Müthiş takip

  • 02/02/2013 16:08

 

İlaçlama pilotu Mustafa Ulusoy, 25 Haziran'da kendi uçağıyla Edirne İpsala'dan Kahramanmaraş'a giderken Türk Hava Kuvvetleri'ne ait F-16 savaş uçakları tarafından Eskişehir'deki İnönü Meydanı'na indirildi. Uçuş planı bilgisi vermemekle suçlanan Pilot Ulusoy hakkında soruşturma açıldı. EğerMustafa Ulusoy suçlu bulunursa iki F-16'nın yaptığı uçuşun maliyetini Milli Savunma Bakanlığı'na ödemek zorunda kalacak. Lisans yenileme tarihinin de geçtiği öğrenilen Ulusoy ''Ben uçuş planını ilgili yerlere geçtim. Sanıyorum bir aksaklık olmuş ve bilgi ilgili yerlere ulaşmamış. Askeri meydan bölgelerine giriş çıkışlarda telsiz çağrısı yaptım’’ dedi.

Kahramanmaraş'ta 'Ulusoy Havacılık’ adında havadan zirai ilaçlama şirketi bulunan Mustafa Ulusoy, Edirne'nin İpsala İlçesi'ne çeltik ilaçlaması yapmak üzere iki uçağıyla gitti. Yoğun geçen ilaçlama uçuşlarını bitiren Ulusoy, 25 Haziran'da Kahramanmaraş'a dönüş planı yaptı. Saatte 170 kilometre gibi düşük hızla uçan 'Piper Brawe 400’ tipi tek motorlu ilaçlama uçağının önündeki yol uzundu. Pilot Ulusoy, rotasını Çanakkale üzerinden Balıkesir, Bursa ve arkasından Eskişehir İnönü olacak şekilde planladı. Türk Hava Kurumu'na ait İnönü Meydanı'ndan yakıt aldıktan sonra Nevşehir Tuzköy, daha sonra da Kahramanmaraş'a geçecekti.

PLAN GİTMEMİŞ

Mustafa Ulusoy, kalkış öncesi, Adana Tarkim Uçuş Okulu'nu arayıp bölgenin sorumlusu Ankara Esenboğa Havalimanı'ndaki Hava Trafik Kontrol merkezine uçuş planı geçilmesini istedi. Brifing olarak adlandırılan yere geçilen uçuş planında kalkış yer ve saati, uçağın tipi, rotası, yakıt miktarı, uçuş yüksekliği, pilot adı gibi bilgiler yer alıyordu. Prosedürde Ankara'ya ulaşan uçuş planıyla ilgili bilgiler, Türk Hava Sahası'nın güvenliğinden sorumlu olan Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na iletiliyor. İddiaya göre, bu bilgi koordinasyonu sağlayan Hava Savunma Bildirim Merkezi'ne ulaşmadı. Ve pilot Ulusoy, 'TC-ZKM’ çağrı işaretli uçağıyla sabah erken saatlerde İpsala'dan kalktı.

Normalde çok hafif hava araçları (ultralight vb.) dışında tüm uçaklarda uçuş yönü, irtifa, hız gibi bilgileri radara sinyal olarak gönderen 'transponder' cihazı bulunur. Böylece trafik sivil ve askeri radarlardan izlenebilir. Ancak, zirai ilaçlama uçaklarında her türlü araziye inip-kalkmaları ve çok alçaktan uçmaları nedeniyle sinyallerin verimli olarak radara ulaşamayacağı için transponder bulundurulması mecburi değil. Telsiz ise ilaçlama uçaklarında son 10 yıldır zorunlu.

Uçak seyir irtifası olan 2 bin metreye ulaştığında bölgeye en yakın olan Çanakkale Radarı normalde tespiti çok zor olan uçağı gördü. Uçağın Yunanistan tarafından gelmesi kuşkuları artırmıştı. PilotUlusoy bu sırada Balıkesir hizalarına gelmişti. Kendi iddiasına göre uçuş bilgilerini Balıkesir Üssü’ne el telsizini kullanarak iletmişti. Muhtemel telsizin yetersizliği, coğrafi yapı nedeniyle konuşmalar kuleye ulaşmamıştı.

F-16’LAR ALARMDA

Çanakkale Radarı, uçuş planlarından böyle trafik olduğu bilgisini alamayınca en yakın üs olan Balıkesir'e 'scramble' yani alarm verdi. Balıkesir'de tam silah yüklü, her an kalkacak şekilde bekletilen iki F-16 hemen havalandı.(*)

F-16'lar, Piper Brawe 400 tipi uçağın yerini kısa sürede tespit etti. İlaçlama uçağı alçaktan ve yavaş uçuyordu. Bilgi hemen üs harekat merkezine geçildi. F-16 pilotları uluslararası kurallar gereği kanat sallayarak ve uçağın altından geçerek Mustafa Ulusoy'un dikkatini çektiler. Aynı frekanslara sahip olmadıkları için yerdeki kule kanalından konuşmaya çalışan F-16'ların yaptığı çok sayıda çağrı sonunda Pilot Ulusoy'dan cevap alınabildi. İnönü meydanına yaklaşan ilaçlama uçağının buraya inişine izin verildi.

F-16'lar, ilaçlama uçağı İnönü'ye ininceye kadar bölgeden ayrılmadı. Pilotun motor durdurup kokpitten çıkmasıyla askeri jetler ana üslerine döndü. Konuyla ilgili olarak Hava Kuvvetleri soruşturma başlattı. Ertesi gün Pilot Ulusoy uçağı ile yoluna devam ederek bakım yaptırmak amacıyla Kahramanmaraş yerine Adana Şakirpaşa Havalimanı'na gitti. Buradan Kahramanmaraş’a dönmek isteyen Ulusoy'a lisansının süresinin geçmesi ve soruşturmanın devam etmesi nedeniyle izin verilmedi.

Hava trafiğinin hızla arttığına dikkat çeken Hava Kuvvetleri Komutanlığı herhangi bir aksaklığa neden olmamak için uçuş planlarının yerine ulaşım kontrolünün kesinlikle yapılmasını ve uçuş sırasında telsizle durum raporlarının dikkatli verilmesini istiyor. Yeni nesil radarlar sayesinde çok alçaktan ve yavaş uçan her türlü trafik anında tespit ediliyor. Hava Kuvvetleri, aksi halde bu gibi belirlenemeyen uçakların önlenebileceği ve daha sonra da haklarında dava açılacağı belirtiliyor. Bir F-16 uçağının atış yapacağı silahlar ve 30 milyon dolara yaklaşan fiyatının amortismanı hariç bir saatlik uçuş maliyeti 6 ila 12 bin dolar arasında değişiyor. Tolga ÖZBEK

(*) Türk Hava Kuvvetleri'nin her jet üssünde 24 saat silah yüklü savaş uçakları pilotlarıyla birlikte nöbet tutuyor. Radarlardan gelen ikazla bu uçaklar çok kısa sürede motor çalıştırıp kalkıyor.