f Kapsamlı havacılık anlaşması
Doç. Dr. Ender Gerede

Kapsamlı havacılık anlaşması

  • Son Güncelleme: 22/07/19 16:47:09
  • 1

Aslında havacılık emniyeti ile ilgili yazacak daha çok konu var. Fakat gündem nedeniyle konuyu şimdilik değiştirmek istedim. 

Avrupa Birliği (AB), Türkiye'nin Kıbrıs açıklarında gerçekleştirdiği sondaj çalışmaları nedeniyle ülkemize karşı bir yaptırım paketini devreye soktu. Bu kapsamda Türkiye ve AB arasında devam eden Kapsamlı Havacyolu Taşımacılığı Anlaşması (Comprehensive Air Transport Agreement) görüşmelerinin ve Ortaklık Konseyi'nin üst düzey diyalogların iptal edildiği açıklandı.

Peki, AB yaptırımının ülkemize etkisi ne olacak? 

Bunun için 2016 yılından buyana müzakere edilen anlaşma metnini bilmemiz gerekiyor. Fakat içeriğini bilmiyorum. Öte yandan müzakere edilen Kapsamlı Havayolu Taşımacılığı Anlaşmasının odağında 2010 yılında parafe edilen “Yatay Anlaşma - YA” (Horizontal Agreement) hükümleri olduğunu tahmin ediyorum. İşte bu konuda bazı tespitlerim olabilir diye düşündüm. AB 3. Taraflara önereceği yatay anlaşmanın standart metnini yayınladığı için değerlendirme fırsatımız olmuştu. Fakat “Kapsamlı Havayolu Taşımacılığı Anlaşmasına” ait henüz bir metin bulamadım. 

Kapsamlı Havayolu Taşımacılığı Anlaşması teklifi, Avrupa Birliği’nin Aralık 2015’te kabul edilen yeni havacılık stratejisine dayanıyor. AB’nin bu konudaki resmi açıklamalarına göre yeni stratejinin temel amacı, AB Havacılık Sektörünün uluslararası arenadaki rekabet gücünü artırmak ve yolcularına daha kaliteli hizmet sunulmasını sağlamak. Peki, AB’ye rekabet gücü sağlayacağı için ortaya atılan bu anlaşma aynı anda Türk Havacılık Sektörüne de benzer avantajlar sağlar mı? Anlaşma metnini müzakere eden Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Dışişleri Bakanlığı uzmanları eminim bu soruya çok yönlü olarak yanıt aramışlardır. 

Ben bu yazımda parafe ettiğimiz ama imzalamadığımız YA’ya ilişkin bilgiler vermek istiyorum. Bir sonraki yazımda YA imzalanmış olsaydı ne gibi etkileri olurdu sorusuna cevap aramaya çalışacağım. 

Ekonomik düzenlemeler havayolu pazarlarını önemli ölçüde etkilerler

Uluslararası havayolu taşımacılığı pazarlarında istediğiniz hizmeti istediğiniz miktarda üretip istediğiniz fiyata satamazsınız. Ekonomik düzenlemeler bu konudaki özgürlüğünüzü kısıtlayabilir. Hatta hizmeti kimin üreteceğine daha çok karışır. Uluslararası havayolu taşımacılığı pazarlarında ekonomik anlamda düzenlenen konular; pazara erişim, pazara giriş, kapasite ve fiyat bileşenlerinden oluşur. Bunların ne kadar sıkı ya da liberal olacağı iki devlet arasında karşılıklı müzakerelerle belirlenir. Nihai kararlar İkili Havayolu Taşımacılığı Anlaşması adı verilen bir anlaşma ve eklerinde yer alır. 

Pazara erişim düzenlemeleri temelde hangi iki ülke, şehir ve havaalanları arasında havayolu taşımacılığı yapılabileceğini belirliyor. Bir anlamda havayolu işletmesinin hangi ürünü üretip hangisini üretemeyeceğine karışıyor. Pazara giriş ise pazara erişim hakkını kaç havayolu işletmesinin kullanabileceği ve bu havayolu işletmelerinin sahipliğinin ve yönetiminin hangi ülke vatandaşlarında olabileceği (Sahiplik ve Yönetimde Etkin Kontrol – SYEK) anlamına geliyor. Başka bir deyişle uçuşları hangi havayolu işletmesi ya da işletmelerinin yapabileceğini belirliyor. Kapasite düzenlemeleri, pazara erişim sağlanan hatlarda haftalık sıklığı (nadiren uçak tipi ve koltuk sayısını da) belirliyor. Fiyat düzenlemeleri temelde havayolu işletmelerinin fiyatı pazarda serbestçe belirleyip belirleyemeyeceklerini düzenleme altına alıyor. 

Gelelim Yatay Anlaşmanın ardındaki mantığa…

AB dünyanın en liberal havayolu pazarına sahip

Günümüzde dünyanın en liberal havayolu pazarı, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin oluşturdukları bölgesel Pazar. AB’deki liberalleşme, 1997 yılında kabotaj haklarının da yürürlüğe girmesi ile birlikte, son noktasına ulaşmış durumda. Ülkemizin AB’ye tam üye olması durumunda isteyen AB üyesi ülke vatandaşı Türkiye’de bir havayolu işletmesi kurup istediği noktadan istediği noktaya, istediği sıklıkla ve fiyatla uçuş düzenleyebilecek. Örneğin Ryanair İstanbul – Ankara pazarında sefer yapabilecek. Kuşkusuz tersi Türk girişimciler ve havayolu işletmeleri için de geçerli. 

Yatay Anlaşma Avrupa Topluluğu Adalet Divanı’nın aldığı bir karara dayanıyor

Avrupa Topluluğu Adalet Divanı (ATAD), sözü edilen liberalleşme süreci içinde, bazı AB üyesi ülkelerin ABD ile yaptıkları “açık semalar anlaşmalarındaki” (Oldukça liberal İkili Havayolu Taşımacılığı - İHT anlaşmaları) “sahiplik ve yönetimde etkin kontrol” hükümlerinin topluluk mevzuatına aykırı olduğu sonucuna vardı. Bu karar, AB mevzuatı açısından, üçüncü tarafların üye ülkeler ile imzaladıkları tüm İHT anlaşmalarının değiştirilmesini gerektirdi. AB, bu değişikliğin yapılması amacıyla, üçüncü ülkelere “Yatay Anlaşma” adı verilen çok taraflı bir anlaşmayı teklif etmeye başladı. Ülkemizle görüşmeler 2003 yılında başladı, 2009 yılında hız kazandı ve yapılan 20’ye yakın müzakere görüşmesini takiben Mart 2010’da Anlaşma parafe edildi. 

Yatay Anlaşma neyi değiştiriyor? 

YA’nın en önemli işlevi İHT’lerin Sahiplik ve Yönetimde Etkin Kontrol (SYEK) düzenlemesini (Substantially Owned and Effectively Controlled) değiştirmektir. Bu bileşen, pazara giriş hakkını kullanabilecek havayolu işletmesinin sahip olması gereken özelliklerini belirler ve bu özelliklere uymayan havayolu işletmesi pazara giremez. Bu düzenleme, öncelikle havayolu işletmesinin sahiplik yapısıyla ilgilenmektedir. Düzenlemenin diğer alt bileşeni ise işletmenin kimler tarafından yönetildiğini konu edinir. 

Havayolu işletmelerinin sahiplik yapısı oy hakkı tanıyan iştirak payı miktarı ile ölçülür. Geleneksel olarak, İHT anlaşmalarında pazara giriş hakkını kullanacak havayolu işletmesi sahipliğinin “önemli bir bölümünün” (substantial ownership) taraf olan ülkenin vatandaşlarında olması istenir. Sahipliğin “önemli bir bölümünün” karşılık geldiği iştirak payı miktarı ülkeden ülkeye değişir. Örneğin Polonya – Türkiye arasında sefer düzenleyecek bir havayolu işletmesinin sahipleri Polonya vatandaşı olmalıdır. Tersi durumda Türkiye, bu havayolu işletmesinin pazara girmesine izin vermez. 

Düzenlemenin diğer alt bileşeni “Yönetimde Etkin Kontrol” (effectively control) olarak adlandırılır ve işletme yönetiminde hangi ülke vatandaşlarının etkin rol aldığını konu edinir. Bu durumda stratejik kararları alma yetkisine sahip yönetim kurulu üyelerinin, yönetim kurulu başkanının ya da icracı tepe yöneticinin vatandaşlık durumu sorgulanabilmektedir. Çünkü bir havayolu işletmesinin sahiplik yapısı ulusal olsa bile işletmeyi yabancıların yönetmesi durumunda ulusallık özelliğinin zedeleneceği düşünülür. SYEK, uluslararası havayolu pazarlarında ikili olarak en sıkı şekilde düzenlenen bileşendir. Pazara giriş düzenlemeleri, çok taraflı olarak, sadece AB ülkeleri arasında tamamen serbest durumdadır. Yani AB üyesi bir ülkenin vatandaşı, istediği başka bir AB ülkesinde havayolu işletmesi kurabilir, havayolu işletmesine istediği miktarda sahip olabilir ve istediği gibi yönetebilir. Sahiplik ve yönetim açısından son derece liberal bir düzenlemeye tabii olan söz konusu işletme AB içinde istediği havayolu pazarına girebilir. 

YA’nın, mevcut İHT anlaşmalarını yürürlükten kaldırmak ya da onların yerine geçmek gibi bir işlevi yoktur. Anlaşmadan beklenen, her topluluk işletmesinin herhangi bir üye ülkenin İHT anlaşmasında belirlenen pazara erişim haklarını eşit bir biçimde kullanabilmesinin önünü açmaktır. Kısacası bunun anlamı, pazara giriş boyutunda SYEK bileşeninin tek taraflı olarak liberalleştirilmesidir. Başka bir deyişle Türkiye’nin karşısında daha önce İHT anlaşması imzaladığı tek bir devlet değil tüm üyeleri temsil eden AB Komisyonu vardır. 10 adet maddesi bulunan bu metin, açıklanan değişikliği 2. Maddesinde düzenlemektedir. Anlaşmanın 4. Maddesi havaaracı yakıtlarının vergilendirilmesi, 5. Maddesi tamamen iki üye devlet arasında yapılan taşımacılıkta ücret tarifelerinin liberal olarak belirlenmesi, 6. Maddesi ise rekabet kurallarına uyum hakkındadır. Bunlar mevcut anlaşmaya yapılan eklemelerdir. Diğer Maddeler; anlaşmanın ekleri, anlaşmanın değiştirilmesi, yürürlüğe girmesi ve yürürlükten kaldırılmasına ilişkin hükümler içermektedir. 

YA’nın 2. Maddesine göre, herhangi bir AB üyesi ülke, Türkiye ile imzaladığı İHT anlaşması çerçevesinde, kendi ülkesinde kurulmuş olan ya da teşekkül etmiş (established) bulunan bir havayolu işletmesini geçerli bir işletme ruhsatı olması halinde ve sahipliğinin en az %50’si herhangi bir üye ülke vatandaşının sahipliğinde olması durumunda tayin ederek pazara girmesini sağlayacaktır. Topluluk işletmeleri birden fazla üye ülkede teşekkül etmiş olabilmektedir. Eğer bir havayolu işletmesi kendisini tayin etmesini istediği bir üye ülkede teşekkül ettiğini ispat ederse ve tayin edilecek (designation) işletme sayısı sınırı yoksa (multiple designation) bu işletme söz konusu üye ülke ile Türkiye arasındaki havayolu pazarına rahatlıkla girebilir. 

Bu durumda YA’nın Topluluk işletmelerinin pazara erişim olanaklarını artırdığını söyleyebiliriz. Çünkü önceden sıkı SYEK düzenlemeleri nedeniyle erişime tamamen kapalı olan pazarların kapısı YA’dan sonra aralanacaktır. Örneğin Lufthansa, Prag – İstanbul – Prag hattında hizmet vermek istiyorsa Lufthansa’nın bu pazara girmesi eskiye göre daha kolay olacaktır. Bu örnekte kullanılan 7. Trafik hakkıdır ve geleneksel sıkı İHT anlaşmalarında buna izin verilmez. Bunun karşılığında YA, Türkiye’deki havayolu işletmelerinin girmek isteyip de sıkı düzenlemeler nedeniyle giremedikleri pazarlara erişim sunmamaktadır. 

Öte yandan AB’nin ilk sunduğu taslak metinde büyük bir tehlike vardı. Eğer AB’nin standart YA metni kabul edilmiş olsaydı Türkiye Cumhuriyeti Güney Kıbrıs Rum Yönetimini bağımsız bir devlet olarak tanımış olabilirdi. Müzakereler sırasında AB’nin diğer ülkelerle imzaladığı metnin dışına çıkıldı ve bu durum önlenmiş oldu. Sonuçta Güney Kıbrıs hariç diğer AB üyesi ülkeleri kapsayan bir anlaşma parafe edildi. 

Bildiğim kadarıyla Mart 2010’da karşılıklı olarak parafe edilen YA resmi olarak hiçbir zaman imzalanmadı. Bunun sebeplerini bilmiyorum. Fakat bence o dönemin bağlamında imzalanmaması yerinde oldu.

Sebeplerini başka bir yazıda ele almak üzere şimdilik hoşça kalın.

Kaynak: www.kokpit.aero

Kokpit Aero

Yorum Yap