Hakan Kılıç

B-2'nin inanılmaz maliyeti (2)

  • Son Güncelleme: 11/11/19 16:54:25
  • 3

2.BÖLÜM

1.Bölüm: http://www.kokpit.aero/stealth-bombardiman-ucaklari-1

B-2’NİN OLAĞANÜSTÜ BAKIM-İDAME MALİYETİ 

Bu bölüme, B-21 Raider’in B-2 Spirit’ten çok farklı olmayacağı öngörüsü ile B-2’nin bakım maliyetini ele alarak başlamak istiyorum. Stealth uçakların olağanüstü bakım-idame maliyeti dahi bize çok şey anlatıyor diye düşünüyorum. Bu kadar anormal bakım maliyetine rağmen bu ülkeler neden hala stealth uçaklar yapmaktadır?

Örneğin Çinliler neden J-20’nin parçalarını birleştirmek için perçin teknolojisine uzun süre kafa yordular? Klasik uçaklar gibi perçinleseler ve uçağı stealth tasarım olarak yapmasalar veya perçinler yüzünden stealth zarar görse olmaz mıydı? O kadar büyük gövdeli uçağa olağanüstü sayıda füze doldurmak dururken neden mühimmatı gövde içinde saklamakta ısrar ediyorlar?

ABD, Çin, Japonya ve yeni 5’nci nesil uçak üretecek Türkiye, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, İsveç, İspanya, Güney Kore vb. ülkelerin manevra kabiliyeti, harekât yarıçapı, silah kapasitesi gibi hayati özelliklerden fedakârlık yapıp stealth tasarımda ısrar etmesi bir yana bu tasarıma sahip uçakların olağanüstü bakım-idame maliyeti de ayrıca ibret vericidir.

Malum tartıştığımız F-35… Çok zayıf ihtimal ama F-35’leri alsak, 100 uçağı uçurmanın maliyeti, mevcut tüm F-16’larımızı uçurmak için gereken maliyet kadar olduğu iddiasını hepiniz duymuşsunuzdur. 

B-2 KIŞIN ÜŞÜMEZ, YAZIN TERLEMEZ. HASSAS CİLDİNE ÖZEN GÖSTERİR

F-22 Raptor’un her uçuştan sonra temizlendiğini bunun yüzey kaplaması yani stealth özelliğine zarar gelmesin diye yapıldığını ve arka kısımlarda kaplamadaki dökülmeden dolayı çok büyük bir sorun yaşandığını da duydunuz, okudunuz. Kara kara düşünüyorlar, ne yapsak da bu olmasa. Oysa bunun uçağın uçuş güvenliği ile ilgisi yok (F-35, F-22’den daha yüksek malzeme teknolojisine sahip olduğundan onda bu sıkıntılar olmuyormuş).

Oysa 4. ve 4++ nesil uçaklar boyası dökük halde aylarca uçuyor ama kimse rahatsız olmuyor. Aynı şekilde ABD’de birçok üste B-2 konuşlanabileceği halde ve dev B-52’leri içine alacak hangarlar da olmasına rağmen çok az sayıda üste B-2 barındırılabiliyor. Neden? Çünkü koca hangar iklimlendirilmek zorunda. Özellikle rutubete karşı. Yani B-2 uzun menzilli stealth stratejik bombardıman uçağı kışın üşümüyor, yazın terlemiyor. 

Muhtemelen bakım/idamesi bu kadar masraflı bir askeri uçak havacılık tarihinde görülmemiştir. Çünkü B-2’nin yüzey kaplaması atmosfer şartlarındaki değişiklikler nedeniyle zarar görebilecek nispeten hassas malzemelerin uygulanmasından oluşuyor. Kokpitaero’daki 4. - 5.nesil uçakların farklarını anlatan makalelerimde yazdıklarımı hatırlarsınız. “Hassas ciltlerini daima bakımlı tutmak lazım” demiştim. Diğer yandan 5’nci nesillerin teknolojinin Nirvanasını içerdiğinden bahsederken de en üstün malzeme, metalurji teknolojisinin B-2 gibi stealth uçaklarda kullanıldığını bu konuda diğer sektörlerde rakipsiz olduklarına dikkat çekmiştim.

