İsmet İlhan

Bunları bilmeden model uçurulur mu?

  • Son Güncelleme: 31/10/13 23:40:44
  • 1

Teorik bilgiler her zaman bir modelci için daha iyi uçuşa giden yolda önemli bir taştır. Bu nedenle, konuya önce bazı terminolojik açıklamalar ile başlamak daha uygun olacaktır. İşte modelcilikle kullandığımız temel havacılık terimleri ve açıklamaları:

1) AERODİNAMİK: Hava içinde seyreden cisimlerin havaya ,havanın da cisimlere olan etkisine Aerodinamik denir.

UÇUŞ: Kanadın, izafi açıya pozitif bir açı yaparak,belirli bir hızda oluşacak kaldırma kuvveti sonucunda, uçağın havaya yükselmesi ve ileri doğru hareket etmesi olayıdır.

UÇUŞ TEORİSİ: Uçuş olaylarını ve uçuşta uçağa tesir eden kuvvetleri aerodinamik bir gözle inceleyen bilimdir. Uçuş olaylarını atölyede kısmen gözlemleyerek düzenleyebiliriz. Örneğin; uçağın ağırlık merkezini iki eksende (Central Gravity ve Lateral balance) ayarlayabiliriz. Uçuş yüzeylerinin incidence açılarını ölçebiliriz. Oynar yüzeylerin maksimum ve minimum hareket miktarlarını ayar yapabiliriz.

Central Gravity,uçağın burun veya kuyruğunun ne kadar ağır olması gerektiğini söyler ve tasarım aşamasında belirlenir, uçak bitince atölyede kontrol edilir. Lateral Balance ise gövde eksenine göre kanatların yere paralel olması için yapılan ayardır. Bu ayar, uçak bittikten sonra atölyede yapılır.Havaya kalkan yani hafif olan kanadın ucuna ağırlık koyularak kanadın yere tam paralel olması sağlanır.

UÇUŞ TEORİSİ BİZE NE SAĞLAR?

a) Kendimize güveni, bunun paralelinde uçağa hakimiyeti sağlar.

b) Yapılacak her hareketin en iyi şekilde yapılmasını sağlar. Biz buna STABİL UÇUŞ  deriz.

c) Uçağın anormal bir duruma girmemesini, kontrol edilmemiş bir uçağın uçuşunda olası panik durumunun önüne geçmemizi sağlar.

2) KANAT YAPISININ UÇUŞA ETKİSİ NEDİR ?

KANAT : Hava içerisinde hareket ederken bir aksi tesir meydana getirecek şekilde dizayn edilmiş satıhlardır. Çeşitli profil kesitlerinde tasarlanır.

a) DAMLA PROFİL : Uluslararası adı “fully-symetrical profile” dir. Damla kesitli profiller daha çok akrobasi ve jet uçaklarında tercih edilir.Bu profil , akrobasi , sürat ve istenen tüm hareketlerin kolaylaştırılması amacı ile tasarlanmıştır.

b) YARIM DAMLA PROFİL : Uluslararası adı “semi-symetrical profile” dir. Yarım damla kesitli profilleri daha çok akrobasi eğitim amaçlı uçaklarda tercih ederiz. Uygun bir dihedral açısı ile çok stabil uçuşa imkân veren profillerdir.

c) ALTI DÜZ PROFİL: Uluslararası adı “Flat-bottom profile” dir. Daha çok giriş seviyesindeki eğitim uçaklarında (trainer model) kullanılır.

d) ALTI OYUK PROFİL : Uluslararası adı “under-chamber” profildir. Altıoyuk kesitli profiller daha çok planör ve moto-planörlerde tercih edilir. Biliyorsunuz ki planörler ,rüzgar ve sıcak hava akımları yardımı ile uçuşlarını yaparlar.Bu profiller uçuşu kolaylaştırmaktadır.

3) BERNOULLİ PRENSİBİ NEDİR ?

Ünlü fizikçi Bernoulli çok basit bir teknikle bir hava aracının ya da bir nesnenin havada nasıl tutunabileceğini bir teori ile bulmuştur . “SÜRATLENEN AKIŞKANLARIN BASINCI DÜŞER” tezini ortaya atarak ve ispatlayarak, bir hava aracının havada tutunmasını açıklamıştır.Örneğin,altı düz bir profilde ,kanadın kambur olan üst kısmında akışkanın alması gereken yol, alt kısmından daha fazladır. Bu sebeple üstteki akışkan daha hızlı hareket eder. Bernoulli prensibine göre hızı artan havanın statik basıncı düşer. Bir cismin birbirine zıt iki yüzeyinde farklı hızlarda hareket eden hava,basınç farkı oluşturarak aerodinamik bir kuvvet oluşturur. Bu da kaldırma kuvveti ile uçağın uçmasını sağlar.

4) MODEL  UÇAKLARDA AERODİNAMİK KONTROL :  Bir model uçağın, inşaatını yaparken en çok dikkat edilmesi gereken husus, modelin  çok düzgün inşaa edilmesidir. Bu sayede, modelimiz,ayar öncesi kusursuz olacaktır. Plandan,kitten ya da hazır bir modeli topluyorsak,inşaat kitapçığına veya montaj kitapçığına sadık kalmalıyız. Bilinçsiz tadilatlar yaparsak ve kılavuza uymaz isek, bize sonradan sürpriz sıkıntılar doğurur.

Uçuş esnasında iyi netice alamayabileceğimiz gibi bazı kazalara da sebebiyet verebiliriz.  Bu yüzden, bana ustalarımın öğrettiği gibi (değerli  İstanbul Model yöneticileri ve diğer hocalarıma da buradan saygılarımı yolluyorum ) çok değerli bir sözü sizlerle paylaşmak isterim: “MODEL TEZGÂHTA BİTER”.

Ben, hep bu söze sadık kalarak modelimi yapmaya çalışıyorum ve aceleye getirmemeye özen gösteriyorum. Çünkü, çok hızlı uçak toplar ya da  acele edersem sahada bir problem çıkıyor veya havada sorun yaşıyorum. Bu ise,günümü zehir ediyor,bazen de uçağım kırıma uğruyor ve emeklerime yazık oluyor. İyi bir modelci olmak ve el melekenizin inşaat için daha da hassas hale gelmesini istiyorsanız statik model işine de bulaşmanızı tavsiye ederim. Statik model yapmak çok yüksek hassasiyet gerektirdiğinden dolayı  daha dikkatli çalışmanız gerekiyor ve bu ileri aşamada ahşap model yaparken çok fayda sağlıyor.

MODEL ARAÇLARDA KULLANILAN ELEKTRONİK ve MEKANİK PARÇALAR :

KUMANDA YARDIMCI PARÇALARI (Yeke,Servo hornu,pushrod  ve klevis) :

Kumandamızdan verdiğimiz komuta göre,yüzeylerin hareket etmesini sağlayan parçalar; Sevo hornu,klevis,pushrod,dümen yekesidir. Bunları takarken çok dikkat etmek,birbirine 90 derece açıda ve mümkün olabildiği kadar düz bir hatta montaj yapmak gerekir. Pushrod eğer boru ve içinde hareket eden tel şeklinde ise,pushrodun dış borusunun iki ucu mutlaka gövdeye sağlam bir şekilde tutturulmalıdır. Gövde içinde ise en az iki yere daha sabitlenmelidir ki esneme yapmasın.

Klevis ise, pushrodun iki ucuna bağlanan bir çeşit klipstir. Oynar yüzeydeki yekeye ve servo hornuna takılır. Vidalı ayar sistemine sahiptir.Mekanik olarak ince ayara müsaade eder. Ufak modellerde,ağırlık azaltmak için,klevis yerine pushrodun iç teli Z şeklinde bükülür ve servoya takılır. Bu işlem ”Z Bender” denilen özel bir pense ile yapılır. Z büküm,yanlış yapıldığında bizi sıkıntıya sokabilir. Dikkatli yapılması gerekir. Z bükümde ,ince ayar şansı yoktur,doğru yerden büküm gerekir. Bir diğer yöntem ise, L bağlantıdır. Pushrodun ucu L şeklinde bükülür ve bu iş için satılan plastik sabitleme klipsi kullanılarak bağlantı sağlanır.

SERVOLAR  : Servolar,kumandadan aldığı dijital bilgiyi hareket enerjisine dönüştüren elektromekanik parçalardır. Servonun seçimi çok önemlidir. Modelin ağırlığı,sürati ve motor gücü en önemli faktörlerdir. Bunun dışında tepki verme süresine göre hızlı veya yavaş servolar seçilebilir. Kabaca,uçağın ağırlığı kadar güçte (kg/cm) servo seçimi uygun olacaktır.

Basit ufak modellerde 800gr/cm ile 1.5kg/cm arasında servolar uygun olmaktadır. Patlarlı motor ile uçan eğitim modellerinde standart servo diye tabir edilen servolar en uygun seçimdir. Güçleri, 1.5 kg/cm den 3.5 kg/cm e kadar değişebilir. Ağırlıkları ise, boyut ve dişli sistemine göre ,27gr ile 56 gr arasındadır. Eğer,  .46 cu.in. (Kübik inç) lık motorlu bir model topladıysak, standart servolar işimizi fazlasıyla görecektir. Bu tip uçaklar genelde ,2 kg  ile 3 kg arasında olduğundan standart servolar yeterlidir.

Servonun içindeki dişlilerin yapıldığı malzeme ise genel olarak iki çeşittir,bunlar metal dişli ve plastik dişlidir. Kuvvetli motorlu büyük modellerde ,metal dişlili servolar tercih edilirken, daha ufak ve hafif modellerde plastik dişlili servolar tercih edilebilir.

Bir konuya dikkat etmek gerekir,metal dişlili servo her zaman aynı güçteki plastik dişlili servodan ağırdır. Ağırlığın kritik olduğu modellerde seçim yaparken bu göz önüne alınmalıdır. Günümüzde üretilen pek çok servo 4.8 volt ile 6 volt aralığında çalışabilmektedir. Ancak bazı üreticiler, servoların üzerine sadece 4.8 volt ile kullanılabileceğini yazmaktadırlar. Buna çok dikkat etmek gerekir aksi halde servo yanabilir. 4.8 volt ile 6 volt aralığında çalışabilen servolarda,voltaj arttıkça ,servonun gücü ve hızı da artmaktadır. Biz eğer aynı servodan ,biraz daha fazla güç almak ve daha hızlı çalışmasını istiyorsak,6 volt ile besleyebiliriz. Bahsettiğimiz 6 volt,alıcı pilimizin voltajıdır. 

Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap