Efsane paraşütçü Salim Kökçü

  • 01/11/2014 12:14

Fotoğraflar için Erdoğan Menekşe'ye çok teşekkür ederiz - Kokpit.aero

Özellikle bizlerin Türkiye’de ilk kez düzenlenen Birinci  Paraşüt Terkamül Kursu ile tanıdığımız Salim Hocamızı unutmak mümkün değildir.

Tekamül kursu oluşturulmadan önce bu kursa devam eden arkadaşlardan oluşan grubun daha üç-beş atlayışı vardı. Bizlerin hevesi, girişkenliği ve hepsinden önemlisi de yetenekli serbest paraşütçü potansiyelimizin Rahmetli Salim Hoca’yı cesaretlendirdiğini biliyoruz.

Örneğin, Türkiye’de ilk gece atlayışı 20 Eylül 1963’de Ergazi’ye (Ankara) yapıldığında benim sadece yedi atlayışım vardı. Devamında da iki gece atlayışı daha gerçekleştirdik ve bu grubun toplam üç gece atlayışı oldu. Bu atlayışların hemen devamında da atlayış defterindeki atlayışlarımı “Tekamül atlayışı” olarak kaydettiğimi görüyorum.

Her havacıda görülen özgüven ve cesaretin Salim Kökçü Hocamızda da olduğunu söylerken onun birçok havacıdan farklı olduğunu görmek mümkündür. Daha lise çağlarımızın başında bizlere güvenen bir Salim Hoca, belki de bugünkü “ihtiyar havacıların” kişiliklerini geliştiren bir simge kişidir.

ÇOK AZ SAYIDA PARAŞÜT VARDI

O zamanlar Türk Hava Kurumu icra organı olan Türkkuşu’nda sadece 10 adet Irvin T-7 paraşüt mevcuttu. Bu paraşütler İngiliz yapımı ve demode paraşütlerdi. O zamanlar naylon tam olarak gelişmediğinden paraşüt kumaşı ipekti.

İlk atlayışlarımızı, gece atlayışları da dahil Çankaya’daki Muhafız Alayı’nın T-10 paraşütleriyle gerçekleştirmiştik. Ancak, tekamül kursu için şart olan serbest düşüşe elverişli paraşüt sayısının az olması bizleri sıkıntıya sokardı. Örneğin sabah atlayan, öğleden sonra atlayamazdı. Nedeni ise paraşüt miktarının sayılı olması nedeniye...

Daha sonraki yıl Salim Hocamızın israrlarıyla TU-7 olarak bilinen serbest paraşütler satın alındı ve daha çok atlayış yapmaya başladık.

Türkkuşu’nun o zamanki uçak adedi ve tipi de sınırlıydı. Zaman zaman “karşı üs” olarak andığımız, o zamanki adıyla 12. Hava Ulaştırma Üssü’nden C-47 temin edilir ve atlayışların çoğu bu uçaklarla yapılırdı.

Hepimizin çok iyi anımsadığı şey, Salim Hoca’nın eline bir iki adet model uçak paketi alıp bizi 12. Üsse götürmesi ve burada beklerken yaşadığımız anlatılmaz heyecandır. Salim Hoca bu model uçakları üsteki pilotlara verir. O sırada eğitim uçuşuna gidecek olan C-47’ye binmemizi sağlar ve “geçerken de” Ergazi’ye atlardık! C-47 ise eğitim uçuşuna devam ederdi.

GÜNDE 15-20 SORTİ UÇARDI

C-47 temini mümkün olmadığında ise, daha sonraları Türkkuşu envanterine katılan Piper Super Cub (PA-18) uçaklarından atlardık. Salim Hoca pilotumuz olurdu. Uçakların sadece iki koltuğu olması her sortide sadece bir paraşütçünün atlamasına imkan kılardı ve Salim Hoca üşenmeden ve yılmadan günde 15-20 sorti uçar, biz atladığımızda uçağı sağa yıkıp bizim serbest düşüşte ne yaptığımızı izler ve inince yaptığı de-briefing’te bizlere hatarımızı iletirdi.

Bu yıllarda Salim Hoca seçtiği beş kişinin Türkiye’de ilk kez Ankara 19 Mayıs Stadı’na atlamasını da gerçekleştirmiştir. 1965 yılında 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı törenleri sırasında yaptığımız atlayış ve stadın santrasına inişimiz ve hele hele bunun sahada ilkokul öğrencileri tarafından oluşturulmuş Kıbrıs haritası içine gerçekleştirilmiş olması da ayrı bir anlam taşımıştır.

Biz, Birinci Tekamül Kursuna katılmış kişiler olarak Rahmetli Salim Kökçü hocamızı daima şükran ve taktirle anmaktayız. Salim Hoca unutulmazlar arasında ilk başta yer alır bizlerin yüreğinde. Ruhu şad olsun.