Adnan Koşcağız

Uçakta battaniyenin altındaki çift yakalanınca

  • Son Güncelleme: 18/08/19 16:14:28
  • 0

DERS GİBİ UÇUŞ ANILARI -BİR-

Uçuşun ve meslek hayatının her safhasında kararını doğru ve hızlı vermek zorunda olan her pilotun ders almasını ümit ederek, kaptanların anlattıkları bazı anılardan kısa alıntıları bu satırlarda bulabilirsiniz.

Her gün binlerce seçenek arasından küçüklü büyüklü kararlar vermek durumundayız. Bu kararlar etkilerine göre yaşamımızı şekillendiriyor. Başarı ve başarısızlığımızın oluşumunda rol oynayabiliyorlar. Karar verme konusunda çalışan ve eserler ortaya koyan bilim insanlarının önerileri:

Dürtüsel davranmaktan kaçının ve bunun yerine dikkatli, rasyonel düşünmeyi kullanın. En doğru kararı verebilmek için ego, kişilik farklılıkları ya da dürtüsel arzular yerine gerçeklere odaklanın. Endişeli, stresli veya üzgün olduğunuzda karar almak daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Karar almak için kendinize baskı yapmaktan kaçının. Çoğu zaman, karar vermek için acele etmeniz gerektiğini düşünebilirsiniz. Bazen almak üzere olduğumuz kararlar, daha fazla düşünülmesi ve dikkatle incelenmesi gereken büyük kararlar olabiliyor. Hazır olmadığınız halde bir karar vermeye çalışmayın.

“Kaptan gecenin geç saatlerindeki bu uçuşta kokpitin kapısını açmış ve sağ taraftaki lavaboya yönelmişti ki kabin amirinin görev koltuğunda iki kişinin oturduğunu ve üstlerinde başlarını da örtecek şekilde bir battaniye olduğunu gördü. Kaptan tuvaletin kapısını açtı ve içeri girerken battaniyenin üst tarafının aralandığını fark etti,  tuvalete girdi ve kapıyı kapattı. Ellerini yıkarken bitaraftan da nasıl davranması gerektiğini düşünüyordu. Yapılacak en kolay şey, rapor yazarak durumu ilgili birimlere bildirmekti. Yönetim bu tür konularda çok hassastı ve derhal şirketteki görevlerine son verilirdi. Diğer bir seçenek, hiçbir şey olmamış gibi doğruca kokpite yönelmekti ancak bu durum gerçekle ve yönergelerle uyuşmuyordu.

Dışarı çıktığında, battaniyenin altındaki iki kişinin ayakta ve suçlarını kabul edercesine önlerine baktıklarını ve kımıldamadan öylece durduklarını gördü. Onlar kaptanın konuşmasını bekliyorlardı, kaptan ise onlardan bir açıklama bekliyordu. Kısa bir süre sonra, amir;

-Durum için özür dileriz, uygunsuz bir tavır içerisinde bizi gördünüz. Savunacak herhangi bir sözümüz yok, ancak bilmenizi isteriz ki dün akşam aileler arasında söz kesildi, yakında nişanımız var, dedi.

Kaptan hiçbir şey söylemeden kokpite girdi ve kapıyı kapattı, daha sonra da kimseye bir şey söylemedi ve konuyu hiçbir yerde açmadı.

Aradan yıllar geçti, yine böyle bir uçuşta, uçuşun sakin olduğu, işlerin hafiflediği bir saatte, kabin amiri kokpite elinde iki küçük parça pasta ve iki kahve ile girdi. Elindekileri pilotlara verdi, izin isteyerek pilotların arkasındaki koltuğa oturdu. Kaptan, bu nazik hareket ve pasta için teşekkür etti, sonra da;

-Bu pastanın bir sebebi var mı? Diye sordu.

-Oğlumun bugün birinci yaş günü, sizinle uçacağımı öğrenince hem çok heyecanlandım hem de bu pastayı tatmanızı istedim. Eşimin de çok hürmet ve saygıları var. Uçuşun başından beri size nasıl kendimi hatırlatacağımı düşünüyorum. Aradan dört sene geçti, bu sürede sizinle hiç uçamadık -battaniye-  desem hatırlar mısınız? Kaptan bir an durakladı, geriye doğru hafızasını yokladı;

-Ben o olayı çoktan unutmuştum, evliliğiniz hayırlı uğurlu olsun, Allah oğlunuza da uzun ömürler versin, dedi ve o uçuşu tekrar hatırladı, içinden ‘zaman ne kadar da çabuk geçiyor’ diye geçirdi.”

 

Kaynakça:

  1. Gökten Düşen Fısıltılar, Adnan Koşcağız, Kuledibi Yayınları, 2015
  2. https://www.wattpad.com

 

Kaynak: www.kokpit.aero

Kokpit Aero

Yorum Yap