Havacılık Röportajları -1: Flyco yurtdışına açılıyor

  • 06/12/2015 06:48

Ergin Erdin, Hava Kuvvetleri'nde başladığı pilotluğu uzun yıllardır özel sektörde sürdürüyor. Tek başına başladığı uzaktan e-eğitim yani e-learning pazarında ortağı Orçun Sufracı ile bir dünya markası yarattı. Flyco, bugün sadece Türkiye değil, İngiltere, Almanya üzerinden dünyaya açılıyor.

İster 2-3 pilotlu, isterse binlerce pilota sahip bir şirket, e-learning kullanarak hem eğitim kalitesini artırıp standart hale getiriyor hem de zamandan ve paradan tasarruf ediyor. Pilotlar, kabin memurları istedikleri yerden bilgisayar, tablet ya da akıllı cep telefonlarından sisteme giriyor. Derslerini görüp havacılık otoritelerinden onaylı sınavlarını oluyor.

Şirketin Yönetim Kurulu Üyesi Kaptan Pilot Ergin Erdin, gelişmeleri Kokpit.aero'ya anlattı...

- Son bir yıldır yurtdışına açılmak için çalışıyorsunuz. Nerede merkez açtınız?

Flyco büyüdükçe, yurtdışındaki müşteri portföyünü arttırdıkça şirketimizle ilgili 'Bunlar kim' gibi sorular almaya başladı. Özellikle 4-5 aylık süre içinde Avrupa pazarında bir Türk şirketi olmanın dezavantajlarını da yaşıyoruz. Örneğin Transavia şirketi ilk görüşmelerde Türk şirketi olduğumuzu bilmiyordu. Ama Türk şirketi olduğumuzu anlayınca bizi sorgulamaya başladı. Bize herhangi bir şey söylemedi ama bunun olduğunu hissettik. Bu nedenle Avrupa’da iki merkez açtık. Bunlardan biri Almanya’da, diğeri de İngiltere’de.

Flyco Germany şirketimizin merkezi Düsseldorf’ta. Almanya merkezimizin başında kaptan pilot bir arkadaşımız var. Bu şirket sadece Almanya bağlantılarına bakıyor. İkinci şirket Londra’da. İngiltere merkezli operasyonlara başladı. Farklı noktalardan da İngiltere’deki şirketimize destek veriyoruz. Teknik ve pazarlama olarak buradan destek veriyoruz. Aynı zamanda dış pazarda yatırımcılar konusunda görüşmeler yapılıyor.

- Yazılım, ders hazırlanması, İstanbul'dan yapılıyor, değil mi?

Evet tüm yazılım hazırlanması, alt yapı burada. Müşteri sayısı artıkça, teknik destek, Almanya ve İngiltere merkezli şirketler tarafından gerçekleştirilecek. Önemli olan bir sorun olduğunda örneğin Almanya’da Almanca konuşan birisini isteyeceklerdir. Bunla ilgili yapı kuruluyor. Şu anda 2-3 şirketle anlaşma aşamasına geldiğimiz şirket var.

- Flyco'nun portföyünde kaç havayolu-havacılık şirketi oldu?

Haritayı önünüze açtığınızda ABD'den başlayıp, Kanarya Adaları, İngiltere, Almanya, Yunanistan, Romanya, Ürdün, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Namibya’da faaliyet gösteriyoruz. Sayı bir taraftan hızla artıyor.

- Kaç personeliniz var?

Üç noktada 50’nin üzerinde personelimiz var.

Flyco'nun geçtiğimiz ay MOMook ve Baltic Aviation Academy'nin (BAA) CEO'su Egle Vaitkeviciute ile imzaladığı anlaşma sonrasında MOMook yazılımları kullanan havacılık şirketleri, CBT olarak adlandırılan dersleri Flyco eğitim paketinden görmeye başlayacak.

- Dünyada e-learning’te özellikle de havacılıkta kaç şirket faaliyet gösteriyor?

