T-37’ler 49 yıl uçtu, kazalarla emekli oldu

  • 19/10/2012 23:14

Fotoğraf galerisi için lütfen tıklayınız: http://kokpit.aero/index.php?route=image/image_gallery&image_gallery_id=100

 

Türk Hava Kuvvetleri'ne 49 yıl hizmet veren T-37 jet başlangıç eğitim uçağı, kazaların ardından emekli edildi. Bu uçaklar yerini TAI'de imal edilen KT-1T tipi turboprop uçaklara bıraktı. Ancak envanterde kalan 46 uçağın bakımları her an uçacakmış gibi yapılıyor. İşte o uçağın ilginç hikayesi...

Amerikan Cessna tarafından imal edilen bu uçaklar, yan yana oturuş düzenine sahip, pilotları jetle tanıştıran ilk uçak oldu. Öğrencinin öğretmen pilotu izlemesini sağlayan konseptiyle uzun yıllar bir çok hava kuvvetinde kullanıldı.

Cessna şirketi, Kore Savaşı’nda topçu atışlarını yönlendiren, pervaneli ve üstten kanatlı O-1 Bird Dog’ların yerini alacak bir uçak tasarımına 1952’de başladı. Model 318 adı verilen uçak, jet motorlu, kısa pistlere inip-kalkabilecek basit bir uçaktı. Proje hem Amerikan Kara, hem de Hava Kuvvetleri’ne sunuldu.

GÖZLEM UÇAĞI OLARAK KABUL EDİLMEDİ

Karacılar, O-1’lerin toprak, yarı hazırlanmış pistlerden rahatlıkla inip kalktığını, jet uçakla bu tür görevlerin meydan sıkıntısı nedeniyle rahat yapılamayacağını belirtti. Projeyle ilgilenmiyorlardı. Hava Kuvvetleri Model 318’i incelediğinde Cessna’ya farklı bir istekle döndüler. Gözetlemeden çok uçağın pilotaj eğitiminde kullanılabileceğine inanıyorlardı. Operasyon maliyetleri düşük olacak bu uçakla pilot adayları jet motorla tanışabilir, iki pilotun yan yana oturması sayesinde eğitim standartı daha da yükselebilirdi.

Bu yaklaşım üzerine Cessna tasarımda bazı değişikliklere gitti. Proje, 1954’te kabul edildi. Amerikan Hava Kuvvetleri’nden 419 uçaklık sipariş alındı. Tasarlanan ilk Model 318, XT-37 adını taşıyordu. X harfi ‘experilmental’ yani deneysel, T harfi de ‘trainning’ yani eğitim amaçlı olduğunu belirtiyordu. XT-37 ilk uçuşunu 12 Ekim 1954’te yaptı.

KOLAY KULLANIMI İLGİ ÇEKTİ

Üretilen diğer prototiplerle birlikte testler başladı. Bir süre sonra bu uçuşlara Amerikan Hava Kuvvetleri’nin pilotları da katıldı. T-37 kolay kullanımı ile pilot adayları pervaneli uçaktan geçtikten sonra rahat hakim olabilecekleri bir uçak görüntüsü veriyordu. Ama en büyük avantajı pilotların yan yana oturmasıydı. Öğrenci, öğretmen pilotu takip edebiliyor, anlatılanları uygulamalı olarak takip edebiliyordu.

Bakımcılar ise uçağın farklı tasarımına büyük ilgi gösterdi. Gövde üzerinde yer alan çok sayıda kapak açılıp uçağın tüm sistemlerine anında müdahale edilebiliyordu. Ayrıca kullanılan Continental-Teledyne J69-T-9 motorları 30 dakika içinde sökülüp yenisi takılması, çok uçan eğitim uçakları için de ayrı bir artıydı. Bu motor Fransız imalatçı Turbomeca’nın Marbore motorlarının Amerika’da küçük bir tadilattan geçirilmiş modeliydi.

Uçağın inişte kısa mesafede durması için motorların egzoz  bölümüne ‘thrust reflector’ konulmuştu. Basitçe iki kapaktan oluşan sistem inişte egzozu kapatıyor, itiş gücünün böylelikle yukarı ve aşağı verilmesi ile frenleme sağlanıyordu. Frenlemenin yanı sıra bu sistem pas geçişlerde motor gücünü kaybetmeden uçağın tekrar yükselebilmesine de olanak tanıyordu. Halen bu sistem bir çok iş jetinin yanı sıra Rusların tasarladığı Tupolev Tu-134, 154 gibi yolcu uçaklarında da kullanılıyor.  

TASARIMDA DEĞİŞİKLİKLER YAPILDI

Testler sırasında bir kaza yaşandı. Spin yani anormal duruma giren ilk T-37 prototibi düştü. Bunun üzerine Cessna tasarımda bazı değişikliklere gitti. Burun uzatıldı. Kuyruk dizaynı değiştirildi. Özellikle kuyruktaki kumanda yüzeylerinin büyümesi, uçak üzerindeki kontrolün artmasını sağlıyordu.

Değişiklikler testten geçirildi ve seri imalat başladı. İlk çıkan modele T-37A adı verildi. Uçaklar teslim edilmeye başlandığında tüm uçaklarda olduğu gibi T-37’lere takma isim verilmesi gerekiyordu. İlk bakışta bu küçük uçak motorlarının çıkardığı yüksek ses nedeniyle hemen lakabını buldu. ‘Twetty Bird’ yani öten kuş adı kısa zamanda tutuldu ve tüm dünya tarafından kullanıldı. Sonra bu ad, Twett olarak kısaltıldı.

T-37B DAHA GÜÇLÜ MOTORLU

Bir süre sonra uçağın motor gücünün artırılması gündeme geldi. T-37B adı verilen model geliştirildi. Cessna bu uçaklardan toplam 552 adet imal etti. Motor dışında A modelinden T-37B’nin farkı, kokpit ön camının kuş çarpmasına karşı daha güçlendirilmesi oldu.

Amerikan Hava Kuvvetleri’nde sevilen bu uçakla başta NATO ülkeleri olmak üzere bir çok ülke de ilgileniyordu. Cessna’ya gelen taleplerin ardından şirket farklı bir görev için çalışmalara başladı. Bu uçağın jet eğitiminin yanı sıra silahlı keşif veya harbe hazırlık amaçlı kullanılması için bazı değişikliklere gidildi. Kanatlar güçlendirildi. Uçağın silah taşıyabilmesi için kanat altlarına pylonlar yerleştirildi. 1961’de ortaya çıkan bu modele T-37C adı verildi. Uçak, kanat altında General Electric tarafından geliştirilen 12,7 mm (0,50 kabilre) makineli top, 70 mm (2,75 inch) roketlerin yanı sıra 4 eğitim bombası taşıyabiliyordu.

T-37C SİLAH TAŞIYABİLİYORDU

Ancak güçlendirilmiş kanatlar, pylonlar nedeniyle uçağın ağırlığı yaklaşık 650 kilogram artması sonrasında T-37C’de bazı performans düşüşleri oldu. Örneğin T-37B saatte 628 kilometre hıza çıkarken C modelinde hız saatte 595 kilometre olarak gerçekleşiyordu.

T-37C’den toplam 273 adet imal edildi. Böylece 444 adet T-37A ve 552 adetlik T-37B imalatıyla toplam üretim 1269’a ulaştı. Son uçak, 1975’te fabrikadan çıktı. Cessna şirketi ayrıca T-37’lerin yakın hava desteği sağlayan A-37 Dragon Fly modelini de geliştirdi. Bu uçak Vietnam Savaşı sırasında kullanıldı.

İŞ JETİ MODELİ

Cessna, T-37’nin kabinini dört kişiye çıkartarak bir iş jeti tasarlamak üzere çalışmalara başladı. Model 407 olarak adlandırılan bu tasarım yeterli ilgiyi görmeyince durduruldu.

AMERİKA'DA 2009'DA EMEKLİ OLDU

Amerikan Hava Kuvvetleri'nde 1950'lerde kullanılmaya başlanan uçaklar, 2009'a kadar hizmette kaldı. Aradan geçen yıllarda değiştirmek için bir çok proje gündeme gelse de T-37'ler başlangıç jet eğitiminin değişmek uçağı oldu. Ancak 1990'ların sonunda T-37'lerin yerini alacak bir proje başlatıldı. Hava Kuvvetleri'nin yaptığı araştırmalar, jet yerine pervaneli, turboprop motorlu uçağın hem maliyetleri düşüreceği, hem de artan performansla pilotların daha da iyi eğitim alacağını ortaya koyuyordu.

