak F-22, F-15E ve F-16 uçakları ile illaki destek verecektir. Çünkü F-22 ve F-15 olmadan yani hava üstünlüğü uçakları olmadan asla gemileri güvende olamayacaktır. İçinizden “O gemiler her duruma göre teçhiz edildi her tür uçak var” diyorsunuz ama bu durum sıradan ülkeler için, Rusya için değil. Eğer F-14 veya muadili uçaklar olsa Su-35’ler karşısında belki sorun olmazdı ama Çin denizinde “J” serisi karşısında F-18 ile ne yapacağını düşünen ABD geniş gövdeli ve menzil kabiliyetli üstelik Stealth F-22’lere illaki ihtiyaç duyacak. Direk Rusya ile savaşmasa bile. Bu durumda Güney Kıbrıs üslerini kullandırmayacağını açıkladığına göre ve Türkiye’nin de İncirlik üssünü kullandırmayacağını tahmin ederek, İsrail, Irak ve Suudi Arabistan’ın çok ciddi baskı altında kalacağını söyleyebiliriz.

Son olarak kokpit sayfalarında balistik füzeleri çok anlattığımdan etkisinin detayına girmeyeceğim ama şunu söyleyeyim; her ne kadar Akdeniz’deki AEGIS gemileri SS-26 Iskander-M (500 km menzilli) gibi SRBM’ler karşı çok etkili hatta dünya üzerinde bir numaralı anti-balistik füzesi SM-3’lere sahip olsa da balistik füze savunmasının kaderi olarak tüm NATO için Suriye’deki en büyük tehdit SS-26 olacaktır, mücadele/önleme açısından. Evet SS-26 bir DF-21 gibi ASBM yani anti-gemi balistik füzesi değil. Ama uçak gemileri bir ada kadar. Ayrıca bunu F-22/15’lerin kalkacağı kara üsleri var.

Son olarak umarım filler tepişip, çimenler ezilmez. Elimizden ülke olarak da gelecek bir şey var mı, bilemiyorum...

 

Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap

YAZARLAR