Tufan Sevinçel

St. Maarten’e uçmaya hazır mısınız?

  • Son Güncelleme: 3/06/17 10:52:16
  • 1

Tufan SEVİNÇEL yazdı...

PRINCESS JULIANA ULUSLARARASI HAVALİMANI

ICAO KODU : TNCM

YÜKSEKLİK : 4 m/14 ft

PİST DOĞRULTUSU : 09/27

PİST UZUNLUĞU : 2,180 m/ 7,152 ft

YÜZEY : ASFALT/BETON

Uçakların nefes kesen inişlerinin en iyi izlendiği yer olan ve 2008 yılındaki kasırgada ağır hasar gören Maho Beach’de, günde en az on kere Beach Boys’un Kokomo adlı karayip usulü şarkısının çaldığı Sunset Bar’daki garsona dedim ki:

“Uçak iniş programını için internete girmem gerekiyor, burada kablosuz bağlantı var mı” diye sordum.

Garson bana, “Hiç gerek yok Mister, tüm inişlerin listesi dışarıdaki surf tahtasının üstünde yazılı” diye cevapladı…

Delirmiş olmalıyım diye düşündüm bir an. Önümde uzanan meşhur Maho Plajı’nda kendilerini Karayipler'in masmavi berrak sularına bırakmış, yakıcı güneşin tadını çıkaranlara katılmak varken, elimde kamera altın renkli kumların üzerinde güneşlenen insanların birkaç metre üstünden neredeyse elinizle tutacak kadar yaklaşarak inen Boeing'lerin, Airbus 330 ‘ları, MD-11’lerin fotoğraflarını çekmeye çalışıyorum…

Bir ara susadığımı farkedip yerel içki buz gibi bir guavaberry ısmarlamak için garsonu ararken Maho Beach’ten vazgeçmiş tek kişinin ben olmadığını sevinçle fark ettim. Ellerinde profesyonel kameralar ve teleobjektiflerle en iyi görüntüyü almak için oradan oraya koşturan birçok havacılık meraklısının, spotterın da benimle birlikte olduğunu gördüm.

TELSİZDEN PİLOTUN SESİNİ DUYUNCA…

Sunset Barın inişe yaklaşan pilot ile kule arasındaki konuşmalarını dinleyebileceğiniz sesi sonuna kadar açık hoparlöründen uçağın 10 milde olduğunu duyan masasının üzerinde ne varsa bırakıp fotoğraf çekmek için kendini kumların üzerine atıyor.

Evet doğru tahmin ettiniz bir zamanlar korsanların cirit attığı Karayiplerin cennet köşesi St-Martin’deyim. Hollanda egemenliğinin sürdüğü tarafına Sint Marteen, Fransız tarafına ise Saint- Martin denilen 88 kilometre karelik küçücük bir ada burası.

“Dünyanın iki ülke tarafından paylaşılan en küçük yeri olma gibi az duyulmuş bir özelliği olan bu ada uçak fotoğrafı çekenlerin uğrak yeri… 1954 yılında Karayiplerin cennet adaları Saba, Sint Eustatius, Aruba, Bonaire ve Curaçao birleşerek Hollandaya bağlı ama içişlerinde bağımsız Hollanda Antillerini kurmuşlar…

Hollanda Antillerinin en büyük adası olan Sint Maarten, bölgenin en büyük havaalanını bünyesinde bulunduruyor. Hollanda Kraliçesi Juliana’nın 1944 yılında prensesken indiği ve isminin verildiği başkent Philipsburg’un 15 kilometre kuzeybatısındaki Princess Juliana Uluslararası Havaalanı 1942’de faaliyete geçtiğinde toprak bir pistmiş. Sadece VOR DME yaklaşması yapılabilen ve ILS sistemi bulunmayan St.Martin Havalimanı’na 3 derecelik açıyla yaklaşan ve insanların neredeyse 10 metre üzerinden geçen 400 tonluk dev Jumbo Jet’in resmini ilk defa gördüğümde içimden mutlaka fotoğraf hilesi var dediğimi çok iyi hatırlıyorum.

ALÇAKTAN GELMEZSENİZ…

Aslında meydanın meşhur olmasını sağlayanda bu; Büyük gövdeli uçakların pistin kısalığı yüzünden çok alçak yaklaşma yapmasının zorunlu olması. Eğer uçak 09 pistinin tam başına tekerlek koymayı başaramazsa uçuştan vazgeçmekten başka çaresi yok.

Tekerlekler yere dokunduğu andan itibaren pilot uçağı durdurmak için elinde ne imkan varsa vakit kaybetmeden kullanmak zorunda… Şimdiye kadar büyük bir kazanın meydana gelmemiş olması büyük mucize.. Ama bu meydana iniş yapan pilotlarla konuştuğumda işlerinin ne zor olduğunu anlamakta gecikmedim. Gözümün önünde pas geçen uçakların sayısı artmaya başlayınca pistin tamamını kullanması gereken pilotun ne kadar hassas yaklaşması gerektiğini fark etmemek imkansız…

Belli bir irtifa sonrasında görerek (VFR) yaklaşmak zorunda olan pilot deniz uçağı pilotlarının çok sık yaşadığı glassy water effect (denizin güneşten parlaması) yüzünden irtifasını tam olarak tespit edemeyebilir. Bu durum pilotun yön duygusunu kaybetmesine yol açan ve spatial disoryantasyon adı verilen ciddi rahatsızlığa yol açabilir.

İki bin 300 metrelik 10 pistinden Simpson Lagünü' ne doğru kalkışa hazırlanan uçağı farkedip güneşlenmeyi bırakan turistler hemen havaalanını sahilden ayıran tel örgülere tutunup uçağın kalkış için gaz vermesini bekliyorlar. Ne büyük eğlence… Uçak kulakları sağır edecek kadar korkunç bir gürültüyle tam gaz verince ortalık toz duman… Plajın bütün kumları neredeyse havada…

TURİSTLER EĞLENİYOR AMA…

Her beş metrede bir ‘‘Jet-Blast’’, ‘‘Ölüm tehlikesi’’, Sakın uçak kalkarken burada bulunmayın’’ ikazlarına aldırmayan, tel örgülere sımsıkı tutunmalarına rağmen kendini yerlerde sürünüyor bulan insanlar… Uçağın kalkışı sırasında yere oturmayı veya bir yere tutunmayı akıl edemeyen, araçları bile havaya uçurabilecek güçteki jet blast (uçağın motorlara gaz vermesi ile ortaya çıkan yüksek hava akımı) kendini denizde bulan kadınlar, çocuklar…

Turistlerin bunca eğlenmelerine karşın kalkışı yapan pilotun içinde bulunduğu ruh hali çok farklı. Pistin sonunda 425 metrelik duvar gibi yükselen Pic Paradis’ten (Cennete Tepesi) kaçınmak için biran önce sağa veya sola dönüş yapmak için kıvranan pilotun durumu hiç de iç açıcı değil. Adada yaşayan yerlilerin tavsiyesine (Sleep on the the Dutch, Eat on the French) uyarak kısa bir taksi seyahati ile geçtiğim Fransız tarafı daha Avrupalı ve yeşil görünüyor. Sadece küçük uçakların inmesi için tasarlanmış L’Espérance havaalanı başkent Marigot’un hemen yanıbaşında. Creole (Fransızca konuşan yerliler) mutfağının en lezzetli örneklerini tadabileceğiniz Rue de la Liberte ise jet sosyetenin gözbebeği Port La Royal marinasının bir sokak ötesinde...

Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap