Mustafa Kılıç

Havacılığımızın 10 yanlışı!

  • Son Güncelleme: 23/09/13 17:29:23
  • 12

1. CEVAT ABBAS GÜRER KİMDİR?

Türk Hava Kurumunda göreve geldiğimde ilk dikkatimi çeken şey duvarda asılı üç yağlıboya portre olmuştu. THK Genel Başkanlık katından bahsediyorum. Önemli tüm organizasyonların, protokol karşılamalarının ve uğurlamalarının yapıldığı kattan… Şeref defterinin imzalandığı ve tarihe tanıklık edecek tüm fotoğrafların çekildiği yerdeki tablolardan. Ortada büyük Atatürk’ün tablosu, solunda Uçman Sabiha Gökçen’in ve sağında’da THK ikinci Başkanı Fuat Bulca’nın tablosu.

Serde araştırmacılık olduğundan sorular sormaya başlamıştım. Sağdaki Beyefendi kim? Maalesef kimseden istediğim cevabı alamamıştım ve çok üzülmüştüm. Sadece bir kaç kişi “THK’nın ilk başkanı” diyebilmişti, uyanıklık ederek. 

Yanlış anlaşılmasın THK ikinci Başkanı Sayın Fuat Bulca’ya karşı asla bir tavrım yoktur. Ancak Kurucu ve ilk genel başkan varken, neden onun resmi Atatürk’ün yanına asılmaz? Neden böyle bir saygısızlık ilk genel başkana yapılır? Niçin “88 yıllık köklü bir kurumuz" diyerek, mangalda kül bırakmayanlar ve bu güne kadar görev yapmış tüm genel başkanlar bu yanlışlığı düzeltmezler? Neden tarih bilinci ile bu yanlışlığın düzeltilmesi için bir kurum çalışanı buna müdahale etmez? Bu gibi soruları çoğaltmak mümkündür. Ancak ben görev yaptığım süre içersinde tabloda istediğim değişimi sağlayamadım. Gücüm yetmedi, kimseye derdimi anlatamadım.

Bence düzeltilmesi gereken yanlışların başında T.Ta. C.’nin kurucu ve ilk başkanı Cevat Abbas Gürer’e gereken saygı gösterilmelidir. Buna portresini Atatürk’ün yanına asarak başlayabiliriz.

 

2. ATATÜRK THK’YA BAĞIŞ YAPTI MI?

Mustafa Kemal Atatürk 11 Temmuz 1937 tarihinde Başvekâlete yazdığı bir yazı ile çiftlikleri millete bağışlamıştır. Atatürk'ün hazineye bağışladığı çiftlikler şunlardır:

Ankara'da Yağmur Baba, Balgat, Macun, Güvercinlik, Tahar, Etimesgut, Çakırlar çiftliklerinden oluşmuş Orman Çiftliği, Yalova, Millet ve Baltacı çiftliği Mustafa Kemal'in 13 yıl devam eden uğraşı ile meydana getirilen, toplam alanı 154.729 dönüm olan bu çiftlikler, bütün tesisat, hayvanat ve demirbaşları ile hazineye devredilmiştir.

Bir internet sitesinden aldığım yukarıdaki listede, bilinmediği için süre gelen bir yanlışlık bulunmakta. Atatürk’ün bağışladığı çiftlikler arasında Etimesgut ( Ahimesgut) adı geçmekte. Atatürk, Etimesgut çiftliğini sanılanın aksine 11 Temmuz 1937 tarihinde değil, Türkkuşu’nun açılış tarihi olan 3 Mayıs 1935’ten hemen sonra havacılık eğitimlerinin merkezi olsun diye THK’ya bırakmıştır.

Şimdi gelelim Atatürk’ün on bin lira bağışladığı konusuna. T.Ta. C.’nin kurucu ve ilk başkanı olan Cevat Abbas Bey ve ekibi 5 Temmuz 1925 tarihinde yurtdışı gezisine giderler. Onlar yurtdışında iken Türkiye’de cadı kazanı kaynamaktadır. Cevat Abbas Bey’i eleştirdikleri konuların başında ise 8.500 TL. ödeyerek çok geniş bir arazi olan Ahimesgut çiftliğini sahibesinden satın almaları gelmektedir. İlerde havacılık eğitimleri için alınan bu arazi, eleştiri konusu olmuştur. Atatürk eski yaveri Cevat Abbas Gürer Bey’i korumak adına Tayyare Cemiyeti yönetim kuruluna şöyle bir teklif sunar. Alınan Ahimesgut çiftliğini tapu masrafları ile birlikte bana devrediniz. Bu istek aslında emirdir. Ve masraflar ile birlikte Atatürk on bin lira vererek bu çiftliği satın alır.

İşte Atatürk’ün THK’ya bağışladı denilen on bin liranın doğru hikâyesi budur.

3. TOMTAŞ’IN AÇILIMINDA ‘OTOMOBİL’ KELİMESİ VAR MI?

TOMTAŞ’ın açılımı yıllarca; Tayyare Otomobil Motor Türk Anonim Şirketi olarak yapıldı. Birçok yerde bu yanlış süregelmeye devam ediyor.

Ağustos 1925’te, Alman hükümetinin de desteğiyle, Türkiye ile Junkers arasında bir anlaşma imzalandı. Planlanan anlaşmayı Türk Tayyare Cemiyeti Başkanı Cevat ABBAS ve yurtdışı ziyaret ekibi, yerinde incelemelerden sonra imzaladı. Anlaşmaya göre Junkers, Kayseri’de bir uçak yapım ve motor üretim tesisi kuracak, Türkiye’nin ihtiyacı olan savaş uçakları da TOMTAŞ’tan alınacaktı.

40 yıllık bir süre için yapılan anlaşmada, tesisin kapasitesi İlk 250 olarak uçak olarak öngörülmüştü. Ve sonuçta Kayseri’de, ‘Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi’ (TOMTAŞ) kuruldu. Öncelikle askerî uçak üretmenin amaçlandığı fabrikada yolcu uçakları da gündemdeydi. TOMTAŞ; 06 Ekim 1926’da fabrikayı Kayseri’de açarken, Eskişehir’de de fabrikanın bir şubesini açmıştır. Almanya’dan gelen beş mühendis ile 120 Alman ve 240 Türk işçisi tesiste görev yapıyordu

Bu yazının fotoğraflar bölümünde TOMTAŞ ile ilgili 2 adet orijinal belgenin resimleri konuya açıklık getirecek niteliktedir.

4. VECİHİ HÜRKUŞUN MEZARI…

Pilot Vecihi Hürkuş’u anlatmaya sayfalar yetmez. Sadece aşağıda sıraladığım birkaç özelliği bile onun ne derece kıymetli bir vatansever olduğunu gösterir.

Kurtuluş Savaşı'na katılan Vecihi Bey, özellikle İnönü ve Sakarya savaşı sırasında çok başarılı keşif ve destek uçuşları yaptığı gibi bir Yunan uçağını da indirmiştir. Kurtuluş Savaşı'nın ilk ve son uçuşunu yapan pilottur. İzmir (Gaziemir - Seydiköy) hava meydanına ilk giren ve işgal eden kişi odur.

Vecihi Bey'e kırmızı şeritli İstiklal Madalyası verilmiştir. Ayrıca TBMM tarafından üç kez Takdirname verilmiştir. Üç takdirname verilen tek kişidir.

16 Temmuz 1969 tarihinde Ankara’da vefat eden Vecihi Hürkuş’un cenazesine birkaç yakınından başka kimse katılmamıştır. Bir arkadaşının ( Mustafa YILMAZ) evden getirdiği Türk bayrağına sarılan tabutu, kişisel imkânlar ile Cebeci Asri mezarlığına getirilerek defnedilmiştir.

Zaman zaman Ankara’daki Cebeci Hava Şehitliğine giderim. Şehitlikte birçok havacının kabri bulunmaktadır. Özellikle THK şehitlerinin kabirlerini ayrıca temizlerim. Şu anda mezar taşlarında birçok bozulmalar vardır. Umarım bu yazıdan sonra THK yetkilileri bu kabirleri layık oldukları gibi bakımlı hale getirirler.

Hava Şehitliğinde dikkatimi çeken başka bir şey de şudur. Emekli tankçı albay şehitlikte yatmaktadır. Şehitlik kurallarını bilmiyorum. Kimler şehitlikte olmalıdır? Mutlaka bu konularda bir kural ve yönetmelik vardır. Benim itirazım Emekli albay’ın orda defnedilmesi değildir. Benim isyanım; Kurtuluş Savaşı kahramanı Vecihi Hürkuş’un asri mezarlıkta oluşudur.

Derhal; Vecihi Hürkuş’un mezarı Cebeci Hava Şehitliğine alınmalıdır. Hemde anıtsal bir mezar yapılmalıdır. Bir havacı olarak tek isteğim budur. Bu ayıbın düzeltilmemesi tüm havacıların suçudur.

5.   THK HAVA KUVVETLERİ’NE KAÇ UÇAK BAĞIŞLADI?

TV8 adlı televizyon kanalının 10 Ekim 2012 tarihli Erkan Tan ile Başkent’ten programının konuğu THK Genel Başkanı Osman Yıldırım idi. Osman Yıldırım 41 yıllık bir havacı olduğunu söyleyen ve iki dönemdir THK Genel Başkanlığı yapan bir yönetici. Programda öyle şeyler söyledi ki, kulaklarıma inanamadım.

Türkiye’de 350 adet uçak imal edildiğini ve bunların yurtdışına satıldığını söylüyordu.

Bir başka yanlış ta THK’ nın on yılda 351 uçak satın alarak hava kuvvetlerine bağışladığı idi. Bu yanlış uzun yıllardır yazılı olarak kullanıldı.  Maalesef yeterli araştırmanın yapılmadan bir yazarın yaptığı rakamsal yanlış devam edip geldi.

1925-1935 yılları arası 10 yılda 229 uçak hava kuvvetlerine bağışlanmıştır. 1936-1939 yıllarında ise 4 yılda 115 uçak bağışlanmıştır. Toplam olarak: 14 yılda 344 uçak hava kuvvetlerine bağışlanmıştır.

THK Uçak Fabrikası üretimi THK-5A ambulans uçağı, yani 1 uçak Danimarka’ya satılmıştır. Bu satışın haricinde İran’a bir (1)  ve Ürdün’e hediye edilen üç ( 3 ) uçak bilinmektedir.

Bu konuda araştırmaların henüz tamamlanmadığını belirtmekte yarar var. Zira bu yazının fotoğraflar bölümünde paylaşılan belgelerde bile çelişkiler mevcuttur.

6.    THK TÜRKKUŞU’NUN NEREDE AÇILDI

9 Haziran 1932 tarihinde Türkiye’ye davet edilen Amerikalı hava meydanları uzmanı Mr. Jim, Vecihi Hürkuş ile havalanır. Amacı Ankara için bir meydan yeri bulmaktır. Vecihi Hocanın önerisi ile Güvercinlikte düz bir alana inerler. İncelemeler sonunda meydan için elverişli olduğuna karar verilir. Güvercinlik meydanı böyle bulunur.

Türkiye'nin ilk ulusal havayolu "Devlet Havayolları İşletmesi" (Türk Hava Yolları) adıyla, başlangıçta Milli Müdafaa Vekâleti bünyesinde, 1933 yılında kuruldu. O yıldan itibaren Ankara-İstanbul uçuşları Ankara/Güvercinlik'ten kalkmaya başladı. Daha sonra Esenboğa Meydanı yapılınca, Güvercinlik kara havacılarının meydanı oldu.

3 Mayıs 1935 tarihinde açılışı yapılan THK Türkkuşu için Güvercinlik meydanının pisti ve kolaylıkları kullanılır. Daha sonra, şimdiki Etimesgut adıyla anılan meydan arazisi Atatürk’ün bağışlaması ile Türkkuşu’na verilir.

7. ABDURRAHMAN TÜRKKUŞU’NUN RUSYA EĞİTİMİ

Türkkuşu açılmıştır, ancak Rus hocalardan başka planör ve paraşüt öğrenimi verecek öğretmen yoktur. Yine Rusya ile yapılan anlaşma gereği öğretmen olarak yetiştirilmek üzere 10 Temmuz 1935 tarihinde Rusya/ Koktebel’e öğrenciler gönderilir.

Sabiha Gökçen, Emrullah Ali Yıldız, Ferit Orbay, Sait Bayav, Tevfik Aytan, Muammer Öniz, Hilmi Hüseyin (Orbay?), Nurettin Demirsoy ve Mustafa İrkin.

Rusya / Koktebel’ de planör eğitimleri öncesi tüm öğrenciler paraşüt atlayış dersleri alırlar. Planör eğitimleri bittiğinde Sabiha Gökçen yurda döner, diğer öğrenciler (Mustafa İrkin ve Nurettin Demirsoy haricindekiler) Moskova yakınlarında motorlu uçuş eğitimlerine devam ederler.

Rusya’da eğitimler devam ederken Atatürk’ün bağışladığı Ahi Mesut çiftliği arazisi üzerinde Türkkuşu’nun ilk binaları ve hangarı yapılır. Burada eğitimlere başlayan öğrencilerde iyi birer uçucu olmak için yarışırlar.

İşte bu öğrenciler arasında Vecihi Hocanın İstanbul’dan getirdiği öğrencilerden Abdurrahman Bey, soyadı kanunu gereğince kendine Türkkuşu soyadını alır. (Bir rivayete göre verilir)

Vecihi Hürkuş’un talebesi Abdurrahman Türkkuşu zaten uçuculukta ilerlemiş bir öğrencidir. Romanof ve Anohin’in paraşütçülük eğitimlerine katılır.

Abdurrahman Türkkuşu 12 Eylül 1935 Tarihinde Ankara’da ilk paraşüt atlayışını yapar. Maalesef bu olay yanlış olarak bilinmektedir. Hiçbir yetkilide düzeltmeye yeltenmez.

8. SEKİZ ÖĞRENCİNİN RUSYA’DA EĞİTİM ALDIĞI

Bazı kaynaklar, 8 öğrencinin Rusya’ya planör, paraşüt ve sonrasında motorlu uçuş eğitimine gittiğini yazmaktadır. Ancak Sabiha Gökçen’in hayatını anlatan ve kendi ifadeleriyle yayına hazırlanan “Atatürk’ün izinde bir ömür böyle geçti”  adlı kitapta bile Rusya’ya giden öğrenci sayısında çelişkiler bulunmaktadır. Benim yaptığım araştırmalarda, 9 öğrencinin Rusya’ya gitmiş olduğuna dair bulgular mevcuttur. Ya Sabiha Gökçen’i bayan olarak liste dışında tutmuşlar ya da sağlık nedeniyle ilk etapta uçuştan ayrılan Mustafa İrkin veya Nurettin Demirsoy kayıtlarda yer almamıştır. THK’nın belirlediği üç kişinin yanında Vecihi Hürkuş’un İstanbul’dan beraberinde Türkkuşu’na getirdiği altı öğrencisinin Rusya’ya gittiğini bilmekteyiz. Yani toplam 9 öğrenci:

Sabiha Gökçen

Emrullah Ali Yıldız

Ferit Orbay

Sait Bayav

Tevfik Aytan

Muammer Öniz

Hilmi Hüseyin (Orbay?)

Nurettin Demirsoy

Mustafa İrkin

 

Son iki isim Mustafa İrkin ve Nurettin Demirsoy’un sağlık nedenleri ile uçuştan ayrıldıklarını belgelerden tespit etmiş durumdayız. Şu ana kadar ulaşabildiğimiz kayıtlarda, Mustafa İrkin’in Rusya’da modelciliğe devam ettiğini biliyoruz. Nurettin Demirsoy hakkında geçerli bir kayıt henüz elimizde bulunmamakta. Belki de ilk etapta uçuştan ayrılan ve modelciliğe de devam etmeyen Nurettin Demirsoy kayıtlara hiç yansımamıştır. Bu konuda araştırmalar devam etmektedir.

9. SABİHA GÖKÇEN’İN İLK TÜRK KADIN PİLOT MU?

Bedriye Tahir Gökmen, ilk Türk kadın pilottur. Gökmen Bacı adıyla tanınır. 1932 yılında Vecihi Uçuş Okulu'nda havacılık eğitimine başladı. Bir yandan memurluk yaparken bir yandan uçuş eğitimlerini sürdürür.

1933'te bröve aldı. Abdurrahman Türkkuşu, ona Gökmen lakabını takmıştı. Gökmen Bacı olarak tanınan Bedriye Tahir, 1934’te Soyadı Kanunu çıkınca Gökmen soyadını aldı.

1934’te Vecihi Okulu brövelerin onaylanması için öğrencilerin Hava Kuvvetleri Müsteşarlığı tarafından sınavdan geçirilmesini istemişti. Ancak sınav heyeti geldiğinde okulun tek faal uçağı kırım geçirmiş olduğundan sınav yapılamadı, heyet yeniden gelmeyi kabul etmeyince okul kapandı ve Gökmen Bacı’nın pilotluğu onaylanmadı. O sırada işinden çıkarılan Bedriye Tahir Gökmen’in daha sonraki hayatı bilinmemektedir. Ancak ilk Türk kadın pilot olarak havacılık tarihinde yerini almıştır.

Sabiha Gökçen’in uçuş hayatı bilindiği üzere 3 Mayıs 1935 tarihinde Türkkuşu’nun açılması sonrasında başlamıştır. Önce Rusya’da paraşüt ve planör eğitimi almıştır. Kardeşinin ölümü üzerine yurda dönmüş, motorlu uçuşunu daha sonra tamamlayarak pilot olmuştur.

Sabiha Gökçen Türkiye’nin ve dünya’nın ilk kadın savaş pilotudur. İşte bu nedenle Sabiha Gökçen’in mezar taşı doğrusu olan bu ifadeyle değiştirilmelidir.

10. PARAŞÜT KULELERİ İTHAL Mİ EDİLDİ?

Paraşüt kulesi yetkilisi,  ısrarla üçüncü paraşüt kulesinin İstanbul’da olduğunu, askeri bir birliğin içerisinde atıl durumda bulunduğunu anlatıp duruyordu. Yine bir başkası paraşüt kulelerinin Rusya’dan ithal edildiğini, FAI’ nin (Uluslararası Havacılık Federasyonu) standartlarında olduğunu yazıyordu. 

Aslında ikiz kuleler kavramı 1936 yılında Türkiye’nin gündemindeydi. 1935 yılında tekrar atağa geçen Türk Hava Kurumu (THK)  Eskişehir İnönü’de açacağı yüksek planör kampının yanı sıra Ankara ve İzmir de birbirinin aynısı olan ikiz paraşüt kuleleri inşa etmeye karar verir. Bir ara İstanbul gündeme geldiyse de maliyet yüksekliğinden iptal edilir. İstanbul’daki kulenin planlanan yeri de Beşiktaş’taki İnönü Stadyumu’nun yanıdır.

THK Yönetim Kurulunun aldığı karar doğrultusunda, projesi Mimar Bedri Tümay ve Mimar Algrandi tarafından yapılan özgün çalışma onay görür. İzmir kulesinin yapım ve kontrolünü Mühendis Muammer Tansu 38.758, 61 TL’ye üstlenir.

Ankara paraşüt kulesi de Müteahhit Hasan Basri Beye 43.000 TL’ye ihale edilir. 15 Ağustos 1936 tarihinde ihalesi yapılan kule 1 Aralık 1937’de teslim edilmek üzere anlaşma sağlanır.

Havacılık tarihimizde kendimce belirlediğim on yanlışın, her platformda düzeltilmesi istemiyle. Saygılar sunarım. 

Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap