Fatih Yılmaz

F-35 krizinde geri dönülmez yola giriliyor

  • Son Güncelleme: 30/03/19 17:45:26
  • 33

Türkiye, Donald Trump’ın başkan seçildiği günden bu yana ABD ile inişli-çıkışlı ilişkilerde en derin krizini F-35 konusunda yaşayacak. Ankara en başında acil ihtiyacı olan uzun menzilli hava füze savunma sistemi konusunda Washington’un kapısını çalmış, ancak Patriot konusunda olumlu cevap alamamıştı. Türkiye bu nedenle biraz da mecburiyetten Moskova ile masaya oturarak S-400 anlaşmasına imza attı. S-400 konusunda bütün süreç şeffaf bir şekilde ilerlerken o dönem çok cılız sesler çıkaran ABD yönetimi, Türkiye’nin bu konudaki kararlılığını gördükçe eleştirilerinin dozunu arttırdı.

WASHİNGTON DA ANKARA DA GERİ ADIM ATMIYOR

S-400 konusunda ABD’nin NATO üyesi nezdinde başlayan yakınmaları kademe kademe yükseldi, Savunma Bakanı ve Başkan Yardımcısı Mike Pence’a kadar uzandı. Telkinler işe yaramayınca bu kez tehditvari açıklamalar peşpeşe gelmeye başladı. Yaptırım kozu tekrar masaya kondu. ABD tarafı F-35'in güvenliğinden ödün verilmeyeceğini, Ankara ise Rus hava savunma sistemi anlaşmasından geri adım atmayacağını vurguluyor.

SENATOYA YENİ YASA TASARISI SUNULDU

Son olarak ABD Senatosu’na hem demokrat hem de cumhuriyetçi senatörler tarafından F-35 savaş uçaklarının Türkiye'ye teslim edilmemesi için bir yasa tasarısı sunuldu. Tasarıda Rusya'nın NATO üyesi bir ülke olan Türkiye'de ABD uçaklarına ve teknolojisine erişim sağlayacağı, bunun ciddi bir ulusal ve küresel güvenlik riski taşıdığı vurgulandı.

ANKARA S-400’TEN VAZGEÇERSE F-35’LERİ ALABİLİR

Tasarı, S-400 hava savunma sistemlerini teslim almayacağı Amerikan hükümetince onaylanana kadar Türkiye’ye herhangi bir F-35 uçağının verilmemesini öngörüyor. Tasarıda, "Başkan, Kongre'ye Türk Hükümetinin S-400 hava savunma sistemlerinin teslimatını kabul etmeyi planlamadığını veya bu yönde bir niyeti olmadığını yazılı bir şekilde tasdik ederse, ilgili sınırlamalara bir muafiyet uygulayabilir." denildi.

ÜRETİMDE TÜRKİYE'YE ALTERNATİF ARANIYOR

Görüldüğü üzere S-400 teslimat programı plananan takvime göre ilerlerken ABD baskının boyutunu artırıyor. Washington yönetiminin, Türkiye’yi program ortağı olduğu F-35 savaş uçağı üretim programından çıkarmanın yollarını aradığı, bunun Ankara'nın tedarik sürecindeki rolü nedeniyle projeye bazı zorluklar yaşatacağını bildiğini ancak buna rağmen Türkiyesiz yola devam edilebileceğine inandığı belirtiliyor. Askeri analistler, ABD’nin Türkiye'nin yerine başka bir partner arayışını değerlendirdiğini, F-35 uçakları için Türkiye’de üretilen parçaların daha önce bunları tedarik etmek için teklif veren üretici firmalar tarafından sağlanabileceğini belirtiyor. Türkiye'nin ürettiği parçaların temininin üretimde 3 ay gibi bir yavaşlamaya neden olabileceği kaydediliyor.

TÜRK ŞİRKETLERİ F-35’E 800 PARÇA İMAL EDİYOR

F-35 programının üçüncü dereceden ortağı olan Türkiye, yeni nesil uçağın gövde, iniş takımı ve kokpit gösterge parçalarını tedarik ediyor. Türkiye, F-35'e 800 parça tedariki ile katkıda bulunuyor. 

HANGİ TÜRK ŞİRKETİ NE ÜRETİYOR?

2004 yılından bu yana programa destek veren Alp Havacılık, F-35 uçak gövdesi yapısal parçaları ve asambleleri, iniş takımı bileşenleri ve motor için F135 motoru titanyum entegre kanat rotorları üretiyor.

F-35 Elektro Optik Hedef Sistemi’nin parçası olan gelişmiş optik bileşenler için üretim yaklaşımları geliştiren ve F-35 CNI Aviyonik Elektronik Arabirim Kontrol Cihazı üzerinde Northrop Grumman ile birlikte çalışan ASELSAN ayrıca yakın zamanda tam ölçekli üretim faaliyetlerini başlatacak.

AYESAŞ şu anda iki temel F-35 bileşeni olan füze uzaktan kumanda arabirimi ve panoramik kabin ekranının elektronik kartlarının tek tedarikçisi.

F-35 Elektrik Kabloları ve Ara Bağlantı Sistemi’nin (EWIS) yüzde 40’ını üretmekte olan FOKKER ELMO ayrıca, tüm merkezi bölüm kablo sistemleriyle TAI’yi destekleyecek. FOKKER ELMO ayrıca motor için, büyük bir kısmı İzmir’deki tesislerinde üretilecek olan EWIS geliştirecek.

2005 yılından bu yana F-35 eğitim sistemlerini destekleyen HAVELSAN, gelecekte Türk F-35 Entegre Pilot ve Bakım Eğitim Merkezi (ITC) ve Türkiye’deki ilgili eğitim sistemlerinin geliştirilmesi için öncü bir rol üstleniyor.

2005 yılından bu yana F-35’i destekleyen KALE HAVACILIK, TAI ile birlikte F-35 uçak gövdesi yapısal parçalarını ve düzeneklerini üretiyor. Üç uçak tipinin de iniş takımı kilit asambleleri için Heroux Devtek’i tek tedarikçi olarak destekleyen Kale Havacılık ayrıca, motor donanımlarının üretimi amacıyla İzmir’de Pratt & Whitney ile bir ortak girişim oluşturdu.

2004 yılından bu yana F-35 Programı’nı destekleyen MIKES, British Aerospace Engineering (BAE) ve Northrop Grumman için F-35 uçak bileşenleri ve asambleleri sağlıyor.

ROKETSAN ve TUBITAK-SAGE birlikte, 5. nesil savaş uçağı F-35 uçağında dahili olarak kullanılacak hassas güdümlü Stand-off Füzesi’nin (SOM) geliştirme, entegrasyon ve üretimini yürütüyor.

2008 yılından beri F-35 Programı’nı stratejik olarak destekleyen ve tüm F-35 uçaklarında kullanılan donanımları sağlayan TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayii), Northrup Grumman ile birlikte uçak orta gövdesi üretim ve montajı, kompozit dış kaplama ve silah bölmesi kapakları ile fiber kompozit hava girişi kanallarının üretimini yürütüyor. Havadan Yere Pilonlar ve adaptörler dahil F-35’in Alternatif Görev Ekipmanları’nın (AME) yaklaşık yüzde 50’sini üreten TUSAŞ, Pratt and Whitney ile imzaladığı stratejik anlaşma doğrultusunda önümüzdeki dönemde FACO ve MRO&U için ülke ve bölgede lider konumu hedefliyor. TUSAŞ ayrıca Otonom Lojistik Global Destek (ALGS) sistemi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin organik depolarını temsil etmek üzere seçildi.

PROGRAMDAN ÇIKMANIN MALİYETİ AĞIR

Ankara ile Washington arasındaki bu krizin çözülebileceğine dair hiçbir belirti yok. Türkiye’nin F-35’lerin imalatına yaptığı katkı, ortak üretim sürecinde yer alması, projenin Türk savunma sanayii şirketlerinin sağladığı yüksek teknolojik kabiliyet, ülkemize getirilen 10 milyar dolarlık katkı düşünüldüğünde Türkiye’nin F-35 programında çıkarılmasının maliyeti büyük olacak.

 

Kaynak: www.kokpit.aero

Kokpit Aero

Yorum Yap