Yüzyılın kurtarma operasyonu

  • 30/07/2013 19:55

Muhammer YILDIZ

Türk Havacılık Tarihinde Pilot Astsubaylar konulu çalışmaya başlarken bu kadar çok ve bir o kadarda önemli olaya rastlayacağımı ummuyordum. Havacılığın ilk başladığı yıllardan itibaren 100 yüzyılı aşkın dünyanın önemli hava kuvvetlerinde pilot astsubayların durumunu internet ortamında araştırırken karşıma kendisinin de eski bir Pilot Astsubay Lee Arbon'un "They Also Flew, The Enlisted Pilot Legacy - Onlar da Uçtular - Pilot Astsubayların Mirası” adlı eseriyle karşılaştım.

Yazar eserini hazırlarken karşılaştığı sıkıntılardan bahsederken Amerikan Hava ve Deniz Kuvvetlerine çalışması için yazdığı ilk yazılara cevaben "Amerikan Hava ve Deniz Kuvvetleri’nde hiç bir zaman astsubaylar pilot olarak görev yapmamıştır" şeklinde cevap aldığını yazıyor.

Fakat 1996 yılında Amerikan Hava Kuvvetleri resmi olarak yaptığı beyanlarında "Şu an ki Amerikan Hava Gücü'nün tamamen pilot astsubayların eseri olduğunu" ifade edilip son bir kaç yıl içerisin de "Astsubay Pilot Eğitim Programı" başlatarak tespit edilen belli alanlar da Astsubaylardan pilot yetiştirmeye başladılar.

Aslında Amerikan Hava Kuvvetleri için söylenen bu mirasın tüm, ilk ve önde gelen hava kuvvetleriyle birlikte, bizim hava gücümüz  içinde kesinlikle geçerli olduğunu biliyorum.

KAPTAN PİLOT ALİ ÖZDEMİR’İN HİKAYESİ

Kaptan Pilot Ali ÖZDEMİR'in resmini ilk olarak "TÜRK HAVA YOLLARI RETRO CAFE" Facebook sayfasında görünce her zaman olduğu gibi isim listeme baktım. Ve işte benim en mutlu olduğum an... Yine bir ismiyle,  bir resim buluşmuştu. Hem de uluslararası yaşanmış gerçek bir cesaret hikayesi vardı.

Bizim havacılık tarihimizin bu bilinmeyen fakat çok önemli gerçeğinin ve geçmişinde ve geleceğinde var olan/olacak tüm isimsiz kahramanlarının anısına, bir farkındalık ve vefa duygusu oluşturması dileğiyle aşağıdaki yazıyı taktirlerinize sunuyorum. 

YÜZYILIN KURTARMA OPERASYONU

Olay 1985 yılında İran- Irak Savaşında geçiyor. Savaşın en şiddetli olduğu zamanlarda Saddam Hüseyin 18 Mart 1985’te, bir gün sonra İran’a hava saldırısı başlatacağını ve sivil yolcu uçaklarını da vuracağını açıklıyor.

Birçok devlet öncelikle mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde vatandaşlarını İran'dan tahliye etmeye başlamış fakat Tahran’daki Nissan Otomobil Fabrikası’nda çalışan Başmühendis Janichi Numato’nun sorumluluğundaki 215 Japon mühendis ve teknik eleman grubu  ise Tahran’dan çıkmayı başaramamış ve mahsur kalmışlardı.

Bunun üzerine Japonya'nın Tahran Büyükelçisi Yutaka Nomura, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla özel bir uçak istedi. Fakat Japon havayolu şirketleri İran ve Irak'ın garantisi olmadan uçmayı reddediyorlardı. Nomura, yakın dostu Tahran'daki Türk Büyükelçisi İsmet Birsel'le görüşerek "Türk Hava Yolları, Tahran'a özel sefer yapabilir mi?" diye sordu.
Büyükelçi Birsel, konuyu hemen dönemin Başbakanı Turgut Özal'a iletti. Özal tehlike nedeniyle tereddüt yaşadı. Ancak eski dostu olan İtoçu firmasının Türkiye şubesinde çalışan Takaşi Morinaga da aynı ricayı tekrarlayınca, Özal kararını verdi. Kurtarma operasyonu için düğmeye basıldı. 

Saldırıya 25.5 saat kala Nomura'yı arayan Birsel, Özal'ın da onayıyla ertesi gün THY'nin Japonlar için özel bir sefer düzenleyeceğini bildirdi.

EKİP HAZIRLANIYOR

Ankara'dan Tahran'a gidecek ve Japonlar'ı alıp Ankara'ya getirecek kurtarma operasyonunun kaptanlığına Pilot Ali Özdemir seçildi. Özdemir'e, THY'nin özel seferinde Pilot Koray Gökberk ile 8 kişilik uçuş ekibi eşlik edecekti. Uçak, gece yarısı tüm hazırlıklarını tamamlayan ekip, 15 Mart 1985'te, günün ilk ışıklarıyla,TC-JAY tescilli, "İzmir" adlı DC10 tipi uçakla yola çıktı.

