Türkiye'nin en yaşlı pilot çifti: Melahat ve Remzi Morçöl...

  • 06/01/2013 22:01

 

Melahat Morçöl, 1950’de bir ilan gördü. Türk Hava Kurumu (THK) yetiştirmek üzere pilot adayı arıyordu. O yıllarda havacılık emekleme çağındaydı. Açık kokpitli, ahşap gövdeli, bez kaplama Magister uçakları ile uçuş eğitimi veriliyordu. Sık sık kazalar yaşanıyordu.

THK’ya başvurduğunda 21 yaşındaydı. Kabul edildi. Ama annesinden izni her uçuştan önce telefonla arayacağına söz vererek alabildi.

Remzi Morçöl ise 1945’te paraşütçülükle havacılığa adım attı. THK’nın ilanını görüp başvurduğunda o da kabul edildi. İki gencin hayatı Ankara’da Etimesgut Meydanı’nda kesişti...

İlk iki yıl, yoğun bir eğitimden geçirildiler. Öğretmenlerinden biri de Sabiha Gökçen’di. 21 kişilik pilot adayı grubu birbirine o kadar bağlıydı ki, birisinin anlamadığı konuyu hep birlikte çalışırlardı. Kadın-erkek ayrım yapılmadan birbirlerine yardım ederek yetiştiler.

1952’de de evlendiler. Pilot olarak kadroya girdikten sonra Remzi Morçöl 6 pilot arkadaşıyla birlikte askere gitti. O yıllarda Hava Kuvvetleri’nde Magister’lar eğitimde kullanılmaktaydı.

Yedek Subay olduğu için öğretmenlik eğitiminden geçti. Askerliğine öğretmen pilot olarak devam etti. Onlarca askeri pilot yetiştirdi. Diğer arkadaşları ile birlikte bu kursun o kadar yararını görür ki, dönüşte THK’da kendi hocalarına da ders verdiler.

3 AYLIK HAMİLEYKEN KAZA GEÇİRDİ

Melahat Hanım bir gün soğuk bir Ankara günü Kazan ilçesi yakınlarında uçuyordu. Bir anda aklına “Benim hiç motorum durmadı. Arkadaşlarımın ise mecburi inişleri var. Keşke bu tecrübeyi yaşayabilsem” diye geçti. Birkaç saniye sonra Magister uçağının “Gipsy” motorundan adeta bir öksürme sesi geldi. Uçağın motoru durmuştu.

Hemen planlama yaptı. Karla kaplı bir tarlaya inmeyi başardı. Ama uçağı kara saplanıp ters dönmüştü. Birkaç dakika sonra gözlerini açtığında tepe taklak olmuş uçağın kokpitinde sıkışmış buldu kendini.

Kulağına gelen damlama sesiyle irkildi. Motordan yakıt sızıyordu. Uçağın alev alması, birkaç saniye içinde de kül olması an meselesiydi. O an 3 aylık hamile olduğunu hatırlardı. Ama hiç panik yapmadı. Etraftan gelen köylülerin yardımıyla sıkıştığı kokpitten kurtuldu. Birkaç gün dinlendi ve yeniden uçuşa başladı. Hamileliğinin 7’nci ayına kadar da uçtu. 

ÜNİVERSİTEYİ DIŞARDAN BİTİRDİ

Pilotluğun yanı sıra Remzi Morçöl üniversite eğitimi aldı. Ancak hayat şartları zorlaşmaktaydı. THK’dan istifa etti ve Makine Kimya Endüstrisi’ne (MKE) muhasebeci olarak girdi. Ama bir yandan da yazları Adana’da ilaçlama pilotluğu yaptı. 1969’da yaşadığı kazaya kadar uçuculuk yaşantısını devam ettirdi.

Melahat Morçöl ise pilotluğa THK’da sürdürdü. Uçuştan hiç kaçmadı. Yurt gezilerinde uçaklara liderlik yaptı. Halk uçuşlarında binlerce kişiyi gökyüzüyle tanıştırdı. Ama bir gün çalışma arkadaşları ondan bir imza aldı.  Haberi olmadan imza attığı kağıt THK’da kurulacak sendika içindi. Beklemediği bir anda işsiz kaldı. 22 yıllık uçuculuk yaşantısına 2 bin 600 saatin üzerinde uçuşla sona erdi.