Türk Hava Kuvvetleri’nin Test Filosu: 401

  • 20/10/2018 09:43

Cem DOĞUT

Türk Hava Kuvvetleri 90'ların başında F-4E Phantom'ların hizmet ömrünü uzatmak ve yeteneklerini arttırmak istemekteydi. Bunun için İsrail Uçak Endüstrileri (IAI) ile 24 Ağustos 1995'te bir anlaşma imzalandı.

Anlaşma 54 F-4E'nin yapısal güçlendirmesi ve aviyonik modernizasyonunu kapsıyordu. 54 uçaktan 26’sı İsrail’de IAI tesislerinde ve kalan 28 uçakta Eskişehir'de Hava İkmal Bakım Merkezi (HİBM / Hava İkmal Bakım Merkezi)'nde modernize edildi.

Modernize edilmiş Phantomlar F-4E 2020 Terminatör olarak yeniden adlandırıldılar. Proje kapsamında 1. HİBM'de bir sistem entegrasyon laboratuvarı (SEL) ve bir aviyonik test ve entegrasyon merkezi kuruldu. Kurulan bu merkez 401. Filonun temellerini oluşturdu.

İKİNCİ MODERNİZASYON

2004 yılında başlatılan Işık Projesi 18 RF-4E'nin yapısal ve aviyonik yükseltmesini kapsamıştır. Modernizasyon ile uçaklara ASELSAN LN-100GT entegre INS / GPS navigasyon sistemi, CDU-900Z uçuş yönetim sistemi, AN / ALQ-178 (V) 3 elektronik karşı önlem sistemi ve MXF-484 VHF / UHF radyo sistemlerinin kurulumunu içeriyordu.

Bu projeler ve F-16C/D uçakları için başlatılan CCIP modernizasyon projesi sayesinde 1. HİBM'de ciddi bir aviyonik test ve entegrasyon deneyimi kazanıldı. Türk Hava Kuvvetleri'nin uçuş test ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 1996 yılından bu yana 1. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı altında faaliyet gösteren Teknoloji ve Silah Sistem Geliştirme Komutanlığı kurulmuştu. 

401. Geliştirme Testi Kıta Komutanlığı bu deneyimin kaybolmaması ve daha ileriye taşınmasını sağlamak amacıyla 17 Nisan 2013 tarihinde faaliyetlerine başladı.  13 Mart 2015 tarihinde 401. Test Filo Komutanlığı ünvanı verildi.

Envanterindeki F-16C/D ve F-4E 2020 test/muharebe uçakları ile kurulduğu tarihten itibaren yurtiçinde ve yurtdışında faaliyet göstermiş, birkaç ülkenin sahip olduğu uçuş test operasyonlarını ulusal olarak gerçekleştirme imkanını sağlamıştır.  15 Temmuz darbesinden sonra 401. Test Filosu 1. Ana Jet Üssü Komutanlığı bağlı hale geldi.

FILONUN GELİŞTİRİLMESİNDE KATKI SAĞLADIĞI BAŞLICA PROJELER

SOM (STAND-OFF MISSILE)

Tübitak SAGE tarafından geliştirilen SOM (Stand-Off Missile) mühimmat ailesi hem kara hem de deniz hedeflerine karşı kullanılan hassas saldırı füzesidir. Birincil navigasyon modu olarak GPS'i kullanır. Ek olarak gelişmiş bir INS ve radar tabanlı Arazi Yönlendirmeli Navigasyon sistemi ile uçuş sırasında düşman hava savunma sistemlerinden kaçınır.

Benzer füze sistemlerine göre gelişmiş geometrisi ve aerodinamik yapısının yanı sıra hafif kompozit bileşenler ile füzenin radar kesiti en aza indirilmiştir. Terminal aşamada kızılötesi görüntüleyici ile hedefin önceden yüklenmiş IR izini veri tabanındaki görüntü ile eşleştirerek hedefi algılar. Ayrıca IR arayıcı başlık rotanın güncellenmesi için, yol noktalarının anlık görüntülerini alarak ve bunları tahmin edilen konuma göre karşılaştırarak görüntü tabanlı orta yol navigasyonunu sağlamak için de kullanabilir. Bu sayede GPS sinyali kaybolur yada karıştırılısafüze kızılötesi tabanlı arazi güncellemeleri kullanarak yol noktalarını izleyebilir ve hedefine ulaşabilir.

Füzenin ileriki versiyonlarında uçuştaki görevi değiştirmeyi mümkün kılan iki yönlü bir veri hattınada sahip olacak. SOM güdümlü ilk uçuşunu 9 Ağustos 2011'de Karadeniz üzerinden yaptı. GPS / INS kullanarak 100 deniz milinden fazla bir uçuş gerçekleştirdikten sonra hedefini yüksek doğrulukla vurmuştur.2011 yılı sonunda Türk Hava Kuvvetlerine ilk parti füzelerinin teslimi gerçekleştirilmiştir.

HASSAS GÜDÜM KİTİ

TÜBİTAK SAGE (SAVUNMA ENDÜSTRİSİ ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME ENSTİTÜSÜ) tarafından geliştirilen HGK (Hassas Güdüm Kiti) mevcut 500 librelik MK-82 serbest düşüşlü bombayı akıllı mühimmata dönüştüren gelişmiş GPS / INS kılavuz kitidir. HGK, entegre GPS / INS sistemi ile tüm hava koşullarında 6 metrelik bir CEP'in altında hedeflerini vurabilmektedir. Sadece INS modu HGK'ya benzersiz bir özellik sağlar. GPS düzeltme olmadan 10 metrenin altında CEP değerine sahip olmaktadır. HGK orta irtifalardan atıldığında 12 deniz mili üzerinde menzile ulaşabilir. Yüksek irtifalardan atıldığında maksimum 15 deniz mili menzile ulaşabilir.

TEBER MK-81

TEBER MK-81 (250lb) ve MK-82 (500lb) genel maksatlı bombalara bağlanan düşük maliyetli bir lazer ve GPS/INS kılavuz kitidir. TEBER’in modüler tasarımı ekonomik seçenekler sunar. Ön kısımda bulunan Lazer Arayıcı başlık hedef yüksek hızlarda manevra yapsa bile hassas vuruş yeteneğine izin verir.  TEBER'in CEP değeri 3 metrenin altında ve menzili 28 kilometredir.

NEB (NÜFUS EDİCİ BOMBA)

Türkiye'de geliştirilen ilk beton delici sistemi olan NEB (Nüfus Edici Bomba), yüzey ve yer altı hedeflerine karşı kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Dünya üzerinde nüfuz edici bombalarda penetrasyon için iki yöntem kullanılmaktadır. İlki kinetik enerji ile penetrasyon gücü sağlayan bombalar. Örneğin BLU-109 bu tip bir mühimmattır. BLU-109 2,5 cm kalınlığında çelik bir dış çepere sahiptir. Kuyruğundaki gecikmeli tapa ile ateşlenir. Bombanın etkili olması için kinetik enerjinin yüksek olması gerekir. Bunun için yüksek irtifadan atılması ve gene hedefe mümkün olduğunca dik bir açı ile çarpmalıdır.

İkinci yöntem ise şekillendirilmiş delici başlıkları ile nüfuz etkisini sağlayan mühimmatlardır. NEB Ardışık Delici Harp Başlığı teknolojisine sahiptir. Bu sayede düşük darbe hızlarında ve açılarında bile yüksek penetrasyon performansına sahiptir. NEB MK-84 ile benzer dış geometri, kütle, kütle merkezi ve eylemsizlik özelliklerine sahiptir. MK-84 ile uyumlu olan tüm güdüm kitleriyle ( HGK, GBU-10, LGK, JDAM ) kullanım potansiyeli olan ikincil yüzey hedeflerine karşı yüksek parçalanma etkisi olan NEB, MK-84 taşıyabilen tüm uçaklarda kullanılma potansiyeline sahiptir.

KGK (KANAT GÜDÜM KİTİ)

KGK (Kanatlı Güdüm Kiti) mevcut  güdümlü olmayan 1000 lb MK-83 ve 500 lb MK-82 genel maksatlı bombaları uzun menzilli, havadan yere akıllı mühimmatlara dönüştüren kanat destekli bir güdüm kitidir. KGK, HGK ile aynı yönlendirme sistemini kullanır. KGK ile tüm hava koşullarında 100 km menzilden hedefleri hassas şekilde vuran uçak, düşman hava savunmasına girmeden güvenli bir şekilde görevini tamamamlar.

ASELPOD SİSTEMİ

ASELPOD 235 kg ağırlığında ve 2,35 m uzunluğundadır. Elektro-optik ve kızıl ötesi (EO / IR) sensörleri ile 25 km'ye kadar sekiz hedefi takip ve işaretleme yapabilir. Podun azami menzili ise 55 kilometredir. ASELSAN tarafından geliştirilen sistem, ana muharebe tankları gibi hareketli araçları 15 km'ye kadar takip edebilir.

Pod, yakınlaştırma işlevine de izin veren 3. nesil bir IR kameraya sahiptir. Sistem bir 640x512 piksel çözünürlükte detektör kullanır. ASELPOD  gece ve gündüz lazer güdümlü ve INS / GPS hassas güdümlü mühimmatlar kullanılabilir. ASELPOD'un gelişimi devam ediyor, iki yönlü bir veri bağlantısı konfigürasyonu geliştirilmekte olup, bu ASELPOD'un bir hedefleme podu olarak ana rolüne ek olarak istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) çözümü olarak da kullanılmasını sağlayacaktır.