Van'ı geçtikten kısa süre sonra Tahran Havalimanı'nın kapatıldığı bildirildi. Kaptan Pilot Özdemir, geri dönmek için harekete geçerken ikinci bir haberle havalimanının açıldığı bildirildi. Tahran'a yönelen uçak, Saddam'ın "sivil uçakları vurma" tehdidine rağmen Tahran Havalimanı'na ulaştı.

Kapısı açılır açılmaz, çocuk çocuk 215 Japon uçağa doluştular. İran Kulesi'nin yönlendirmesiyle, THY uçağı 15 dakika sonra kalktı ve  Saddam'ın açıkladığı saldırı saatinden sadece 3 saat önce İran'dan havalandı. Toplam 9.5 saat süren yolculuğun ardından kaptan pilot Ali Özdemir'in yaptığı ''Welcome to Turkey'' (Türkiye'ye hoş geldiniz) anonsu uçaktaki yolcuları büyük bir sevince boğdu. 

5 Şubat 2004 tarihli Hürriyet Gazetesinde yayınlanan bir yazı da Ali ÖZDEMİR olayı kendi ağzından anlatıyor; "10 yıl askerlikten sonra Türk Hava Kuvvetleri'nden THY'ye geçmiştim. Bize bir akşam Tahran'a gitmemiz söylendi. Tahran karışık olduğu için önce Van'a doğru uçtuk. Yakıtımız azalmıştı. Sonra telsizden Tahran'a yönelin dediler. Gidip yolcularımızı aldık. İnerken kurtulanlar alkışladılar, bize kahraman muamelesi yaptılar. 15 Mart 1985 tarihin de 9.5 saat uçuş yaptık."

Özdemir, Japonya'da yayınlanan belgesel programda da uçağın kalkışı beklenirken patlama sesleri duyulduğunu belirterek, '' Uçaksavar füzeleri uçağın 5 metre yakınından geçiyordu.Yine de görevi kabul etmemek aklımızdan bile geçmedi. Orada kalsalardı roket ya da bombayla havaya uçacaklardı. Japonlara karşı Türk milleti olarak sempatimiz vardır. Bu görevi seve seve yine yaparız'' diye konuştu.

BELGESEL OLDU

İran-Irak Savaşı sırasında, bombalarla sarsılan Tahran'dan 215 Japon'u kurtaran kahraman Türk pilotlarının hikayesi, Japonya'nın yarı resmi yayın kuruluşu NHK'nın birinci kanalında yayınlanan ''Project X'' programına konu oldu. Yaklaşık bir saat süren ve büyük ilgi gören program, şu anonsla başladı:

''İran'da yaşayan Japon şirketlerinin çalışanları, teknisyenler ve ailelerden oluşan 450'den fazla kişinin bu ülkeden ayrılması için tanınan sürenin bitimine az zaman kalmıştı. Fakat ülkeden ayrılamıyorlardı. Yabancı havayolu şirketleri, kendi vatandaşlarına öncelik tanıyordu. İran'da kalan Japonlar, hava saldırısı tehdidi altındaydı. Dönemin (Japonya'nın) Tahran Büyükelçisi Yutaka Nomura'nın girişimleriyle Türk Hava Yolları özel sefer düzenledi. Yüzyılın sınır ötesi kurtarma operasyonuydu.'' Röportajlarla canlandırılan operasyon, dönemin Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi İsmet Birsel, Japonları Tahran'dan Türkiye'ye getiren uçağı kullanan kaptan pilot Ali Özdemir ve Yardımcı pilot Koray Gökberk'in yanı sıra Tahran'daki Japon okulunun öğretmeni Naoki Agata ve o dönemde 8 aylık hamile olan eşiyle Büyükelçi Nomura ve Tokyo Bankası yetkilisi Satoru Nori başta olmak üzere, olayı tüm sıcaklığıyla yaşayanların ağzından aktarıldı.

OLAY 1999’DA YENİDEN GÜNDEME GELDİ

İran’dan kurtardığımız Japon’lar ülkelerine döndükten sonra Turgut Özal’a bir teşekkür mektubu ile duygularını iletmişlerdi. Bu olumlu tesir yıllar geçtikçe unutulmamış ve 14 yıl sonra 1999’da Gölcük depreminde uçakta bulunan Satoru depremzedelere yardım için 5 milyon yen toplayıp Ankara’ya teşekkürünü gönderdiği gibi İtochu firmasından Morinaga’da, tüm firma çalışanlarına depremzedelere destek verme çağrısında bulunmuştu.

JAPON BAŞBAKANINDAN ÖZEL ZİYARET

Japonya Başbakanı Juniçiro Koizumi, resmi ziyaret çerçevesinde temaslarda bulunmak üzere Türkiye´ye geldiğinde 215 vatandaşını ölümden kurtaran pilot Ali Özdemir'i unutmadı. Başbakan Koizumi Emekli Kaptan Ali ÖZDEMİR'i ziyaretine giderek  bizzat teşekkür etti. Bu kurtarma opreasyonu, Türk-Japon Dostluğunun  tarihsel gelişim süreci içerisinde Ertuğrul Fırkateyninden sonra en büyük olaylardan birisi olarak tarihe geçmiş oldu.