Mustafa Kılıç

Atatürk, havacılar ve magnezyum tabanca

  • Son Güncelleme: 8/02/18 17:11:01
  • 1

Mustafa KILIÇ

Gazete fotoğrafçılığına on dört yaşında başlayan 48’lik Faik Şenol’un gözlerinde zaman ve hatıralar magnezyum tozu gibi parladı ve:

Bu magnezyum tozlarını tabanca içinde parlatır, bulanık ve karanlık havalarda öyle fotoğraf çekerdik.

Bir gün Atatürk’ün karşısında da tabancayı çekince etrafımızı sivil polisler sarıverdi. Ata Yalova’da idi, tayyare ile uçuş rekoru kıran iki Amerikalı misafiri vardı. Havanın kararmış olması sebebi ile “ tabanca “ diyerek magnezyum cihazlarına sarıldık. Resmi çektik ama polislerin bizi karga tulumba götürmelerine ramak kalmıştı. Bu işe en çok Atatürk güldü.

Yukarıdaki satırlar,1 Mart 1963tarihli Hürriyet gazetesinde foto muhabiri Faik Şenol ile yapılan röportajdan alınmıştır. Faik Şenol, 1 Ağustos 1931 günü Yalova’da New-York / İstanbul uçuşunu gerçekleştiren Amerikalı pilotların Atatürk tarafından kabul edilişinde çekmek istedikleri fotoğraf için, magnezyum tabancalarını ateşlemek istemeleri sırasında yaşadıklarını kısaca anlatıyor. O dönemde henüz flaş olmadığından, flaş yerine kullanılan magnezyum tabancasının kullanımı böylesi bir yanlış anlaşılmayı, güzel anılar içerisine katmıştır.

 

Yıllar önce bu gazeteye bir akrabam sayesinde ulaşmıştım. Bu arada hemen yazayım eşimin ailesinde geçmişte ve halen birden fazla gazeteci bulunmaktadır. Dönelim konumuza, eşimin kuzeni, babasının haberi olan Hürriyet gazetesinin bu kopyasını saklanmış. Konu babasının haberini anlatmak için açılmıştı aslında, ama ben Atatürk’ün Yalova’daki havacılar ile çekilmiş fotoğrafını görünce heyecanlanmıştım. Sabırla kuzenimi dinledikten sonra gazeteyi alabilir miyim? diye sordum. Fotoğrafın konusu olan pilotlar hakkında kısa bir konferans verince, kuzenim ikna oldu ve gazeteyi bana hediye etti.

O günden sonra ABD’li pilotlar hakkında araştırmamı derinleştirmeye karar verdim. Bir arkadaşım New York – İstanbul uçuşunu yapan pilotların bir fotoğraf albümünün olduğunu söyledi. Bu albüm İstanbul Belediye Kütüphanesindeymiş. Eh bize de yol görünmüştü. Gerçekten de böyle bir albüm var. Kütüphanede incelemeye başladıktan sonra fotoğraf makinemle albümü kayıt altına almak istedim. Görevliler hemen uyardılar, istersem belli bir ücret karşılığında albümün fotoğraflarını CD ortamında verebiliyorlarmış. Rakam biraz yüksek gelince içinden seçtiklerimi işaretleyip fotoğrafların dijital bir kopyasına sahip oldum. Türk Hava Kurumu kütüphanesindeki konuya ilişkin bilgileri tarayınca oldukça iyi bir derlemeye sahip oldum.

Çok detaya girmeden tarihsel sırayla aldığım ufak notları sizlere sunmak isterim.

30 Temmuz 1931   

Amerikalı pilotlar Yeşilköy hava alanına indiler. Vali ve Belediye Başkanının yanı sıra THK İstanbul Başkanı Hasan Fehmi Bey ve diğer havacılar karşıladılar.

31 Temmuz 1931   

ABD’li pilotlar Russell N. Boardman ve John L. Polando Atlantik okyanusunu aşarak İstanbul’a inmişlerdir. Uzun mesafe rekoru kırarak. T.Ta.C. İstanbul Şb. Md. Hasan Fehmi Bey Pera Palas otelinde kendilerini ziyaret eder. Atatürk ile görüştürülmek üzere Yalova’ya davet edilirler.

1 Ağustos 1931     

Plt. Russell N. Boardman ve John L. Polando Yalova’ya T.Ta.C. başkanı Fuat Bulca ve ABD Büyükelçisi ile birlikte İstanbul’dan tekne ile gelirler. Önce Başbakan İnönü tarafından 131 pırlanta taşlı T.Ta.C. Murassa madalyaları havacılara verilir. Ardından Atatürk’le sohbet edilir.

Atatürk New York’tan - İstanbul’a uçan havacılar ile yaptığı konuşmasında,

“Siz gökyüzünde güzel bir yol çizdiniz. Bu geziniz Türk havacılarına da hazırlanmak için büyük bir isteklenme olacaktır….’’

Atatürk daha sonra akşamki yemek sırasında sohbette ise;

“Türk ulusunun her şeyin üstünde tapındığı bir şey varsa o da yüksek kahramanlıktır. Bu sözlerim kuşkusuz bu günkü uyanık Türk gençliğinin kulaklarında yüksek ve etkili yankılar yapacaktır. Yüksek hasletlerine güvenle baktığım Türk çocuklarından daha az şey istemem…’’

3 Ağustos 1931     

ABD’li pilotlar Russell N. Boardman ve John L. Polando onuruna İstanbul Pera Palas otelinde T.Ta.C. İstanbul şubesi akşam yemeği düzenledi. Yemekte T.Ta.C. İst. Şb. Ynt. Krl. Üyesi Nakiye Hanım ve pilotlar konuşma yaptılar.

9 Ağustos 1931

Amerikalı pilotlar Türkiye’den ayrılmışlardır.

Bu 11 günlük gezi hem Türkiye’de hem de Avrupa’da oldukça ses getirmiştir. Bu gezi ile ilgili bilgileri derlediğim zaman aklıma ilk gelen soru şu olmuştu “ neden Türkiye? ” Havacılık tarihi meraklıları bu soruya çok çabuk cevap vereceklerdir eminim. Gençler için ben bir ipucu vereyim. Kayseri’de kapatılan / iflas eden / belki de ettirilen uçak fabrikasında yeni üretim yapılacak lisanslı uçaklar aranmaktaydı. 1932 yılında Milli Müdafa Vekaleti ile Amerikan CurtissAeroplaneand Motor company arasında yapılan anlaşma neticesinde CurtissHawk ve Fledgling uçak üretimine geçilmiştir. Yine bir kar suyu bilgiyi de verelim. Örnek olarak 1931 yılında bağış paraları ile 19 uçak, 1932 yılında ise 25 uçak alımı yapılmış. Düşünsenize pastanın büyüklüğünü, ortalama her ay 2 F-16 aldığınızı. Bu her üreticinin ağzının suyunu akıtacak niteliktedir.

Aradan bir iki yıl geçmişti. Artık sosyal medya da gelişmişti. Birçok konudaki bilgiye artık daha çabuk ulaşabiliyorduk.   İstanbul’da Aydın EREL isimli Yapımcı- Yönetmen ve senarist bir bey ABD – Türkiye uçuşunu bir belgesel olarak hazırlamış. Sosyal medyada aşağıdaki haber yayılmıştı.

HABER

“Filmin ABD galası pilotların İstanbul’a gidişlerinin 80. Yıldönümüne denk getirilerek, kendi köklerinin bölgesi Massachusetts eyaletinin Cape Cod yarım adasındaki South Yarmouth’taCultural Center of Cape Cod adlı kültür merkezinde 31 Temmuz 2011 akşamı pilotların aileleri, havacılık sektörünün ilgileri ve basın katılımı ile birlikte yapıldı.”

Konu ile ilgili bir başka haber ise şöyleydi;

“28 Temmuz 1931’de, RussellBoardman ve John Polando adlı iki Amerikalı pilot New York’tan tek motorlu, ‘Cape Cod’ adlı uçakla havalandı.

Amaçları, hiç durmaksızın en uzun mesafe rekorunu kırmaktı. Tam 48 saat 19 dakika sonra, Yeşilköy’e vardılar. Onların rekoru dünya havacılık tarihi açısından taşıdığı önemin yanısıra Türk-Amerikan ilişkilerinin başlangıcı açısından da çok özel bir yere sahip. Bu ilginç olayı anlatan Aydın Erel imzalı belgeselin galası bugün saat 20.00’de Rahmi Koç Müzesi’nde gerçekleştiriliyor.”

Maalesef bu galaya katılma şansım olmadı. Ancak ilerleyen günlerde Sayın Aydın Erel ile tanışmak nasip oldu. Kendisinden bu galanın ve gösterinin videosunu istedim. Ama teknik nedenlerden dolayı izlemeyi gerçekleştiremedim. Hala da merak eder dururum. Sayın Erel’den bir ricam daha olmuştu, o da; fotoğraflarda John Polando’nun kızı DorothyPolando’nu elinde gördüğüm “ WINGS OVER ISTANBUL” adlı kitaptan bir adet edinmekti. Maalesef bunu da gerçekleştiremedim.

2017 yılının Kasım ayı ortalarında bir elektronik posta aldım. Posta aynen şöyleydi.

“Merhaba Mustafa Bey;

Alman Havacılık ve Uzay Merkezi DLR'de aerodinamik mühendisi olarak çalışmaktayım ve havacılık tarihimiz hakkındaki yazılarınızı zevkle takip etmekteyim. THK Kültür Yayınları'ndan çıktığı söylenen 'Uçan Kanat THK-13' isimli kitabınızı nasıl tedarik edebilirim? THK yayınevinin adresini ne yazık ki bulamadım. Bu konuda yardımcı olabilirseniz çok sevinirim. 

Çalışmalarınızda Almanca kaynaklar konusunda yardıma ihtiyacınız olursa size bu konuda seve seve destek olabilirim. İlaveten Aralık ayı sonunda Türkiye'ye izne geldiğimde uygun görürseniz sizinle bizzat tanışıp sohbet etmek isterim.

İyi çalışmalar dilerim.

Almanya'dan selamlar, saygılar,

Emir Öngüner”

Umarım Öngüner kardeşim beni bağışlar, zira iznini almadan gönderisini paylaştım. Havacılık tarihi konularında yazmaya başladığımdan beri aldığım en güzel postalardan biriydi. Yazışmalarımız ilerleyince konular çeşitlilik kazanmaya başlamıştı. Yine bir sohbette konu ABD’li pilotlara geldi. Ben yukarıda yazmaya çalıştıklarımı kendisiyle paylaştıktan birkaç gün sonra, “ulaşamadığınız kitabı size bizzat getireceğim” dedi. Şaşırmıştım ve sordum, hangi kitabı?

WingsoverIstanbul, Gerçekten de yılbaşı tatili nedeniyle İstanbul’a geldikten sonra beni telefonla aradı. Nazik bir dille yarın uygun olup olmadığımı sordu. Ertesi gün Mengen’e gelmişti. Kırk yıllık dost gibi çaylarımız yudumlarken bir eğitim yılına sığacak havacılık konularını paylaşmıştık bile. Sözde Mengen’de onu güzel bir yemeğe götürecektim, o ise sohbeti yemeğe tercih etti. Ama söz aldım bir dahaki sefer yatılı gelecek.

Öngüner kardeşim verdiği sözü de tutmuştu. Almanya’dan bana kitabımı da getirmişti. Buradan kendisine bir kez daha teşekkür ederim. Kitabı bir kez de birlikte inceledik. Kitabın 57 ve 59’uncu sayfalarında yer alan fotoğrafların altında inanılmaz hata vardı. Bu yazının fotoğrafları bölümünde bunu sizlerde göreceksiniz.

Eh artık yazıyı sonlandırma zamanı geldi. Bu yazıdan kıssadan hisse beklemeyin. Yazının tamamı hisseli harikalar kumpanyası.

Gökyüzü ile kalın. Duru ve berrak.

Mustafa KILIÇ

Sontayyareci@gmail.com

0536 273 62 62

Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap

YAZARLAR

  • Fatih Yılmaz

    Gazipaşa Havalimanı bu yıl 1 milyon 200 bin yolcu ağırlayacak