f Kore denklemi nasıl çözülecek?
Kadir Doğan

Kore denklemi nasıl çözülecek?

  • Son Güncelleme: 17/09/17 21:22:26
  • 1

İletişim:https://twitter.com/kdrdgn07?lang=tr

Mail: kdrdgn07@gmail.com

21. Yüzyılın başlarında, dünyadaki tüm otoriteler Çin’in artık küresel dünyada kendine bir pozisyon kazanmaya başladığını söylerken, bu durumun ABD-Rusya eksenine nasıl etki edeceği konusunda birçok farklı tez ortaya atılmıştır. Bu tezler genellikle Çin ekonomisinin çok hızlı büyüdüğü ve bu büyüme sonucunda artık tüm dünyadaki malların doğudan batıya değil, batıdan doğuya doğru akacağını söylüyordu. Çin ekonomisindeki gelişim ile birlikte yükselen doğu kültürünün, Putin’in Rusya’sı üzerinde birçok etki yaratacağı da ortadaydı. Aradan geçen yaklaşık 17 yıl bize bu tezlerin neden ısrarla bu düşünce üzerinde durduğunu kanıtladı.

Günümüzde bu üç ülke arasında yaşanan mücadele örtülü bir şekilde, asimetrik ve inovatif olarak “Vekalet Savaşları (Proxy War)” şeklinde gerçekleşmektedir. Bu vekalet savaşında şu anda kendine figüran olarak yer edinen ülke ise Kuzey Kore olmuştur. Kuzey Kore’den öncede, Afganistan, Irak, Vietnam gibi ülkeler bu figüranlık rolünü üstlenmişlerdi.

Özellikle 21. Yüzyıl ile birlikte her alanda büyük bir gelişim gösteren Çin Halk Cumhuriyeti, ekonomisinin gelişimini, politik ve askeri alanlarda da geliştirmeye özen gösterdi. Batıda Türkmen Cumhuriyetleri üzerinde, önce ekonomik daha sonra da politik olarak etkisini artıran Çinliler, Sovyetlerin dağılması ile birlikte bu coğrafyada açılan boşluğu iyi değerlendirdi. Aynı zamanda doğuda da eski komünist geleneklere hala bağlı kalan Kuzey Kore, Laos, Vietnam ve Nepal gibi ülkeler üzerinde iyice etkisini artıran Çin’in, bu alandaki davranışları, hem bu bölgede ciddi müttefikleri ve kazanımları olan ABD için, hem de Putin ile birlikte eski Sovyet günlerine dönmeye çalışan Rusya için ciddi rahatsızlık oluşturmaya başladı.

Öncelikle ABD’nin bu konudaki rahatsızlığını anlamaya çalışalım. ABD geçmişte Sovyetler Birliği ile olan rekabeti kendi lehine çevirip, “dünyanın polisi” görevini üstlenmiştir. Sovyetlerin yıkılması ile birlikte ortaya çıkan otorite boşluğunu doldurmaya çalışan Çin ise şüphesiz ABD’nin kendisine yeni bir hasım arayışına yardımcı olmuştur. Çin yaklaşık 1,5 milyar nüfusu, sürekli tüketen ve gelişen sosyal yapısı ile Sovyetler yıkıldıktan sonra hem dünya ekonomisinde hem de uluslararası arenada kendini göstermeye başlamıştır.

ABD’nin Çin ile olan mücadelesi “Çok boyutlu ve katmanlı” bir mücadele olarak tanımlanabilir. Kimi zaman birbirleri ile direk olarak, ekonomik mücadele, kimi zaman ise bir vekalet savaşı şeklinde, Kuzey Kore ve Asya Pasifik, mücadele etmektedir. ABD için bu iki mücadelenin, onların “beka” mücadelesi olduğunu düşünmek sanırım yanlış olmayacaktır.

Çin’in Dünya ekonomisindeki yeri

Yukarıdaki grafikte de görüldüğü gibi 1995 yılında Çin, dünya ekonomisindeki toplam payı %2 iken, 2015 yılında bu oran %15’e çıkmıştır. Aynı dönem içerisinde Çin’in “Satın Alma Gücü”, dünya payı içerisinde %6 iken, %17’ye çıkıp, bu alanda ABD’yi geride bırakmıştır. Çin’in ekonomik olarak, ABD için ne kadar büyük bir tehdit olduğu sadece bu grafikten bile anlaşılabilmektedir.

Ekonomik tehdidin yanında sürekli silahlanmakta olan Çin, ABD için yine büyük bir tehdit haline gelmektedir. Sürekli artan deniz ve hava gücü ile birlikte ABD’nin bu alandaki üstünlüğünü kırmak isteyen Çin, özellikle Güney Çin Denizinde varlığını ciddi bir şekilde hissettirmektedir.

Güney Çin Denizindeki “Münhasır Ekonomik Bölge” sorunu

Güney Çin denizinde yaşanan Münhasır Ekonomik Bölgeler problemi ise Çin’in bu alan üzerinde ciddi bir baskı oluşturmasına ve bu baskısını rahatça silahlanma ile yaparak “kendi haklarını korumaya” çalıştığını öne çıkarmasına sebep olmaktadır. Çin’in o bölge üzerinde kurmak istediği otorite ise en çok ABD’ye ve müttefiklerine tehdit oluşturmaktadır. ABD ise bu tehdit üzerine Güney Pasifik üzerindeki askeri gücünü sürekli bir şekilde artırmaya devam etmektedir.

Bu artışı USPACOM (United States Pacific Commands) yani Pasifik Kuvvetlerine bakarak da anlayabiliriz.

ABD’deki askeri komutanlıkların operasyonel kıyaslaması

Yaklaşık 1200’ü özel kuvvet personeli olmak üzere 106bin personel, 1100 Uçak, 200 gemi ki bunların 5 tanesi Uçak Gemisi’nin bulunduğu Pasifik Komutanlığı (3), ABD’nin en etkin komutanlığı olarak göze çarpmaktadır. Bu da ABD’nin özellikle Güney Çin Denizi’ne verdiği önemi net bir şekilde göstermektedir.

ABD’nin Asya-Pasifikteki bazı askeri üsleri

Şimdi de bu konuda Rusya’nın rahatsızlığının sebeplerine bakalım. Rusya, Vladimir Putin ile birlikte yeni bir yönetim anlayışına girdi. Geleneklerine sıkı sıkı bağlı ve aynı zamanda gelişime de bir o kadar açık olan Vladimir Putin’in, göreve geldikten sonra yaptığı ilk iş eski Sovyet cumhuriyetleri ile iyi ilişkiler kurmaya çalışmak oldu. Ekonomisi bitik bir ülkeyi devralan Putin, ekonomiyi canlandırmak ve ABD karşısında sağlam durabilmek için kendi “çöplüğünü” sağlama almasa gerekiyordu. Bununla birlikte Çin de aynı sebepten ötürü, Sovyetlerden boşalan otorite boşluğunu doldurmayı kendine bölgesel bir rol edinmişti.

Merkez Asya ülkelerinin, Rusya’nın dış ticaretindeki rolü

Çin tarafından Merkez Asya ülkelerine yapılan Doğrudan yatırım stoğu

Yukarıdaki iki tablo Rusya ve Çin arasındaki “Örtülü Ekonomik Savaşın” net bir göstergesi olduğunu söylemek yanlış olmaz. Çin’in yıllar içerisinde Merkez Asya Ülkelerine yaptığı doğrudan yatırımların artışı ile birlikte Rusya’nın yine bu ülkeler ile olan karşılıklı ticari ilişkilerinin azalması, bu bölge üzerinde her iki ülkenin de ekonomik mücadelesini ortaya koyuyor. Bu iki ülke arasındaki bu coğrafyadaki mücadeleyi sadece ekonomik olarak açıklamak da eksik bir yaklaşım olacaktır.

Rusya’nın, Merkez Asya ülkelerine yaptığı ihracat kalemleri

Yukarıdaki grafikte de görüldüğü gibi Rusya’nın Merkez Asya ülkelerine yaptığı ihracatın neredeyse tamamı Petrol ürünleri, Makine, Demir-Çelik ve Kimyasal ürünler oluşturmaktadır. Karşılıklı ticaret hacminin azalması ile oluşan bu boşluğu ise yine Çin Halk Cumhuriyeti doldurmaya çalışmaktadır. Rusya ve Çin arasındaki ekonomik mücadeleye başka bir pencereden de bakabiliriz. Dünya bankasının 2010 yılında yayınladığı raporda (1), Rusya Federasyonu üzerinde 12,3 milyonu legal olmak üzere 17-20 milyon “Yabancı iş gücü” olduğu belirtilmiştir.

Rusya’daki yabancı iş gücünün ülkelere göre dağılımı

Yukarıdaki tabloda da görüldüğü gibi Rusya’daki tüm yabancı iş gücünün yaklaşık %70’i, Merkez Asya kökenli mültecilerden oluşmaktadır. Bu mültecilerin Rusya’da çalışmalarının en temel sebebi olan ülkelerindeki durumların, Çin’in bu ülkelere yüksek miktarda yaptığı yatırımlar ile iyileşmesi ile birlikte, ülkelerine dönmeleri ise Rusya için çok ciddi bir problem oluşturabilir.

Peki Kuzey Kore bu denklemin neresindedir? Bana kalırsa tam ortasında yer alan bir bağımsız değişken Kuzey Kore’dir. ABD-Rusya-Çin mücadelesi üzerinde çok önemli bir parametre olarak göze çarpan Kuzey Kore’nin davranışları da yine bu mücadele için birçok etki yaratma özelliğine sahiptir.

Kuzey Kore, bir komünist yönetim olması ile birlikte hem Çin hem de Rusya’nın etkinliği altında olan bir ülkedir. Özellikle Kore Harbi ile birlikte Kore’nin bölünmesi ve Soğuk Savaşın da etkisiyle önce Rusya sonra da Çin bu ülke üzerinde etkisini artırarak göstermeye devam etmiştir. Bu süreç içerisinde özellikle Rusya’dan askeri teknolojileri temin eden Kuzey Kore, bu teknolojileri günümüzde kendi savunma kapasitesini artırmak için kullanmaktadır. Bu duruma en büyük örnek KN-15 Orta Menzilli Balistik Füzedir.

KN-15 Orta Menzilli Balistik Füzesi

KN-15, Kuzey Kore’nin elinde bulunun en etkili balistik füzelerden birisi olmakla birlikte elinde yer alan iki katı yakıtlı füzeden bir tanesidir. Katı yakıtlı olması, ilk ateşlemeye ihtiyaç duymamasına ve kısa süre içerisinde tekrar ateşlenebilmesine imkân sağlamaktadır. Aynı zamanda bu balistik füzeyi özel kılan bir diğer durum ise “Mobil Sistemidir.” Geçmişte Sovyetler Birliği tarafından kullanılan TEL (TransporterErectorLauncher) sistemi ile birlikte, sistemin mobil kabiliyeti ciddi bir biçimde artmaktadır. Bu durum Kuzey Kore için hayati öneme sahiptir. Yaklaşık 700km bölünmüş yola sahip bir ülke olan Kuzey Kore’de, böyle bir sistem tüm arazi koşullarında etkin bir şekilde hareket etmesine olanak sağlamaktadır.

Ekonomik olarak dışarıdan alınan yardımlar ise hayli ilginç bir hal almaktadır. Özellikle Rusya ve Çin Halk Cumhuriyeti ile ciddi ticaret hacmine sahip olan Kuzey Kore, neredeyse tüm ithalat ve ihracatını bu iki ülkeye yapmaktadır. Özellikle Çin ile yapılan karşılıklı ticaret çok daha önemli bir noktadadır. 2016 yılına kıyasla, 2017 yılında %37,4 artan ticaret hacmi, Kuzey Kore için hayati bir önem arz etmektedir.

Çin-Kuzey Kore Arasındaki Ticaret Hacmi

Ancak ilginç olan nokta burası değildir. Asıl ilginç nokta Amerika Birleşik Devletleri tarafından, 1995-2008 yılları arasında Kuzey Kore’ye yapılan 1.3 Milyar$ değerindeki “yardımlardır.”(4) 1995-2008 yılları arasında özellikle gıda, sağlık ve enerji alanlarında yapılan “insani yardımlar” aralıksız devam etmiştir.

ABD tarafından Kuzey Kore’ye yapılan yardımlar

 Kuzey Kore’nin, nükleer çalışmalarını durdurması için yapılan “Six-PartyTalks” ile birlikte enerji alanında birçok yardım gündeme gelmiştir. Özellikle HFO (HeavyFueilOil) yardımları ile birlikte enerji alanında Kuzey Kore’nin ihtiyaçlarını gidermesi ve nükleer test yapmaktan vazgeçmesi amaçlanmaktadır. Ama zaten bildiğiniz gibi bu durum amacına ulaşmamıştır.

Six-PartyTalks ülkeleri tarafından Kuzey Kore’ye yapılan HFO yardımları

Böyle karmaşık bir denklemin içerisindeyken konuyu toparlamak için daha önceden söz ettiğimiz şeyleri tekrar göz önüne getirelim.

Çin ile Rusya bölgesel olarak ciddi bir rekabet içerisinde. Rusya bölgede güç kaybederken, Çin etkisini artırmakta.

ABD-Rusya ve Çin, Küresel olarak yine hem ekonomik hem de politik açıdan rekabet içerisinde

Kuzey Kore, askeri teknolojisini Rusya’dan, ekonomik olarak ise ABD ve Çin’den yardım almaktadır. Aynı zamanda ABD ile sıcak temas halindedir.

İşte şimdi bu denklemi çözmek göründüğünden çok daha karmaşık bir hal almıştır. Böyle kompleks bir denklem içerisindeyken, Kuzey Kore’nin ABD ile giriştiği bu “sözde” mücadele sizce en çok kime daha çok fayda sağlar?

Kaynaklar:

http://www.ucentralasia.org/Content/Downloads/UCA-IPPA-WP5-RussiaInfluence-Eng.pdf

https://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=4&cad=rja&uact=8&ved=0ahUKEwjyoIOCuZ3WAhXLCBoKHR4oDoQQFghEMAM&url=https%3A%2F%2Fwww.saferworld.org.uk%2Fdownloads%2Fpubdocs%2Fchinas-role-and-interests-in-central-asia.pdf&usg=AFQjCNEQ8KJm45KiSmtxgKxkJtmltBn0dw

http://www.pacom.mil/About-USPACOM/

https://fas.org/sgp/crs/row/R40095.pdf

Kaynak: www.kokpit.aero

Kokpit Aero

Yorum Yap