Modern Hava Savaşı’nın okları – 2

  • 06/09/2014 11:47

HAKAN KILIÇ / hsword@mynet.com

Birinci bölümde H.H.F.’ lerin (Havadan Havaya Füze) icadından bugüne kadar olan gelişimini, genel ve teknik özelliklerini incelemiş serviste bulunan tüm füzelerin sayısal özelliklerini gösteren teknik karşılaştırma tablosunu yayınlamıştık: http://kokpit.aero/hava-hava-fuzeleri-hakan-kilic

Bu bölümde de bazı füzeleri daha ayrıntılı inceleyerek, operasyonel başarılar gibi daha spesifik konulara değinerek Milli Hava-Hava Füzesi konusundaki görüşlerimizle makalemizi bitireceğiz.

Geçen sayımızdaki teknik karşılaştırma tablolarında mavi zeminli olarak işaretlenen beşinci nesil füzelerden en meşhur olanlarını kısaca inceleyelim.

PYTHON: GERİYE DOĞRU ATEŞLENEBİLEN FÜZE!

İsrail ‘in Rafael firması üretimi Python (Piton) Kaska Monteli Nişangah sistemi sayesinde dünyanın ilk geriye doğru ateşlenebilen füzesidir. İlk kez 2003 yılında Paris Air Show’ da tanıtılan füze bütün bu özellikleri ile bana göre dünyanın en tehlikeli füzesidir. Hava savaş sanatı doktirininin temellerini sarmış olan füze bunu neden ve nasıl başarıyor bir bakalım.

Füzeyi ayrıntılı anlatmak yerine diğerlerinden farklı yönlerini dikkatinize sunarak soruya cevap verelim. Piton serisi füzeler cepheden yani karşıdan gelen uçaklara karşıda ateşlenebildiği için daha önce anlattığımız bazı senaryoları geçersiz kılmış gibidir. Pyt-5 Dolaylı takip dairevi hareket güdüm sistemi kullanması sebebi ile diğer tüm füzeler gibi hedefi takip etmez, arkasından dolanır.

Dolayısı ile hedef, Piton nihai kilitlenmeyi yapana kadar füzeyi göremez ve “flare” ve diğer kurtulma yollarını denenmek için geç kalmış olur. 1960’ lar da üretilen birinci nesil füzeler daha sıcak ısı kaynağı olduğundan bazen güneşe bile yönelirken Pyt-5’ in dijital resim işlemcili IR detektörü “flare” leri bile reddedip kilidi muhafaza ederek uçağa çarpmak yerine pilot kabinine doğru saldırır.

Pilot, 180 Derecelik önleme 360 derece atış açısı olan Pyt-5 fırlatılabilmesi için düşman uçağının arkasına geçmek zorunda değildir. Hatta arkadan bir süre takip edip füzenin kilitlenebileceği uygun pozisyon aramasına da gerek yoktur. Kaska monteli nişangah sistemi ile Pilot paralelindeki veya yanındaki hedefe saldırmak için uçağın burnunu çevirmek yerine başının yana çevirip angaje etmesi yeter.

Pitonu fırlatmadan önce angaje edebileceği gibi fırlattıktan sonra kilitlenecek şekilde de ayarlayabilir (LOBL/ LOAL). 3 saniye içerisinde 60 “G” çekerek 180 derecelik dönüş yapan füze dönüşten sonra 80 saniye düşük hızda seyrederek hedefi pas geçmesi durumunda tekrar dönüp saldırabilir. Bu Pitonu eşsiz yapan özelliğidir.

Resimde kırıma uğramış bir İsrail F-16 I uçağı gözükmekte. İnternette bulabileceğiniz yüzlerce F-16 kaza-kırım resminin hiç birinde uçak üzerinde sansürlü bir kısma rastlayamazsınız. Ancak dikkat edilecek olursa uçağın kanadında füze takılı yerde engelleme var. Muhtemelen Python füzesi zarar gördüğünden içindeki parçalar görülmesin diye böyle bir önlem alındı. Çünkü H.H.F.’ ler son derece kozmik sistemlerdir. Foto: İnternet

Diğer bir farklılık ta Pyt-5' in füze dünyasının ‘en namerdi’ oluşudur. Sebebi ise, lazer proksimity sensörlerle donatılmış olan füzenin bu yaklaşma sensörleri ile uçağın önünü ve kanopisinin ayırt edebilmesi böylece pilot kabinine tam isabetle ya da yakınında detone olarak pilotu öldürmesidir. Bu vahşetteki amaç ise kesin sonuç alma arzusudur. Çünkü füzelerin boyutunu küçültüp, manevra kabiliyeti artırmak için harp başlıkları sürekli küçülmesine rağmen modern uçaklar oldukça sağlam titanyum ya da kompozit gibi malzemelerden yapılmaktadır. Füzenin harp başlığı her zaman uçağı ölümcül bir yerinden vuramadığından yaralı kurtulan uçaklar olmaktadır.

Füzenin hedefin aşırı keskin manevralarına yetişmek için güç kesip hız düşürebilme imkanı vardır. Böylece overspeed olmak (aşırısürat) nedeni ile keskin dönüşleri alamayıp hedefi kaçırmaz. Oto pilot sistemi bulunan ve diğer füzelerden fazla olarak toplam 18 adet kanatçığa sahip füze son derece kıvraktır.

Pyt-5 modelinin sadece iki adet operasyonel başarısı vardır. Lübnan Savaşı sırasında Agustos 2006’ da Hizbullah’ a ait İran yapımı Ebabil-T İHA’ sı ile yine İran’ a ait başka bir İHA Ekim 2012’ de İsrail F-16I uçağı tarafından düşürülmüştür. Tablo-2 de ki füze kayıtları çok sağlıklı olsa da Python-3 kayıtları için eksiklik olabilir. Çünkü İsrailliler 82 Savaşında Bekaa Vadisinde 35 bazı yerlerde ise 50 zafer iddiasında bulunmaktadır. Ancak biz yazılı ve internet kaynaklarından sadece kaydına ulaşıp doğrulayabildiklerimizi tabloya aldık. Pyt-5’ in henüz insanlı uçak vurma başarısı yoktur.

Bir Savunma Sanayi fuarında sergilenen Python-5.Foto-İnternet

AIM-9X SIDEWINDER: DÜŞMANI UYUTMAYAN ÇINGIRAKLI YILAN!

Envanterinde AIM-9 serisi beşinci nesil füzeler barındıran bir hava gücüne karşı savaşta olan pilotlar için gündüz uçuşlar da çekilen aşırı “G” yükünün verdiği yorgunluk haricinde uykusuz kalmanın başka sebepleri de vardır. AIM-9’ un modellerinin Tablo-2 deki zaferlerine bakacak olursanız bu rahatça görülür. AIM-9 X Sidewinder füzesi neslinin son örneği daha doğrusu tarihi zaferlerle dolu AIM-9 serisinin beşinci nesildeki temsilcisidir. B modelinden son modeli X’ e kadar onlarca ayrı modelde üretilen birçok ülke tarafından kopyalanan füze tüm “fighter” serisi uçaklarda ve batı bloğuna ait hemen hemen tüm uçaklar da kullanılır. 

F/A-18 Uçağının kanat ucuna yüklenmiş AIM-9 X füzesinin pilot tarafından kalkış öncesi son kontrolü yapılırken. Altında füzenin yandan görüntüsü. Ön kısım üzerindeki dikkat çeken kablo IR detektörünün hedefe kilitlendiğindeki sesin pilota iletilmesini sağlar. Bu sistemi arabaların park sensörü gibi düşünebiliriz. Sürekli öten bu ses detektör hedefe kilitlenince artarak ya da ton değiştirerek pilota fırlatma zamanının geldiğini haber verir. Foto:-Raytheon, Derleme: H.KILIÇ 

Python ve R-73 gibi kaska monteli nişangah sistemi ile ateşlenebilen füzenin ellili yıllardan beri üretilen tüm sürümlerini dikkate aldığımızda gerçek savaşta 300 üzerinde hava zaferi ile dünya rekoru sahibi olduğunu görürüz. Block II modeli fırlatma sonrası hedefe kilitlenme özelliğine de sahiptir.

2004 yılında seri üretime geçen “X” modelinin ilk operasyonel başarısı hava kuvvetlerimize nasip olmuştur. Dünyadaki ilk AIM-9X hava zaferi, geçen yıl hava sahamızı ihlal eden Suriye Mi-17 helikopterini düşüren 182. Filoya bağlı F-16 C uçağımız tarafından kaydedilmiştir. 

R-77 (AA-12 ADDER) SADE, ÇİRKİN VE ÇOK İYİ!

Rus Vympel tasarım bürosu tarafından üretilen R-77’ nin onu diğer füzelerden ayıran üstün özellikleri vardır. Dünyada arayıcı başlık olarak hem radar hem kızılötesi kullanan, hem ramjet motorlu hem de katı yakıt roket motorlu modelleri olan başka bir füze yoktur.

R-77, NATO kod adı AA-12 Adder (Toplayıcı) en gelişmiş Rus füzesidir. Hatta onların iddiasına göre AR güdümlü füzelerin en iyisidir. 1982 Yılında geliştirme çalışmaları başlayan ilk kez 92’ de Moskova Aeroshow’ da ortaya çıkan füzede lazer yakınlık fünyesi de mevcuttur.

RVV-TE Olarak da isimlendirilen R-77 T fırlatıldığı uçağın hedef güncelleme verilerini alarak kendi IMU güdüm sistemi sayesinde hedefe 15 km yaklaşır ve bu aşamadan sonra aktif IR güdümünü devreye sokar. Bu özelliği ile eşsizdir. R-77’ nin “M” modeli gibileri ise uzun menzildeki hedefler için veri bağlantısı güncellemesi ile uçar ve füze hedefe 20 km kaldığında yani terminal aşamasında radarını aktifleştirerek AR güdümle devam eder.

Yukarıda anlattığımız Pyt-5 kısa menzilli IR güdümlüler arasında nasıl bir numara ise uzun menzilli IR güdümlüler içinde de R-77 bana göre bir numaradır. Çünkü Dünyada bu boyutlarda bu kadar uzun menzilli olup 3 güdüm sistemini kullanarak hedefe son anda IR’ la yaklaşan başka bir füze yoktur. R-77 nin hem SAR hem AR güdümlü çeşitleri olduğunu düşünürsek bu IR güdümlü modelde düşünüldüğünde bu kadar geniş ürün yelpazesi olan başka füzede de bulunmaz. Yani pilot R-77 yüklenirken motor ve güdüm sistemi alternatifleri oldukça çoktur.

R-77’ nin bir farkı da resimde de görüldüğü üzere kafes kuyruk kanatlarıdır. Klasik kanat yapısından çok farklı olan füzeye özgü bu yapının gerektiğinde katlanabilmesi için çalışmalar yapılmaktadır. Bunun sebebi ise Rus Hava Kuvvetlerinin beşinci nesil uçağı olacak olan T-50 PAK-FA’ nın gövde içinde saklanabilir olması içindir. 

R-77 AA-12 Adder’ in eşsiz kafes kuyruk sistemi ve üst köşede ise R-77’ nin ramjet motorlu versiyonu görülmektedir. Ramjet motorun katı yakıt roket motorlarından farklı olarak hava girişi yeri dikkat çekmektedir. Derleme: H.KILIÇ

Ortada küçük resimde USAF’ a ait bir F-16 C’ den AIM-9X atışı. Bizim uçağımızın fırlattığı “X” modelinde de muhtemelen benzer bir görüntü oluştu. Sağ üstte R-77 AA-12 Adder Füzesi SU-27 Flanker uçağından ateşlenirken, Sol üst köşede Rafale Mica RF ateşlerken, Allta ise EF-2000 uçağından AIM-132 füzesi çıkış anında gözüküyor. (Resimler: İnt. Derleme: H.KILIÇ)

METEOR: FÜZELERİN EFENDİSİ

Tabi olarak üretici ülkelere (Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, İsveç ve İngiltere) göre beşinci nesil AR güdümlülerin en iyisi ve bana göre de füzelerin efendisi. En önemli özelliği Ramjet motoru. Bu motor sayesinde batının tek uzun menzilli füzesidir. Katı yakıt “throttleable” kanallı roket motoru yani değişken kanallı yakıt akışı kontrol edilebilen motoru sayesinde aktif radarı hedefi ararken yavaşlayıp hedefi bulduğunda ise maksimum sürate çıkabilen ya da tam tersi çok çevik bir hedefi kovalarken yavaşlayabilen. Bu sayede yakıt ve ağırlık tasarrufu yaparak uçuş menzilini 100 km’ ye kadar uzatan uzun menzilli çift yönlü veri bağlantısı yapabilen, parça tesirli yüksek infilaklı harp başlığı olan meteor füzesi Avrupa’nın en modern uçakları olan EF-2000, Gripen ve Rafale (ilk kullanıcı) tarafından kullanılmaktadır.

 

Füzelerin efendisi olsa bile rakip efendilerden biri R-77-AA-12, 160 km menzili ile kendisine meydan okur. Ancak esas ilginç olan diğeridir. Meteor’ u tersine mühendislik ile kopyalayan Çinlilerin PL-13’ ü nasıl 160 km ye uçurduğudur. Sanki meteorla R-77 yi birleştirmiş gibi birinin motor diğerinin güdüm sistemini mi aldılar acaba?

Resimde IDEF-13’ te İstanbul’ da sergilenen MBDA’ nın gözdesi Meteor füzesinin ½ ölçeğindeki mokapı görülmektedir. (Foto:H.KILIÇ)

Meteor, Avrupa’ nın uzun menzilli son model havadan havaya füzesidir. Foto: İnternet

 

 

TABLOLAR VE OPERASYONEL KAYITLARLA İLGİLİ DEĞERLENDİRMELER

Tablo-2’ deki Dünya genelinde H.H.F.’ ler kullanılarak düşürülen 741 adet uçağa ait kayıtlar oluştururken gerek internet ve yazılı kaynaklarda toplu bir kayıt-katalog olmaması, gerekse birbiri ile çelişen bilgilerin olması sebebi ile çok hassas davranılmış ve birkaç kaynaktan doğrulanmayan bilgiler tabloya alınmamıştır. Bu açıdan eksik olabilir ancak fazla ve yanlış kayıt olmaması için azami gayret gösterilmiştir. Eksik olabilir diyorum, çünkü eski S.S.C.B. kayıtlarının yıllarca gizli bilgi sayılması, Arap–İsrail savaşındaki kayıtların genelde batılı ve İsrail kaynaklarından oluşmasından dolayı tek taraflı olması, Hindistan verileri ise Pakistanlılar kadar açık olmaması sebeplerinden ötürü Rus, Arap ve Hint zaferlerinde birkaç tane dahi olsa eksiklik olabileceğini değerlendirmekteyim. Örneğin Arap İsrail savaşlarında İsrail kayıplarının tamamının yerden açılan ateş ve SAM’ ler den (karadan havaya füze) kaynaklanması bir tane bile H.H.F. kaydı olmaması bana pek gerçekçi gelmiyor.

(F-35 Uçağından ateşlenen AIM-120 C 5 AMRAAM ve kanat altında AIM-9 X füzesi. Foto: LM.)

Diğer bir şaibeli iddia ise Yunan F-16C’ sinin 28.12.1995 te düşürdüğü F-4E uçağımız. Birçok ‘air victories’ sitesinde olan bu kayıtla ilgili füze ve top bilgisi yok. Zaten bize de inandırıcı gelmiyor çünkü 1995’ te böyle bir olay kamuoyuna yansımaması zor. Muhtemelen uçağımız Yunan uçağının tacizi sonucu manevra yaparken düştüğü için bu şekilde yansıtılıyor. Tüm bu sebeplerden ötürü yukarıdakilerle birlikte tablomuzda yer vermedik

-Tabloda da görüleceği üzere H.H.F.’ lerin savaşlarda kullanımı veya isabet oranı kısa menzilli IR güdümlülerden, orta menzilli SAR güdümlülere, son yıllarda da aktif radar güdümlü at unut füzelere doğru seyretmektedir. Bunun ispatı şudur; Vietnam savaşı adeta AIM-9 ve AIM-7’ nin ilk modelleri ile R-3S (AA-2) arasında geçen bir savaş iken, NATO’ nun Yugoslavya’ ya müdahalesindeki on hava zaferinden sekizinin AIM-120 Amraam’ a aittir. Ayrıca 23.03.2014 tarihinde hava sahamızı ihlal eden Suriye Mig-23 uçağını düşüren 181.Filoya ait F-16 C uçağından fırlatılan AIM-120 füzesi muhtemelen, Mig-23 Türk topraklarında iken ateşlenmiş olmasına rağmen pilot füze ikazı alıp kaçmaya başladığından uçağı Suriye Sınırların içinde vurdu. Suriyeli pilotun vurulduğumda Türkiye sınırından 7 km içerdeydim mazereti de bu sebeple çok geçerli değil. Mi-17 Olayında ki gibi pilotlarımız bu sefer AIM-9 X kullanmamış hem hedefin uzaklığı hem de işi şansa bırakmama düşüncesi ile Dünya tarihindeki on üçüncü AIM-120 zaferini kazanmışlardır.(AIM-120 AMRAAM hakkında daha fazla ayrıntı için Bkz: http://kokpit.aero/gokyuzunun-olumcul-fuzesi-aim-120-amraam )

-Falkland savaşı yine tabloda görüldüğü üzere AIM-9L füzesinin savaşı olmuştur. Toplamda 27 adet ateşlenen AIM-9’ lar la 20 adet zafer kazanıldığın açık kaynaklarda belirtilse de doğrulayamadığım ilave 3 zaferden daha söz edilmektedir. Tarihi ve uçak tipi belli olan zaferlerden 18 tanesine tablomuzda yer verdiğimiz savaşta deniz aşırı savaşan İngilizlerin SeaHarrier uçaklarının sadece 2 tanesini kara hedeflerine saldırı sırasında kaybedilmiş olması Arjantin’ in hiç H.H.F. hava zaferinin olmaması ilginçtir.

-Yine Tablo-2 ye baktığımızda İran-Irak Savaşındaki AIM-9 P ile AIM-54 Phoenix füzesinin başarısı dikkat çekmektedir. Bu skorda savaşın 7 yıldan fazla sürmesinin de etkisi olsa da Amerika da kullanım dışına çıkarılan AIM-54’ ün 190 km ye yakın menzili ile zamanında en uzun menzilli H.H.F. olmasının da etkisi çoktur. 5 Mach hızı, 470 Kg ağırlığı ile Ar ve Sar güdümlü füze, çok uzun menzilli bir radarı, ileri-geri oynar kanatları, üstün bir manevra kabiliyeti olan F-14 Tomcat avcı uçakları ile bütünleşmiş ve savaşta çok başarılı olmuştur. “Topgun” Filmi ile gönlümüzde taht kuran F-14 Tomcat ile ilgili tabloda ki diğer enteresan kayıt ise, Irak Mig-23 uçağının R-60 (AA-8) gibi sadece 8 km menzilli bir füze ile vurduğu F-14 ile, 2 Irak Mirage F-1 EQ6 uçağının Matra Super 530-D füzesi ile vurduğu 2 İran F-14 A uçağıdır. F-14 gibi üstün manevra kabiliyetli bir uçağın Mig-23’ ü nasıl kuyruğunda kilitlenecek kadar uzun tuttuğu enteresandır.

-Tablodaki diğer bir dikkat çekici kayıt ise Körfez Savaşının başında savaşın ilk saatlerinde 17 Ocak 1991 tarihinde Irak Mig-25 PDS’ sinin R-40 (AA-6) ile US NAVY’ ye ait F/A-18 C uçağını düşürmesi. Bu kayıtta bize atan ve atılan uçak ne olursa olsun füze radar güdümlü ise ve kilit muhafaza edilebilmiş ise geri kalan faktörlerin çok önemi olmadığını gösteriyor. Sonuçta Mig-25 gibi çok hantal bir uçakla üstün manevra yeteneği olan F-18 vurulabilmiştir.

Tablodaki işaretli satırların açıklaması ise kısaca şöyledir;

*Birleşik Arap Cumhuriyeti 1 Şubat 1958 de Mısır ve Suriye nin birleşmesi ile kuruldu, 28 Eylül 1961 de sona erdi.

**19.01.1991 Tarihindeki Çöl Fırtınası Harekatının ilk günlerinde Irak’ ın iddiasına göre Mig-29 tarafından fırlatılan R-60 füzesi ile RAF’ a (Kraliyet Hava Kuvvetleri-İngiliz) ait Tornado-GR1 vurulmuş, kısa bir süre sonra uçak inemeden başka bir Amerikan F-15 uçağı tarafından düşürülmüştür. İngiliz kaynakları ise bu Tornado uçağının 22 Ocak 91’ de bombardıman görevinde yerden açılan ateşle vurulduğunu iddia etmektedir.

***Sovyet hava sahasına giren G.Kore' nin Boeing-747 yolcu uçağı uyarılara rağmen rotasına dönmeyince düşürüldü. Uçaktaki tüm yolcuların öldüğü olayda pilotunun neden uyarıları dikkate almadığı bugün bile kesin olarak bilinmemekte, spekülasyon hatta belgesel konusu olarak devam etmektedir.

****İran-Irak Savaşı sırasında seyrüsefer sistemlerindeki arıza sebebi ile yanlışlıkla Irak hava sahasına giren iki F-100 uçağımızdan biri radarlar aracılığı ile yerden yönlendirme yapılarak ülkemize dönmeyi başarırken diğeri Irak uçakları tarafından vurularak pilot esir alınmış ve ancak 56 gün sonra ülkemize geri dönmüştür. Birçok yazılı ve internet kaynağında iki uçağında vurulmuş olduğu yazsa da bu doğru değildir. Diğer uçak üssüne dönmeyi başarmıştır. Türk Hv.Kuv.’ lerine ait sadece bir adet F-100 düşürülmüştür.

*****Yunan Hava Kuvvetlerinde pilot olan iki kardeşten birisi (kardeş olmadıklarını iddia edenlerde var olmasına rağmen basına yansıyan hikayeler de göre kardeşler) Türk uçakları ile yapılan Ege'de ki dogfight' lar sırasında Mirage-2000 uçağının deniz seviyesin de ki manevra avantajını kullanarak Türk F-16 uçağını tuzağa düşürmek isterken kendi uçağı denize çakılmıştır. Daha sonraki günlerde abisinin intikamını almak isteyen kardeşi üstlerinden habersiz kendi insiyatifi ile beklenmedik bir anda ateşlediği Magic füzesi ile F-16’ mızı vurmuş ve bir pilotumuzu şehit etmiştir. Oysa bir önceki olayda (Mirage-2000) internet ortamında yayınlanmış telsiz kayıtları dinlendiğin de pilotlarımızın ne kadar üzüldüğü anlaşılmaktadır. Filo olarak Yunan pilotun ailesine taziye mektubu gönderdikleri de basına yansımıştır. Dünya hava zaferleri (air victory) tarihin de ibret verici bir olay olarak kaydedilmesi gereken bu olayda iki kişilik F-16 D uçağımızın diğer pilotu atlamayı başarmıştır. Yunanlı pilotun uçağının üzerine F-16 resmi çizdirmesi ve Türk pilotun ailesinin Avrupa İnsan hakları mahkemesine başvurması üzerine meslekten ihraç edildiği kesin olmamakla birlikte basına yansıyan diğer bilgiler arasındadır.

******10.09.1996 Tarihinde yani yukarıdaki olaydan iki gün sonra gazetelere Ege de bir Yunan Mirage F-1 CG uçağının düştüğü ve pilotunun kurtulduğu yansımıştır. İlginç bir tesadüf olarak görülen bu olayın aslında tesadüf olmadığı Türk Hava Kuvvetlerinin bir tepki olarak Yunan uçağını düşürdüğü konu ile ilgili birçok internet sitesinde mevcuttur. Bana göre de tesadüfün inandırıcı değildi. Bu sebeple füze atış kaydını listeye koymayı uygun buldum. Ancak şunu altını çizerek belirtmek isterim ki her iki ülke tarafından da resmi olarak kabul edilmemiş yani doğrulanmamış bir kayıt olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.