Doç. Dr. Ender Gerede

Kültür ve Emniyet İlişkisi-1

  • Son Güncelleme: 16/10/18 14:47:24
  • 4

Kültür ne demektir?

Günlük hayatta sıkça duyduğumuz bir kavramdır kültür. Kültürlü ya da kültürsüz insanlar, toplumsal kültür, korku kültürü, popüler kültür, meslek ya da örgüt kültürü ve nihayetinde emniyet kültürü. Peki, üzerinde yeterince düşünüyor muyuz? Kültür tam olarak nedir ve neden emniyet çalışmalarının kapsamındadır?

Bu konuyu bir yazı dizisinde ele almak istedim. Zira oldukça uzun ve bir o kadar da karmaşık bir konu.

Kültürün farklı disiplinlerde pek çok farklı tanımı var. Kısa ve sade olanı tercih edelim: Kültür bir toplulukta paylaşılan varsayımlar (ya da inançlar) ve değerler bütünüdür. Bu tanımı anlamlı kılabilmek için bu sefer değer ve varsayım kavramlarını tanımlamak gerekir. Değerler karar alırken ya da bir sorunu çözmeye çalışırken ürettiğimiz alternatifler arasından seçim yapmak için kullandığımız ölçütlerdir. Neyin daha değerli olduğu ile ilgilenir. Toplumlar ya da örgütler karar alırken ya da sorun çözerken kullandıkları bu değerlerden işe yarayanları biriktirir. Toplumun biriktirdiği bazı değerler o kadar çok işe yarar ki, gün gelir işe yarayıp yaramadıkları tartışılmaksızın koşulsuz şartsız kabul edilir. Değerler varsayımlara ya da başka bir deyişle inançlara dönüşmüştür. Varsayımlar (inançlar) neyin doğru ya da yanlış olduğu ile ilgilenir.

Kültür karar ve davranışlarımızı etkiler mi?

Şimdilik kültür konusunu burada bırakıp dönelim havacılık emniyeti tarafına. Araştırmalar bize gösteriyor ki emniyeti en fazla etkileyen sistem unsuru insandır.

İnsan emniyeti neden ve nasıl etkiler? İnsanlar hata yaptıkları, yanılgıya düştükleri ya da kuralları ihlal ettikleri için emniyeti tehdit etmektedir. Bu noktada yeni bir soru karşımıza çıkmalı: Hata, yanılgı ya da ihlal insanların hangi süreçleriyle ilgilidir? İnsanlar karar alırken ve/veya bir davranışta (eylemde) bulunurken hata yaparlar, yanılgıya düşerler ya da kuralları ihlal ederler. O halde tam da bu noktada emniyeti ilgilendiren çok önemli iki çıkarsama yapabiliriz: (1) İnsanoğlunun karar ve davranışlarını etkileyen her türlü faktör emniyeti de etkileyecektir. (2) Karar ve davranışları etkileyen her türlü faktör havacılık emniyeti çalışmaları kapsamındadır.

Peki, değerler ve varsayımlar kararlarımızı etkiler mi? Benim canım ülkemde bazı erkekler, sahip oldukları değerler uğruna anneleri ya da kız kardeşlerini mezara; kendilerini ömür boyu hapse gönderebiliyor. Sorumu tekrarlıyorum: Kültür karar ve davranışları etkiler mi?

Başka bir örnekle devam edelim. Yere bir somun ekmek koyalım ve çevremizdekilere somuna basmaları halinde kendilerini 100 TL ile ödüllendireceğimizi söyleyelim. Kaç kişi basar? Kimse kolay kolay basmaz, dediğinizi duyar gibiyim. Bizim kültürümüzde değerli olan ekmeğe basmamak ve onu basılmayacak bir yere koymaktır[1]. Kültür, karar ve davranışları etkiler mi? Cevap kesinlikle evet! Kültür, işte bu nedenle, havacılık emniyetinin önemli bir konusudur.

Emniyetin kültürü de mi var?

Şimdi eminim biz havacılar için daha kıymetli bir soru geliyor akıllara: Emniyet kültürü nedir? Yine kısa ve sade bir tanım yapalım. Emniyet kültürü, bir havacılık örgütünde emniyete ilişkin paylaşılan varsayımlar (inançlar) ve değerler topluluğudur. Bir inanç örneği verelim: Bu şirkette doğru söyleyeni dokuz istasyondan kovarlar! Eğer örgüt üyelerinin çoğunluğu bu varsayımın koşulsuz şartsız doğru olduğunu düşünüyorsa emniyeti artırabilmek için doğruları söylemek kolay olabilir mi? Umarım cevabınız “hayır” olmuştur. Doğrular söylenemezse yanlışlar nasıl bulunur? Emniyet nasıl artırılabilir? Başka bir inanç (ya da varsayım) örneği: Kazaların tek sebebi dikkatsiz çalışanlardır! Peki, personelin dikkatini dağıtan örgütün bizzat kendisiyse ne olacak? Bu inanca sahip yöneticilerin emniyeti artırma çabaları sığ kalmaz mı?