5-6 büyük şirket bu pazara hizmet veriyor. Bunlardan Flyco olarak Avrupa ve çevre ülkelerde iyi bir pazar payımız var. Dünyanın bir çok ülkesinde e-learning çok sayıda havacılık firması tarafından kullanılıyor. Ancak genele vurduğunuzda şirketlerin yüzde 30'u e-learning'ten yararlanıyor. Yani, yüzde 70 civarında havacılık şirketi bu sisteme dahil değil. Bu çok yüksek bir rakam. Bu rakamın yüksekliğinin nedeni bazı bölgelerde bu konuyla ilgili hiç çalışma yapılmaması. Örneğin Afrika’da şirketlerin yüzde 90’ı e-learning kullanmıyor. Orada ülkelerin sivil havacılık teşkilatları henüz bunla ilgili bir çalışma yapmamış. Bu nedenle temkinli davranıyorlar.

Avrupa’ya gittiğinizde e-learning kullanmayanların oranı yaklaşık 40’a kadar düşüyor. Büyük havayolları örneğin Lufthansa, Ryanair veya Türk Hava Yolları gibi şirketler bunu bir şekilde kullanıyor. Ancak küçük havayolları bunların çok yüksek maliyetlere sahip olacağını düşünüyor. Girmek istemiyorlar. Bizim burada sunduğumuz çözüm, tek uçağı olan şirkete bile ekonomik bir çözüm verebilmek. Esnek ve rahat bir sistemimiz var.

- Bize bir örnek verir misiniz? 20-30 uçaklı bir şirkette rakamlar nasıl?

Yaklaşık 100’e yakın bir personeli olan bir şirketi ele aldığınızda yıllık eğitim maliyeti örneğin 100 bin dolar olduğunu düşünelim. Bizim sistemimizi kullandığında ortalama 20 bin-30 bin gibi bir rakama bunu yapabiliyorlar. Yani yüzde 70-80 civarında bir tasarrufları oluyor. Şirketler büyüdükçe bu rakamlar çok daha büyük rakamlara çıkıyor.

- Yani ortaya çok ciddi bir tasarruf çıkıyor.

Tabi ki. Ancak havacılığa sadece tasarruf odaklı bakmamak lazım. Çok daha iyi bir eğitimi belli standartlarda insanlar sunuyorsunuz. Yani sınıfta kişiden kişiye değişen anlatım şekli yerine uluslararası standartlarda sunuluyor. Biz dersleri şirketlerin eğitim bölümleri ile birlikte hazırlıyoruz. Güncellemeler geldiğinde hemen derslere ekleniyor.

Örneğin şimdi yeni bir konu var. TCAS 7.0’dan 7.1’e geçiyor. Ders hazırlıklarını tamamladık. Her şey hazır. Güncelleme hayata geçtiği an düğmeye basacağız ve o ders online olarak sistemde görülmeye başlanacak.

- Dersleri nasıl hazırlıyorsunuz?

Bizim kendi öğretmenlerimiz tarafından dersler hazırlanıyor. Sonuçta kurallar belirli. Ancak farklı bölgelerde bazı konularda değişiklikler olabiliyor. Biz dersleri animasyonları ile yaptıktan sonra şirketin eğitim birimlerine sunuyoruz. Ders içeriğinde o şirketin farklı bir uygulaması varsa konuluyor. Ancak havacılıkta dersine göre değişmekle birlikte yüzde 90 oranında bir ortak durum var. Bu dersin hazırlanması, araştırma safhaları çok zorlu bir süreç. Bunların hepsini onların adına yapıyoruz. Kontrol mekanizması olarak müşteri şirket bakıyor. Biz, herhangi bir şirket için hazırladığımız dersi bir başkasına sunmuyoruz.

- Bu dersleri nasıl bir kadro hazırlıyor?