Normal uçaklarda ayakla basılamayacak yüzeyler varken 5’nci nesillere çıplak elle dokunmak bile zararlı (İnsana değil, uçağa). İlk F-35’ini teslim alan Hollandalıların karşılama töreninde uçağa kimyasal köpük sıkmasından ötürü ne kadar alay konusu olduğunu sosyal medyadan takip ettiniz. Acaba bu durum robotların boyadığı uçağın gövdesinde herhangi bir zarara neden oldu mu, bilmiyoruz.

İşte bu yüzden B-2 ilk planda ABD dışında iklim kontrollü hangarlarla donatılmış olan yalnızca üç üsse (Andersen, Diego Garcia ve İngiltere-Fairford) yerleştirildi. USAF’ın B-21 için Guam'daki üste de yeni tesisler yaptığı söyleniyor. Özellikle iklimlendirilmiş hangarlar bunlar. Bizde malum Malatya’da F-35 için yeni tesisler, hangarlar inşa ettik. Tabi biz bakım ve konuşlanma için ne inşa ettik, ABD Pasifik’teki Guam adasında neler yaptı ayrıntısını bilemiyorum. Benzerlik ve farklar konusunda da bilgi alma imkânım yok. Ancak bildiğim şu ki, 5’nci nesil uçakların bakım vs. tesisleri de 4’ncü nesillerden farklı. Kim beşinci nesil bir uçak alsa inşaata girişiyor. Oysa 4 ve 4++nesiller için böyle bir uygulama yeterli hangar vs. var ise gerekmiyordu.

Her B-2’nin dokuz yılda bir genel revizyondan geçtiğini düşünürsek, uçağın stealth özelliğinin ana teması olan düşük radar görünürlüğünün sağlayan en önemli nokta olan kaplamasının da değiştiğini söyleyebiliriz. Bunun inanılmaz bir maliyeti varmış. Radar sinyallerini emen, absorbe eden, mikro elmas kristalleri ihtiva eden RAM boya ve daha kötüsü 20 inç civarı kalınlıktaki RAM kaplama değiştiriliyormuş. Depo seviyesi bakımının 1 yıl sürdüğü B-2’nin bu işlemlerinde robotik sistemler kullanılmasına rağmen süre kısaltılamıyormuş. “O zaman toru topu 20 tane olan uçağın bir tanesi 1 yıl bakımda kalırsa ne işe yarar?” dediğinizi duyar gibiyim. Aslında durum daha berbat. B-2’lerden biri test yetenekleri ile donatılmış halde Edwards Hava Üssü’nde. Geri kalan 19 operasyonel B-2’nin harbe hazırlık oranı ise %60’ın biraz üzerindeymiş. Bu da daima iki adet B-2’nin revizyon veya bakımda olduğunu gösterir ki bu uçakların ne kadar maliyetli ve maliyet-etkinlik açısında sıkıntılı olduğunu gösterir. 

O zaman insanın aklına ‘Bu adamlar konvansiyonel bombardıman uçağı B-1B gibi bir uçak üretip, sesten hızlı seyir sürati ile nükleer bomba atıp kaçmak dururken neden hala stealth ve bütçe düşmanı, B-2 türevi, subsonic (ses altı) B-21 yapmaya çalışıyor?’ diye sormak geliyor. Bu sorunun cevabını yine “F-35 işe yaramaz çünkü stealth efsanesi öldü (!)” diyenlere bırakıyorum.

B-2’nin maliyetinin altında yatan gerekçeleri çeşitli kaynaklardan okurken ‘En modern elektronik harp antenlerini, işlemcilerini, kontrol cihazını ve ekranlarını kullanarak, en karmaşık radyo frekansı yayıcı ortamlarında (elektronik karıştırma) benzeri görülmemiş durumsal savaş alanı farkındalığı ve dinamik gerçek zamanlı tehditlerden kaçınma kabiliyet’ gibi cafcaflı kelimeler gördüm. Bunlar yapıldığı yıl itibari ile doğru olabilir. En pahalı uçak olduğu da tartışılmaz ama örneğin durumsal farkındalık gibi bir özelliğinin kendisinde çok sonra yapılan F-35 kadar olması veya F-35’in Barracuda EH sisteminden daha gelişmiş olması mantığa ters. Zaten EH konusu gizli olsa da F-35 durumsal farkındalık özelliği ile meşhur bir uçak.

Bu arada B-2'lerin 20.000 uçuş saati hizmet ömrü olduğunu ancak hiçbirinin bu ana kadar 7.000 saatten fazla uçmadığını belirteyim. Bu yüzden B-21, B-2 yerine yapılsa da daha uzun yıllar birlikte uçmaları bekleniyor. Diğer yandan amaç 2032 yılına kadar B-2’lerin hepsinin hizmet dışı kalmasını sağlamak olsa da onları depo seviyesinde yedek tutmak veya parçalamak ve yok etmek bile çok karmaşık maliyet hesapları doğuruyor. Yani 2030’larda tam bir “Atsan atılmaz, satsan satılmaz” durumu yaşanabilir. 

Stealth uçakların öncüsü F-117 Night Hawk’ların 30 yıl kadar faydalı kullanım ömürleri varken erkenden servisten çekilerek depolandığını hatırlayın. Ancak diğer savaş uçakları gibi Arizona’da ‘paketleyip’ çölde tutmak yerine bakımları yapılacak şekilde 30’a yakın F-117 depolarda faal tutuldu ve imha edilmedi, kimseye de satılmadı. Üstelik İsrail’in çok istediği söylentileri medyaya yansımıştı. Ancak geçen aylarda ikisinin ABD’de test uçuşları ile ünlü üslerde uçtuğu yine savunma medyasına yansımıştı.

Çok verilen örnekte olduğu gibi F-22 Raptor’un her uçuş sonrası yıkanması temizlenmesi bir sonraki uçuş için bakımının saatler alması vs. bakım maliyetini artırıyor. Normal bir F-4E uçağında bir parçada sıkıntı olsa teknisyenler alır avadanlığı veya bakım alet ve ekipmanlarını depo seviyesi olmayan kolay bir parça ise değiştirir, halleder. O sırada bir alet kazara düşse uçağı kalınca çizse bile bir sonraki boyaya kadar sadece yakından bakınca görülecek bir çizik olduğundan önemli değildir.

F serisi herhangi bir uçak soğuk iklime maruz kalıp gece yüzeyi donsa sıkıntı olmaz. Sabah ısıtılır veya de-icing yöntemi denen buzlanmayı çözen kimyasallar püskürtülür uçar duruma getirilir. Ancak bunu B-2’ye yapan adamı işten atarlar. Yani benim hepsine vakıf olmadığım ancak söylendiği kadarı ile bakım yönü ile çok farklı uygulamalar ve maliyetlerin söz konusu olduğu bir uçak neslinden bahsediyoruz. Demek ki her şeye rağmen kabiliyet ve 2050’li yıllarda bile geçerli teknoloji olduğuna dair inanç devam ediyor ki hala daha tüm dünyada stealth projeler devam ediyor.

Tıpkı gençlik yıllarımızda “Vay be! F-16’da 24 adet bilgisayar varmış” dediğimiz gibi. Hatırlıyorum da lise yıllarımda Hava Harp Okulu deneme uçuş kampındayken çok zayıftım ve pilotum (Aslen RF-4 pilotu idi) “Jet pilotu olmak için sağlam bir vücuda ve güçlü bileklere sahip olmak lazım. O kollarla nasıl jet kullanacaksın” diye bana psikolojik baskı yapmaya çalıştığında “F-16’da fly-by-wire var, bilekler sorun olmaz” dediğimdeki yüz ifadesini hala hatırlıyorum. (Sonrasında “Çiğli’de ne yapacaksın?” deyince tabi olarak cevap verememiştim). 

Stealth uçaklarda personel maliyeti bile daha farklıdır. Bugünün uçaklarında da F-35 dahil G faktörü olduğu için elbette çok sağlam kondisyon, sağlam boyun kasları, ideal kilo vs. lazım. Ancak 4’ncü nesile kadar aranan psikomotor yetenekler yani kabiliyete ilave eğitim, disiplin, sağlık standartları vs. idi.

Oysa 4++ ve özellikle 5’nci nesillerden sonra bir F-35 pilotumuzun medyaya yansıyan meşhur ifadesi ile “ipad kullanmak gibi” olduğundan sadece kabiliyet ve akademik eğitim değil, bilgisayar teknolojilerine yatkınlık ve mühendislik kariyeri de tercih ediliyor. Özellikle ABD’de klasik üniversite bitirmiş, harp okulu okumamış, pilot olmak istemiş ve uçuş okuluna gitmiş kişiler F-35 pilotu olamıyor. Diğer F serisinde ise rahatlıkla pilot oluyor. Hatta Air National Guard’ a ait pilotların çoğu bunlardan oluşur. İşte aynı durum 5’nci nesil uçakların bakım ekiplerinde de geçerli. Yani teknisyen ve bakım kadrosu da seçilerek göreve getiriliyor. Neden? Çünkü F-35 üzerinde İngiliz anahtarı düşürmek F-15’de düşürmeye benzemez. F-15’de bir aylık maaşınız, F-35’de bir yıllık, B-2’de…

B-2 VE B-21 SAVAŞTA NE YAPABİLİR?

B-2 veya B-21’in nükleer olmayan konvansiyonel bir savaşta önemi ne olabilir? Her ikisi de B-52 gibi dev bir bombacı ile kıyas edilemeyecek ölçüde daha az mühimmat alıyor. B-52 bu bombaları daha doğrusu seyir füzelerini hedefini vurabilecek noktaya kadar taşıyabilmek için dev gövdesi ile radarda kabak gibi görünürken Çin J-15 ve J-16’ları ve onların ateşleyeceği PL-15 ve daha başka uzun menzilli hava-hava füzelerinden (LRAAM) nasıl kurtulacak? Bu çok zor.

Oysa B-2 bu konuda daha rahat. Bunu ister çok yüksek irtifadan, isterse duruma göre AN/APQ-181 yer tarama kabiliyetli radarı sayesinde oldukça düşük irtifadan uçarak yapabilir. Zamanında yani Soğuk Savaş zamanında süpersonik ve çok alçaktan uçabilen B-1B’de Rusya’ya sızıp nükleer saldırı yapmak için üretilmedi mi? İşte B-2 bunun yeni yöntemi idi.

Geçenlerde okuduğum bir makalede Çin’in uçak gemisi katili olarak nitelediği DF-21 ASBM (anti-ship ballistic missile) füzeleri karşısında uçak gemisi ve uçak gemisi görev gücünün en büyük savunmasının koca okyanusta bu gemilerin Çin donanması ve uçakları tarafından bulunmasının güçlüğü olduğu yazmakta idi (İçimden şöyle dedim: “Ne yani bu kadar yüksek teknolojiye rağmen Pearl Harbor ve Midway’e nazaran hala değişen bir şey yok mu?). Tabi ki Çin denizinde kıyaya yakın olmadığı sürece veya okyanusa çıkmış ise Çin uçak gemisi görev gücü için de aynı şey geçerli diyebiliriz. Dolayısı ile koca uçak gemisi ve bağlı uçaklarını dahi Pasifik Okyanusu’nda tespit etmek bu kadar zor ise çok yüksek irtifadan veya çok alçak irtifadan uçan stealth bombardıman uçaklarını ülkeye yaklaşmadan tespit etmek veya bulabilmek ne kadar zor olacaktır siz düşünün.

B serisi bombardıman uçaklarının önemini anlatmak için şu an ABD donanmasının envanterinde olan 900 deniz mili (1666 km) menzili olduğu iddia edilen Tomahawk Blok-4 seyir füzesinden daha uzun menzilli ve havadan taşınan seyir füzesi olmadığını söylemek, bence yeterli bir açıklamadır. Tomahawk füzesi de zaten SLCM yani satıhtan ateşlenen bir füze. Aslında ALCM (Havadan ateşlenen seyir füzesi) olarak AGM-86B füzesi var ve menzili 2500 km. Ancak bu B modeli nükleer başlıklı. Onun çıkarılıp konvansiyonel yani Çin’deki stratejik hedefleri imha edebilecek büyüklükte konvansiyonel başlık taşıyan versiyonları üretildiğinde, örneğin D modeli 1320 km menzile düşmekte. Dolayısı ile stratejik bombardıman uçaklarının seyir füzelerini Çin ve Rusya’ya oldukça yaklaştıktan sonra veya girdikten sonra bırakmaları iç kesimlerdeki hedeflerin vurulabilmesi açısından hayati öneme sahip. Çünkü şu an birçok Çin hedefi Çin hava sahasını ihlal etmeden vurulabilecek mesafede değil.

Stealth uçakların bu yüksek maliyetine rağmen ABD ve Çin tarafından tercih edilmesi ve gelecekte 5’nci nesil proje yürüten İngiliz-İsveç-İtalya Tempest, Fransa-Almanya-İspanya FCAS (Future Combat Air System) ve Türkiye MMU TF-X projelerinin ne kadar mantıksız ve maliyet-etkin olmayan projeler olduğunu söylemek kadar saçma sapan bir iddia olamaz. “Topu topu 4 adet havadan bağımsız güç grubu içeren denizaltıya milyarlarca doları (gerçekten milyarlarca) neden harcıyoruz?” demek gibi bir şey. Oysa bunlar nasıl ki nükleer güçlü denizaltılardan bile daha sessiz yani o paraya değiyor, işte stealth uçaklar ile normal uçakların radarda fark edilmesi arasında da en yeni radarlar dahil yüzlerce kilometre fark var. 

Eğer bu uçakların yani diğer 5’nci nesil projelerin F-35’den daha az bakım maliyetli olacağına hükmeden de varsa direk şunu söyleyebiliriz: “Demek ki, F-35 kadar stealth ve termal izi düşük yapmayı başaramayacaklarını düşünüyorsunuz.” Açık söylemek gerekirse ‘Bu ülkeler, biz dahil F-35 ayarında bir uçak yapabilir mi?’ bu ayrı bir konu ama hiçbirinin F-35’den daha geride bir uçak yapmayı hayal ettiğini veya hedeflediğini sanmıyorum. “Stealth efsanesi öldü, bari biraz görünür yapalım da daha çok bomba koyalım” dediğini de sanmıyorum. Hatta TEKNOFEST’te tekrar konuştuğum TAI yetkilileri uçağın bomba taşıma kapasitesinin lazer güdümlü bomba ile artırıldığını yani çok rollü görev yapan bir uçak da olacağını söylemelerine rağmen, tasarımının hala daha stealth ve safkan hava savaşçısı olduğunu, bunun için stealth özelliklerinden taviz verilmeyeceğini söylediler. Yani stealth özelliği mühimmat kapasitesinden de manevra yeteneğinden de önde olacak. Sonuç olarak hiç kimsenin F-35’den geri kalsın, düşük maliyetli olsun veya ‘stealth önemli değil’ şeklinde düşünmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Gelecek bölümde B-21 Raider ne zaman uçacak ve ne gibi teknolojiler içerecek, B-2’nin Libya saldırısının ayrıntıları, B-21’in RAM kaplamasının (boyası değil, kaplaması) nasıl olabileceği üzerine çeşitli mühendis görüşlerini aktaracak ve NATO Bosna müdahalesi sırasında düşürülen F-117 olayına farklı açılardan kısaca değineceğiz.

B-52’ler, B-52’lerden kazara düşen nükleer bombalar ve halı bombardımanını anlatıldığı makalelerin linkleri:

http://www.kokpit.aero/b52-kalip-bomba

http://www.kokpit.aero/hakan-kilic-yeni-yazi

Rus TU-160 süpersonik, uzun menzilli, stratejik bombardıman uçağı ve taşıdığı seyir füzelerinin oluşturduğu tehdit ile ilgili makale:

http://www.kokpit.aero/tu160-rus-bombardiman-ucagi

hakankilic@kokpit.aero

https://twitter.com/hkilichsword

Kaynak: www.kokpit.aero

Kokpit Aero

Yorum Yap