f Çin füzesinde F ve D ne demek? Bursa ve Onur Air...
Tolga Özbek

Çin füzesinde F ve D ne demek? Bursa ve Onur Air...

  • Son Güncelleme: 1/10/13 00:37:30
  • 0

Aslında HQ-9 olarak adlandırılan füzenin ihraç modeli FD-2000 adını taşıyor. Çince'de Fang Dung (FD) 'Savunma Kalkanı' kelimelerinin kısaltılması. Plana göre yaklaşık 4 milyar dolarlık ihalede, Çin'in öncelikle fiyat indirimi ve ihaleye girenler arasında en fazla yerli katkı oranı sunması, ihaleyi kazanmasında önemli bir etken oldu.

EKSİKLİK Mİ, DEĞİL Mİ?

Patriot füzesinin 1991'de Birinci Körfez Savaşı sırasında Irak'ın attığı Scud Füzeleri'ni havada vurması kamuoyu tarafından yakından tanınmasına neden oldu. Aradan geçen 22 yılda, Patriot'un imalatçısı Raytheon şirketi modelin üç farklı neslini geliştirdi. Diğer taraftan Rusya S-300, el verdiği Çin HQ-9 ve Avrupa tarafında ise İtalyan-Fransız ortaklığı farklı modellere imza attı.

Bu füzeler, tehdite karşı ciddi bir güç. Ama çok detaylı yapıları, yüksek teknolojisi nedeniyle ciddi fiyata sahip. Türkiye ihaleye çıkacağını 2007'de açıkladı. Ama bir türlü ihale gerçekleştirilemedi. Bunun nedeni, 4 milyar dolarlık bütçesiydi.

SURİYE KRİZİ TETİKLEDİ

Ciddi bütçe isteyen proje yine rafa kaldırılmak üzereyken Suriye ile yaşanılan kriz,işin rengini değiştirdi. Sınıra getirilen Hollanda ve Alman Patriot'ları sonrasında Ankara kendi sistemini almak üzere harekete geçti. Bir önceki Savunma Sanayi İcra Komitesi'nde (SSİK) karar beklenirken, yeniden pazarlık aşamasına geçildi. Yerli imkanlar, son fiyat teklifleri derken iş Çinlilerde kaldı.

ÇİN DÜŞMAN MI, DEĞİL Mİ?

Sistemin seçilmesi sonrasında ilk akla gelen NATO'nun buna tepkisi. Örneğin sınırımıza yerleştirilen Hollanda-Almanya Patriot'ları NATO kararı sonrasında geldi. Malatya Kürecik'teki özel radar, NATO tarafından kontrol ediliyor. Peki, Türkiye'nin alacağı FD-2000 füzesi, NATO radarları ile uyumlu çalışacak mı? Malum Çin, ABD ve NATO tarafından düşman kabul ediliyor. Aynı durum Rusya için de geçerli.

ÇİNLİLER YAZILIMI BİZE AÇAR MI?

Radarların bizim tehditlerimize göre Çin füzesini yönlendirmesi için sistemde bazı değişiklikler yapmamız gerekiyor. Buna Çin ne kadar izin verecek? Yazılımların açılması sonuç olarak Çin füzesinin bazı sırlarının da açığa çıkması anlamına geliyor.

ABD İLİŞKİLERİ NE OLUR?

Aslında yukarıdaki teknik soruların dışında en büyük sorun, ABD'nin bu olaya ne tekpi vereceği. İlk gelen açıklamalar, ABD'nin bunu pek de olumlu karşılamadığı yönünde. Silah hem çok stratejik, hem de çok ciddi bir bütçeye sahip. Bu alımın gerçekleşmesi durumunda bir çok taşın yerinden oynaması da muhtemel.

ÇİNLİLER GEREKLİ TEKNOLOJİYİ VERECEK Mİ?

Kara Kuvvetleri tarafından kullanılan Yıldırım Füzeleri'nin teknolojisi Çin'den alınmıştı. Yani Türkiye füze konusunda geçmişte Çin'le beraber çalışmıştı. Kuşkusuz bu anlaşma diğerine göre çok daha detaylı. Bu konuda herhangi bir sorun yaşanmaması bekleniyor.

BU ORTAKLIK BİZE YARAR MI?

Türkiye'nin son yıllarda füze konusundaki yatırımları ciddi önem taşıyor. Cirit, UMTAS gibi sınıfında farklı bir teknolojiyi uygun fiyatla birleştiren füzeler, dış pazarda satış başarısı da yakaladı. SOM gibi füze için motor geliştiriliyor. Füze yakıtı üretiminin Türkiye'de gerçekleşmesi için çabalar ilerliyor. Fırlatma merkezi kurulacak. En yeni projelerden biri de yerli hava-hava füzesi geliştirilmesi.

Bu gibi projelere son halka olarak eklenecek uzun menzilli hava savunma füzesi, ciddi bir teknolojik alt yapı sağlayabilir. Çin'in gerek ABD, gerek Rusya veya Avrupalılara göre teknoloji paylaşımında daha cömert olması, Türkiye'nin gelecekte geliştireceği füze teknolojilerine olumlu bir etki yapabilir. Bunu zamanla göreceğiz.

BU SEÇİM İPTAL ETMENİN BİR BAŞKA YOLU MU?

Bazı uzmanlar, projenin iptal veya sürüncemeye girmemesi için farklı bir yol izlendiğine dikkat çekiyor. İhale Kanunu gereği ucuz olan ve en fazla yerli üretim imkanı sunan bir tercihte bulunuldu. Ancak görüşme sürecinin nasıl ilerleyeceği merakla bekliyor. Anlaşma sağlanamaması durumunda masadan kalkarak farklı bir yol da izlenebilir.

Soruların tabi ki farklı cevapları da olacaktır. Ama doğru olan tek şey, bu proje daha çok su kaldırır...

BURSA UZAY VE HAVACILIK SANAYİİNİN MERKEZİ Mİ OLACAK?

Türkiye'de herkesin gözü uzay ve havacılık sanayinde. Yüksek cirolar, ihraç potansiyeli, uluslararası bağlantılar denildiğinde haklı olarak dikkatler bu yöne çevriliyor.

Türkiye'de bu iş gelişiyor, kendi tasarım hava araçları ile birlikte TAI gibi şirketlerin daha çok tasarıma yönlenmesi ama küçük işleri de bu konuda alt yapılarını tamamlamış, sertifikasyona sahip imalatçılara bırakması gerekiyor. TAI de bu alt yapının sağlanması için kapısını çalan herkese yol göstermeye hazır. Elinden geleni de yapıyor...

Ama bu yol, uzun, sabır isteyen, yatırım süreci sürekli finansman gerektiren işler. Tabi ki özellikle sivil havacılık konusunda sertifikasyon en büyük dert.

Bunlar konuşulurken, Bursa'nın uzay ve havacılık sanayisinde merkez olma talebi geldi. Malum Bursa'nın özellikle otomotivde ciddi bir alt yapısı var. Ama ya havacılık? YERLİ

UÇAK NEDEN 60-70 KOLTUKLU?

Bu bilgileri Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı'na katılan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın sözlerinden aldım. Bakan Arınç diyor ki

"Ulaştırma Bakanlığı'nın yolcu uçağı projesinin Bursa'da yapılabilir. Birçok ülkede iç hatlarda 60-70 kişilik uçaklar kullanılıyor. Pazar büyük. 60 ve 90 kişilik yerli uçak üretimine başlayacağız. Bursa yerli uçak üretiminde, otomotivde edindiği tecrübelerle öncü olmalıdır. Şehrin vizyonunu bu alanda şekillendirmesi gerektiğine katılıyorum. Ülke olarak bu konuda Bursalı sanayicilerin öncülüğüne ihtiyacımız var"

NEDEN BÖLGESEL UÇAK?

Airbus'ın veya Boeing'in son açıkladığı 20 yıllık havacılık raporları yolcu uçaklarının yüzde 25 büyüyeceğini ortaya koyuyor. Bu nedenle geçmişin 50 koltuklu uçakları bugün 120-130 koltuğu zorluyor. Neden? Çünkü uçak büyüdükçe koltuk maliyetleri düşüyor.

Pazarda Brezilyalı Embraer var. Yeni modeli E2'yi açıkladı. Kanadalı Bombardier C Series'i yeni uçurdu. Öbür tarafta iştahla bekleyen Rusların Sukhoi, MC21 uçakları var. Japonlar Mitsubishi ile sahnede... Peki Türkiye uçağını ne zaman yapacak ve sahneye çıkacak?

Yukarıda saydığım imalatçılardan sadece Embraer ve Bombardier uçak satabiliyor. Ne Sukhoi'nin ne de diğerlerinin o kadar siparişleri var. Bu projeye ayrılacak milyar dolarlar yerine Türkiye çok daha ekonomik ve pazarda önde olduğu örneğin İnsansız Hava Araçlarına yönlenebilir. Farklı bir helikopter tasarlayabilir. Veya yapabiliyorsa süpersonik yani sesten hızlı bir iş jetini dizayn etmek üzere kafa yorabilir. Yapılmışı yapabilmek ne kadar doğru?

SAMİ ALAN ONUR AIR'DE NE YAPAR?

Sami Alan THY'de başladığı kariyerinde AnadoluJet gibi markanın oluşmasında ciddi paya sahipti. Ardından bir yıl süren Atlasjet'in ardından tam da kariyerine farklı bir alana kaydıracağını söylemişken Onur Air'in başına geldi.

Onur Air bugünlere, turizm sektörüne rehberlikle giren ve basamakları tek tek tırmanan Cankut Bagana ile geldi. Kuşkusuz Bagana'nın ekibi, sessiz sedasız ama sorunsuz yürüyen bu operasyonda onun en büyük yardımcıları oldu.

Bundan bir kaç yıl önce Pegasus Onur'u almak istedi. Fiyatta anlaşılamadığı izin Ali Sabancı masadan kalktı. Artık emeklilik hayatı yaşamak isteyen Cankut Bagana bu sefer İran tarafından gelen fonla anlaştı.

EVLİLİK SIKINTILI GEÇTİ

Ancak bu evlilik hiç de kolay olmadı. Olayın belki en kolay yönü para pazarlığıydı Ancak sonrasında paranın transferi, Rekabet Kurulu'nun uzayan kararları derken arada uzun yıllardır süren Suudi Arabistan operasyonunun bir anda A300-600 bacağının durması, yedek parça sıkıntıları Onur Air'in son iki yılı zorlu geçirmesine neden oldu. Ancak alt yapısı, iç hatlardaki yoğun uçuşları ve charter operasyonu ile şirket ayakta durmayı başardı.

Sami Alan'ın atanması, yönetim kurulundan İranlı patronun çıkması ve ABD tarafından gelen onay, Onur Havayolları'nın elini rahatlatacak. Bakalım bundan sonra ne olacak?

 

Kaynak: www.kokpit.aero

Kokpit Aero

Yorum Yap