Herhangi bir ders ihtiyacımız olduğunda öncelikle baş öğretmenimiz Kaptan Pilot Roger Coleman. Onun kontrolünde olacak şekilde hazırlanacak dersler belirleniyor. Daha sonra konusuyla uzmanlaşmış dünyanın dört bir tarafında bizim anlaşmalı olduğumuz öğretmelerimiz var. Onların koordinasyonunda ve kontrolünde bu operasyon gerçekleştiriliyor. Roger Coleman, daha sonra dersleri toplayarak Türkiye’ye geliyor. Kendisi 3 ay Türkiye’de, kalan 9 ay da ABD’de yaşıyor. Aynı zamanda ABD merkezli şirketimizin de yönetimini gerçekleştiriyor.

- Bugüne kadar kaç ders hazırladınız?

Bugüne kadar 300’e yakın dersi tamamladık. Bu dersler görülüyor. Yaklaşık 35 dersin de hazırlıkları sunuyor.

- Geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Havacılık sektörü ile ilgili eğitimlerin yüzde 90’ı e-learning’e kayacak. Çok büyük avantajları var. Standart ders görme, pilotun çok fazla vaktini almamak gibi özelliklerini tüm şirketler görüyor. Bizim konseptimizde tek uçaklık şirkete bile çözüm üretiyoruz. Tahminim önümüzdeki 5-10 yıllık dönemde tüm pilotlar e-learning üzerinden eğitimini görecek.

- 2007’de başladığınızda oran neydi?

Kurulduğumuzda e-learning kullanan şirket neredeyse yoktu. Uzaktan eğitim sivil havacılıkta da yoktu. Bu konunun içine girilmesi gerektiğini hem Türkiye hem de yurtdışı toplantılarımızda dile getirdik. ABD’de, Avrupa’da sonrasında da Asya’da bu işe başlandı. Şirket kurulmaya başlandı. Ancak bu şirketlerin çok azı devam edebildi. Havacılığa sadece ders hazırlayan 10 şirket yok.

- Havacılık dışında sektör düşünüyor musunuz?

Düşünüyoruz. Her türlü konuya yönelik ders hazırlanabilir alt yapıya sahibiz. Ancak havacılık çok yoğun olarak çalışıldığı için herhangi bir girişimimiz olmadı.

- Gelecekte bu iş nereye gidecek?

Yaptığımız çalışmalarda şunu gördük. Bu dersler yapılıyor. Dersler yıllarca aynı kullanılıyor. Tabi ki güncellemeler geliyor. Ancak biz 8 yıldan beri bu sektörün içinde olduğumuz için bu yıl aldığımız kararla animasyonlarımızı, anlatım tarzımızı değiştirmeye karar verdik. Derslerin yüzde 50’sini değiştirdik. Bunlar animasyonlarda daha yeni örneğin 3 boyutlu animasyonlar kullanılıyor. İnternet teknolojisi başladığımız yıllara göre çok daha iyi. O zamanlardaki endişelerimiz de azaldı. Mümkün olduğu kadar minimum boyutlar kullanılırken şimdi daha büyük boyutlarda hazırlıyoruz.

ABD’de yeni bir konu var. Yeni başlayan pilotlara onların gelişmesini sağlayacak sistemler üzerinde tartışmalar var. Biz sistemimizi değiştiriyoruz. Herhangi bir konuyu pilotlar her yıl görmeleri gereken dersler var. 1 yıllık pilotla 20 yıllık pilot arasında tecrübe farklı var. Bir ders diyelim ki 1,5-2 saatte tamamlanırken çok detay veriliyor. Tabi bunu kişiye özel bilgiye dönüşüm yaşanıyor. Sisteme giren kullanıcı bir derse başlamadan önce ön bir sınav olacak. Bu sınavda bilgiyi senaryo üreterek ölçecek. Senaryo üzerinden sorulan soruların cevaplarına göre daha kısa ve bütün alması gereken bilgileri gösterecek bir sisteme dönüşecek. Bu yeni sistemi eğitim programımıza adapte ediyoruz.

- Ergin Kaptan, bize zaman ayırdığınız için çok teşekkürler. Başarılarınızın devamını diliyoruz.