Atlantik'i ara vermeden geçişinin 100. yılı

  • Son Güncelleme: 13/06/19 11:03:26
  • 2

İrlanda'nın batı kıyısındaki Clifden kentinde ailesiyle birlikte yaşayan 7 yaşındaki Harry Sullivan, yatağındaydı ve kızamık rahatsızlığıyla mücadele ediyordu.

15 Haziran 1919 sabahını hatırlayan Harry, gökyüzünden gelen dehşetli sesi duyar duymaz yatağından fırladı ve ne olduğunu anlamak için dışarı koştu.

Gri renkli devasa bir araç yolun üzerinden süzülüyordu.

Kocaman kanatları bulunan dev aracın etrafında iki pervane dönüyordu. Kilisenin tepesine çarpacak gibiydi.

O günü anımsayan Harry Sullivan, "Şaşırdım" diyor.

"Gökyüzünde hareket eden uçakları duymuştum ama daha önce yakından hiç görmemiştim, bulutların arasında kayboluncaya kadar izledim. Kanatları yukarı aşağı sallanıyordu." diyen Harry, "Çok gürültüydü, sesi uzun süre işittim. İçerideki adamlar için korkunç olmalıydı." sözleriyle o gün gördüklerini anlattı.

Peki uçak nereden geliyor, nereye gidiyordu?

Harry bilmese de o sabah havacılık tarihinin en dramatik ve önemli uçuşlarından birine tanıklık etmişti.

Modifiye edilmiş Vickers Vimy bombardıman uçağındaki İngiliz pilotlar John Alcock ve arkadaşı Arthur Whitten Brown, 7 yaşındaki çocuğun kendilerini görmesinden birkaç dakika sonra Derrygimla bataklığı yakınındaki Marconi radyo istasyonuna iniş yaptı.

Marconi istasyonu çalışanları koşarak bataklığın içerisine iniş yapan iki pilotu kurtarmıştı.

Burası, hedeflenen noktanın sadece 20 mil ötesinde bir noktaydı.

İngiliz havacılar, kulakları sağır edici motor sesi, navigasyon sistemi eksik ve irtibatı kaybetmiş bir telsizle Atlas Okyanusu'nu 16 saat 12 dakika boyunca hiç ara vermeden geçerek dünya tarihine iz bırakmışlardı.

Kanada'nın Newfoundland eyaletindeki St. John's Havaalanı'ndan 14 Haziran'da öğleden sonra saat 16:13'de kalkan ekip, 3 bin 186 kilometrelik (1,880 mil) mesafeyi katederek 15 Haziran günü İrlanda'nın Galway ilinin Clifden kentine iniş yaptı.

Aslında Atlantik yolculuğu fikri, bir İngiliz gazetesinin Atlantik'in geçilmesi karşılığında 10 bin sterlin ödül koymasının ardından ortaya çıkmıştı.

Tarihe geçen pilotlar, İngiltere Kralı George V tarafından Windsor Şatosu'nda ağırlanarak şövalye ilan edildiler.

Ayrıca başarılı geçen uçuşun sonunda John Alcock'a Sir unvanı verildi.

İki pilot aynı zamanda dünya tarihinin ilk havayolu postacılığını da gerçekleştirmiş oldu.

Tarihe geçen pilot savaşta esir düşmüştü

Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri'nde görev yapan ve İstanbul'un bombalanması sırasında Türk uçaksavar ateşiyle vurularak Çanakkale yakınlarında denize zorunlu iniş yaparak esir düşen Alcock, savaşın sonunda esaretten kurtuldu.

Alcock, birkaç ay sonra İngiltere'den hareketle Fransa'nın başkenti Paris'e uçtuğu sırada olumsuz hava koşulları yüzünden uçağının çakılması sonucu yaralandı ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

İngiliz pilotların 100 yıl önce gerçekleştirdiği başarılı uçuş, havacılık tarihine dönüm noktası olarak geçti.

Kaynak: Euronews

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap