Modelcilerin gümrük macerası

  • 11/02/2015 12:09

Seyda ÜNLÜ

Tam karşınızdan hızla geliyor. Throttle’ı sona getirmişsiniz. Tüm hızıyla size yaklaşıyor. Motorun sesi gittikçe yükseliyor. Yüzünüzü parçalamasına ramak kala bir anda elevatoru çekiyorsunuz. 90 derecelik açıyla gökyüzünü delerken 360 derece kendi etrafında dönüyor.

Kalp ritminiz normalin dışında ve kan basıncınız yüksek. Yukarıda biraz süzülüyor siz de nefes alıyorsunuz. Ve ikinci atak geliyor. Yine tam karşınızdan tüm hızıyla geliyor. Yerden 1 karış yüksekte ve ters geliyor. En ufak bir hata kabul etmez. O ince çizgidesiniz. Tüm hızıyla ve sesiyle yanınızdan geçerken yine elevatoru terse çekiyorsunuz ve 90 derecelik açıyla yükselirken tansiyonunuzu tekrar normale getirmek üzere yavaşlıyorsunuz.

Korku, tedirginlik, karamsarlık, üzüntü, hüsran, heyecan, mutluluk, adrenalin… Tüm bunları aynı anda yaşamak ve kelebek etkisi…

Sanki büyülü bir şey... Halbuki en basitinden baktığınızda 4-5 elektronik parça ve köpük. Ama aslında daha fazlası…

KAÇ PARA BU?

Bir keresinde uçuş yaparken bir tane yaşlı amca hayretler içerisinde gökyüzündeki uçağı seyrederek yanıma gelmişti. Genç çocuklar da zaman zaman geliyor. Sorular genelde aynı. Bu nasıl uçuyor? Nereden aldın? Kaç para? Ne kadar hızlı gidiyor? vs..

Taşıması ayrı bir sıkıntı. Boyutlarına göre değişir gerçi ama insan evinde ayrı bir odası olsun ve orayı atölye yapsın istiyor. Bu işlere uğraşanlardan kim istemez ki.

ORTAK SIKINTI GÜMRÜK

Yine sıkıntıların başında gelen gümrük mevzusu var. Çoğumuz ucuza geldiği için yurtdışından alışveriş yapıyoruz. Fakat gümrük dengesiz bir yer. Sınır 75Euro. 75Euro’yu geçerseniz ürün gümrüğe takılıyor gidip oradan alıyorsunuz ve üstüne vergisini veriyorsunuz. Sınırı geçmezseniz ürün adresinize kadar geliyor. Ama bu her zaman böyle olmuyor maalesef. Tamamen gümrükte ki çalışan adamların inisiyatifine kalmış.

Geçtiğimiz yıllarda sınırı aşmayacak şekilde bir alışveriş yapmıştım. Ürün gümrüğe takıldı. Bazıları aldığı ürünün fiyatını vergi vermemek için düşük gösteriyor. Gümrüktekilerde paranoyak olmuşlar artık. Sınırı geçmese bile takılıyor bazen. Kumanda ve birkaç elektronik parça almıştım. Gümrükteki adam ürünü aldığım yerdeki siteyi aç dedi ve açtım. Oturdu kumandanın fiyatına bakıyor.

GÜMRÜK ÇALIŞANLARI ADETA PARANOYAK OLMUŞ!

Şöyle diyeyim: Ben Tofaş almışım ama adam Mercedes’in fiyatına bakıyor. Yani siteye kumanda yazıyor ve ilk gelenin fiyatına bakıyor. Markası modeli onun için önemli değil. İşte böyle zihniyette insanlar var gümrükte. Kavga etmeye yakın olay çözülüyor genelde. Sakin ve soğukkanlı olmak lazım.

Bir keresinde beni sorguya çekmişlerdi. Geçmiş alışverişlerime baktılar bir sistem üzerinden. Burada ticaret yapıyorum sandılar. O zamana kadar da toplasak 10 kere yurtdışından alışveriş yapmışımdır. Her neyse gümrük mantığın bittiği yerdir diyelim =)

Bir daha yurtdışından alışveriş yapmamaya karar vermiştim ama olmuyor. Sağ olsunlar Türkiye’de ki hobi mağazaları uçmuş bir vaziyette. Yurtdışından kargo dahil 40TL’lik bir ürün almıştım. Bir de baktım ki mağaza burada 200TL’ye satıyor.  İnsaf be kardeşim. Arada ki 160TL’lik fark için 3 hafta beklemeye değer yani. Ha bende para çok gibi diyenler alırlar tabii zaten hobi mağazalarını kullanan kişi ya yeni başlayan birisidir ya da zengin birisidir. Ben de ilk uçağımı hobi mağazasından almıştım. O zamanlar tam bilemiyorsun yurt dışı fiyatlarını,piyasayı vs.. 400TL uçağa para verdim. Halbuki aynısından kargo dahil 2 tane alırdım yurt dışından.

İşte böyle. İnsanın Hong Kong’a taşınası geliyor... 

Her şeye rağmen. Uçmak çok zevkli ve her seferinde aynı heyecanı yaşıyorsunuz. Kırım yaşadıktan sonra onu tamir etmekte çok zevkli.

Özgürlük gökyüzündedir. Herkese kırımsız uçuşlar...

Havacılığın hobi bölümüyle ilgili yazılarınızı info@kokpit.aero adresine gönderebilirsiniz.