Gelin şimdi değer örnekleri verelim.

Bu şirkette değerli olan, hata yapanı cezalandırmaktır. Çünkü havacılıkta aptallara yer yoktur!

Emniyeti artırma çabaları; maliyetleri artırmadığı, verimliliği düşürmediği, operasyonel hedeflere ulaşmayı engellemediği sürece değerlidir.

Bu şirketin duvarlarında “Önce emniyet!” yazıyor olabilir. Varsın yazsın. Fakat daha değerli olan uçağı zamanında uçuşa vermektir.

Bu şirkette değerli olan öneylemciliktir (proaktivite). İş işten geçtikten, insanlar öldükten sonra önlem almak kanımıza dokunur.

Bu şirkette potansiyel tehlikeleri (hazards) ya da emniyetsiz olayları (incidents) bildirmek ispiyonculuk değildir. Şirketimizde olayı görüp bildirmeyen kişi ekmeğe basmış varsayılır.

Şirketimizde yöneticilerin emniyete ilişkin kararlarını sorgulamak ayıptır. Hele öneri getirmek ne haddimize? Değerli olan susmaktır.

Bu liste uzar gider. Şimdi lütfen düşünelim. Bu değerler çalışanların karar ve davranışlarını etkiler mi etkilemez mi? Söz konusu değerlerin bazıları emniyeti artırma potansiyeli olan karar ve davranışlara yol verirken bazıları tam ters yönde etki yapacaktır. Anlaşılacağı üzere emniyet kültürü havacılık emniyetini etkilemektedir. Güçlü bir olumlu emniyet kültürünün emniyet performansını artırdığına ilişkin pek çok görgül (ampirik) araştırma sonucu bulunmaktadır.

Olumlu emniyet kültürünün bileşenleri hakkında henüz bir uzlaşı yok.

Emniyet kültürünün bileşenleri nedir diye sorarsanız bu konuda henüz bir uzlaşı yok. Fakat Prof. Dr. James Reason’nın yaklaşımı havacılık yazınında çok yaygın durumda. Reason bir havacılık örgütünde olup bitenlerden haberdar olunmadığı sürece emniyetin yeterince artırılamayacağını iddia etmektedir. Emniyet konularında olup bitenin bilinmesi ise geri bildirimlere ve bunlardan ders çıkartılmasına bağlıdır. Geri bildirimlerin etkinliği ve kalitesini ise (emniyet kapsamındaki) adalete ilişkin paylaşılan inanç ve değerler etkilemektedir. Kısacası Reason’nın önerdiği yapı; temel olarak raporlama, öğrenme ve adalet kültürünü içermektedir. Kıymetli olan emniyete ilişkin olay ve önerilerin bildirilmesi ve bunlardan ders çıkartılması ise o havacılık örgütünde emniyetin artacağı varsayılmaktadır. Peki, insanlar korkusuzca geribildirimde bulunabilmekte midir? Bunu da algılanan adalet kültürü etkilemektedir. Reason’a göre güçlü bir olumlu adalet kültürü olmadan olumlu raporlama ve öğrenme kültüründen söz edilemez. Emniyet performansı da bir noktadan sonra daha fazla artırılamaz. Reason’ın bu iddiaları yeni nesil emniyet yönetim yaklaşımları ile paralellik göstermektedir. Yazı dizisinin bir sonraki bölümünde yeni nesil emniyet yönetim yaklaşımları ve adalet kültürünü daha ayrıntılı bir şekilde ele alacağız.

Öte yandan, yapılan görgül ve nitel araştırmalar emniyet kültürünün bir diğer bileşeninin yöneticilerin emniyet adanmışlığı olduğunu göstermektedir. Ayrıca üst yönetimin varsayımları, değerleri ve tutumları örgüt kültürünün ve dolayısıyla emniyet kültürünün nasıl şekilleneceğini belirlemektedir. Yöneticilerin emniyet adanmışlıkları düştükçe örgütün olumlu emniyet kültürü de zayıflamaktadır.

Sahi sizin emniyete ilişkin hangi değerleriniz ekmeğe basmakla (ya da basmamakla) eşdeğerdir?


[1] Bu örneği ülkemizin yetiştirdiği kıymetli bilim insanı Prof. Dr. Doğan CÜCELOĞLU’nun bir TV programında duymuştum.

 

Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap