Mardin’e gidin dünyanız değişsin

  • 25/12/2014 11:46

İhsan DÖRTKARDEŞ

Mardin’e THY uçağı ile yaptığım iki günlük yolculukla ilgili bazı deneyimleri paylaşmak istiyorum. Atatürk Havalimanı’nı kullanıyor ve özellikle de Doğu veya Güneydoğu seferlerinden birini kullanacaksanız diğer günlerden daha az uyumak zorunda kalacağınızı unutmamanız gerekiyor. Uçağınızı kaçırmamak için saat alarmını ayarladığınızdan mutlaka emin olun! Bagajınız yoksa bir gün öncesinden on-line check-in yaptırmanın da bulunmaz bir nimet olduğunu sakın unutmayın!

SABAH UÇUŞLARINA DİKKAT!

Yolcuların günü birlik gidiş-dönüşlerin mümkün olabildiği için sabahın ilk ışıkları ile gerçekleştirilen uçuşlar birkaç dakika arayla gerçekleştirildiği için havalimanına ulaşma, arama, işlemlerinizi tamamlamada aşırı yığılma nedeniyle seferi kaçırabileceğinizi sakın unutmayın.  “Ucuz bilet buldum”, havaalanına da en ucuz biçimde gidip-döneyim düşüncesindeyseniz, unutmamanız gereken bir başka nokta metro seferlerinin Aksaray’dan Atatürk Havalimanı’na saat 06.00’dan önce yapılmadığını bilmeniz olmalı.

DURAKTAN TERMİNAL KAÇ DAKİKA?

İstanbul’da yaşayanların önemli bölümü hava henüz aydınlanmadığı için evlerinde uyurken metrobüs ve metroyu kullanarak uçağa yetişmek isteyenlerin raylı sistemi kullanarak havaalanına ve uçağınızın kalkış saatine yetişmeleri çok zor. Metrodan inişte enaz 10 dakikalık yürüyüş, asansör sırası derken, hele daha önceden check-in yaptırmadıysanız tek uçağa yetişmeniz hayal gibi. En ucuz öneri; Bagajınız yoksa metrobüsle Sefaköy veya Yenibosna’ya geldikten sonra yaklaşık 10 TL taksi ücreti ile havaalanına ulaşabilirsiniz.

 

TERMİNALDEN UÇAĞA OTOBÜS SEFERİ

Sorunsuz biçimde işlemlerinizi tamamladıktan sonra uçağa binerken gözünüz saate kayarsa da planlanan saatte havalanmanız ne mümkün. Atatürk Havalimanı’nın en yoğun olduğu 06.00-07.30 saatleri arasında otobüse alındıktan sonra saatte 15-20 kilometre hızla 8-10 dakikalık ‘mini karayolu’ yolculuğu ardından uçağınıza binebiliyorsunuz. Ancak, yine de zamanında havalanabilmek ne mümkün? Uçaklar ağır ağır ana piste ilerlerken inen- havalanan uçakların ardından sıra sizin uçağa geldiğinde  bir bekleme süresi daha geçiyor. 

Bütün bunların ardından bulutların üzerindesiniz.. Benim gibi fotoğraf çekmeye meraklıysanız ve yerinizi kanadın ön tarafından cam kenarında belirlediyseniz, güneşin ilk ışıklarını, alttaki pamuk gibi bulutları, yerdeki kar ile zeminin oluşturduğu manzarayı, gökyüzünde masmavi gökyüzü ile bulut kümesini bir arada görünce peş peşe deklanşöre basmadan duramıyorsunuz.

KARNINIZ ACIKTI MI?

Erken uyandığınız, kahvaltı yapamadığınız için THY’yi seçtiğiniz için kendinizi şanslı hissedebilirsiniz. Çünkü diğer şirketlerde ücret ödeyerek bir şeyler atıştırabilirken THY’nin ücretsiz ikram arabası yanınızda beliriveriyor.  Özel karton kutusu içerisinde beyaz peynirli sandviç, ikişer siyah zeytin, yeşil zeytin, domates ve salatalık dilimlerinin yanı sıra çilekli yoğurttan oluşan ‘idare edebilecek’ kahvaltı ve size ikram edilen seçtiğiniz 1 bardak içeceği yudumluyorsunuz.

THY’nin İstanbul- Mardin seferlerinde Boeing 737 tipi uçaklar kullanılıyor. Daha önce başka şirketlerde yolculuk yaparken koltuk aralarının yeterince açık olmaması nedeniyle duyulan rahatsızlık bu uçaklarda yok. Koltuk aralıkları geniş.

Pilotun anonsu ile 1 saat 37 dakika süren yolculukta sona yaklaşılırken bir dağın yamacındaki Mardin’i havadan turluyor ve il merkezine yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta Kızıltepe İlçesi’nin hemen yanındaki Mardin Havaalanı’na çok rahat iniyoruz. İstanbul’daki gibi otobüs veya körük kullanmadan birkaç adımda oldukça modern, ferah havalimanında kendinizi buluyorsunuz.

BİR ANDA FARKLI BİR DÜNYADASINIZ!

‘Dillerin ve dinlerin kavşak noktası’ olarak nitelendirilen Mardin’i burada anlatmak mümkün değil. Ancak, İstanbul’dan tarihi taş dokusu ile açık hava müzesi konumundaki bu tarihi kentin sokaklarında dolaşırken kendinizi apayrı bir dünyada bulacaksınız. Size veya sevdiklerinize alacağınız hediyeler arasında ‘Telkari’ olarak bilinen gümüş işlemesi ürünler, ‘Bıttım sabunu’, yiyecek olarak leblebi, açık mavi renkli badem şekerini önerebilirim.
Yöredeki birbirinden ayrı doyumsuz lezzetleri burada yazmak ise mümkün değil..


SIRA DÖNÜŞTE
İstanbul’a dönüş saatin daha ileride olması nedeniyle daha rahat. Mardin Havaalanı’nda yoğun hava trafiği olmadığı için herkes daha rahat ve daha az stresli. İstanbul’da satılanlara göre çok daha ucuz ve taze yöresel yiyeceklerin kişisel 15 kilo olan kargo ağırlığını birkaç kilo aşmasını görevliler olgunlukla karşılaması da hoşunuza gidiyor.



Son kontrolde ‘Burası son durak’ diye espri yaparak İstanbul’dakinden farklı olarak bu kez kemerlerini çıkarmanızı istemesine şaşırıyorsunuz. Alanda birkaç adım attıktan sonra bindiğiniz uçağınız yine Atatürk Havalimanı’ndaki yoğunluktan eser olmadığı için kısa sürede havalanıyor. İstanbul-Mardin arasındaki mesafe aynı olmasına rağmen pilotun yaptığı anonstan dönüşün birkaç dakika daha uzun olacağını anlıyorsunuz.


Gökyüzündeki eşsiz görüntülerden sonra İstanbul üzerinde alçalmaya başlıyorsunuz. Yapımı devam eden 3’üncü Boğaziçi Köprüsü, Eminönü, Sultanahmet, Veli Efendi Hipodromu derken bir mini İstanbul turu yapıp deniz üzerinden inişe geçiyorsunuz.


Rahat inişten sonra aklınızda kalan; sabırsız yolcular ve sıkıntılı bekleyiş. Uçak ana pistten ayrıldıktan sonra park edeceği alanın girişinde yönlendirileceği uygun alana doğru gitmek için yaklaşık 10 dakika beklerken tam 9 kez tekrarlanan “Uçak henüz park yerine gelmemiştir. Lütfen yerlerinize oturun” uyarısına rağmen koridorda şehir içi minibüsü andıran ayakta bekleyenler bu rahat yolculuğun finaline pek yakışmadı. Uçağın iki kez ani hareketi ile düşme tehlikesi geçiren yolcuların yine de oturmaya yanaşmaması da oldukça garipti..

Uçaktan otobüsle terminal binasına alındıktan sonra yurt içi yolcular için ayrılan bantta beklemeye koyuluyorsunuz. Çünkü her bantta 3 ayrı uçak seferinin yolcusuna bagajların gelmesi sırayla  dönmesi  oldukça zaman alıyor.

Uçağınız İstanbul’a indikten sonra alandan ayrılmanız 1 saati bulabiliyor. Saat 10.25’te ayrıldığınız Mardin’den 1 saat 42 dakikada piste inen uçağınızdan ve alandan 1 saat sonra uzaklaşabiliyorsunuz. 

ÖNEMLİ NOT: Lütfen yazılarınızı, info@kokpit.aero adresine gönderiniz. Yazının Word dokümanı olması ve içinde en fazla 5 adet fotoğraf bulunması gerekmektedir. Videolar için Youtube veya Vimeo'ya yüklenmesi ve linklerinin paylaşılması yeterlidir. Kokpit.aero yazıya anlam bütünlüğünü bozmadan, gerekli editöryal müdahale hakkına sahiptir.