f Kobe aynı hatanın kurbanı
Uğur Cebeci

Kobe aynı hatanın kurbanı

  • Son Güncelleme: 29/01/20 06:01:57
  • 5

Görerek uçuş izni alan helikopterin pilotu bir anda sis içinde kaldı. Artık görmüyordu. Altında yükseltiler olacağını düşünerek hızla yükseldi. Ama bir dağın yamacında olduğunu bilmiyordu. Önce paller vurdu sonra gövde. Yakıt yüklü helikopter patladı. Her tarafa dağıldı. Dünya starı basketbolcu Kobe Bryant ve kızı Gianna Maria (Gigi)dahil 9 kişi hayatını kaybetti.

Bu hep böyle oluyor. Helikopter pilotları çoğu zaman kalkacakları yerlerin meteorolojik şartlarının büyüsüne kapılıyorlar. Çıplak gözle baktıklarında uzağı hatta çok uzağı görüyorlar. Sikorsky S-76B tipi helikopterin pilotu hava trafik kontrolörlerinden VFR uçuş izni istiyor. VFR (Visual Flight Rules), yani görerek uçuş hem kolaylarına geliyor hem de daha güvenli olduğunu düşünüyorlar. Helikopterleri IFR (Insrument Flight Rules), yani aletli uçuş için aviyonikleri yeterli olsa bile görerek uçmayı tercih ediyorlar. Ayrıca Kobe’nin pilotu Ara Zobanyan böyle bir eğitime sahip değil.

Helikopter pilotlarının çoğunun akıllarında olan önemli bir şey var. Bir terslik olursa havada durup dönebileceklerini düşünüyorlar. Sonuçta helikopter havada durabiliyor. Ama ağırlıklı olarak “Biraz daha gideyim” fikri işi faciaya sürüklüyor.

Çok önemli bir teknik arıza çıkmamışsa, büyük ihtimalle Kobe ve kızı ile birlikte helikopterdekilerin hepsinin ölümüne bu davranış yanlışlığı sebep oldu. Elbette bu bütün helikopter pilotları için geçerli değil.

 GÖREREK UÇACAĞIM DEDİ

Kobe Bryant ve kızı ile 6 kişiyi daha taşıyan helikopterin pilotu kokpitte tekti. N72EX tescilli Kobe Bnyant’a ait Helikopter, California John Wayne Orange Country Havalimanı’ndan 09.28’de kalktı. Saat 10.00 sıralarında facia haberi geldi. Pilot kalktıktan bir süre sonra sisin içine düştü.  Hemen Hava Trafik kontrolöründen Dubark havalimanına iniş izni istedi. Konuşmalar bu havalimanı kulesine aktarılmıştı. Kule çok alçak olduğunu söyledi. 

Pilot bir ara 1.200 feet yükseklikten 2 bin feet’e tırmanmak istedi. Aşağıdaki yükseltilerden kaçmak için bunu yapıyordu. Ama hiçbir yeri görmüyordu. Görerek uçtuğu için ve en önemlisi radarındaki sorun nedeniyle de hava trafiğinden yardım almıyordu.  Yoğun sis içinde daireler çizmeye başladı.  Aşağıyı görmeye çalışıyordu. Ama sis bir duvar gibiydi. 

Hatta çok alçakta uçtuğu için başlangıçta fazla takip de edilemedi. Aklında kalan yüksekliklerden kaçmak isterken hiçbir şeyin görülmediği sisin ortasında bir dağa çok fazla yanaşmıştı. Helikopterin bir yere temas etmesinden sonra toparlanması çok zordur. Yütselip her ihtimalden kaçayım derken 1700 Feet’te Bir kayaya dokunduğu an denge kayboldu. İlk bilgilere göre araç hızla yere çarptı ve alev topuna döndü. Hava trafik kontrolü ile irtibat tamamen kesilmişti. 8 dakikada itfaiye olay yerine gittiğinde helikopterden geriye kalan çevreye dağılmış küçük parçaları buldular. 1 saat süren çalışma ile yangın söndürüldü. Pilot dahil 9 kişi yanarak hayatlarını kaybetmişlerdi.

NE DİYORLAR

Geçtiğimiz yıllarda İstanbul’da yine bir Sikorsky S 76 helikopterinin pilotu Atatürk Havalimanı’ndan yine görerek uçuş izni isteyerek kalkmıştı. Ama havalimanı yakınında kat ediş sırasında sisin göbeğine düştü. Pilot hiçbir yeri görmüyordu. Aklında kalan yükseltilerden kaçırmaya çalışıyordu. Süratini düşürmedi. Ve gidip Büyükçekmece’deki bir kuleye çarptı. Kurtulan olmadı.

Çok uzun yıllardır SancakAir helikopter şirketini yöneten ve kendisi de helikopter pilotu olan Mustafa Bayrak diyor ki;

“Görerek uçuş sonrası meydana gelen bu tip kazalara bakın hepsinde pilotlar aynı hatayı yapmışlardır. Bütün kaza raporlarını incelerim. Gördüğüm, durum hep aynı. Görerek uçuş izni alıyorlar, sonra birden kendilerini göz gözü görmeyen bir ortamın içinde buluyorlar. Tabii o tip şartlardan çıkmak çok zor.”

Bir başka helikopter pilotu ve Genel Havacılık Şirketi ortaklarından Ali Sülyak da aynı fikirde. Ali Sülyak, “Hep görüyoruz; böyle durumlarda pilotlar şartları zorluyorlar. Biraz daha gidelim, biraz daha gidelim derken bir yere vurduklarını görüyoruz. Bu biraz da helikopter pilotlarının hastalığı... Helikopter sonuçta havada durabilen bir araç... Bir terslik anında durur, döneriz diye düşünüyorlar. Ama zaman olmuyor. Sanırım Kobe’nin bulunduğu helikopter eski bir model . Bazı avioniklerin olmadığını düşünüyorum. Pilotun da IFD yetkisi yok. Eğitimi de yok diye düşünüyorum.”

Bütün bunlardan başka bir de pilotlar hep üzerlerinde bir baskı hissediyorlar. Kalktıktan sonra taşıdıkları insanları mutlaka belirlenen yere götürmeye çalışıyorlar. Yoldan dönmek, uçuştan vazgeçmek kolay olmasına rağmen ‘biraz daha gidelim’ hastalığına tutuluyorlar. Hemen helikopter kazasıda pilotların kendi kendilerine yarattıkları psikolojik baskı incelemelerde belirleniyor.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN

 

 

Kaynak: www.hurriyet.com.tr

Kokpit Aero

Yorum Yap