Türkiye'nin orta menzil hava savunma sistemi

  • 23/12/2013 02:19

Muhammet METİN/Kokpit.aero

Orta menzilli hava savunma füze sistemlerinin yaygın olarak kullanılması, 1950'li yılların sonlarına doğru gerçekleşti. ABD silahlı kuvvetleri envanterindeki yüksek irtifalı bombardıman ve keşif uçaklarına karşı Sovyetler Birliği, S-75 Dvina (NATO kod adı: SA-2 Guideline) olarak isimlendirilen orta menzilli hava savunma füze sistemini geliştirdi.

ABD'ye ait bir U-2 keşif uçağı' nın, 1 Mayıs 1960'ta Sovyet S-75 Dvina tarafından vurularak, düşürülmesi üzerine başta ABD olmak üzere NATO ülkelerinin ilgisi orta menzilli hava savunma füze sistemine yöneldi. ABD'li Raytheon firması tarafından 1952 yılında MIM-23 HAWK geliştirme çalışmalarına başlandı. 1959 yılında ABD silahlı kuvvetleri envanterine giren MIM-23 HAWK, Batı'nın ilk operasyonel kara konuşlu hava savunma füze sistemi oldu. Büyük çoğunluğu NATO ülkeleri olmak üzere, 24 ülkenin hizmetine giren MIM-23 HAWK yarı aktif radar teknolojisinin kullanıldığı batılı ilk sistem olma özelliğini taşıyor. İlk üretiminden itibaren risk ve tehdit unsurlarına karşı sürekli geliştirilen HAWK sistemi, 1972 yılında başlatılan I-HAWK programı kapsamında; motor ve güdüm sistemi geliştirilen yeni füzeler ile 30 metre gibi düşük irtifalarda hareket eden hedeflere karşı kullanabilme yeteneğine kavuştu.

1980'li yıllarda 3 aşamalı HAWK PIP programı kapsamında üzerinde yapılan çalışmalar sonrasında HAWK-XXI olan sistem, x bandında çalışan 3 boyutlu AN/MPQ-64 Sentinel hava savunma radarı ve yeni Atış Kontrol Merkezi ile daha da etkin hale geldi. HAWK; lançer, komuta-kontrol ve radar sistemlerinin ayrı treyler üzerine yerleştirilen çekili bir tasarıma sahip. Bu sayede, sabit sistemlerinin aksine arazide yer değiştirme ve gizlenme imkanı olan HAWK'ın etkinliği arttı.

Amerikan ordusunun 2002 yılında hizmet dışına çıkardığı HAWK sistemi, günümüzde birçok ülke tarafından aktif olarak kullanılıyor.

TÜRKİYE HAWK FÜZE SİSTEMİNİ İSTİYOR

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hava savunma kabiliyetini geliştirme kapsamında 1990'lı yılların başında yürürlüğe giren Hava Savunma tedarik planı neticesinde alımına karar verilen I-HAWK sistemleri ilk olarak 1991 yılında Güney Kanat Yardımı altında ABD'den 12 Batarya olarak tedarik edilmek istendi, bunu 1996 yılında Hollanda Hükümeti'nin kullanım dışına çıkarılacak 4 Batarya I-HAWK sistemini Türkiye'ye satma girişimi takip etti.

Hollanda'ya Crotale NG sistemini satmak isteyen Thomson firması Hollanda sistemlerine ilave olarak Belçika I-HAWK sistemlerini 5 Batarya pakete dahil etti. Ancak PIP-2 seviyesindeki sistemlerin PIP-3 seviyesine iyileştirilmesi için 250 Milyon dolar maliyet ortaya çıktı. Görüşmeler sonrasında maliyet 160 milyon dolar seviyesine indi. Ancak bu satışa yönelik söz konusu iki ülkenin resmi niyet bildirimlerini Thomson firmasına sunmamaları ve ABD Hükümeti'nden satış onayı almamaları sonucunda firma alternatif olarak Fransız Silahlı Kuvvetleri'nin hizmet dışına çıkaracağı 6 adet I-HAWK sistemini Türkiye'ye teklif etti. Fakat bu konuda netice alınamadı.

ABD HAWKLARI TÜRKİYE'DE

ABD'nin 8 adet I-HAWK Atış Ünitesi Güney Kanat Yardımı kapsamında Türkiye'ye satış yapılabileceğini bildirmesi üzerine başlatılan görüşmeler kapsamında Teklif ve Kabul Mektubu Ekim 2000'de, 240 milyon dolar değerindeki proje anlaşması ise Ocak 2001 tarihinde imzalandı. Eğitim ve Lojistik dahil toplam maliyet 270 milyon dolar olarak gerçekleşti. Proje kapsamında sistemler HAWK XXI seviyesine yükseltildi. 8 adet MPQ-64 Sentinel 3D hava savunma radarı da sisteme dahil edildi. Bunun yanında 175 adet MIM-23B HAWK füzesi ABD tarafından hibe edildi. 2005 tarihinde teslimatları başlanan ve Türk HAWK XXI olarak adlandırılan sistemde toplam 24 lançer bulunuyor.

ETKİLİ MENZİL 40 KM

2007 tarihinde tüm sistem Türkiye'ye teslim edildi. 1'inci HAWK Filo Komutanlığı ve 2'inci HAWK Filo Komutanlığı bünyesinde olmak üzere Türk I-HAWK sistemi 2 filodan oluşuyor.  İstanbul'un Asya ve Avrupa yakalarında konuşlandırılan ve her biri iki bataryadan oluşan filolarda bir adet Tabur Harekat Merkezi ile iki adet Batarya Ateş Dağıtım Merkezi, iki batarya, dört adet atış ünitesi ve 12 lançer'den meydana geliyor. Her bir atış ünitesinde, bir adet AN/MPQ-61 HPIR ve bir LASHE anteni, bir adet AN/MPQ-64 Sentinel 3D radarı, bir adet AN/MPQ-62 CWAR arama radarı ve üç adet M192 lançeri bulunuyor. Düşman SEAD taarruzlarına karşı füzenin pasif biçimde güdümlenmesi amacıyla sistemde TV/IR optik sistem yeteneği de mevcut. I-HAWK sisteminin  Ara Seviye Bakım işlemi 3'üncü Hava İkmal Bakım Merkez Komutanlığı'nda yapılıyor. MIM-23B füzesi 74kg ağırlığında harp başlığına sahip, 1,5 km ile 40km arasında etkili menzili ve 60m ile 20km irtifada etkili olabiliyor.

I-HAWK SURİYE SINIRINDA

İsrail'in, Eylül 2007 tarihinde Türk hava sahasını ihlal ederek İskenderun üzerinden Suriye'ye gerçekleştirdiği taarruz sonrasında ve 22 Haziran 2012 yılında Türk hava kuvvetlerine ait RF-4ETM keşif uçağı Suriye hava savunma sistemi tarafından düşürülmesinden sonrasında angajman kurallarını değiştiren Türkiye tarafından Suriye sınırına I-HAWK sistemi yerleştirildi.

Teknik Özellikler:

·         Uzunluğu: 5,07 m

·         Genişliği: 0.87 m

·         Kanat Uzunluğu: 1,19 m

·         Motor: katı sıvı yakıtı

·         Tapa: proximity tapası HE

·         Hızı: 3 Mach

·         Azami Menzil: 40 km

·         Fırlatma Ağırlığı: 584 kg

·         Hizmet Tavanı: 35000 feet / 10,66 km

·         Harp başlığı: 54 kg

·         Tahrip çapı: 17 m