Biri bir şey mi dedi?

  • Son Güncelleme: 11/07/18 20:41:29
  • 2

Ali İsmet ÖZTÜRK

Bilmem kaç yıl sonra “bir varmış bir yokmuş” diyebilmek için, sabah henüz körpe iken, P-51 Mustang’in içinde sımsıkı bağlanmış, motorun tatlı hırıltısını dinleyerek, kalkış öncesi kontrolleri yapıyor buldum kendimi…

Tam 4 yıl süren araştırma, doğru uçağı bulma, satın alma, evrak işleri, vs derken, P-51 de “ilk yalnız” uçuşun taa başında bir yerde, pistin de başındayım nihayet…

Çok yıllar önce bir yazı vardı ve şöyle denmişti : “Pistin sonuna doğru bakıp, gazları bir meçhule doğru açmak”…

Doğru ya, “Pistin sonuna doğru bakıp gazları bir meçhule açmak…”

Sadece birkaç dakika sonra bunu yapacağım.

Richard Bach bir kitabında şöyle der : “Her onurlu hayatta, bir güvenlikten kaçış vardır…”

Yani yeni kıyıları keşfetmek için, yola çıktığınız kıyıyı görünmez kılacak kadar uzaklaşmanız gerekiyor. Şimdi bu sabah evde oturup bir kahve ile güne başlamak yerine, “benim tercihim” P-51 Avcı Uçağının kokpitinde olmak… Al sana tam bir güvenlikten kaçış!

12 silindir RR Merlin Motoru gazı açmamla birlikte tonlarca ağırlıktaki bu metal yığınını hızla ileri doğru çekiyor. 45 Manifolt, 3000 devir ve P-51 Mustang pistte koşmaya başlıyor… Artık o andan sonra yapmam gereken ne ise onu yapmam lazım, ne bir fazla, ne bir eksik. Altımdaki kanatlarda yaklaşık 800 litre Avgas yakıt var. Eğer bir şey ters giderse ve yangın çıkarsa buradan nasıl kaçarım ?…ve daha nice başka ihtimaller.

KUYRUK TEKERLEĞİ İSTEMEYEREK YERDEN KESİLİYOR

Fakat, aynı anda başka vakitler zamanı şimdi… Sürat 50 Kts geçiyor, kuyruk tekerleği istemeyerek yerden kesiliyor. Ama hala önümü göremiyor, pistin yanlarından referans alarak kalkış rulesine devam ediyorum. Gaz kolunu 55 Manifolta yükseltiyorum. Sürat 120 Kts civarındayken Mustang çook nazlı ama hafif geri kumandayla yerden kesiliyor. Fletner ile bir küçük düzeltme… Bu arada, sağ pedala şiddetle basmazsam bu meret fena şekilde sola çekiyor. Bu normal onun için kalkış öncesinde dümen trimi 6 derece sola ayarlı ve inişte de böyle olacak.

Tekerlekler yukarı. Bunu yaparken inişte açılır diye umuyorum. Ya açılmazsa… O noktada geri dönüş yok ki… “Gerçek Uçan Adam” sadece ileri ve yine ileri bakar… Geride kalan ona hiçbir şey ifade etmez. Yoksa kural bu değil miydi?

Sürati 150 Kts dolduruyorum ama hala sürünüyoruz. Tonlarca ağırlıktaki bu metal kanatlı makine yer çekiminin bütün karşı koymalarına rağmen semaya doğru yavaşça yükseliyor. RR Merlin motoru önümde “faşır faşır” homurdanıyor. Onu zorlamamak adına gücü 35 Manifolta düşürüyorum, RPM takip ediyor 2500 oluyor. Ve bir anda P-51 sanki kılıf değiştiriyor. Çok daha sessiz, yumuşak ve nazlı oluyor.

İNANILMAZ YÜKSELİŞ

Bu ara yükselmeye devam ediyoruz, 7000 feet geçiliyor, sonra 9000 feet. Sürat 270 Kts civarında, vario inanılmaz ! Az önce yerden kesilirken çok nazlanan bu muhteşem makine şimdi tam bir “avcı uçağına” dönüşüyor. 11.000 feette düz uçuşa geçiyorum. 30 Manifolt ve sadece 2300 Rpm.

…Sivrihisar semaları ve P-51 Mustang ile “Tanrının Mekanı Varsayılan” gökyüzünde TEK başımayım …

34 YILLIK HAVACILIK HAYATINDA BİR İLK

34 Yıllık havacılık hayatımda bir başka “ilk”… Öyle dehşet ve uysal ki… Bunlar nasıl yan yana duruyorlar anlamak mümkün değil. Yeryüzü Yaz havasının sıcaklığı ile puslu görünüyor, “uzay” ise pırıl pırıl, bana adeta “gel” diyor. Giderdim ama yakıtım yetmez…

Şimdilik burasıyla yetinmeli. P-51 Mustang’ i çok zorlamadan 4 G içinde bir loop atıyorum. Levye inanılmaz sert ve mutlaka fletner istiyor. Bir tono, bu da çook farklı ve nazlı. Gözüm dışarıda belirsiz bir yere takılıyor, kendi kendime konuşmaya başlıyorum.

“Biliyor musun ? …bugün için 34 yıl bekledim, gökyüzünde geçen bunca yıl, bunca zamandan sonra elbette başıma birçok şey geldi ama hepsinden kurtulmayı başardım. Çünkü bana, bugün seninle burada olmak varmış” diyorum. Ardından şöyle devam ediyorum… “Tabi, senin dilin yok ki cevap veresin ama bana cevap vermeni çok isterdim”…

BENSE 75 YIL BEKLEDİM!

O anda bir ses “Sen 34 yıl bekledin, bense tam 75 yıl ! “… Aman Tanrım bu ne ? …sonra devam ediyor “ Gerçi, bu kadar beklemek az önceki kalkışa değdi, bana çok iyi davrandığın için teşekkür ederim, hiç yormadın beni”… Şaşkınlığım çabuk geçiyor çünkü havacılar olaylar karşısında şaşırmamayı zamanla öğrenirler.

Bu da öyle bir durum olsa gerek : “Konuşan Mustang” ! Ayrıca bana iltifat eden bir şey var karşımda. “Peki” diyorum.. “Bu iltifat beni çok mutlu etti, umarın inişte de seni üzmem” …

“Bilemem” diyor, “Az sonra yaşar görürüz, ben, beni uçuran pilotlara karışmıyorum” … “Şu var ki ben, senin beni uçurman için 75 yıl bekledim, ne fırtınalara girdim çıktım bir bilsen, sonra savaş sırasında bana defalarca ateş açıldı, kuyruğumda delik deşik yerler var, beni tamir edip gene uçurdular. Hatta bir keresinde kanopi camının arkasına geldi kurşun, hala delik orası, uzatmayalım ben o deli fırtınalardan ve ikinci dünya savaşının en sıcak hava çatışmalarından bugün burada beni sen uçurasın diye kurtuldum. Sende daha önce geçirdiğin bütün vartaları bugün burada beni uçurasın diye atlattın” dedi ve sonra devam etti “Çünkü, bu böyle yazılmıştı…!“

Allak bullak olmuştum ama çaktırmıyordum, bu arada irtifayı kaçırmışım 12.000 Feet olmuşuz. Eh oluruz tabi, P-51 Mustang benimle konuşuyor.

“Peki” dedim, “Sen uçtuğun bütün pilotlarla konuşur musun? “ … istemeyerek “Bazen” dedi… Baktım bu konuda çok istekli değil hemen değiştirdim “ Benden çok daha fazla beklediğine göre ve elbette benden çok daha yaşlı olduğuna göre, ne olur anlat bana neler yaşadın, paylaşmak ister misin ?”…

Kısa bir sessizlikten sonra konuştu “Acele etme bir gün gene konuşuruz ve belki o gün anlatırım, şimdi beni emniyetle yere indir, inişten sonra da beni bir güzel temizle, sağım solum yağ oldu gene” … “Peki” dedim ve alçalmaya başladım.

İNİŞ TAKIMLARI AŞAĞIDA VE KİLİTLİ

7000 Feet geçildi alçalmaya devam, hızı düşür, flap 1, hızı 150 Kts altına al, iniş takımları aşağıda ve kilitli, 3 yeşil, full RPM, mahlût ileri, full flap derken son yaklaşmadayız. Bu arada az önce yaşadıklarım sebebiyle ben P-51 de ilk yalnız uçuşumu yaptığımı tamamen unutmuştum. Alçalma sırasında da konuşmaya devam etmiştik, daha doğrusu ben yaptıklarımı onun duyabileceği şekilde yüksek ses ile tekrar etmiştim…

120 kts son yaklaşmanın sonu ve iki nokta tekniği ile mükemmel bir iniş ! Aman Tanrım bunu ben mi yaptım ? Çok sevinmiştim çok… Bu mükemmel “canlıyı” hiç sarsmadan yere indirdiğim için çok mutluydum.

Şöyle dedim “Hey gördün mü, harika oldu bu” … cevap yok… sonra tekrar denedim “Orada mısın, iniş nasıl oldu, sarsılmadın değil mi ? “ … sessizlik… sadece motorun tatlı düşük devir homurtusu… O an anladım ki “Mustang ile konuşmak sadece havada mümkündü”…

Taksiye devam ettim. Sevinçle beni karşılayan dostların tebriklerini keyifle dinledim. Sonra, benden istediği gibi Mustang’ in üzerine bulaşan yağları sildim… Belki bu hikâyenin devamı olur. Olursa anlatırım…

Evet ! P-51 Mustang ler konuşuyor… ister inanın, ister inanmayın…

Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap