Aybars Meriç

Türkiye neden Javelin alıyor?

  • Son Güncelleme: 26/02/18 20:29:25
  • 8

Bazı kelimeler vardır, ilk kullanım amacından çok daha geniş bir anlam ifade eder zamanla… Örneğin  ‘yapmak’ fiili. Kek yapmak, işini yapmak, gereksiz işler yapmak, ya da hadi bir yazardan öykünelim yapmak ya da yapmamak…

Yapılabilecek ne kadar çok iş var değil mi? İşte bunlardan biri de Anti-Tank füzesidir. Fakat aynı kelimeler misali bunlardan biri gelişen teknolojinin de yardımıyla varoluş amacından oldukça farklı bir anlam kazandı. İşte konumuz bu füze, namı diğer “Javelin”.

Harp sahasında İkinci Dünya Savaşı’ndan bu güne, zırh ve zırh karşıtı mücadele farklı bir anlam kazandı. Zira Tanklar ve diğer Zırhlı Araçlar modern muharebe sahasında etkinlik ve gerekliliklerini kanıtladılar. Bu nedenle 60’lı yıllardan günümüze piyadenin an büyük yatırımı Anti-Tank Güdümlü Füzeleri yani ATGM’ler üzerine gerçekleşti.

Tel güdümlü füzeler devrinde 4 kilometre civarında etkili menzile sahip uzun menzilli füzeler (TOW, Spigot, vb.), 1,5-2 km. menzilli orta menzilli füzeler (Milan, Metis, vb.), kısa menzilde ise genellikle güdümsüz roketler ve GTT’ler tercih edilir oldu (RPG Serisi, LAW, SMAW, Carl Gustav, vb.). Ardından gerek güdüm sistemlerindeki gelişmeler gerekse helikopter başta olmak üzere ATGM’lerin değişik platformdan kullanılması ve karşı tehditlerin etkili mesafesinin ötesinden ateşlenmesi ihtiyacı 8 kilometre menzilli Hellfire benzeri yeni ATGM füzelerini ortaya çıkardı.

YENİ NESİL ATGM’LER

Hellfire gibi yeni nesil füzelerin ardından elbette diğer ihtiyaçlara yönelik yeni nesil ATGM’lerin de gelmesi kaçınılmazdı. İşte kısa menzilde ABD ordusu bu ihtiyacını Javelin füzesi ile gidermeye karar verdi. Son derece akılcı talep ve isterleri vardı. Mesela:

·         Özellikle kısa menzilli füzelerde güdüm süresince lançerin ve personelin açıkta olması ciddi bir tehlike doğurmakta idi. Bu nedenle yeni füze at ve unut (fire&forget) özelliğine sahip olmalıydı. Hedefine bir sefer kilitlendikten sonra yolunu kendi bulabilmeliydi. Yani akıllı olmak zorunda idi.

·         Gece ve gündüz aynı etkinlikle kullanılması şarttı. Bu nedenle kızıl ötesi (IR) yani ısı resmine hassas bir güdüm sistemine sahip olmalıydı. Savaş alanındaki ısıl kiri ve hedefi ayırt edebilmeliydi.

·         Bir Tankın zırhının en zayıf noktası tepesi idi. Bu nedenle kilitlendiği hedefe hem direkt hemde tepeden saldırma opsiyonu olmalıydı.

·         Lançer ve füzenin toplam ağırlığı tek bir askerin taşıyabileceği kadar hafif olmalıydı. Birlikteki diğer askerler de yedek füzeleri ilave ekipman gibi taşıyabilmeliydi.

HEM ARAÇLARA HEM MEVZİLERE ATILABİLİYOR 

Bunun gibi mantıklı isterler üzerine kurgulanan Javelin füzesi, zaman içinde kendini ispat etmenin de ötesinde anlam kazandı. Hareketli ve sabit hedeflere karşı iyi bir zırh delici olmakla birlikte, düşmanın güçlendirdiği binaları ve mevzileri de başarıyla yok edebiliyordu. Özellikle birçok çöl ülkesinde binaların teras ve üstleri de ciddi bir hakim mevziiye dönüştürülüyordu. Burada yuvalanan kalabalık gruplara karşı da oldukça etkiliydi. Zaman içinde öyle bir silaha dönüştü ki ABD kuvvetleri için bağımlılık yarattı. Mesela Afganistan cephesinde bir çatışmaya yetişmek için sırtında RPG-7’ler bisikletle binip hızla yaklaşmakta olan bir Taliban militanını 1,5 km öteden vurmak için bile Javelin kullanılır oldu. Sonuçta o militan savaş alanına sağlam gelebilirse, o ucuz RPG-7’ler ile verdirebileceği hasar ve kayıplar çok daha büyük olabilirdi. Sonuç olarak askeri açıdan değerli ve 2 km. mesafe içerisinde tüm düşman hedeflerinin çözümü Javelin haline geldi. Buna inip kalkmakta olan ya da ağır seyreden düşman helikopterleri vb. fırsat hedefleri de dahildi.

İşte bu nedenle Javelin’i yalnızca bir Anti-Tank füzesi olarak görmek çok yanlış olacaktır. Bu füze gerçekten modern muharebe sahasında, ilk yaratılış amacından çok daha ciddi anlam kazanmış etkin bir çözümdür. Hizmete girdiği günden şu ana kadar sürekli yazılımsal ve donanımsal açılardan geliştirilmektedir. Ayrıca üstten saldırı modu sayesinde birçok modern zırhlı aracın aktif koruma sistemlerini de aşabilmektedir. (Örneğin Rusya T-90 tanklarının.) Bu nedenle uluslararası piyasada oldukça rağbet gören ve saygı duyulan bir üründür.

YERLİ PROJE KARAOK

Yerli Savunma Sanayine ve modern silahlara sahip olma maksadıyla sürdürülen atılımımız elbette bu füzeyi de göz ardı edemezdi. Bu nedenle başlatılan “Karaok” projesi ile denk yada daha üstün bir yerli füzeye sahip olmayı ummaktayız.

Askerlikte son derece basit ama doğru bir söz vardır: Barışta ter dökmeyen, savaşta kan döker. Tatbikat, eğitim ve harbe hazır olmanın anlamını anlatan bu güzel sözü aslında modern savunma ürünleri için de uyarlamak mümkün. Çünkü güzel bir ürüne sahip olabilmeniz için, çok ciddi Ar-Ge çalışmaları, deneme ve yanılma ile dolu test süreçleri, yazılımsal ve donanımsal açıdan oldukça karmaşık üretim ve sürekli geliştirme gereklilikleri, geniş bir alt sistem ve komponent tedarik zinciri yaratmak gerekmekte. Yani savaş alanındaki askerimizin eline kullanımı basit, etkin, güzel bir silah verebilmek için, yüzlerce ve binlerce personelin yıllarca ter dökmesi gerekiyor değil mi?

Belki 10-15 saniye havada kalacak bir füze için, uzun yıllar ve tecrübeler. İşte bu nedenle Karaok projesinin varlığına rağmen Javelin alınıyor. Ayrıca bu sayede kendi füzemizi bire bir ve arazide, bir başka ülkenin en modern füzesi ile kıyaslayabilme şansı elde ediyoruz.

AMBARGOLARIN AVANTAJI VE DEZAVANTAJI

Aslında biz bu füzeyi daha önce de tedarik etmek istedik ama malum görünmez ambargolar kapımızı yine çaldı. Bu görünmez ambargolar sürecinin birçok avantaj ve dezavantajı var. Evet kötü komşu adamı ev sahibi yapar. Fakat vidasına kadar yerli bir ev geliştirmenin de elbette maliyet ve zaman üzerine olumsuz etkileri var.

Dolayısıyla Karaok projemizin kötü gittiğini sakın sanmayınız, çünkü çok iyi ve beklentilerin ötesinde ilerlemekte. Fakat elbette planlanandan biraz daha fazla zamana ihtiyacımız var. Bu durumu UMTAS, OMTAS, HİSAR vb. birçok yerli, yeni, modern ve gerekli projede de gözlemlemekteyiz. Dolayısıyla ABD ile tekrar gelişmekte olan politik birlikteliğin, Javelin gibi meyveler vermesine olumlu yaklaşmakta yarar vardır. Bunu Yunanistan ile alakalı bazı silahlanma girişimlerine bağlamak ise kanaatimce pek doğru olmayacaktır. Çünkü zaten Trakya cephesi için adetli miktarda Rus Kornet tanksavar füzesi satın alınmıştır.

KARAOK’A KADAR BOŞLUK DOLDURUCU

Sonuç olarak: Javelin füze sisteminin alımı, hem yerli projemiz Karaok devreye girene kadar bir boşluk doldurucu olması, hemde Türk Ordusunun bu tip füzelerde yeni bir teknoloji ve kullanım konseptiyle erken tanışması hasebiyle oldukça isabetli olmuştur. Bu füzeyle birlikte kazanılacak “deneyim” de oldukça kıymetli bir değer olup küçümsenmemelidir.

 

 

Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap