Adnan Koşcağız

Mecburi inişte pilot ne hisseder?

  • Son Güncelleme: 16/10/18 09:20:53
  • 0

Bu satırlarda bazen eski tarihten, mitolojiden, dinlerden, bazen de yaşadığımız olaylardan ve gerçeklerden yola çıkarak makaleler bulacaksınız. Bu makaleleri okurların değerlendirmelerine sunarken onların düşünce yumağında bir kıvılcım oluşturmak amaçlanmıştır 

Çaresizlik, olumlu bir çözüme sahip olmama duygusudur. Mevcut koşullar karşısında çözümsüzlük hissidir. Çıkış yolu bulamama, aciz kalma, yetkin olamama durumudur. Çoğu zaman bu hisse kapılır ve kendimizi güçsüz hissedebiliriz.

Pilotlar karşılaştıkları sorunları; genelde olağan, sıradan ve uçuşun kaçınılmaz olayları olarak görecek şekilde eğitilirler. Çoğu kez pilot kendi eğitimi sırasında bunun farkına dahi varmaz. Sorunları, kaçınılması gereken göz korkutucu olaylar olarak görmektense, kendilerini geliştirmeleri (yeni bir şey öğrenme, yaşamı daha iyi yolda değiştirme, kendini daha iyi hissetme gibi) bir uğraş için bir fırsat olarak görürler. Sorunların bir çözümü olduğuna ve bunu kendi başlarına bulabilecek yeterlikte olduklarına inanırlar.

İkinci Dünya Savaşında bir Alman pilot ile bir Rus pilotun yaptıkları kıyasıya hava muharebesi ilginçtir. Muharebenin sonunda vurulan Rus pilot Aleksey olur. O anıları Boris Polevoy romanında şöyle anlatır;

 “Aleksey tam dört uçakla mücadele etmiş ve mermileri bitmişti ki diğer bir Alman’ın mermileri onu buldu. Motor titredi düzgün çalışmasını yitirdi uçak ölüm vibrasyonuna girdi.

Aleksey vurulmuştu, tam o sırada altında beliren bir buluta girip izlenmekten kurtuldu. Ama bundan sonra ne olacaktı, pilot uçağın titreyişini tüm varlığında duyuyordu, sanki kurşunlar onun bedenine girmiş gibiydi.

Motorun hasarı ne kadardı, uçak havada ne kadar tutunacaktı, benzin deposu patlayabilir miydi? Aleksey tüm bunları; düşünmekten çok duygu halinde algıladı. Bir dinamit sandığının üzerinde oturduğu duygusundaydı. Uçağı ters yöne kendi cephe hattının olduğu tarafa doğru çevirdi. En azından onu kendi vatandaşları gömecekti.

Çözülme birden oldu. Motor birkaç kez öksürdü ve sustu. Uçak hızla aşağıya doğru yöneldi, düşüyordu. Sanki dik bir yamaçtan kayıyor gibiydi, altında yeşil dalgalı bir denize benzer orman uzanıyordu, hemen ağaçların tepesinde uçarken ‘Yine de tutsak değilim’ diye düşündü.

Orman bir canavar gibi üzerine gelirken o alışkanlıkla bataryayı kapattı. Bir çatırtı duydu ve uçakla birlikte sanki kopkoyu bir karanlığa gömüldü, her şey kayboldu.

Uçak düşüş esnasında süzülmeye çalışırken çam ağaçlarının tepelerini sıyırmıştı, böylece düşüş hızı azalmıştı. Uçak birkaç ağacı devirdikten sonra paramparça oldu. Bundan birkaç saniye önce ise Aleksey sandalyesinden fırlamıştı. Yüzyıllık bir çamın dalları arasından sarsılarak kaydı ve ağacın dibindeki kar yığınının üzerine düştü. Bu onun yaşamını kurtardı. Hareketsiz bir biçimde ne kadar kaldığını anımsamıyordu. Bir büyük acı içinde kıpırdadı ve birden dondurucu soğuğu hissetti. Ciğerlerini dolduran soğukla birlikte yeniden feci bir acı beynini yaktı. Ancak acı bu kez bedeninde değil ayaklarındaydı.”

Bundan sonra romanda; Aleksey’in vahşi ormanda, acımasız doğada üç hafta süreyle verdiği hayatta kalma mücadelesi anlatılmaktadır. Birliğine tükenmiş olarak ulaşabilen pilot Moskova hastanesinde tedavi görerek eski gücüne ve sağlığına kavuşmuştur.

Pilotun ayaklarına protez takılmış ve böylelikle yeniden uçmaya başlamıştır. Bu roman; tekrar savaşa katılan ve Filo komutanlığına yükselen bir pilotun gerçek hikâyesidir. Bu olay; bir pilotun çaresizliği nasıl çareye dönüştürdüğünün ve yaşama nasıl tutunduğunun duygusal ve yaşanmış bir örneğidir.

KAYNAKÇA:

İkinci Dünya Harbinde Alman-Rus Hava Savaşları, Boris Polevoy, Kastaş Yayınevi, 2007

https://www.dmy.info/caresizlik-nedir/

 

Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap