Havayolları 2017 yılından ne bekliyor?

  • 05/03/2017 02:29

Fatih Yılmaz/Kokpit.aero

Türkiye’de sivil havacılık sektörü Rusya ile uçak krizinin yaşandığı 2015 yılına kadar adeta altın dönemini yaşadı. Bu dönemi değerlendirirken Türk Hava Yolları’nın son 10 yıl içinde katettiği mesafeye ayrı bir parantez açmak gerekir. Filosunu 2005/2015 arasında neredeyse üç kat büyüterek 330 uçağa çıkaran, dünyada en fazla uçuş ağına sahip şirketler arasında birinci sıraya yerleşen THY, dev bütçeli reklam filmleri ve sponsorluklarıyla da tanınırlılığını arttırmıştı.

2015 yıl sonu itibariyle 61.2 milyon yolcu sayısına ulaşan THY, dünyada en fazla yolcu taşıyan ilk 10 havayolu içerisinde yer almıştı. Ancak 2015 yılında Rus uçağının Suriye sınırında düşürülmesinin ardından THY ve bağlantılı olarak diğer havayolları ile Türk turizminin yakaladığı bu rüzgar tersine esmeye başladı. Rusya’nın Türkiye’ye tüm tarifeli ve charter uçuşlarını durdurması, acentelere Türkiye’ye tur satışlarını yasaklaması Antalya’ya gelen Rus turist sayısını bir  anda sıfırladı. Rusya pazarının en etkin oyuncularından biri olan THY, ilk darbeyi bu ülkeden yedi, sefer yaptığı şehirlerde frekans ve kapasite azalttı.

KİMSE 2016’YI HATIRLAMAK BİLE İSTEMİYOR

Türkiye, 2015 ve 2016 yılında Rus turistin yokluğunu Avrupa’dan gelen turistlerle kapatmaya çalışırken, Ankara ve İstanbul’da yaşanan terör saldırıları, Sultanahmet’te Alman kafilesini hedef alan bomba krizi daha da derinleştirdi. 29 Haziran’da IŞİD’li üç teröristin Atatürk Havalimanı’nda çevreye rastgele ateş açmaları ve üzerlerindeki bombaları patlatması sonucu 42 kişi hayatını kaybetti, 200’den fazla kişi yaralandı. 2016 yılında Rusya ile ilişkilerin yeniden rayına oturması ile bir anlamda umutlanan turizm sektörü, Atatürk Havalimanı saldırısı bir şok daha yaşadı. Ve son olarak 15 Temmuz’daki başarısız darbe girişimi, hem havacılık sektörü hem de turizm sektörüne en ağır darbeyi vurdu. Bu saldırılara batılı ülkelerde reaksiyon gecikmedi, öncelikle Almanya olmak üzere Avrupalı turist artık güvenli görmediği için Türkiye yerine Akdeniz’deki İspanya ve İtalya’daki ülkeleri tercih etti. 

SEKTÖR EN BÜYÜK KRİZİNİ GEÇEN YIL YAŞADI

2016 yılı sonunda Türkiye genelindeki havalimanlarından geçen yolcu sayısı 2015 yılına oranla tam 13 milyon azaldı. Geçtimiz yıl tarihinin en büyük krizini yaşayan havacılık sektöründe doğal olarak en büyük faturayı Türk Hava Yolları ödedi ve hala ödemeye devam ediyor. Her yıl uçuş ağına yenilerini ekleyen, dünyada en fazla noktaya sefer yapan THY, Türkiye’nin bu denli büyük badireler atlatabileceğine ihtimal vermediğinden doğal olarak filosuna yeni uçak eklemek için Boeing ve Airbus’a yeni siparişler vermişti. Ancak THY yaşanan kriz nedeniyle 2018-2022 yılları arasında filoya girmesi planlanan 92 adet A321 NEO, 65 adet B737-8 MAX ve 10 adet B737-9 MAX dar gövde yolcu uçaklarının teslimlerini, 2018 yılında 34 adetten 10 adete, 2019 yılında 40 adetten 35 adete, 2020 yılında 52 adetten 42 adete, 2021 yılında değişiklik olmaksızın, 2022 yılında 6 adetten 30 adete, 2023 yılında da 15 adet olacak şekilde güncelledi.

THY 30’DAN FAZLA UÇAĞINI YERE İNDİRDİ

Bir havayolunu karşılaşabileceği en büyük krizi göğüslemeye çalışan THY, Avrupa’da zirve yapan Türkiye karşıtlığı yüzünden düşen turizm talebi nedeniyle birçok uçağını uçuramadı, kapasite fazlalığı sorunu yaşadı. Mecburen 30’dan fazla uçağını kış sezonu ile birlikte yere indirmek zorunda kalırken, bazı uçaklarını da Pakistan Havayolları’na kiraladı.  Benzer durum özel havayolları için de geçerliydi. Pegasus Havayolları da Pakistan Havayolları’na Boeing 737-800 tipi 4 uçağını kiralarken, kış sezonunda filosundaki uçakların birçoğunun kiralık olarak hazırda tuttu. 

2017 YILI İÇİN İHTİYATLI İYİMSERLİK

2015 ve 2016 yılını kayıp yıl olarak kapatan havacılık sektörünün, 2017 yılı için büyük beklentiler içinde olduğunu söylemek fazla hayalcilik olur. Rusya ile ilişkilerin düzelmesi, Rus turisti tekrar çok sevdikleri Türkiye’ye çekecek ancak hem otelciler hem de havayolları bu kez Avrupa pazarında yaşanan  krizle yüzleşmek zorunda. Zira özellikle Almanya başta olmak üzere önceki yıllara oranla Türkiye’de tatilini geçirmek isteyenlerde büyük bir isteksizlik ve güvenlik endişesi söz konusu. Türkiye yerine geçen yıl İspanya ve İtalya’ya akın eden Avrupalı turistler nedeniyle bu ülkelerdeki tatil bölgeleri adeta tıka basa dolmuş, kapasitelerinin sonuna gelmişti. Bu da otellerin fiyatlarını yükseltmişti. Türk turizmcisinin (havayolu şirketleri ve oteller de dahil) 2017 yılı için en büyük kozu, düşük fiyat ve kaliteli hizmet olacak. Türkiye, gerek havayolları gerek oteller bazında ciddi bir fiyat indirimine giderse yeniden Avrupalı turist için bir cazibe merkezi haline gelebilir. Ancak batılı turistlerin güvenliği herşeyin üstünde tuttuğunu düşündüğümüzde bu konuya yine ihtiyatlı yaklaşmakta fayda var.

Devlet Hava Meydanları İşletmesi ve Türk Hava Yolları’nın 2017 yılının ilk ayı için açıkladığı rakamlar yolcu sayısında yaşanan düşüşüşün devam ettiğini gösteriyor. THY’nin Ocak 2016 döneminde 4,7 milyon olan toplam yolcu sayısı, 2017 yılının aynı döneminde %12,0 düşüşle 4,1 milyon olarak gerçekleşti. Yolcu sayısındaki düşüş iç hatlarda %5,1, dış hatlarda %17’ye yükseldi.

YETERLİ EYLEM PLANI ORTAYA KONAMADI

Peki turizm ve havacılık sektöründeki krizden çıkış için yeterli eylem planları ortaya konulabildi mi? Kültür ve Turizm Bakanlığı, ülkemize turist getiren uçaklara verdiği yakıt desteğini 2017 için yeniden düzenledi. Yeni kararlarla, yakıt desteğinin kapsamı  ve niteliği genişletildi. Antalya Gazipaşa-Alanya, Antalya,  Muğla Dalaman, Muğla Milas-Bodrum, İzmir Adnan Menderes, Kütahya Zafer, Trabzon, Denizli-Çardak, Isparta Süleyman Demirel ve Eskişehir Hasan Polatkan Havalimanları’na tarifeli ve tarifesiz (charter) uçak seferleriyle 1 Ocak-31 Aralık 2017 tarihleri arasında turist getiren A grubu seyahat acentalarına, turistik uçak seferi başına 6000 dolar destek sağlanacak.

SEKTÖRÜN TÜM AKTÖRLERİ SEFERBERLİK İLAN ETMELİ

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’de (SHGM) havacılık sektörünü desteklemek amacıyla verdiği hizmetler karşılığında aldığı ücretlerde 2017 yılı için yüzde 10 indirim yaptı. 2016 yılı hizmet tarifesinde yer alan Euro olarak belirlenen ücretler de, 30.12.2016 tarihli kur dikkate alınarak TL.’ye çevrildi. Uzmanlar, turizmi canlandırmak için verilen yakıt desteği, havalimanları ücretlerinde yapılan indirimleri, “Komşunu da al, gel” gibi kampanyaları olumlu bir adım olarak görse de bunların yeterli olmadığı görüşünde. Sektörün tüm bileşenlerinin bir araya gelerek çalışması gerekirken, şu ana kadar bu konuda bir adım atılmaması eleştiriliyor.

2017 yılı için hiç vakit kaybetmeden havayolu şirketleri, seyahat acentaları, havalimanı işletmecileri, otelciler, sektör birlikleri, kamunun ilgili kuruluşlarının bir seferberlik başlatması gerektiğine vurgu yapılıyor. Aksi takdirde tıpkı geçen yıl olduğu gibi 2017 yılında da kaybeden sadece turizmciler ve havayolları değil tüm Türkiye olacak.