Tufan Sevinçel

Tufan Sevinçel Mig-15’le uçtu

  • Son Güncelleme: 11/01/17 14:51:09
  • 3

Yazarımız Tufan Sevinçel, önümüzdeki günlerde Mig-29 ile tarihi bir uçuş yapacak. Hazırlıkları devam ederken Kokpit.aero okuyucuları için geçtiğimiz aylarda uçtuğu, Kore Savaşı’nın efsane savaş uçağı Mig-15’e olan uçuşunu yazdı… İşte yazının ilk bölümü…

Kore Savaşı'nda ki hava muharebelerine ve bu savaşın en önemli uçağı olan Mig-15’ e uzun süredir  var olan  ilgim Amerika’ da bir havacılık müzesinde Kore Savaşı’nı anlatan bir canlandırmayı gördükten sonra tekrar  alevlendi. 

Bu canlandırmada, Kuzey Kore Hava Kuvvetleri’nde savaş pilotu Teğmen No Kum-Sok’un bir Mig 15 uçağını Güney Kore’deki Kimpo hava üssüne kaçırması tasvir ediliyordu. Teğmen No Kum-Sok’un kaçışının ardından beş Kuzey Koreli pilot arkadaşı ve üs komutanı idam edilmişti. Mig-15’ler, Amerikan güçlerinin F-84G ve sonrasında F-86 uçaklarına göz açtırmıyordu.

Teğmen No Kum-Sok’un kaçırdığı uçak incelenmek için Okinawa Adası’na nakledildi. Bu uçakla uçabileceklerine inandıkları tek pilot, ses hızını ilk aşan uçağı kullanan meşhur test pilotu Chuck Yeager’dı. 1950-1953 yılları arasında Kore’de savaşan iki taraf da hava üstünlüğünü ele geçirmek için tüm güçlerini ileri sürmüşler. Savaşın ilk yıllarında Amerikan Hava Kuvvetleri hava üstünlüğünü tamamen ele geçirmişti. Kuzey Kore’nin elinde olan sınırlı sayıdaki ve birçoğu piston motorlu uçağı hava üslerine hapsetmiş ve büyük bir kısmını da imha etmişti.

Hava üstünlüğünü tamamen kaybettiğine inanan Kuzey Kore’nin imdadına ise Sovyetler Birliği Hava Kuvvetleri’nin  yetişmiş pilotlarıyla verdiği Mig-15’ler yetişmişti. Bu uçaklar sayesinde Kuzey Kore hava üstünlüğüne kısa sürede kavuştu. İlk aşamada Kuzey Koreli pilot sayısının az olması Sovyetler Birliğinden Rus pilotların savaşa katılmasına yol açmıştı.

Kuzey Kore ile Çin sınırı arasında, Yalu nehrinden Sarı Denize kadar uzanan ve ‘’Mig Alley’’ adı verilen hava koridorunda  devam eden hava savaşları sonucunda Amerikan Jetleri birbiri ardına düşürülmeye başlayınca Amerikalılar pilotlarına göz açtırmayan bu uçaklardan bir tane ele geçirmek için planlar yapmaya başladılar. İlk uçağı getiren pilota o zaman için büyük bir servet (100.000 Amerikan Doları) sayılacak bir ödül vereceklerini, tüm şehirlere havadan attıkları bildirilerle duyururlar. 

Bu konuya ilgi duyan havacılık tarihi meraklılarına ‘’The Great Leader and the Fighter Pilot’’ isimli kitabı edinmelerini tavsiye ediyorum. 

Kore Savaşının Türk tarihinde çok önemli bir yere sahip olduğunu hepimiz biliyoruz. Fakat Türk Havacılık tarihinde bu korkunç savaş sadece bir pilotumuz (Üsteğmen Muzaffer Erdönmez ) gönüllü olarak Kore’ de ki hava harekatlarına katıldığı için fazla yer almaz. 

Çek Cumhuriyetinde bu efsane uçakla yaptığım  uçuşu anlatmadan önce  Kuzey ve Güney Kore arasında ki savaşta Amerikan jetlerine göz açtırmayan Mig 15uçağı ile ilgili biraz bilgi verelim.

Sovyetler birliğinde üretilen ilk kokpit basınç sistemi ve fırlatma koltuğuna sahip bu uçağın  temel özelliklerini incelersek neden çağının ilerisinde olduğunu kolaylıkla anlarız. 

Hız;

Deniz seviyesinde 1,059 km/h (658 mph; 572 kn)

16,000 ft' te  1,033 km/h (558 kn; 642 mph) at 5,000 m (16,000 ft)

33,000 ft  992 km/h (536 kn; 616 mph) 

Menzil: 1,240 km (771 mi; 670 nmi)

Servis Tavanı: 15,500 m (50,853 ft)

Tırmanma hızı:  51.2 m/s (10,080 ft/min) deniz seviyesinde

36.2 m/s (7,130 ft/min)   5,000 metrede  (16,000 ft)

21 m/s (4,100 ft/min)  10,000 metrede  (33,000 ft)

İrtifaya çıkış süresi: 5,000 metreye (16,000 ft) 2 dakikada, 

10,000 metreye (33,000 ft)  5.2 dakika 

Gördüğünüz gibi performansı oldukça etkileyici bu uçak çok kısa sürede Amerikan Hava Kuvvetlerinin korkulu rüyası haline gelmiştir. 

UÇUŞ ÖNCESİ HAZIRLIKLAR

Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'ın doğusunda yer alan Hradec Kralove'de bulunan Mig 15'i  görmek için sabırsızlanıyordum. Dünyada Çek Cumhuriyeti' de imal edilmiş uçuşa elverişli tek Mig 15 olan bu jeti küçüklüğünden beri bu uçakla uçma hayali kuran bir pilot uçar hale getirmiş.

Mig-15’in bulunduğu bölge havaalanının en ucunda bulunan Sovyetler döneminde yapılmış dev hangarların olduğu bölgede. Burada bulunan askeri üs Sovyetler Birliğinin dağılmasında sonra sivillere devredilmiş ve tüm beton hangarlar çoğunluğu genel havacılık uçakları olmak üzere uçak sahibi pilotlar  ve firmalar tarafından kullanılmaya başlanmış. Hangarlar oldukça bakımlı ve ihtiyaca cevap veriyor. Bu tür beton bir hangarda bulunan Mig 15 ben aprona geldiğimde dışarı çıkarılmış ve iki teknisyen tarafından uçuşa hazırlanıyordu.

Heyecanla uçağın etrafında dolandım, sağını solunu elledim, sorular sordum ve en sonunda kokpite yerleşip bir süre kokpiti inceledim. Kokpit benim boyumda bir pilot için biraz dar ama bir iki yerleşme manevrası sonrasında uygun konumu bulabiliyorsunuz. Tek sorun dizlerimin ön konsola yapışması. Bu durum lövyenin hareketlerini de bir miktar kısıtlıyor. Sovyetler Birliğinin fırlatma koltuklu ve kabin basınçlı olarak ürettiği ilk jet olan Mig-15'in kokpitine oturduğumda kendimi Kore Savaşına katılan bir pilot gibi hissettiğimi de saklamaya hiç gerek yok. 

Kokpitte yer alan uçuş enstrümanlarının bir kısmı günümüze uyarlanmış ama kokpitin orijinal hali korunmaya çalışılmış. 1946 yılında tasarlanmış uçağın günümüz pilotlarının tüm gereksinmelerini karşılayabileceğini görmek çok ilginç. Uçak şimdiye kadar başta Rusya, Çekoslavakya, Polonya ve Çin' de olmak üzere toplam 18 bin adet üretilmiş. Çin' de üretilenlerin tam bir filosunu Çin Havacılık Müzesinde görmüştüm. Çin versiyonuna J-2 adı verilmiş. Çin' de imal edilmiş versiyonun 30 adedi şu anda aktif olarak Kuzey Kore Hava Kuvvetlerinde eğitim uçağı olarak kullanılmakta.

MİG-15’LERDEN 18 BİN ADET İMAL EDİLMİŞ

Benim uçacağım Mig- 15, Çekoslavakya' da imal edilmiş. Rolls-Royce Nene modeli jet motoru lisansı ile üretilen Klimov VK1 Centrifugal flow turbojet ile donatılmış uçak Aero Vodochody uçak fabrikasında  üretilmiş. Öndeki kokpiti terk edip arka kokpite yerleştiğimde teknisyen fırlatma koltuğunun nasıl çalıştığı hakkında bir brifing verdi. Pilot talimat vermeden asla fırlatma prosedürünü başlatmamam gerektiğini belirtip prosedürü tekrarlamamı istedi. 

Mig-15 ile uçan pilotların yazdıkları kitaplardaki bilgiler aklıma gelince öğrendiklerimi umarım uygulamam diye içimden geçirdim. Fırlatma koltuklarının genelde fırlatma sırasında arıza yarattıkları ve pilotların bu koltukların fırlatma mekanizmalarını iptal edip manuel fırlatma işlemi ile uçağı terk edebildikleri aklınıza gelince biraz soğuk soğuk terliyorsunuz.

Aslında ‘Emergency’ anında yapmanız gerekenler basit görünüyor. Uçan pilot ‘atla’ talimatı verince kanopiyi kaldırmak için kullanacağınız kolun pimini çekmeniz yeterli. Bu manevra ile kanopi havanın etkisi ile sürüklenip fırlatma koltuğunu harekete geçiriyor.  

Fırlatma koltuğunu 2000 feet’in  altında kullanmakta oldukça tehlikeli görülüyor. Fırlatma koltuğuna hiç güvenmeyen Sovyet pilotları bir ‘emergency’ durumunda uçağı toprağa indirmeyi tercih ederlermiş. Uçuş öncesi yapılacak akrobasi hareketleri ile ilgili bir Çek Hava Kuvvetlerinde Jas 39 Gripen pilotluğu yapmış Roman'dan brifing aldım. Buna göre kalkış sonrası irtifaya ulaştıktan sonra Double Roll, Immelmann, Split S, Looping ve son olarak pist üzerinde low pass yaptıktan sonra yükselip " Victory Roll" manevrasını gerçekleştireceğiz. Ulaşacağımız maksimum hız ise saatte 700 kilometre civarında olacak. 

Arka kokpite yerleşmeden önce kokpiti biraz inceledim. Arka kokpitte ön tarafta bulunan tüm aviyoniklerin aynısını bulmak mümkün. Teknisyenin aktardığına göre kokkpitte Mig 15'in ilk imal edildiği tarihlerde ki  aviyoniklere ilave olarak modern aviyonikler ilave edilmiş.

Sovyet pilotlarına göre tasarlanan kokpitte, batıda eğitim almış pilotların eğer dikkatli olmazlarsa anormal durumlara yol açacak farklılıklar olduğunu belirtmekte çok büyük fayda var. Bir örnek verelim; Batıda imal edilmiş uçaklarda ‘Artificial Horizon- Suni Ufuk (Durum Cayrosu)’  adı verilen ve pilota uçağın Dünya' ya göre oryantasyonu konusunda bilgi veren alette yeri sembolize eden koyu kahverengi kısım altta, gökyüzünü temsil eden açık mavi renkli kısım ise üstte yer alır. Sovyetlerde imal edilmiş uçaklarda ise suni ufuk tam tersi olarak tasarlanmıştır. Yani suni ufuk göstergesinde mavi renk altta, kahverengi renk ise üsttedir.

Konuya intibak edememiş bir pilotun kötü hava koşullarında veya olağanüstü bir durumda nasıl sıkıntı yaşayacağını tahmin etmek hiç zor değil. Kokpitte aviyoniklerin altında Kril harfleri ile yazılan tüm açıklamalar yerli yerlerinde duruyor. Sadece bazılarının altına İngilizce karşılıkları yazılmış. Yakıt göstergeleri sarı bir nokta ile yağ basınç göstergesi ise kahverengi bir nokta koyularak birbirlerinden ayrılmış. Hiçbir göstergede alışık olduğumuz yeşil ark (Green Arcs) adı verilen operasyonel sınırları gösteren çizgiler yok. Buna karşın aletlerdeki operasyona izin verilen bölgeler boş bırakılmış. İlk başta karmaşık gibi görünse de motor çalıştırma esnasında bu karmaşıklık ortadan kalkıyor. Air speed (hız göstergesi) de tüm Rus uçaklarında olduğu gibi bu uçakta da kilometre olarak gösterilmiş. Ekteki fotoğrafta kokpitin aviyonik yerleşimini incelemenizi tavsiye ediyorum. 

MOTOR ÇALIŞTIRIYORUZ

Mig-15 ' in turbojeti taksi yaparken en az havadaki kadar yakıt harcadığı için pilot Roman taksi süresini kısaltmak için hızlı bir şekilde piste girdi. Dakikada 5 galon (19 litre) Jet-A1 kullanan uçağın maksimum uçuş süresi bir buçuk saat. Fakat rezerv yakıtı gözönüne  aldığınızda uçuşunuzu 45 dakika içinde bitirmenizde büyük fayda var. Bu süreye taksi yaptığınız sürede dahil. Bu kadar az uçuş süresi ile Kore Savaşında Amerikan uçakları ile başa çıkıp bir de başarılı olduklarını görmek insanı şaşırtıyor.

HAFTAYA MİG-15’LE TARİH DOLU UÇUŞ

Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap

YAZARLAR