Yapılan ihalede İsviçreli Pilatus şirketinin geliştirdiği P-9'un Amerikan Beechcraft tarafından modifiye edilen T-6 Texan II modeli seçildi. Bu uçak, 2001'den itibaren envantere girmeye başladı. 2006'da tamamen T-37'lerin yerini aldı. Bir süre daha hizmette kalan T-37'lerin sonuncusu 2009'da emekli oldu.

T-37’LER TÜRKİYE'DE 49 YIL GÖREV YAPTI

Türk Hava Kuvvetleri, pilotaj eğitiminde 1960’ların başında yeni bir organizasyona geçti. O yıllara kadar başlangıç eğitiminde kullanılan pervaneli T-34 (Makine Kimya Endüstrisi tasarımı MKE 44 Uğur’ların yerini almıştı) ile uçan adaylar, daha sonra uçuşlarına yine pervaneli, bek tekerlekli T-6 Harward’larla devam ediyordu. T-6'ların performansları yüksek olsa da, İkinci Dünya Savaşı uçaklarının eğitim konseptine göre tasarlanmıştı. Ardından adayların ilk jetle tanışma T-33 uçaklarıyla gerçekleştiriliyordu. Bu eğitimi bitiren ve pilot brövesini alan teğmenler, görev yapacakları savaş uçaklarına geçiyordu.

Ancak Amerikan Hava Kuvvetleri adayların daha erken jet uçağı ile tanışmaları için yeni bir konsept üzerinde çalışmaya başladı. Eğitim uçakları konusunda ciddi tecrübeye sahip Cessna şirketinin tasarımı seçildi. Ortaya pilot adaylarının rahatlıkla kumanda edebildiği, çift jet motorlu ancak daha düşük performanslı bir uçak tasarlandı. T-37 adı verilen bu tasarımda iki pilot aynı sivil uçaklarda olduğu gibi yan yana oturuyordu. Jet uçağı ile tanışan aday daha sonra eğitimine biraz daha yüksek performansa sahip T-33’lerle devam ediyordu.

Yeni pilot eğitim konseptinde T-37’ler büyük başarı sağladı. Amerikan Hava Kuvvetleri bu eğitim modelini NATO üyesi ülkelere de önermesiyle Türkiye T-37 uçaklarını 1963’ten itibaren envanterine almaya başladı.

Aynı yıl Türk Hava Kuvvetleri’ne teslim edilen ilk 5 T-37C, İzmir/Çiğli’deki Jet Eğitim Filosu’na verildi. T-37C’ler, 1964’te 15, 1965’te 8, 1966’da 10 ve 1967’de de 12 adet teslim edildi.

SİLAHLI EĞİTİMDE KULLANILDI

1966 yılında T-37’ler Çiğli’den Konya’ya kaydırıldı. Amaç, bu uçakların taşıdığı pylonlara silah takılarak aynı zamanda harbe hazırlık eğitimlerinin de yapılmasıydı. 131 ve 132’nci Filolar’da görev yapan uçaklar, 1970’te tekrar Çiğli’ye döndü. Hizmetten çıkışına kadar da çağrı adı Akrep olan 122’nci Filo tarafından kullanıldı.

NATO yardımları kapsamında T-37’nin B modelleri 1978’de 20, 1992’de de 5 adet Türkiye’ye verildi. 1992’de gelen son uçakların Ürdün Hava Kuvvetleri kaynaklarından geldiğini de hatırlatmakta fayda var. Böylelikle envantere giren T-37 sayısı C modeli için 50, B modeli için de 25, toplamda ise 75 uçağa çıktı.

GENELKURMAY BAŞKANI DA UÇTU

T-37’ler bugüne kadar binlerce pilot yetiştirdi. Ama en ilginç pilotlarından biri, Genelkurmay Başkanı Necdet Üruğ oldu. Karacı ve branşı pilotluk olmamasına rağmen Üruğ, havacılıkla yakından ilgilendi. Hatta ilk yalnız uçuşunu henüz topçu üsteğmen rütbesindeyken Piper Cub L-18 uçağında yaptı. Fırsat buldukça farklı uçak tipleriyle uçtu. Genelkurmay başkanı olduğunda F-16'yla görev uçuşuna çıktı. Genç pilot teğmenler gibi T-37 uçaklarında eğitim aldı. Hatta yalnız uçuş yaptı. Birinci Körfez Savaşı sırasında Genelkurmay başkanlığından istifa etti.

2007’DE KT-1T SEÇİLDİ

2000’li yıllardan itibaren ekonomik kullanım ömürlerini doldurmaya başlayan T-37’lerin değiştirilmesi için Savunma Sanayii Müsteşarlığı bir proje başlattı. Modern hava kuvvetlerinin kullandığı gibi jet yerine daha yüksek performans sunan ama turboprop motoru nedeniyle düşük operasyon maliyetlerine sahip yeni bir eğitim konseptine geçilmesi uygun bulundu.

İki pilotun arka arkaya yani tandem pozisyonunda oturduğu uçak için açılan ihaleye Koreli KAI şirketi KT-1, Brezilyalı Embraer Super Tucano, Amerikan Raytheon ise T-6 II uçakları ile girdi.

Toplam 40 uçak opsiyon olarak 15 ek uçağı içeren ihaleyi Güney Koreli KAI şirketi kazandı. 2007’de imzalanan toplam 350 milyon dolarlık anlaşma ile ilk uçakların Kore’den hazır gelmesi, kalanların da TAI’nin Akıncı/Ankara’daki tesislerinde montajının yapılmasına karar verildi. TAI teslimatlara 2010’da başladı.

ARKA ARKAYA KAZALAR

Ancak bu süreç içinde, bazı kazalar yaşandı. 2007’de Pilot Adayı Teğmen Barış Çakır, Manisa yakınlarında, yalnız uçuş sırasında şehit oldu. Aynı yıl Eylül ayında bu defa İzmir Mordağı'na da bir T-37 eğitim uçuşu sırasında düştü. Uçakta bulunan Pilot Yüzbaşı Ahmet Kendir ve Teğmen Ersun Atılgan son anda fırlatma koltuğunu kullanarak T-37’den atlamayı başardı.

Geçen yıl İzmir/Güzelbahçe açıklarına düşen uçakta Yüzbaşı Hasan Öztürk ile Teğmen Erol Er şehit oldu. Son kaza bu yılın ocak ayında meydana geldi. Pakistan Hava Kuvvetleri’nden değişim pilotu olarak gelen Binbaşı Masood Hussain Chhachhar ile Teğmen Serkan Sağır’ın içinde olduğu uçak Foça açıklarında denize düştü. Kazada iki pilot da şehit oldu.

Son kazadan sonra T-37’lerin uçuşları durduruldu. Eğitim tamamen KT-1T’lere kaydırıldı. 8 Ekim’de 40’ıncı uçağın da TAI tarafından teslim edilmesiyle halen temel eğitim bu uçaklarda yapılıyor.

TEMEL UÇUŞ EĞİTİMİ NASIL YAPILIYOR?

Türk Hava Kuvvetleri’nin temel uçuş eğitim merkezi İzmir/Çiğli’deki 2’nci Ana Jet Üs Komutanlığı. Başlangıç eğitimini pervaneli SF-260D uçakları ile 123’üncü Filo’da alan pilot adayı teğmenler, daha sonra yüksek performanslı KT-1T uçakları ile eğitimlerini sürdürmek için 122’nci Filo’ya geliyor.

Geçmişte T-37 uçakları ile 81 sorti ve 15 sorti de simülatör eğitimleri yapılıyordu. Yeni düzenleme ile KT-1T uçakları ile bu süreç değişti. Uçuş sayısı 69 sorti’ye düşürüldü. Ancak simülatör eğitimlerine ağırlık verildi. Ankara merkezli Havelsan tarafından geliştirilen KT-1T simülatöründe pilot adayları 45 sorti uçuş gerçekleştiriliyor. Böylece gerçek uçuşun yüksek maliyetlerine gerek kalmadan bir çok eğitim simülatörde yapılıyor. Uçuş eğitim maliyetleri düşürülürken uçaktaki başarı da artıyor.

Adaylar temel uçuş eğitimini tamamladıktan sonra T-38 tipi uçaklara geçiyor. Modernize edilmeye başlanan bu uçaklar, yüksek performansları ile pilot adaylarına görev yapacakları uçaklara yakın özellikler sunuyor.

T-37 TEKNİK ÖZELLİKLER

Uçuş Ekibi: 2 (bir öğrenci, bir öğretmen pilot)

Motor: 2 adet J69-T-25 turbojet

Kanat Açıklığı: 10.32 metre

Gövde Uzunluğu: 8.92 metre

Yükseklik: 2.79 metre

Boş Ağırlık: 1.840 kg

Azami Kalkış Ağırlığı: 2.980 kg

Maksimum Hızı: 685 km/saat

Seyir İrtifası: 7.620 metre

Menzili: 1.500 km